Rus askeri polisi Suriye’nin güneyindeki sınır bölgelerinde devriye gezdi

Suriye’nin güney sınırındaki Zibin beldesinde görüntülene Rus devriyesi (Suveyda 24)
Suriye’nin güney sınırındaki Zibin beldesinde görüntülene Rus devriyesi (Suveyda 24)
TT

Rus askeri polisi Suriye’nin güneyindeki sınır bölgelerinde devriye gezdi

Suriye’nin güney sınırındaki Zibin beldesinde görüntülene Rus devriyesi (Suveyda 24)
Suriye’nin güney sınırındaki Zibin beldesinde görüntülene Rus devriyesi (Suveyda 24)

Şarku’l Avsat’a konuşan özel bir kaynak, Rus askeri polislerin Suriye’nin güneyindeki Dera ve Süveyda kentlerinde devriye gezdiğini bildirdi
Rus güçlerinin salı, çarşamba ve perşembe günleri Dera ve Süveyda kentlerinde keşif turları düzenlediğini söyleyen kaynak, bu turların daha çok Ürdün sınırı yakınındaki doğu bölgeleri, işgal altındaki Golan Tepeleri yakınındaki Yermuk Havzası ve Ürdün sınırındaki Süveyda kentinin en güneyinde yer alan belde ve köylerde yoğunlaştığını aktardı.
Rus polisinin son birkaç gün içinde Dera vilayetinde, özellikle müttefik güçlerinin kalesi olarak bilinen Busra eş-Şam şehrini ve ayrıca Ürdün sınırındaki Nasib Sınır Kapısını ziyaret ettiğini belirten kaynak, Rus devriyelerinin, üzerinde Suriye sınır karakollarının bulunduğu, karşısında Ürdün sınır muhafızlarının görev yaptığı ve yerel halk tarafından ‘Savaş Yolu’ olarak bilinen Ürdün sınır hattı üzerinde ilerlediğini bildirdi.
Rus polisinin Suriye sınır karakollarını ziyaret ederek, kaçakçılarla ve kaçakçılıkla mücadele konusunda talimatlar verdiğini, buna karşılık Suriye sınır karakollarındaki unsurların da Rus polisinden lojistik malzeme talep ettiğini ifade eden kaynak, Rus polisinin Busra eş-Şam’da desteklediği 5. Kolordu komutanlarıyla kısa süreli bir toplantı gerçekleştirdiğini kaydetti.
Kaynak, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Rus güçleri Dera’daki keşif turunun bitmesinin ardından Süveyda kentine ve Ürdün-Suriye sınırına yakın bölgelere yöneldi ve son olarak Zibin beldesine ulaştı. Rus güçleri salı günü Zibin beldesinde keşif turu gerçekleştirdi. Belde sakinlerine birtakım insani yardımlarda bulundu. Rus askeri polisi bu kez bir askeri konvoyla birden fazla rutin devriye gerçekleştirdi. Rus polisinin geçmişte Dera kentindeki uzlaşı bölgelerinde gerçekleştirdiği bu devriyelere Rus ve Suriye haber ajanslarının kameraman ve muhabirleri eşlik ederdi. Yardımların dağıtıldığı ve bölge sakinlerinden bazılarının mobil sağlık polikliniklerinde muayene edildiği sırada bazılarıyla röportajlar yapılırdı.”
Bölgedeki aktivistler, Rus polislerin son günlerde bölgeye yaptığı ziyaretlerle Suriye’de rekabet halinde olduğu İran gibi ülkelere ‘Rus güçlerinin hâlâ bölgeyi yöneten güç olduğu ve uzlaşı anlaşmalarını denetlediği’ mesajını vermek istediği değerlendirmesinde bulundu.
Rus polislerin bölgedeki devriye faaliyeti, son günlerde basın yayın organlarının ‘Rusya’nın Ukrayna savaşıyla meşgul olmasından dolayı Suriye sahasındaki Rus görünürlüğünün azaldığı, Rusya’nın Suriye’deki askerlerini Ukrayna’daki savaş cephelerine gönderdiği ve Suriye’nin güneyini İran’ın emellerine terk ettiği’ iddialarına yer verdiği haberler yayınlanmasının ardından geldi.



BM’den savaşın Yemen’e yönelik yardımlar üzerindeki etkisine ilişkin uyarı

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) görevlisi, dün Cibuti’de Yemen’de devam eden savaştan kaçanları karşılıyor (Reuters)
Uluslararası Göç Örgütü (IOM) görevlisi, dün Cibuti’de Yemen’de devam eden savaştan kaçanları karşılıyor (Reuters)
TT

BM’den savaşın Yemen’e yönelik yardımlar üzerindeki etkisine ilişkin uyarı

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) görevlisi, dün Cibuti’de Yemen’de devam eden savaştan kaçanları karşılıyor (Reuters)
Uluslararası Göç Örgütü (IOM) görevlisi, dün Cibuti’de Yemen’de devam eden savaştan kaçanları karşılıyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler (BM), Yemen’de devam eden savaşın ülkedeki insani yardım ihtiyaçlarına erişimi olumsuz etkilediği konusunda uyarıda bulundu. Eylül ayının başından bu yana 100 binden fazla kişinin yerinden edildiği, bunların büyük bölümünün Taiz ve Lahic vilayetlerine sığındığı bildirildi.

