İslamabad ile Pakistan Talibanı arasında barış görüşmeleri sürüyor

Pakistan Talibanı: “Diyalog, olumlu bir atmosferde gerçekleşiyor, ancak sonuca varmak için henüz çok erken”

Kabil, müzakere sürecinin başarısı için elinden gelen her şeyi yapıyor ve her iki tarafın da hoşgörü ve esneklik göstermesini bekliyor (AFP)
Kabil, müzakere sürecinin başarısı için elinden gelen her şeyi yapıyor ve her iki tarafın da hoşgörü ve esneklik göstermesini bekliyor (AFP)
TT

İslamabad ile Pakistan Talibanı arasında barış görüşmeleri sürüyor

Kabil, müzakere sürecinin başarısı için elinden gelen her şeyi yapıyor ve her iki tarafın da hoşgörü ve esneklik göstermesini bekliyor (AFP)
Kabil, müzakere sürecinin başarısı için elinden gelen her şeyi yapıyor ve her iki tarafın da hoşgörü ve esneklik göstermesini bekliyor (AFP)

Arabulucu rolü oynayan Afganistan hükümetinin bildirdiğine göre Pakistan Talibanı ve önde gelen Pakistanlı yetkililer arasında Kabil’de gerçekleşen barış görüşmeleri 18 Mayıs’ta da devam etti. Taliban hareketinin Ağustos 2021’de Afganistan’da iktidara gelmesiyle Pakistan da Pakistan Taliban’ının geri dönüşüyle karşı karşıya.
Pakistan Talibanı, Afganistan’daki Taliban’dan ayrı bir grup, ancak aynı ideoloji tarafından yönlendiriliyor ve uzun bir ortak tarihe sahipler. Pakistan, Taliban hareketini ‘Pakistan Taliban’ına, saldırılarını planlamak için Afganistan topraklarını kullanma izni vermekle’ suçluyor. Kabil ise bunu sürekli olarak yalanlıyor.

Büyük ilerleme ve olumlu bir atmosfer
Afganistan hükümeti Sözcüsü Zebihullah Mücahid, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada Pakistan Taliban’ı ile Pakistanlı yetkililer arasındaki barış görüşmelerinin Kabil’de “Afganistan İslam Emirliği’nin” (Taliban rejiminin) ‘aracılığıyla’ gerçekleştiğini söyledi. Kabil’in ‘müzakere sürecinin başarısı için elinden gelen her şeyi yaptığını ve iki tarafın hoşgörü ve esneklik göstermesini beklediğini’ dile getiren Mücahid, müzakerelerde büyük bir ilerleme kaydedildiğini söyledi.
Öte yandan Pakistan Talibanı, Kabil’de müzakerelerin devam ettiğini ve Afganistan Talibanı’nın ‘arabulucu rolü’ oynadığını belirtti. Hareket, Ramazan Bayramı vesilesiyle bu ayın başlarında ilan ettiği ateşkesi 30 Mayıs’a kadar uzattığını duyurdu.
Pakistan Talibanı’ndan isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, atmosferlerin ‘olumlu bir atmosferde’ gerçekleştiğini söylerken, ancak sonuç çıkarmak için oldukça erken olduğunu belirtti. Pakistan Talibanı, kurulduğu 2007 ile 2014 yılları arasında Pakistan’da birçok kanlı saldırı gerçekleştirdi.
Ancak ordunun başlattığı yoğun operasyonlar, hareketi Afganistan’ın doğu sınırının diğer tarafına çekilmeye ve Pakistan topraklarına yönelik saldırılarını azaltmaya zorladı. Fakat özellikle Taliban’ın Afganistan’da iktidara dönmesinden sonra, yeni bir liderlik sayesinde yaklaşık bir yıldır gücünü yeniden kazanmaya başladı. Durum, İslamabad’ı, 2014’ten bu yana ilk kez geçen yılın sonlarında Afgan Talibanı’nın aracılık ettiği ateşkes eşliğinde müzakereleri başlatmaya itti. Ancak bu görüşmeler, sonuç vermedi ve ateşkes bir ay sonra sona erdi.

