İtalya, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek için arabuluculuk çabalarına hız verdi

Finlandiya, gaz arzının kesilmesine hazırlanıyor.

Draghi ve Di Maio, 19 Mayıs’ta İtalyan Senatosu’nda Ukrayna savaşı için düzenlenen oturuma katıldı. (DPA)
Draghi ve Di Maio, 19 Mayıs’ta İtalyan Senatosu’nda Ukrayna savaşı için düzenlenen oturuma katıldı. (DPA)
TT

İtalya, Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek için arabuluculuk çabalarına hız verdi

Draghi ve Di Maio, 19 Mayıs’ta İtalyan Senatosu’nda Ukrayna savaşı için düzenlenen oturuma katıldı. (DPA)
Draghi ve Di Maio, 19 Mayıs’ta İtalyan Senatosu’nda Ukrayna savaşı için düzenlenen oturuma katıldı. (DPA)

İtalya’nın Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek için önerdiği ve İtalya Dışişleri Bakanı Luigi Di Maio’nun Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’e sunduğu planın, ‘Ukrayna ile Rusya arasındaki doğrudan müzakerelerin ilk turlarına ev sahipliği yapan Çin, Hindistan ve Türkiye de dahil olmak üzere’ uluslararası kuruluştaki çok sayıda önemli ülke tarafından memnuniyetle karşılandığı bilidirildi. Avrupalı diplomatik kaynaklar tarafından yapılan açıklamada ilerleyen günlerde İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin, barış planının ilk aşamasını başlatmak üzere Ankara ile koordinasyon sağlamak için Türkiye’ye ziyarette bulunmasın beklendiği kaydedildi.

Arabuluculuk girişimleri ve korsanlık suçlamaları
Moskova, İtalya’nın girişimini memnuniyetle karşılarken, Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Rusya, bu samimi çabalara yanıt vermeye hazır” açıklamasında bulundu. Peskov, İtalya Başbakanı’nın, 20 Mayıs’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i arayıp “Sizi barış hakkında konuşabilmemiz için arıyorum” dediğini, Putin’in ise “Zaman uygun değil’ diye yanıt verdiğini söyledi. Peskov’a göre Draghi, “Sizi, ateşkes talep etmek için arıyorum” derken, Rusya Devlet Başkanı’nın yanıtı ise yine aynı oldu. Draghi, Putin’in ABD Başkanı Joe Biden’dan duymak istediğinden daha fazla yanıt aldığını söylerken, “ABD ve Rusya savunma bakanları arasındaki çağrı, Biden’dan Rusya Devlet Başkanı’nı aramasını istememden sonra geldi” dedi.
İtalya Başbakanı, Verona şehrindeki Dante Alighieri Enstitüsü öğrencilerle bir araya geldiği oturumda “Güç kullanarak saldıran her zaman haksızdır. Burada saldıran ve saldırıya uğrayan arasında bir fark var. Bunu unutmamalıyız” dedi.
İtalya polisi, cuma günü Rusya’yı ‘Dışişleri Bakanlığı, birçok havaalimanı ve medya organları’ da dahil olmak üzere’ birçok resmi kuruma yönelik siber saldırıların arkasında olmakla suçlamıştı. İtalya İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Rusya merkezli ‘Killnet’ hacker grubunun, bu saldırıyı Telegram uygulaması üzerinden gerçekleştirdiği belirtildi.

