Suriye hükümeti buğday alımı için harekete geçti

Özerk Yönetim üretimin tamamını istiyor.

Haseke vilayetinin kuzeyindeki ed-Darbasiyah kasabasında, 2021 yılında yapılan buğday hasadı. (Şarku’l Avsat)
Haseke vilayetinin kuzeyindeki ed-Darbasiyah kasabasında, 2021 yılında yapılan buğday hasadı. (Şarku’l Avsat)
TT

Suriye hükümeti buğday alımı için harekete geçti

Haseke vilayetinin kuzeyindeki ed-Darbasiyah kasabasında, 2021 yılında yapılan buğday hasadı. (Şarku’l Avsat)
Haseke vilayetinin kuzeyindeki ed-Darbasiyah kasabasında, 2021 yılında yapılan buğday hasadı. (Şarku’l Avsat)

Fırat’ın doğusundaki Özerk Yönetim ve Suriye rejimi arasındaki buğday rekabeti hız kazandı. Özerk Yönetim dün, üretimin tamamını satın alma niyetinde olan şirketinin Deyrizor, Rakka, Tabka, Münbiç ve Ayn el Arab’da (Kobani) mahsul almaya başlamak üzere beş ana merkez açtığını duyurdu. Suriye hükümetinin buğday satın almak ve korumak için Haseke’de Vali Gassan Halil başkanlığında bir kriz hücresi kurduğu dönemde çiftçileri rekabetçi bir fiyata teşvik ve tüm buğday üretimini Suriye Tahıl Ticareti Kurumu tarafından onaylanan satın alma merkezlerine teslim etmeye yönlendirmek planlanıyor. Haseke ve Kamışlı merkezlerinin ise bu ayın 28’inde üretime geçme şartıyla bugünden itibaren mahsul almaya başlayabileceği belirtiliyor.
Özerk Yönetim’de Tarım Toplumunu Geliştirme Şirketi Başkanı Mustafa İbrahim, Şarku’l Avsat’a şu açıklamada bulundu:
“Ülkenin kuzey doğusundaki etki alanlarımızdan tahıl üretiminin tamamını satın almak için bir plan geliştirdik. Buğday satın almak zor oluyor. Satın alma merkezlerindeki sıkışıklığı azaltmak için kurulan mekanizmalarla öncelikli rol üstlenilecek. Yük, hasat gününden bir önce merkeze getirilerek yüklemenin yapılacağı gün boşaltılacak. Her merkezin idaresi, mal sahibinin en yakın yayım biriminden veya yönetime bağlı ziraat heyetinden aldığı menşei belgesine istinaden üretimin teslim alınacağı günü belirleyecek.”
Suriye hükümetinin tüccarlara veya merkezlere buğday satışını önlemek konusuyla ilgili de bilgi veren İbrahim, sertifikada belirtilen merkeze ve mekanizma için belirlenen güzergaha bağlı kalma zorunluluğuna dikkat çekti. Bu hattan herhangi bir çıkış olması halinde yetkili makamların mekanizmaya el koyacağını ve en yakın satın alma merkezine teslim edeceğini söyledi. Belgesi olmayan buğdayın taşınmasının güvenlik güçlerince önlenebileceğine dikkati çeken İbrahim, çiftçilerin tüm üretimi onaylanan merkeze aktarmalarının öneminin altını çizdi.
Halep’in doğu kırsalı Haseke, Deyrizor ve Rakka bölgelerindeki tarım arazilerinin çoğunu kontrol eden Özerk Yönetim yetkilileri, tüm yağmur sularının çıkmasıyla buğday alımı için fiyat belirlemeye çalışıyor. İbrahim konuya dair şunları söyledi:
“Buğday ve arpa alım fiyatı, kurullar ve yetkili mercilerle görüşüldü. Departmanlar düzeyinde bir çalışma sunuldu ve önümüzdeki günlerde fiyat açıklanacak. Bu köylü kardeşlerimiz için tatmin edici ve üretim maliyetleri açısından da kabul edilebilir bir kâr yüzdesi ile orantılı olacak. Belirli bir şekilde belirlenen maksimum satın alma kriterlerini aşmadığı sürece buğdayın alınmaması söz konusu olmayacak.”
Heyetlerin Suriye’nin kuzey ve doğusundaki üretimin tamamını almak için çalışacaklarına işaret eden Kürt yetkili, merkeze teslim edilen miktarların faturaların da ödenmesinin eklenmesiyle dördüncü derece ıskonto oranında düşüş olacağına dikkat çekerek satın alınan buğdayın ve arpanın ödemesinin gecikmesiz olarak 20 gün içinde yapılacağını söyledi.
Haseke Valisi Gassan Halil de Haseke'deki Tahıl Pazarlama Alt Komitesi ile pazarlama operasyonlarını kolaylaştırmak ve güvence altına almak için gerekli önlemlerin görüşüldüğü toplantıya başkanlık etti. SANA haber ajansına göre toplantı, hükümeti bu sezon çiftçilerin tam buğday üretimini almaya teşvik etmek ve Suriye Tahıl Ticareti Vakfı tarafından onaylanan satın alma merkezlerine satış operasyonlarını hızlandırmak amacıyla yapıldı. Suriye Tahıl Vakfı Genel Müdürü Abdullatif el Emin, bu ayın 14'ünde hükümet kanallarına yaptığı basın açıklamasında, çiftçilerden bir kilo buğday alım fiyatının bin 700 Suriye lirasına yükseltildiğini ve çiftçiye güvenli bölgelerden teslim edilen her kilogram için 300 lira ve güvenli olmayan bölgelerden teslim edilen her kilogram için ise 400 lira ödül verileceğini söyledi. Buğday üretimi Washington tarafından desteklenen Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki Özerk Yönetim bölgelerinde yapılıyor. Hali hazırda Kamışlı’da bulunan üç merkez dahil olmak üzere toplam 13 tahıl merkezi belirlendi.
Hem Özerk Yönetim hem de Şam rejimi hükümetindeki tarım komitelerinin istatistiklerine göre arpa sezonunun yaklaşık 400 bin hektar yağmurla beslenen dönem sonrasında üretim planından çıkarılmasıyla zarar görmesinin yanı sıra 300 bin hektardan fazla tarım arazisi, mevsimlik buğday ekiminden tamamen çıkarıldı. Haseke vilayetindeki ekilebilir alanların yaklaşık bir milyon hektar olduğu tahmin edilirken hasat sonuna kadar bu sezonluk üretimdeki nihai hasarın boyutu hakkında ise net bir veri yok.
Ekonomi ve Tarım Kurumu, üretim planını izleyen ekonomik organlara ve komitelerden gelen raporlara göre bu sezon buğday üretiminin en iyi durumda 600 bin tonu geçmemesini bekliyor. Haseke valiliği, savaş öncesi yıllarda 1,8 milyon ton buğday üretimine sahipti.



Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Silah gücüyle dayatılan fiilî duruma izin verilmeyecek

Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi: Silah gücüyle dayatılan fiilî duruma izin verilmeyecek

Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)
Alimi, Riyad’da Danışma Heyeti ile bir araya geldi (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, aldığı son egemen kararların eksiksiz biçimde uygulanması gerektiğini vurgulayarak, bu kararların etrafından dolanılmasına ya da sahada uygulanmasının engellenmesine yönelik girişimlere karşı uyarıda bulundu. El-Alimi, söz konusu kararların “zorunlu ve sorumlu bir tercih” olduğunu, amacının sivilleri korumak, devletin hukuki konumunu muhafaza etmek ve silah gücüyle dayatılan fiilî durumların önüne geçmek olduğunu söyledi.

El-Alimi, salı günü 90 gün süreyle olağanüstü hâl ilan ederken, GGK’nin BAE desteğiyle Hadramut ve Mahra’da tırmandırdığı askerî faaliyetlerin ardından Birleşik Arap Emirlikleri güçlerine ülkeyi 24 saat içinde terk etme çağrısı yaptı. El-Alimi ayrıca, Vatan Kalkanı” güçlerine GGK’nin ele geçirdiği tüm askerî kamplar ve mevzilerin devralılması, GGK unsurlarının ise geldikleri yerlere geri dönmesi talimatını verdi.