Silahlı grupların özgürlüğü
İslamabad, Taliban’ın Kabil’in kontrolünü ele geçirmesinden bu yana, diplomatik gerginlik kaynağı haline gelen bu konu ve Afganistan’dan sınır ötesi saldırılar hakkında daha fazla rapor yayınlıyor. Afgan yetkililer, geçen ay Pakistan’ın Afganistan’ın doğusuna düzenlediği hava saldırısında 47 kişinin öldüğünü açıkladı.
Pakistan, saldırı hakkında yorum yapmadı. Ama Kabil’e silahlı saldırıları önlemek için sınırlarını güvence altına alma çağrısı yaptı. Mart ayında yetkililerin Afgan uyruklu olduğunu söylediği DEAŞ’a mensup bir intihar eylemcisi, Pakistan’ın kuzeybatısındaki bir camide 64 kişiyi öldürdü. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Afganistan’daki silahlı grupların ‘modern tarihin herhangi bir zamanından daha fazla özgürlüğe sahip olduğu’ konusunda uyardı.



Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
TT

Tahran, diplomatik faaliyetler sürerken Washington'a saldırı konusunda uyardı

USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)
USS Gerald R. Ford uçak gemisi dün Girit adasının kuzeybatı kıyısındaki Souda Körfezi'nde bulunan deniz üssüne ulaştı (Reuters)

İran, Cenevre'de üçüncü tur dolaylı müzakerelerin arifesinde, ABD'ye, ‘sınırlı’ olarak nitelendirilse bile herhangi bir saldırının bir saldırganlık eylemi olarak kabul edileceğini ve ‘kararlı ve katı’ bir yanıtla karşılanacağı uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, herhangi bir saldırganlığın etkilerinin ‘tek bir ülkeyle sınırlı kalmayacağını’ söyledi. Garibabadi, gerginliğin tırmanmasını önleme çağrısında bulunurken Tahran, ‘geçici anlaşmaya’ varıldığı haberlerini bir kez daha yalanladı ve herhangi bir anlaşma için yaptırımların kaldırılmasında ısrarcı olduğunu vurguladı.

Diplomatik kanallar aracılığıyla İran'ın olası bir yanıt vermesi bekleniyor. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin liderliğindeki müzakerelerle paralel olarak, Ali Laricani'nin Umman'ın arabuluculuğuyla Tahran'ın tutumunu iletmek üzere Maskat'a ziyaret edeceği bildiriliyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ı somut tavizler vermeye zorlamak için ‘hedefli bir saldırı’ yapmayı düşünürken, İran'ın buna uymaması halinde daha geniş çaplı bir saldırı seçeneğini de açık tutuyor. ABD’den gelen haberlere göre Trump, açık bir savaşı önlemek için nükleer ve balistik füze tesislerini hedef alan ‘uyarı’ niteliğinde bir saldırı tercih ediyor. Beyaz Saray çevreleri, özellikle seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, herhangi bir askeri harekatın iç siyasi ve ekonomik maliyetler bakımından dikkatlice hesaplanacağını vurguluyor.

Öte yandan Washington, USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Yunanistan'ın Girit adasına ulaşmasıyla bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi.

Tel Aviv'de ise İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İsrail'in ‘karmaşık günler’ ile karşı karşıya olduğunu belirterek, İsrail’in saldırıya uğraması halinde ‘hayal edilemeyecek’ bir yanıt vereceklerini söyledi.


Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)
TT

Hindistan'da içerisinde yeni kişinin bulunduğu ambulans uçak düştü

Hindistan polisi (EPA)
Hindistan polisi (EPA)

Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (DGCA), pazartesi günü Hindistan'ın doğusunda içerisinde yedi kişinin bulunduğu ambulans uçağın düştüğünü açıkladı.

DGCA, Beechcraft C90 tipi ambulans uçağın, Hindistan'ın doğusundaki Jharkhand eyaletinin Kasaria bölgesinde düştüğünü belirtti. İki mürettebat üyesi de dahil olmak üzere yedi kişinin akıbeti henüz bilinmiyor.