Gaz tedariki
Diğer yandan Finlandiyalı doğal gaz şirketi Gasum, 20 Mayıs’ta yaptığı açıklamada Rusya merkezli Gazprom şirketinin, kendisine ‘21 Mayıs Cumartesi gününden itibaren doğal gaz sevkiyatını tümüyle durduracağını’ bildirdiğini duyurdu. Gasum, Rusya’nın Avrupa ülkelerinden talep ettiği gibi, Gazprom Export’a yapılan sevkiyatların ödemesini ruble olarak yapmayı reddetti. Gasum CEO’su Mika Wiljanen, yaptığı açıklamada “Tedarik sözleşmemiz kapsamındaki doğal gaz arzının kesintiye uğraması, son derece talihsiz bir durumdur” ifadelerine yer verdi. Wiljanen, “Bununla birlikte bu duruma iyi hazırlanıyoruz ve doğalgaz iletim şebekesinde herhangi bir aksama olmadığı sürece önümüzdeki aylarda tüm müşterilerimize gaz tedarik edebileceğiz” dedi.  
Gasum, Finlandiya’yı Estonya’ya bağlayan Baltık boru hattı aracılığıyla Finlandiya’daki müşterilere diğer kaynaklardan gaz sağlamaya devam edeceğini belirtti. Şirket ayrıca çarşamba günü Rusya’nın ‘ruble cinsinden ödeme konusundaki anlaşmazlık nedeniyle’ gaz arzını kesebileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Yaptırımların genişletilmesi
Avrupalı ortaklar arasında Rusya’ya karşı altıncı yaptırım paketine ilişkin müzakereler halen durgun olsa da Avrupa Parlamentosu, yaptırımların ‘büyük Rus şirketlerinin Avrupa yönetim kurulu üyeleri’ ve ‘halihazırda Rusya’dan maaş ve yardım almaya devam eden politikacıları’ kapsayacak şekilde genişletilmesini talep eden bir kararı onayladı. Parlamento, kararla görevinden istifa etmemesi halinde eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder’e, eski Fransa Başbakanı François Fillon ve eski Finlandiya Başbakanı Esko Aho’ya özel bir atıfta bulundu.
Şu an Rus devi ‘Rosneft’ şirketinin denetim kurulu başkanı olan Schroeder, kısa süre önce Gazprom’un yönetim kurulu üyeliğine atandı. Ayrıca Almanya’nın Rusya’dan gaz ithal ettiği şirket olan Nord Stream’in de yönetim kuruluna başkanlık ediyor. Avrupa Parlamentosu tarafından tüm büyük siyasi blokların desteğiyle kabul edilen kararda, Rusya Devlet Başkanı ile kişisel bir dostluğu bulunan eski Avusturya Dışişleri Bakanı Karin Kneissl’in de Rosneft yönetim kurulundaki görevinden istifa etmesi isteniyor.
Schroeder’in ‘büyük Rus şirketlerindeki görevlerinden istifa etmesi için tüm siyasi partilerden gelen çağrılara yanıt vermeyi reddetmesi üzerine’ Almanya hükümetinin, eski bir şansölye olarak Schroeder’e tahsis edilen temsili harcamaları finanse etmeyi durdurmaya karar verdiği bildirildi. Avrupa Parlamentosu cuma günü kabul edilen bir kararda, Rus muhalif Aleksey Navalni’nin vakfı tarafından hazırlanan ve altı binden fazla kişinin yer aldığı bir listeye dayanarak yaptırımların kapsamının genişletilmesi çağrısı yapılıyor. Avrupa yaptırım listesinde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da dahil olmak üzere binden fazla kişinin yer aldığı belirtiliyor. Söz konusu yaptırımlar, bu kişilerin mal varlıklarının dondurulmasını ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerine girişlerinin engellenmesini öngörüyor.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, cuma günü Twitter üzerinden yaptığı bir açıklamada, AB’nin 24 Şubat’ta savaşın başlamasından önce 1,2 milyar euro tutarında onayladığı ikinci yardım dilimi olarak Ukrayna’ya 600 milyon euro sağladığını belirtti. Von der Leyen, yeniden yapılanma için bir platforma fon sağlamak ve Ukrayna’ya özgür ve demokratik bir ülke olarak yardım etmek için şu anda Komisyon’da 9 milyar euroluk ek bir yardım paketinin tartışıldığını bildirdi. AB’nin Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı ilhak etmesinden bu yana Ukrayna’ya sağladığı yardım, yumuşak krediler ve hibeler olarak 17 milyar euroyu buluyor.



