Fransız milletvekilinden Körfez ile ilişkilere vurgu

Fransa Parlamentosu Dışişleri Komitesi üyesi Amal Amelia Lakrafi
Fransa Parlamentosu Dışişleri Komitesi üyesi Amal Amelia Lakrafi
TT

Fransız milletvekilinden Körfez ile ilişkilere vurgu

Fransa Parlamentosu Dışişleri Komitesi üyesi Amal Amelia Lakrafi
Fransa Parlamentosu Dışişleri Komitesi üyesi Amal Amelia Lakrafi

Fransa’da 12-19 Haziran’da yapılacak olan genel seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, adaylar seçim çalışmaları kapsamında ülke içi ve dışındaki seçim bölgelerini ziyaretlere başladı.
Seçim yasası, yurtdışında ikamet eden Fransızlara, her biri bir grup ülkeden oluşan 11 seçim bölgesi için 11 milletvekili tahsis ediyor.
Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi Rönesans Partisi’ne (Renaissance) üye olan, 10. seçim bölgesinden milletvekili Amal Amelia Lakrafi, Arap ülkeleri de dahil olmak üzere Asya ve Afrika’da 49 ülkeyi kapsayan Körfez bölgesini ziyarete başladı.
Macron’un partisi Cumhuriyet Yürüyüşü Hareketi (LREM), Haziran ayında yapılacak seçimlere girerken isim değişikliğine gitti ve yeni ismi Rönesans oldu.
Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulunan Fas asıllı Amal Amelia Lakrafi, “Fransa ve Körfez ülkeleri arasındaki tarihi ilişki, Paris ile bölgenin başkentleri arasındaki siyasi, ekonomik, güvenlik ve kültürel alanlarda stratejik ortaklığa dayanmaktadır” dedi.
Fransa ve Körfez ülkeleri arasında Lübnan, Arap-İsrail çatışması ve İran gibi bölgedeki krizlere dair istişarelerin kalıcı olduğunu söyleyen Lakrafi, “Bu özel ilişkiye büyük önem veren Cumhurbaşkanı Macron’un Aralık ayında Cidde, Dubai ve Doha’yı kapsayan son turu bunun en büyük kanıtı oldu ve bu ülkelere verdiği önemi gösterdi” diye konuştu.
Fransa Parlamentosu Dışişleri Komitesi üyesi Lakrafi, “Yakın işbirliğimiz sayesinde, geçtiğimiz aylarda Lübnan halkını desteklemek ve insani ihtiyaçlarına cevap vermek için ortak bir Fransa-Suudi Arabistan fonu başlatmayı başardık. Lübnan halkı yıllardır büyük acılar çekiyor ve eşi benzeri görülmemiş bir krizle karşı karşıyalar” ifadelerini kullandı.
Aynı seçim bölgesinde ikinci dönem için aday olan Lakrafi, Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere 49 ülkede Fransızların iş ve çıkarlarını takip etmek için çalışıyor.
Lakrafi, yurtdışında ikamet eden Fransızlarla bir araya geldiğinde, seçimlerde meclis çoğunluğunu elde etmek için cumhurbaşkanlığı projesine destek vermeye çağıracak, aynı zamanda Fransa ile Körfez ülkeleri arasındaki tarihi ilişkinin önemine vurgu yapacak.
Fransız siyasetçi, Riyad, Cidde, Dubai ve Doha’yı kapsayan Körfez turuyla ilgili şöyle konuştu:
“Bir Rönesans milletvekili olarak, 49 ülkedeki Fransızları temsil ediyorum, bu nedenle Körfez ülkelerindeki görevimin iki boyutu var. Bunlardan ilki, Cumhurbaşkanı’nın bana yeniden güvenmesiyle milletvekilliği seçimlerinde ikinci dönem aday olma sebeplerini vatandaşlarımıza anlatacağım. Önümüzdeki yıllarda gerçekleştirmeyi sabırsızlıkla beklediğimiz hedefler de var. Macron’un cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüksek oranda oy aldığını unutmamalıyız. İkincisi Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar’da Fransız diplomasisinin önceliklerini ve Körfez ülkeleriyle seçkin ilişkileri tartışacağım. Yakın istişare, sürekli diyalog, ziyaretler ve verimli ortaklıklar yoluyla her düzeyde işbirliği ufuklarını derinleştirerek aynı yolda devam etmek gerekir.”
Haziran’da yapılacak olan genel seçimlere de değinen Lakrafi, “Yeniden seçilirsem, Cumhurbaşkanımız Macron’un ülkem ve Körfez ülkeleri arasında her zaman kullandığı tüm sevgi ve saygı ifadelerine istinaden parlamenter diplomasi bayrağı altında çalışmaya ve arabulucu rolü oynamaya devam edeceğim. Bizi birleştiren çıkarlara hizmet etmek için her zaman burada olacağım” dedi.