Dün akşam sosyal medyada yayınlanan bir açıklamada, yetkililer, arama ve kurtarma ekiplerinin olay yerine ulaştığını ve Uçak Kazaları Araştırma Bürosu'ndan bir ekibin kaza yerine gönderildiğini kaydetti.

Redbird Airways'e ait özel uçak, dün akşam Jharkhand'ın eylaetinin yönetim şehri Ranchi'den, bir hasta ve sağlık ekibini taşıyan Yeni Delhi'ye doğru yola çıkmıştı.

Yetkililer, ‘uçağın kötü hava koşulları nedeniyle rota değişikliği talebinde bulunduğunu’ ve 23 dakika sonra hava trafik kontrolüyle iletişimi kaybettiğini belirtti.

Yerel basında, uçağın bir ormana düştüğü bildirildi.

Geçen ay, batıdaki Maharaştra eyaletinden bir hükümet yetkilisi ve dört kişi, kiraladıkları uçak Pune şehrine iniş yaparken düşerek hayatını kaybetmişti.


Rusya: Moskova'daki patlamada bir polis memuru öldü, diğerleri yaralandı

Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)
Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)
TT

Rusya: Moskova'daki patlamada bir polis memuru öldü, diğerleri yaralandı

Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)
Moskova'da bir polis arabasının yanında meydana gelen patlamanın yaşandığı olay yer (AFP)

Rusya İçişleri Bakanlığı, bu sabaha karşı Moskova'nın merkezinde bir adamın polis aracı yakınlarına yerleştirdiği bombanın infilak etmesi sonucu bir memurunun öldüğünü, iki polis memurunun da yaralandığını açıkladı.

Fransız Haber Ajansı AFP’nin aktardığına göre İçişleri Bakanlığı Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, patlamanın Savyolovsky Tren İstasyonu Meydanı’nda yerel saatle saat 12:05 civarında (dünya saatiyle pazartesi günü 21:05) meydana geldiğini belirtti.

Bakanlık, saldırganın devriye arabasının içinde bulunan trafik polislerine yaklaştığını ve ardından tanımlanamayan bir patlayıcı cihazın patladığını ekledi. Saldırganın olay yerinde öldürüldüğü belirtildi.

İçişleri Bakanlığı, ön açıklamasında ‘failin’ kaçmayı başardığını duyurdu. Ancak birkaç dakika sonra yapılan bir açıklamada, olay yerinin ve güvenlik kamerası görüntülerinin incelediği ve saldırganın ölü bulunduğu açıklandı.

Ülkede işlenen ağır suçları ele alan Rusya Soruşturma Komitesi, bir kolluk görevlisinin öldürülmeye teşebbüs edilmesi ve patlayıcıların yasadışı bulundurulmasıyla ilgili soruşturma başlattığını duyurdu.

Rusya merkezli TASS Haber Ajansı muhabirine göre hedef alınan polis aracı patlamada ağır hasar gördü, ancak alev almadı.

Diğer medya kuruluşları, pencereleri parçalanmış bir polis arabasının demiryolu hattının yakınında park edilmiş ve polisin bölgeyi kordon altına aldığı fotoğrafları yayınladı.

Yetkililer, kullanılan patlayıcı cihazın türü veya şüphelinin bombalamayı gerçekleştirme nedenleri hakkında henüz ek bilgi yayınlamadı.

Geçtiğimiz yıl aralık ayında Moskova'daki benzer bir patlamada iki polis memuru, bir şüpheliyi tutuklamaya çalışırken hayatını kaybetmişti.

Bu olay, kısa bir süre önce bir Rus generalin öldürüldüğü yerin yakınlarında, Moskova'nın güneyinde meydana geldi.

Rusya'nın 2022 yılının şubat ayında Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana, işgali destekleyen birçok Rus yetkili ve şahsiyet hem Rusya içinde hem de Ukrayna'nın kontrolündeki bölgelerde bombalı saldırılarda öldürüldü. Bazı durumlarda, Kiev bu saldırıların sorumluluğunu üstlendi.