Sisi, Mısır'ın inanç özgürlüğü konusundaki tutumunun sabit olduğunu vurguladı

Mısır Cumhurbaşkanı, Ortadoğu kiliselerinin başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantı sonrasında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı, Ortadoğu kiliselerinin başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantı sonrasında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi, Mısır'ın inanç özgürlüğü konusundaki tutumunun sabit olduğunu vurguladı

Mısır Cumhurbaşkanı, Ortadoğu kiliselerinin başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantı sonrasında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı, Ortadoğu kiliselerinin başkanlarıyla gerçekleştirdiği toplantı sonrasında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, ülkesinin ‘vatandaşlık, inanç özgürlüğü ve herkes için eşit haklar konusunda kararlı bir tutuma sahip olduğunu’ vurguladı. Bu değerlerin ‘yaşamın her alanında güncel ve gerçekçi uygulamalarla pekiştirildiğine’ dikkati çekti.
Sisi, dün Kahire’deki mevcut ikametgahı olan el-İttihadiye Sarayı’nda gerçekleştirilen Ortadoğu Kiliseler Konseyi Genel Kurulu'na katılan kiliselerin başkanlarının yanı sıra Kıpti Ortodoks Kilisesi ve İskenderiye Papası II. Tavadros'u kabul etti. Cumhurbaşkanlık Sözcüsü Büyükelçi Bessam Radi, Ortadoğu Kiliseler Konseyi Genel Kurulu’nun Konsey'in kurulduğu 1968 yılından bu yana ilk kez Mısır'da toplandığını ifade etti. Ayrıca Sisi'nin kilise başkanlarına hitaben yaptığı konuşmada “Bütün Arap ülkelerindeki Hıristiyanlar, tüm Arap toplumunun dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır” ifadelerini kullandığını söyledi.
Mısır Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Sisi, “Vatandaşlık ve herkes için eşit haklar, Mısır devletinin tüm vatandaşlara yaklaşımını temsil eden sabit değerlerdir” dedi. Devletin, taassub ve aşırılıkla mücadele karşısında Mısır'da yaşamın her alanında fiili ve gerçekçi uygulamalarla, barış, sevgi ve herhangi bir nedenle ayrımcılık yapmama gibi insani değerleri en üst düzeye çıkarmak, çeşitlilik ve inanç özgürlüğü kültürünü yayarak bunu sağlamlaştırmak için çalıştığına dikkat çekti. Sisi, bunun Mısır devletinin belirli bir zaman dilimine bağlı olmaksızın stratejik yönü olduğunun altını çizdi. Radi, kilise başkanlarının Mısır'ın Ortadoğu'da oynadığı rolün önemine ek olarak insanlık tarihindeki rolüne ve barış arayışına dikkat çektiğini bildirdi. Sisi'nin liderliğinde ‘bölgenin karşı karşıya olduğu ve insanlık için büyük acılara neden olan acil ve karmaşık sorunlar karışışında çözüme ulaşmak’ konusundaki çabalarını takdirle karşıladıklarını belirtti. Mısır’dan yapılan açıklamaya göre kilise başkanları, Mısır'ın terörizm ve aşırılıkçı ideolojiyle mücadele çabalarının yanı sıra Mısır'da ve tüm Ortadoğu'da kalkınma, inşa ve yeniden yapılanma çabalarına desteklerini teyit etti.
Sisi, Mısır Hristiyan mirasının korunmasına yönelik ilgi çerçevesinde, eşsiz tarihi el yazmaları ve ikonlarla dolu birçok antik eser, sit ve Hristiyan kilisesinin restorasyonunu ve ayrıca Kutsal Aile’nin yolunu yeniden canlandırma projesinden bahsetti.
Öte yandan Sisi, dün Devlet Konseyleri Birliği ve Afrika Yüksek Mahkemeleri'nin 75. kuruluş yıldönümünün kutlanması münasebetiyle Afrika devlet konseyleri ve yüksek idare mahkemelerinin başkanlarını ve temsilcilerini kabul etti. Mısır Cumhurbaşkanı, Afrika halklarının yeteneklerini, haklarını ve özgürlüklerini korumaya yönelik meşru isteklerini karşılamak amacıyla ‘Devlet Konseyleri ve Afrika Yüksek İdare Mahkemeleri Birliği’nin kurulmasına desteğini, Afrika kıtasının insanları arasında özellikle idare hukuku alanında farkındalığı, hukuk kültürünü yayma ve deneyim ile bilgi alışverişinde bulunma arzusunun altını çizdi. Sisi ayrıca, ortak Afrika eylemini ilerletmek için dayanışma ve koordinasyona önem verdiğini ifade etti.



Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump, Sisi'ye gönderdiği mesajda: Mısır ve Etiyopya arasındaki arabuluculuk görüşmelerine yeniden başlamaya hazırız dedi

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi'ye gönderdiği mektupta, ABD'nin Nil Nehri sularının paylaşımı sorununu çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında arabuluculuğa yeniden başlamaya hazır olduğunu belirtti.

Truth Social'da yayınlanan bir mektupta şunları yazdı: "Nil sularının paylaşımı sorununu sorumlu ve kesin bir şekilde çözmek için Mısır ve Etiyopya arasında Amerikan arabuluculuğuna yeniden başlamaya hazırım." Şöyle devam etti: "Mısır, Sudan ve Etiyopya'nın su ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlayacak bir çözüme ulaşmanıza yardımcı olmak istiyorum."

Nil Havzası ülkelerinin tamamı için kalıcı bir anlaşmaya müzakereler ve ABD'nin taraflar arasındaki koordinasyonu yoluyla ulaşılabileceğine inanıyor, "Büyük Etiyopya Rönesans Barajı etrafındaki gerilimlerin çözülmesi en önemli önceliklerim arasında yer alıyor" diye vurguladı.

Başarılı bir yaklaşım sayesinde, Mısır ve Sudan'daki kuraklık dönemlerinde su tahliyesinin garanti altına alınabileceğini belirtti. Etiyopya ayrıca önemli miktarda elektrik üretebilir ve bunun bir kısmını Mısır veya Sudan'a sağlayabilir veya satabilir.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre “Hiçbir ülke Nil sularını tek taraflı olarak kontrol etmemelidir” ifadesini kullandı.

Sisi'yi ve 7 Ekim 2023'ten bu yana Mısır ve bölgedeki güvenlik ve insani sorunların yönetimindeki rolünü övdü.


"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
TT

"Gazze Yönetim Komitesi"... "temkinli" bir başlangıç

Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)
Bir Filistinli, dün Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta bir eve düzenlenen İsrail saldırısının yol açtığı yıkımı gösteriyor (AP)

Kahire dün, Filistinlilerin mutabakatı ve Amerika'nın desteği ile İsrail'in önceki çekincelerine rağmen resmi bir itiraz olmaksızın, ancak sahada engeller çıkarılma niyetinin açıkça ortada olduğu bir ortamda, Gazze Şeridi'nin idaresinden sorumlu “Teknokrat Komite”nin ilk toplantısına tanık oldu.

Filistin Ulusal Gazze Şeridi Yönetim Komitesi Başkanı Ali Şaas ilk basın toplantısında, komitenin mali destek aldığını ve iki yıllık görev süresi için bir bütçe belirlendiğini söyledi. Şaas, Gazze'nin yeniden inşası ve yardım için Dünya Bankası'nda bir fon kurulmasını istedi.

Şaas, yardım planının 2025 yılının Mart ayında Arap Birliği tarafından onaylanan Mısır planına dayandığını açıkladı. (Bu planın uygulanması beş yıl sürecek ve maliyeti yaklaşık 53 milyar dolar olacak.) Avrupa tarafından memnuniyetle karşılanan planla ilgili olarak Şaas, “Gazze Şeridi Yönetim Komitesi'nin attığı ilk adım, Şerid'e 200n bin prefabrik konut birimi sağlamak” olduğunu vurguladı.

Hamas, Şeridi teknokrat yönetime devretmeye hazır olduğunu açıkladı. Hamas açıklamasında, Gazze'de devam eden “katliamların” Tel Aviv'in “ateşkes anlaşmasını sabote etme ve Şerid'deki durumu istikrara kavuşturma çabalarını bozma politikasını” sürdürdüğünü doğruladığını belirtti.


Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe
TT

Suriye Arap Ordusu, SGD mensuplarına "örgütten ayrılın" çağrısı yaptı; SDG'den yanıt geldi: Siyasi ve askeri iflas

Fotoğraf: Independent Türkçe
Fotoğraf: Independent Türkçe

Suriye Arap Ordusu’nun SDG mensuplarına yönelik “örgütten ayrılın” çağrısına, Suriye Demokratik Güçleri’nden sert bir açıklama geldi. SDG, çağrıyı “siyasi ve askeri iflasın göstergesi” olarak nitelendirerek, birlik ve vatanseverlik vurgusu yaptı.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı, resmi haber ajansı SANA aracılığıyla Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bünyesindeki mensuplara yönelik bir çağrı yayımladı. Açıklamada, SDG saflarında yer alan Suriyelilere, etnik ya da mezhepsel ayrım gözetilmeksizin örgütten ayrılmaları ve en yakın Suriye Arap Ordusu noktasına yönelmeleri istendi.

Komutanlık, SDG’den ayrılanların “ülkeleri tarafından her zaman ve her yerde kabul edileceğini” vurgulayarak, sorunun halkla değil, PKK ile bağlantılı milis yapılar ve “devrik rejimin kalıntıları” ile sınırlı olduğunu savundu. Açıklamada bu unsurların sivilleri hedef aldığı ve Suriye toplumunu parçalamayı amaçladığı öne sürüldü.

Suriye Arap Ordusu Harekat Komutanlığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Kürt ya da Arap ayrımı gözetmeksizin, SDG bünyesinde yer alan tüm Suriyelilere sesleniyoruz: Gecikmeden bu örgütten ayrılın ve devletinize, halkınıza geri dönün. SDG’den ayrılan herkes, ülkesi tarafından her zaman ve her yerde kabul edilecektir. Sorunumuz halkımızla değil; PKK terör örgütüne bağlı milislerle ve Suriye toplumunu yok etmeyi hedefleyen unsurlarladır.”

SDG'den sert yanıt

Bu çağrıya, aynı gün içinde Suriye Demokratik Güçleri Medya Merkezi’nden yazılı bir açıklamayla yanıt geldi. SDG açıklamasında, Şam’daki Savunma Bakanlığı kaynaklı çağrıların sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığı savunularak, bu tür açıklamaların bölgedeki topluluklar arasında ayrılık yaratma girişimi olduğu ifade edildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Suriye Demokratik Güçleri’nin vatanseverliği, tüm ayrılık çağrılarından daha güçlüdür. Şam’daki ‘Savunma Bakanlığı’ tarafından savaşçılarımızı hedef almaya çalışan bu çağrılar, siyasi ve askeri iflas durumunu yansıtan, bölgedeki topluluklar arasında ayrılık tohumları ekme girişiminin başarısız bir örneğidir.

SDG, yapısının çok kimlikli olduğunu vurgulayarak Kürt, Arap, Süryani ve diğer halklardan oluşan savaşçıların terörizme karşı ortak bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Açıklamada, bu birlikteliğin yıllara dayanan fedakarlıklarla güçlendiği ifade edildi:

Kürt, Arap, Süryani ve diğer savaşçılarıyla Suriye Demokratik Güçleri, terörizme karşı mücadelede ve sivillerin korunmasında kan bağıyla birleşmiş, birleşik bir ulusal güçtür. Bu savaşçılar ve aileleri bu toprakların evlatlarıdır; bağlılıklarında vatanseverdirler, seçimlerinde nettirler ve yıllarca süren fedakarlıklarıyla birliklerinin her türlü kışkırtmadan daha güçlü olduğunu kanıtlamışlardır.

SDG açıklamasında, safları bölmeye yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceği belirtilerek, bu tür çağrıların tam tersine daha güçlü bir kenetlenmeye yol açacağı savunuldu:

Safları bölme ve ayrılık tohumları ekme girişimleri, sahadaki gerçekleri değiştirmeyecektir. Suriye Demokratik Güçleri, Kuzey ve Doğu Suriye halkıyla birlikte terörizme ve onu yeni biçimlerde yeniden canlandırmaya çalışanlara karşı birlik içinde kalacaktır.

Independent Türkçe, SANA, Telegram