El-Alimi, perşembe günü Devlet Danışmanları Kurulu ile yaptığı toplantıda, bu kararların bir tırmanma ya da intikam arzusunu yansıtmadığını, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini savunma yönündeki hukuki ve ahlaki sorumluluğunun bir sonucu olduğunu belirtti. Gerginliği düşürme ve uzlaşı için tüm imkânların tüketildiğini, buna yetki devri ilanı ve Riyad Anlaşması’nın da dâhil olduğunu ifade etti.

dfvg
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Yeni miladi yılın zafer, barış, güvenlik ve istikrar yılı olmasını temenni eden El-Alimi, vatandaşların çektiği acıların sona ermesini, adaletli bir devlet yapısı içinde onurun korunmasını, hakların güvence altına alınmasını ve toparlanma ile kalkınma için gerçek ufukların açılmasını diledi.

Gelişmeler ve uyarılar

El-Alimi, Danışmanlar Kurulu’nu son gelişmeler hakkında bilgilendirerek, doğu vilayetlerindeki durumun normale döndürülmesi için verilen sürelerin Güney Geçiş Konseyi tarafından iyi değerlendirilmediğini söyledi. Buna paralel olarak Hadramut ve Mahra’ya ilave güçlerin sevk edildiğini, dış kaynaklardan askerî sevkiyatların ulaştığını ve bunun istikrar için doğrudan bir tehdit oluşturduğunu kaydetti. Bu durumun, krizin kontrol edilemez bir fiilî duruma dönüşmesini önlemek amacıyla, Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu ile koordinasyon içinde kararlı adımlar atılmasını zorunlu kıldığını ifade etti.

dfg
Yemen’den ayrılmayı talep eden Güney Geçiş Konseyi’ne bağlı askerler, Aden’de (AP)

Başkanlık Konseyi Başkanı, doğu vilayetlerindeki yerel yönetimlerin egemen tesisleri ve hayati altyapıyı güvence altına alma, temel hizmetlerin sürekliliğini sağlama yönündeki hızlı tepkilerini takdir etti. Ancak aynı zamanda, bu kararların etrafından dolanılmasına ya da sahada uygulanmasının engellenmesine yönelik her türlü girişime karşı uyarıda bulundu.

El-Alimi, Danışmanlar Kurulu’nun bu kritik aşamada ulusal karar alma süreçlerini destekleyen, siyasi ve kurumsal kapasitenin seferber edilmesine katkı sunan ileri bir “düşünce merkezi” rolü üstlenebileceğini vurguladı. Devlet dışı silahlı oluşumlara verilen desteğin kurutulmasının da bu çabanın parçası olduğunu dile getirdi.

Güney meselesinin adil bir dava olduğunu yineleyen El-Alimi, bu sorunun en yüksek hak ve özgürlük standartları çerçevesinde, güç ve dayatma mantığından uzak bir şekilde ele alınması gerektiğini, silahlı çatışmaların bu davaya zarar verdiğini söyledi.

Suudi Arabistan ile ortaklık

El-Alimi, Suudi Arabistan’ın Yemen için stratejik bir ortak olduğunu belirterek, bu ortaklığın korunmasının tarihî ve geleceğe dönük kazanımları nedeniyle ulusal bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Bu ortaklığın zedelenmesinin ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin askerî varlığının sona erdirilmesi kararının, ittifakın seyrini düzeltme amacıyla ve ortak komutanlıkla koordinasyon içinde alındığını belirten El-Alimi, bunun ikili ilişkilerin koparılması ya da ortak çıkarlara dayalı iş birliği mirasının inkârı anlamına gelmediğini vurguladı.

El-Alimi, bu aşamada alınan her egemen kararın nihai hedefinin, barış ya da savaş yoluyla devlet kurumlarının yeniden tesis edilmesi ve Yemen halkının güvenlik, istikrar ve kalkınma beklentilerinin karşılanması olduğunu söyledi.