El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın gerek Uluslararası Madencilik Konferansı aracılığıyla gerekse sektörle ilgili olumsuz algıyı değiştirmeye yönelik çabalarıyla, dünya genelindeki yatırımcıları özellikle Afrika’da madenciliğe yatırım yapmanın önemini yeniden değerlendirmeye teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.

El-Hureyf bugün Riyad’da, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenen Uluslararası Madencilik Konferansı kapsamında Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan birinin yatırım akışı olduğunu vurguladı. Bu konunun, Geleceğin Madenleri Konferansı ile yuvarlak masa girişiminin başlatılmasından bu yana gündemde olduğunu hatırlattı.

Dünya Bankası’nın Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımının, sektöre yatırımı destekleyecek çözümler bulunmasının önemine güçlü bir işaret olduğunu belirten el-Hureyf, madenciliği tamamlayıcı sektörlerin desteklenmesine yönelik başka girişimlerin de bulunduğunu ifade etti. Bu kapsamda özellikle lojistik sektörüne, hükümet ortaklıkları, uluslararası kuruluşların desteği ve kalkınma bankaları aracılığıyla destek sağlandığını kaydetti.

Öte yandan, madencilikten sorumlu bakanların katıldığı bakanlar toplantısı, bugün Uluslararası Madencilik Konferansı çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplantı, 100’den fazla ülke ile 70’i aşkın uluslararası ve sivil toplum kuruluşunun yanı sıra iş dünyası birlikleri ve küresel ölçekte sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla, madencilik ve maden sektörünün geleceğinin ele alındığı dünyanın en büyük ve en önemli platformu olarak öne çıkıyor.

Toplantıda, ‘üç bakanlık girişimi’ kapsamında kaydedilen ilerlemenin gözden geçirilmesi, bir sonraki çalışma aşamalarının belirlenmesi, uluslararası ortaklarla kapasite geliştirme ve beceri kazandırma alanlarında iş birliğinin ele alınması ve küresel düzeyde vizyon birliği ile iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Geleceğin Madenleri Çerçevesi’nin bilimsel bir yol haritası olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor.


El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, ülkelerin ekonomi ve sanayi hedefleri ile enerji planlarını gerçekleştirmesinin, güvenli ve esnek metal tedariklerine bağlı olduğunu vurguladı. El-Hureyf, bu tedariklerin sağlanabilmesi için geniş çaplı yatırımlar ve yüksek maliyetli yenilikçi teknolojilerin benimsenmesinin şart olduğunu belirtti.

Bu açıklama, el-Hureyf’in Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde Riyad’da düzenlenen beşinci Uluslararası Madencilik Konferansı’ndaki açılış konuşmasında geldi. El-Hureyf, maden kaynaklarının elektrik dönüşümü ve dijitalleşmeyi yönlendiren teknolojilerin özünü oluşturduğunu, aynı zamanda sanayi gelişimi ve hem üretici hem de tüketici ülkelerde geleceğin istihdam alanlarının temelini teşkil ettiğini ifade ederek, bu kaynakların küresel büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olduğunu söyledi.

