Ürdün'de eski Veliaht Prens Hamza'ya iletişim ve hareket kısıtlaması getirildi

Ürdün Kralı 2. Abdullah, geçen yıl adı darbe girişimine karışan Prens Hamza'nın yanlışından dönmeyeceğinin anlaşıldığını belirtti

Prens Hamza (Reuters)
Prens Hamza (Reuters)
TT

Ürdün'de eski Veliaht Prens Hamza'ya iletişim ve hareket kısıtlaması getirildi

Prens Hamza (Reuters)
Prens Hamza (Reuters)

Ürdün Kralı 2. Abdullah, adı geçen yıl darbe girişimine karışan eski Veliaht Prens Hamza bin Hüseyin'in iletişim, ikametgah ve hareketlerini kısıtlayan bir kararname çıkardı.
Kral Abdullah'ın, "Ülkemizin ve ailemizin tarihinde kara bir sayfayı kapatmak ümidiyle size yazıyorum" ifadeleriyle başladığı ulusa sesleniş açıklaması Ürdün Kraliyet Divanı'nın internet sitesinde yayımlandı.
Geçen yıl fitne davasının detayları ortaya çıktığında hatasını anlayıp kendine dönmesi ve ailenin etkin bir üyesi olması umuduyla, kardeşi Hamza ile aile çerçevesinde muhatap olmayı tercih ettiğini belirten Kral Abdullah, aradan geçen 1,5 yılın sonunda Hamza'nın yanlışından dönmeyeceğinin anlaşıldığını kaydetti.
"Her zaman bir babanın oğluna baktığı gibi baktığını" ifade ettiği küçük kardeşi Hamza'nın her hareketinden ve sözünden sonra bu kanaatin kendisinde yerleştiğini dile getiren Kral Abdullah, açıklamasına şöyle devam etti:
"Kendisini Haşimi mirasımızın koruyucusu olarak gördüğüne ve kurumlarımız tarafından sistematik bir hedef alma kampanyasına tabi tutulduğuna dair bir yanılsama içinde yaşadığından emin oldum. Tekrarladığı yazışmaları, içinde bulunduğu durumdan memnuniyetsizliğini ve eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmeyi reddettiğini yansıtıyordu."
Kral Abdullah, Hamza'nın bazı ihlallerine değindikten sonra açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"(Eski) Prens Hamza'nın iniş çıkışları ve hedefleri ile uğraşarak kaybedecek zaman yok. Meydan okumalar büyük ve zorluklar çok. Tüm çalışmalarımız bunları aşmaya ve halkımızın özlemlerini, düzgün ve istikrarlı bir yaşam haklarını karşılamaya odaklanmış durumdadır."
Kral Abdullah, “Yukarıdakilere dayanarak, Kraliyet Ailesi Yasası uyarınca oluşturulan konseyin, 23 Aralık 2021'den beri bize 'Prens Hamza'nın iletişimlerini, ikametini ve hareketlerini kısıtlamaya yönelik' sunduğu tavsiyesini onaylamaya karar verdim. Kardeşim Hamza'ya kendini gözden geçirmesi ve doğru yola dönmesi için bir fırsat vermek amacıyla konseyin tavsiyesini onaylamayı bekletme kararı almıştım." ifadelerini kullandı.
Hamza'ya düzgün bir yaşam için ihtiyacı olan her şeyi sağlayacaklarını aktaran Kral Abdullah, hane halkının ise onun yaptıklarından sorumlu tutulmayacağını ve geçmişte olduğu gibi gelecekte de onlara sevgi ve saygıyla yaklaşılacağını vurguladı.

Ne olmuştu?
ABD merkezli Washington Post gazetesi 3 Nisan 2021'de eski Ürdün Veliaht Prensi Hamza bin Hüseyin ve 20 kişinin, "Kral 2. Abdullah'a karşı komplo kurma" suçlamasıyla gözaltına alındığını iddia etmişti.
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi de 4 Nisan'da yaptığı açıklamada, yürütülen soruşturma sonucu Prens Hamza'nın dış güçlerle ülkenin güvenliğini hedef alan birtakım faaliyetlere karıştığının ortaya çıktığını söylemişti.
Eski Veliaht Prens Hamza bin Hüseyin, 5 Nisan'da Kral 2. Abdullah'a bağlılığını teyit eden bir mektuba imza atmıştı.
Ürdün Kralı 2. Abdullah da 7 Nisan'da ulusa sesleniş için yazılı bir açıklama yayımlamış, Prens Hamza'nın ailesi ile sarayında bulunduğunu ve son günlerde yaşanan "fitnenin son bulduğunu" ifade etmişti.
Ürdün resmi televizyonu 12 Nisan 2021'de Prens Hamza meselesinin Kraliyet ailesi geleneği çerçevesinde çözüme kavuşturulacağını, eski Veliaht Prens'in hukuki işlemlerden muaf tutularak yargı önüne çıkmayacağını duyurmuştu.

Kral Abdullah'tan özür dilemiş, "prens" unvanından vazgeçmişti
Ürdün'de adı darbe girişimine karışan Prens Hamza, bu yıl 6 Mart'ta yazdığı mektupla Kral Abdullah'tan özür dilemiş, 3 Nisan'da da "prens" unvanından vazgeçtiğini duyurmuştu.
Mektubunda, geçen yıl Ürdün'ün "talihsiz bir dönemden geçtiğini" ve bu zor günleri Kral 2. Abdullah'ın "bilgeliği, sabrı ve hoşgörüsü" sayesinde atlattığını belirten Prens Hamza, şu ifadeleri kullanmıştı:
"Ağabey, ben hata ettim, hata etmeyen Allah'tır. Geçmiş yıllarda Kral Hazretlerine ve ülkemize yönelik işlediğim kötü fiillerin ve kargaşaya neden olan davranışların sorumluluğunu taşıyorum. Kralımızın her zamanki gibi affetmesini ümit ediyorum."



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.