BM Yemen Mukim ve İnsani İşler Koordinatörü Laurent Bukera, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, durumun “hızla değiştiğini” belirterek, yeni yerinden edilme dalgalarının yaşanmasını ve insani ihtiyaçların artmasını beklediklerini söyledi. Bukera, 15 Eylül itibarıyla 60 binden fazla yerinden edilmiş kişiye hızlı müdahale mekanizması kapsamında yardım ulaştırıldığını ifade etti.

Bukera, yardımların güvenli ve sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasının güvence altına alınması ve çatışmalardan kaçanlar için güvenli koridorlar oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Suudi Arabistan’da ise Sivil Savunma Müdürlüğü, Taif vilayetinde Husilere ait bir İHA’nın önlenerek imha edilmesinin ardından düşen şarapnel parçaları nedeniyle Yemen uyruklu bir kişinin hayatını kaybettiğini, bir Suudi vatandaşı ile Pakistan uyruklu bir kişinin yaralandığını açıkladı. Olayda bazı binalar ve araçlarda da maddi hasar meydana geldi.

Öte yandan Türkiye, Husilerin bir İHA ile Mekke-i Mükerreme’ye yönelik saldırı girişimini ve grubun gerçekleştirdiği diğer eylemleri şiddetle kınadı. Ankara, bu eylemlerin yalnızca bölgesel güvenlik açısından tehdit oluşturmadığını, aynı zamanda uluslararası deniz ticaret yollarını ve küresel istikrarı da olumsuz etkilediğini ifade etti.


Bağdat, DEAŞ tutukluları üzerindeki yargı yetkisinde ısrarcı

DEAŞ mensubu olduğundan şüphelenilen kişi, Bağdat’taki Karh Cezaevi’nde sorgulanmak üzere bir bölüme götürülüyor (AP)
DEAŞ mensubu olduğundan şüphelenilen kişi, Bağdat’taki Karh Cezaevi’nde sorgulanmak üzere bir bölüme götürülüyor (AP)
TT

Bağdat, DEAŞ tutukluları üzerindeki yargı yetkisinde ısrarcı

DEAŞ mensubu olduğundan şüphelenilen kişi, Bağdat’taki Karh Cezaevi’nde sorgulanmak üzere bir bölüme götürülüyor (AP)
DEAŞ mensubu olduğundan şüphelenilen kişi, Bağdat’taki Karh Cezaevi’nde sorgulanmak üzere bir bölüme götürülüyor (AP)

Bağdat’ta dün yapılan açıklamada, Irak makamlarının yıl ortasında Suriye’den nakledilen DEAŞ mensubu tutuklular üzerindeki yargı yetkisinden vazgeçmediği bildirildi. Iraklı üst düzey bir yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, örgüt mensubu tutuklulara ilişkin dosyaların yalnızca Terörle Mücadele Birimi ve Yüksek Yargı Konseyi’nin yetkisinde olduğunu söyledi.

Irak’ın bu tutumu, Fransız avukatların Bağdat’ın müvekkillerini temsil etmeleri için kendilerine izin vermeyi reddettiğini açıklamasından sonra geldi. Avukatlar, adil olmadığını savundukları yargılamaların ardından idam cezalarının verilmesi ihtimaline karşı uyarıda bulundu.

Ancak Iraklı yetkili, tutuklulara ilişkin dosyaların “halen soruşturma aşamasında olduğunu ve mahkemeye sevk edilmelerinin zaman alabileceğini” ifade etti. Yetkili, söz konusu hassas dosyaların “Irak’ın ulusal güvenliğiyle ilgili bir mesele” olduğunu vurguladı.

Iraklı bir uzmana göre, yerel yasalar mahkemelerde yalnızca Irak’ta ruhsatlı avukatların savunma yapmasına izin veriyor. Fransız makamlarının rolü ise vatandaşlarını ziyaret ederek durumları hakkında bilgi almakla sınırlı; bu kapsamda yabancı avukatların tutukluları mahkemelerde temsil etmesine izin verilmiyor.


Washington, Abbas’ın Genel Kurul’a katılmasını ikinci kez engelledi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)
TT

Washington, Abbas’ın Genel Kurul’a katılmasını ikinci kez engelledi

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Eylül 2025’te BM Genel Kurulu’na video yoluyla hitap ediyor (EPA)

ABD yönetimi, üst üste ikinci yıl Filistin Yönetimi ve Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) yetkililerine gelecek hafta New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’na katılmaları için vize vermeyi reddetti. Bu karar, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Genel Kurul’a bizzat katılmasını engelliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı çarşamba akşamı yaptığı açıklamada, “ABD, verdikleri taahhütlere rağmen gerekli reformları gerçekleştirmemeleri ve barış perspektiflerini zayıflatan faaliyetlerini sürdürmeleri nedeniyle, FKÖ üyeleri ve Filistin Yönetimi yetkililerine vize verilmesini engelleyen yaptırımları uzatacaktır” ifadelerini kullandı.

Filistin Yönetimi ise kararı reddederek, uygulamayı “haksız” olarak nitelendirdi.

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas Genel Kurul’a video yoluyla hitap edecek.