Rusya ‘yeni tehditlerle’ yüzleşmek için askeri ve güvenlik yeteneklerini artırıyor

Batı sınırlarında güvenlik tedbirleri artırılacak, siber saldırılara karşı önlemler alınacak ve yeni bir deniz doktrini benimsenecek.

Rus güvenlik üçleri Mariupol’deki devriyelerine devam ediyor. (Reuters)
Rus güvenlik üçleri Mariupol’deki devriyelerine devam ediyor. (Reuters)
TT

Rusya ‘yeni tehditlerle’ yüzleşmek için askeri ve güvenlik yeteneklerini artırıyor

Rus güvenlik üçleri Mariupol’deki devriyelerine devam ediyor. (Reuters)
Rus güvenlik üçleri Mariupol’deki devriyelerine devam ediyor. (Reuters)

Rusya’nın Ukrayna'ya yönelik ‘askeri operasyonu’ devam ediyor. Ukrayna savaşının uzayacağı gerçeği ve savaşın boyutunun değişme ihtimali Moskova yönetiminin askeri ve güvenlik yeteneklerini yeni gerçekliğe uygun bir şekilde düzenleme arayışına sevk etti. Moskova İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üye olma ihtimaliyle birlikte artan tehditlerle yüzleşmek için siber savaş da dahil olmak üzere deniz ve kara güçlerinde yeni güvenlik mekanizmaları geliştirmek için harekete geçti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in başkanlığındaki Rusya Güvenlik Konseyi’nde dün, ülkenin bilgi, haberleşme teknolojilerine ve söz konusu altyapılara yönelik harici siber saldırılara karşı alınacak güvenlik önlemleri müzakere edildi.  
Güvenlik Konseyi’nin toplantısına video konferans yoluyla bağlanan Putin, Rusya’nın altyapı sistemlerine yönelik siber saldırıların son dönemlerde aşırı derecede arttığını, siber güvenlik meselesinin Rusya’nın egemenliği, kamu yönetimi, ekonomisi ve sosyal istikrarı için son derece önemli olduğunu vurguladı. Ülkesine yapılan siber saldırıların, farklı ülkelerden ve eşgüdümlü bir şekilde gerçekleştirildiğini belirten Putin şu ifadeleri kullandı:
“Rusya'nın kritik bilgi altyapısının internet kaynaklarını devre dışı bırakmak için her geçen gün daha fazla saldırı yapılıyor. Kitle iletişim araçları, finans kurumları, sosyal açıdan önemli kitlesel ağlara saldırılar düzenlendi. Bu saldırılar artarak devam edecek. Bu nedenle siber güvenlik alanında alınacak önlemlerin artırılması gerekiyor. Ukrayna ve Donbas’ta operasyon başladığından bu yana bu alanlardaki zorluklar arttı. Bu saldırıların ardında Batılı bir ülke var. Bazı ülkeler ordularında ‘siber saldırı’ birimleri oluşturdu.”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova dışındaki konutundan Rusya Güvenlik Konseyi’nin toplantısına katıldı. (AFP) 
Rusya’nın dijital dünyasında güvenlik önlemlerinin sıkılaştırılmasının zorunlu olduğuna vurgu yapan Putin sözlerini şöyle sürdürdü:
“Zaaf noktaları olmamalıdır. Kamudaki bilgisayar kullanımlarında dikkatli olunması ve vatandaşların gizli bilgilerinin ve kişisel verilerinin sızdırılması risklerini sıfıra indirmek çok önemlidir.”
Rusya’daki bilgilerin korunması için yeni mekanizmalar geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Putin, Güvenlik Konseyi üyelerini bu hususta alınması gereken önlemlere dair önerilerini sunmaya davet etti.  
Rusya Savunma Bakanlığı kara sınırlarındaki güçlerini artırmaya yönelik adımlar attı. Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, NATO'ya üyelik başvurusu yapan Finlandiya'yla da sınırları kapsayan Batı Askeri Bölgesi'ne, ‘yeni güvenlik sorunlarına yanıt’ kapsamında ek askeri birlik konuşlandırılacağını açıkladı. ABD'nin Avrupa'daki stratejik hava hareketliliğinin son sekiz yılda 15 kat daha fazla yoğunlaştığına işaret eden Şoygu, balistik füzelerle donatılmış ABD savaş gemilerinin Baltık Denizi’ndeki hareketliliklerine işaret etti. Şoygu, ABD Donanmasına ait gemilerin bu yıl başından bu yana Rusya'nın Kaliningrad eyaleti yakınlarında altı görev gerçekleştirdiğini, Rus ordusunun 2016’dan beri bu yönde 26 manevrayı tespit ettiğini ifade etti. ABD ve diğer NATO ülkelerinin Rusya sınırlarındaki askeri tatbikat ve manevralarını arttırdığı uyarısında bulunan Savunma Bakanı, NATO’nun 30 ülkeden yaklaşık 40 bin askerin katılımıyla gerçekleştirdiği tatbikatlara vurgu yaptı.  
Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya muhtemel katılımının gerilimi artırdığını belirten Şoygu, "Bu bağlamda uygun askeri önlemleri alacağız. Batı Askeri Bölgesi'nde yıl sonuna kadar 12 askeri birliğin yanı sıra alt birlikler oluşturulacak. Birliklere modern silah ve askeri teçhizat tedariği sağlanacak" dedi. Rusya’nın Baltık Filosu gemilerinde savaş eğitimlerinin yaklaşık yüzde 42 arttığını belirten Şoygu, 300'ü aşkın muharebe tatbikatı yapıldığını ve askeri uçuşların da yüzde 4 oranında arttırıldığını kaydetti.   