El-Hureyf, son beş yılda yürütülen ortak çalışmaların beklenenden fazla ilerleme sağladığını belirtti ve bu ilerlemenin detaylarının katılımcılara sunulan kitapçıkta yer aldığını kaydetti. Öne çıkan örnekler arasında, maden keşfi finansmanındaki boşluğu gidermek amacıyla Dünya Bankası ile iş birliği ve altyapı finansmanının küresel gündeme güçlü biçimde dahil edilmesi yer aldı.

El-Hureyf ayrıca, şeffaflık ve tedarik zincirinin izlenmesine odaklanan yeni bir diyaloğun başlatıldığını, mevcut durumu yansıtan standartların geliştirildiğini ve yetenek, sürdürülebilirlik ve teknik kapasite alanlarında bir ‘mükemmellik merkezleri ağı’ oluşturulduğunu belirtti. Bu girişimlerin, tedarikçi ve tüketici ülkeler arasındaki zorlu konularda ortak bir zemin sağlama ve hükümetler, sanayi kuruluşları ve çok taraflı örgütleri tek çatı altında buluşturma amacını yansıttığını ifade etti.

El-Hureyf, konferansa katılan çok sayıda bakan ve temsilcinin, ister ilk kez ister düzenli katılımcı olarak bulunmalarını, uluslararası iş birliğinin önemini yansıtan bir işaret olarak değerlendirdi.

El-Hureyf, 2022’de düzenlenen ilk Bakanlar Yuvarlak Masası’nın 32 ülkeyi ağırladığını ve o dönemde Afrika ile Batı ve Orta Asya’yı kapsayan büyük bölgeye odaklandığını hatırlattı. Bugün ise 100’ün üzerinde ülke ve 70 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcilerinin katılım gösterdiğini belirtti.

Katılımcı sayısındaki bu genişlemenin, Latin Amerika gibi diğer bölgelerden gelen taleplerin bir yanıtı olduğunu ve küresel diyaloğun önemini, çözüm geliştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı. El-Hureyf, bugün masada bulunan temsilin rakamların ötesine geçtiğini; G20 ülkeleri, tedarikçi ve tüketici devletleri kapsadığını, bu sayede diyaloğun doğru taraflarla, doğru zamanda ve doğru yerde yürütüldüğünü ifade etti.

El-Hureyf, bu katılımın, metallere dayalı yeni bir küresel kalkınma, refah ve istikrar çağının şekillendirilmesinde ortak sorumluluğu temsil ettiğini belirterek, madenlerin küresel kalkınmanın temel dayanağı olduğunu vurguladı.

Öte yandan el-Hureyf, proje geliştirme süreçlerinin yavaşlığı, küresel politika parçalanması, altyapı boşlukları, finansman kısıtları ve sektöre yönelik güven eksikliği gibi mevcut zorlukları da kabul etti. Ancak bu sorunların tek başına çözülemeyeceğini, ülkeler arası gerçek ve planlı iş birliğinin fark yaratabileceğini ifade etti.

Konuşmasını, ortak zamanı akıllıca kullanma, uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket etme ve gezegenin geleceği için somut ve aktif tartışmalarla canlı bir eylem planı oluşturma çağrısıyla tamamlayan el-Hureyf, kolektif çalışmanın dünya için gerekli metal tedariklerinin temelini oluşturduğunu vurguladı.


Suudi Arabistan, Kiev'deki Katar büyükelçiliği binasına bombalı saldırı sonucu verilen zarardan dolayı üzüntü duyduğunu açıkladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Kiev'deki Katar büyükelçiliği binasına bombalı saldırı sonucu verilen zarardan dolayı üzüntü duyduğunu açıkladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de meydana gelen bombalı saldırı sonucunda kardeş ülke Katar'ın büyükelçilik binasına verilen zarardan dolayı Krallık'ın derin üzüntüsünü dile getirdi.

Bakanlık’ın yaptığı açıklamada, “Krallık, Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi uyarınca diplomatik misyonların üyelerine ve merkezlerine koruma sağlanması gerektiğini teyit eder ve (Rusya-Ukrayna) krizini barışçıl yollarla çözmeyi amaçlayan diplomatik çabaları desteklediğini yineler” ifadeleri yer aldı.