Son olarak tüm siyasi bileşenlere ve medya organlarına seslenen El-Alimi, hakaret ve kışkırtma dilinden kaçınılması, devlet ve sorumluluk dilinin öne çıkarılması çağrısında bulundu. Bunun ulusal birliği güçlendireceğini, barış şansını koruyacağını ve hesap verebilirlik ile hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz verilmeden mümkün olacağını belirtti.


El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
TT

El-Burhan, Bağımsızlık Günü vesilesiyle: Uzlaşma kapıları ardına kadar açık

El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)
El-Burhan, başkent Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde video kaydından alınan bir karede (Sudan Haber Ajansı)

Geçici Egemenlik Konseyi Başkanı ve Sudan Ordusu Başkomutanı Abdülfettah el-Burhan dün, "ulusal uzlaşma için kapıların hâlâ açık olduğunu" teyit etti.

Burhan'ın açıklamaları, Sudan'ın bağımsızlığının 70. yıldönümünü kutlayan bir konuşma sırasında geldi; bu konuşma, bir yanda ordu ve destekleyici güçleri, diğer yanda Güney Kordofan eyaletindeki Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) ve müttefikleri arasında şiddetli çatışmaların devam ettiği bir dönemde yapıldı.

Hartum'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı önünde yapılan bir video kaydında Burhan, “Zafer geliyor… Biz Sudanlılar, isyancıların, hainlerin ve ülkemizde fitne çıkaranların kovulmasını kutlamak için burada tekrar toplanacağız” dedi. Sözlerine şöyle devam etti: “Ulusal uzlaşma için kapılar açık kalmaya devam ediyor. Milletin ve gerçeğin sesine katılmak isteyen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz. Vatan, vatandaşlık, barış ve adalet devleti kurmak için gayretle çalışacağız.”

Aynı vesileyle, Hızlı Destek Kuvvetlerine bağlı paralel hükümetin Başbakanı Muhammed Hasan et-Taişi "seküler demokratik bir sivil anayasaya uygun olarak yeni bir toplumsal sözleşmenin oluşturulması yoluyla gücü ve zenginliği adil bir şekilde yeniden dağıtan, merkezi olmayan bir yönetim sisteminin kurulmasının önemini" vurguladı.


Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
TT

Güney Geçiş Konseyi "şüpheli" bir geri çekilmeye başlıyor ve Al-Alimi bunun etrafından dolaşılmaması konusunda uyarıda bulunuyor

El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)
El-Alimi, Riyad'da danışma kurulu ile bir araya geldi (Saba)

Güney Geçiş Konseyi'ne (STC) bağlı güçler, Yemen hükümetinin Vatan Kalkanı güçlerine çeşitli askeri bölgeleri teslim etmeye başladı.

Bazı Yemenliler, STC'nin bu eylemlerini bir oyalama taktiği olarak görüp şüpheyle yaklaşırken, diğerleri geri çekilmeyi bir dizi sonraki adımın ilk aşaması olarak yorumluyor.

Yemen Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi Başkanı Dr. Reşad el-Alimi, kararın etrafından dolaşılmaması konusunda uyararak, aldığı kararların "gerilimi artırma arzusunu ifade etmediğini, aksine devletin vatandaşlarını koruma ve egemenliğini muhafaza etme görevine yönelik yasal ve ahlaki bir yanıtı temsil ettiğini, başta iktidarın devredilmesi ve Riyad Anlaşması olmak üzere, gerilimi azaltma ve uzlaşma için tüm fırsatların tüketilmesinin ardından alındığını" vurguladı.

Hadramut'taki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, "Vatan Kalkanı"nın "Geçiş Konseyi"nden bazı pozisyonları devraldığını doğruladı ve bu operasyonun iki taraf arasında yapılan görüşmelerin sonucu olduğunu belirtti.

Bu arada, Reuters'ın Suudi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Yemenlilerin "yapay kriz" olarak nitelendirdiği durum nedeniyle Aden'deki hava trafiği durduruldu. Bu kriz, Geçiş Konseyi'ne bağlı bir bakanın, hükümetin Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidiş-dönüş uçuşlarına kısıtlama getirme talimatı doğrultusunda aldığı önlemlerden kaynaklanmıştı.