Iraklı Ezidi milletvekili Halil: Haşdi Şabi Sincar'da PKK'ya destek veriyor

Iraklı Ezidi milletvekili Halil: Haşdi Şabi Sincar'da PKK'ya destek veriyor
TT

Iraklı Ezidi milletvekili Halil: Haşdi Şabi Sincar'da PKK'ya destek veriyor

Iraklı Ezidi milletvekili Halil: Haşdi Şabi Sincar'da PKK'ya destek veriyor

Irak Meclisi Sincar Ezidi milletvekili Mahma Halil, terör örgütü PKK'nın Sincar'dan çıkması gerektiğini belirterek, "Haşdi Şabi Sincar'da PKK'ya destek veriyor. PKK, askeri ihtiyaçlarını ve maaşları Haşdi Şabi'den alıyor. Bu demek oluyor ki Irak hükümeti PKK'lılara Sincar'da maaş ödüyor" dedi.
Halil, Anadolu Ajansı'na (AA), terör örgütü PKK varlığının sürdüğü Sincar’daki duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ezidi milletvekili, Irak Başbakanlığına bağlı ülke güvenlik ve savunma birimlerinden olan milis grubu Haşdi Şabi'nin, Sincar'da PKK'ya destek verdiğini belirtti.
Halil, "Haşdi Şabi Sincar'da PKK'ya destek veriyor. PKK, askeri ihtiyaçlarını ve maaşları Haşdi Şabi'den alıyor. Bu demek oluyor ki Irak hükümeti PKK'lılara Sincar'da maaş ödüyor" diye konuştu.
Sincar'daki durumun çözülmesi için uluslararası bir konferansın düzenlenmesi gerektiğine işaret eden Halil, "Irak Meclisi'nin komisyon görevlendirmesi, Erbil-Bağdat anlaşmasının hayata geçirilmesi, Sincar halkının mağduriyetinin tazmin edilmesi ve PKK'nın şehirden çıkması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Halil, "Irak Göç ve Göçebeler Bakanlığı işlevsiz bir bakanlıktır. Sığınmacılardan hiç haberi yok. Defalarca kez bu konuda şikayetlerde bulunduk" dedi.

"PKK Sincar'da Irak'ın egemenliğini ihlal ediyor"
Irak Meclis Başkanı Muhammed Halbusi'nin Ezidilerin sorunları ve Sincar'ın durumuyla ilgili özel bir oturum yapılması önerisini kabul ettiğini hatırlatan Halil, "Önümüzdeki günlerde oturumun yapılmasını ve oluşturulacak Meclis komisyonunun Sincar'ın durumunu incelemesini bekliyoruz." ifadelerini kullandı.
Halil, PKK'nın Sincarlı sığınmacıların evlerine dönmesinin önünde engel oluşturduğunu ve uluslararası kamuoyunun Ezidilerin yaşadığı zorluklar karşısında sessiz ve ilgisiz kaldığını vurguladı.
BM Irak Özel Temsilcisi Jeannine Hennis-Plasschaert'in 17 Mayıs'ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) yaptığı Irak sunumunu da eleştiren Halil, şunları söyledi:
"Plasschaert uluslararası kamuoyunun Sincar'daki durumu takip ettiğini ve gözlemcilerin konuyu izlediğini söyledi. Biz de soruyoruz ve çağrıda bulunuyoruz, bu gözlemciler neredeyse gelsinler. Plasschaert ayrıca Sincar'da yerli ve yabancı bozguncuların olduğunu söyledi. Bu PKK'nın Sincar'da Irak'ın egemenliğini ve Irak Ordusunun yetki alanını ihlal ettiğine dair bir itiraftır. Irak Anayasası
uygulanmıyor. Irak, egemenliğinin ihlal edilmesi karşısında zayıf. PKK Sincar'da Irak'ın egemenliğini ihlal ediyor. O yüzden PKK'nın Sincar'dan çıkması gerekiyor."

Haşdi Şabi nedir?
Haşdi Şabi, terör örgütü DEAŞ'ın 2014'te Musul'u ele geçirmesi ardından Iraklı farklı milis güçlerinin bir araya gelmesiyle kuruldu.
Haşdi Şabi'nin büyük bölümü Şii milislerden oluşuyor ancak bünyesinde az sayıda Sünni gruplar da var.
Milis yapı içindeki örgütlerin büyük bölümünün İran'la yakın ilişkileri bulunuyor.
Irak Başbakanlığına bağlı ülke güvenlik ve savunma birimlerinden birisi olan Haşdi Şabi'nin Meclis'ten çıkan yasayla bütçesi de devlete bağlandı.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.