Lugansk'ta tam kontrol sağlanmaya yaklaşıldı  
Rusya Savunma Bakanı Şoygu, Ukrayna'da devam eden ‘askeri operasyonlarla’ ilgili şunları söyledi:
“Lugansk Halk Cumhuriyeti topraklarının kurtarılması süreci tamamlanmak üzere. Rus kuvvetleri, Lugansk ve Donetsk halk cumhuriyetlerinin güçleriyle birlikte Donbass toprakları üzerindeki kontrollerini genişletmeye ve Ukrayna Cumhuriyeti'ni özgürleştirmeye devam ediyor. Lugansk Halk Cumhuriyeti’nde kontrol tamamıyla sağlanmak üzere. Yerel nüfus, Rus güçlerinin ilerlemesini geciktirmeye çalışan Ukrayna güçlerinin kendilerini canlı kalkan olarak kullanmasına izin vermemek için şehirleri ve kasabaları terk ediyor. Kiev rejimi sahadaki mağlubiyetini bazı bölgelerde kısa vadeli başarılar kazanarak telafi etmeye çalışıyor ve bunları büyük başarılar olarak lanse etmek istiyor.”  
Savunma Bakanı, 9 Mayıs Zafer Bayramı öncesinde, Ukrayna güçlerinin Yılan Adası’na saldırarak ‘bir maceraya ayıldığını’ ancak Rus ordusunun Ukraynalı seçkin askerlerden 50’sinden fazlasını öldürerek bu saldırıyı püskürttüğünü belirtti. Buradaki çatışmalarda ayrıca dört düşman uçağının, 10 helikopterin, 30 insansız hava aracının ve üç askeri teknenin imha edildiğini kaydetti. Mariupol’de Azovstal Demir Çelik Fabrikası'ndaki kuşatmanın sürdüğüne işaret eden Şoygu, fabrikadaki milliyeçi çetelerin teslim olmaya devam ettiğini, şu ana kadar 1908 kişinin silahlarını bırakıp teslim olduğunu bildirdi. Ayrıca daha önce Ukrayna piyade birliklerinden 1387 askerin Mariupol’de teslim olduklarını hatırlattı.  

Güncellenmiş deniz doktrini 
 Rusya Başbakan Yardımcısı Yuri Borisov,’Rus Deniz Doktrini’nin’ ‘Rusya'ya yönelik yeni tehditleri’ dikkate alan güncellenmiş bir versiyonunun geliştirildiğini açıkladı. Borisov açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Uluslararası sularda Rusya’nın ulusal çıkarlarını güvence altına almak ve korumak için donanmanın yeteneklerinin güçlendirilmesi üzerine odaklanılıyor. Batının bize karşı uyguladığı kapsamlı hibrit savaşla mücadele kapsamında okyanuslarda ulusal çıkarlarımızı korumamız için deniz gücü kapasitemizi arttırmamız zorunludur. Rus Deniz Doktrini’nin geliştirilmesinde, jeopolitik değişimler ve dünyadaki askeri-stratejik durumu dikkate alınır. Bütün bu önlemlerin savaş zamanında sivil gemilerin ve mürettebatının kullanımını ve deniz altyapı tesislerinin sağlıklı bir şekilde işletilmesini içermesi özellikle önemlidir."
Borisov, doktrinin yeni versiyonunun modern zorluklara ve tehditlere tam olarak cevap verdiğini ve çatışma amacı taşımayıp, denizcilik faaliyetleri alanında ulusal güvenliği artırmayı amaçladığını söyledi. Rusya’nın denizcilik faaliyetinin tüm alanlarında dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığını vurgulayan Borisov, yaptırımlardan ve küresel piyasalardaki dalgalanmalardan etkilenmemek için bu adımın atılmasının oldukça önemli olduğunu vurguladı.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
TT

Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)

Pakistan, bu sabah erken saatlerde, Afganistan'ın desteklediği silahlı grupların üstlendiği son intihar saldırılarına misilleme olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesindeki yedi noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan'ın ‘istihbarat bilgilerine dayanarak yedi terörist kampına ve sığınağına askeri operasyonlar düzenlediği’ belirtildi. Açıklamaya göre Ramazan'ın başlamasından bu yana üç intihar saldırısı düzenlendi.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın DEAŞ terör örgütünün bir kolunun hedef alındığını söyledi.

Tatar, açıklamada saldırıların yeri veya daha fazla ayrıntı belirtmedi.

Ancak Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mucahid bugün X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Pakistan tarafından Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika illerinde sivillerin bombaladığını, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere onlarca kişinin öldüğünü ve yaralandığını’ söyledi.

Bakanlık, operasyonların iki hafta önce İslamabad'daki bir Şii camisini hedef alan intihar bombalı saldırı ve son zamanlarda Pakistan'ın kuzeybatısında meydana gelen diğer intihar bombalı saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pakistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İslamabad'ın defalarca kez talepte bulunmasına rağmen, Kabil'deki Taliban yetkililerinin Afganistan topraklarını Pakistan'da saldırılar düzenlemek için kullanan silahlı gruplara karşı harekete geçmediği belirtildi.

Enformasyon Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan her zaman bölgede barış ve istikrarı korumak için çaba göstermiştir, ancak aynı zamanda vatandaşlarımızın güvenliği ve emniyeti de bizim en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor” denildi.

İslamabad ayrıca uluslararası topluma, Kabil'i geçtiğimiz yıl Doha’da varılan anlaşma kapsamında diğer ülkelere karşı düşmanca eylemleri desteklememe yükümlülüğünü yerine getirmesi için baskı yapmaya çağırdı.

Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, Taliban'ın 2021 yılında Kabil'in kontrolünü yeniden ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Son aylarda kanlı sınır çatışmalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler keskin bir şekilde kötüleşti.

Ekim ayında patlak veren ve Katar ile Türkiye'nin arabuluculuğunda ateşkesle sona eren çatışmalarda 70'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Ancak, Doha ve İstanbul'da birkaç tur görüşme yapıldıysa da kalıcı bir anlaşma sağlanamadı.


Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
TT

Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı dün, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin Rus petrolünün akışına yeniden başlanmaması halinde Ukrayna'ya elektrik tedarikini kesme tehdidinde bulunmalarını "uyarı ve şantaj" olarak nitelendirerek kınadı.

Rus petrol sevkiyatları, Kiev'in 27 Ocak'ta Batı Ukrayna'da boru hattındaki ekipmanı bombalayan bir Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısını gerçekleştirdiğini açıklamasından bu yana Macaristan ve Slovakya'ya durdurulmuş durumda. Slovakya ve Macaristan, uzun süredir devam eden tedarik kesintilerinden Ukrayna'nın sorumlu olduğunu savunuyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün yaptığı açıklamada, Kiev'in Rus petrolünün Ukrayna toprakları üzerinden Slovakya'ya transit geçişine yeniden başlamaması halinde, iki gün içinde Ukrayna'ya acil durum elektrik tedarikini keseceğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Macaristan Başbakanı da birkaç gün önce benzer bir tehditte bulunmuştu.

Bu konu, Ukrayna ile komşuları Macaristan ve Slovakya arasında bugüne kadarki en ciddi anlaşmazlık noktalarından biri haline geldi. Bu ülkelerin liderleri, Moskova ile bağlarını güçlendirerek büyük ölçüde Ukrayna yanlısı Avrupa konsensüsünden ayrıldılar.

Macaristan ve Slovakya, Avrupa Birliği ve NATO üyesidir ve bloktaki diğer iki ülke olarak Ukrayna üzerinden Druzhba boru hattıyla taşınan Rus petrolüne hâlâ büyük ölçüde bağımlıdırlar.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Ukrayna, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin iki ülke arasındaki enerji tedarikine ilişkin uyarılarını ve şantajlarını reddediyor ve kınıyor. Bu uyarılar kesinlikle Kiev'e değil, Kremlin'e yöneltilmelidir” ifadelerini kullandı.