Hürmüz krizi, Zeydi’nin Berlin görüşmelerine gölge düşürdü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz (sağda) ve Irak Başbakanı Ali Zeydi, 15 Eylül 2026'da Berlin'de düzenlenen basın toplantısında (EPA)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz (sağda) ve Irak Başbakanı Ali Zeydi, 15 Eylül 2026'da Berlin'de düzenlenen basın toplantısında (EPA)
TT

Hürmüz krizi, Zeydi’nin Berlin görüşmelerine gölge düşürdü

Almanya Başbakanı Friedrich Merz (sağda) ve Irak Başbakanı Ali Zeydi, 15 Eylül 2026'da Berlin'de düzenlenen basın toplantısında (EPA)
Almanya Başbakanı Friedrich Merz (sağda) ve Irak Başbakanı Ali Zeydi, 15 Eylül 2026'da Berlin'de düzenlenen basın toplantısında (EPA)

Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi, Paris'ten geldiği Berlin'de Avrupa turunun son durağını tamamladı. Ziyaret kapsamında taraflar arasında bir dizi ekonomik anlaşma imzalandı. Ekonominin merkezde olduğu ziyaret, bölgedeki siyasi gelişmelerin gölgesinde kaldı.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Zeydi ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, müzakerelerin ağırlıklı olarak “bölgedeki zor durum” ve İran'ın gerilimdeki rolü üzerinde yoğunlaştığını kaydetti.

Almanya Başbakanı Merz, İran'a Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması, askeri programının durdurulması ve bölgedeki vekil güçlere verilen desteğin kesilmesi çağrısında bulundu. Merz ayrıca İran'ın “çatışmayı Irak'a taşımaması” gerektiğini söyledi.

Merz, Kızıldeniz'deki gelişmelerden duyduğu büyük endişeyi de dile getirdi. Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine yönelik saldırıların petrol piyasalarındaki durumu daha da kötüleştirdiğini ve Almanya'yı etkilediğini belirten Merz, Kızıldeniz'deki uluslararası deniz ulaşımının Husilerin elinde “rehin” bırakılmaması gerektiğini söyledi.

Merz ayrıca Irak hükümetini “milisleri silahsızlandırma konusunda kararlı biçimde ilerlemeye” teşvik etti. Almanya'nın, Irak hükümetinin talep etmesi halinde askeri ve güvenlik alanlarında Bağdat'la işbirliğine hazır olduğunu vurguladı.

“Görev sona eriyor”

Almanya'nın DEAŞ'la mücadele amacıyla uluslararası bir misyon kapsamında Irak'taki askeri varlığına ilişkin soruyu yanıtlayan Merz, bu görevin “Irak hükümetinin talebi üzerine iki hafta içinde sona ereceğini” doğruladı. Bununla birlikte Berlin'in, Bağdat'ın talep etmesi halinde desteğini sürdürmeye hazır olduğunu belirtti.

Zeydi ise Almanya ile ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. İran ile ABD arasındaki krizin “tüm dünyayı, özellikle de Hürmüz'deki durumdan büyük ölçüde etkilenen Irak petrolünün satışlarını” gölgede bıraktığını belirten Zeydi, ülkesinin “bölgede herhangi bir saldırgan politikayı desteklemekten uzak olduğunu” vurguladı ve kendisinin “uzlaşıya inandığını” söyledi.

cdfgthy
Irak Enerji Bakanı Ali Vehab (solda) ile Siemens Üst Yöneticisi Christian Bruch, 15 Eylül 2026'da Berlin'de iş birliği anlaşması imzalarken (AFP)

Irak topraklarından Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine yönelik fırlatılan insansız hava araçlarına ilişkin soru üzerine Zeydi, ülkesinin yürüttüğü soruşturmanın ayrıntılarını açıklamayı reddetti. Zeydi, “İran'la ortak bir soruşturma komisyonunun yaşananların ayrıntılarını ortaya çıkarmak için çalıştığını” belirterek, “soruşturmanın sonuçlarının analiz tamamlanmadan açıklanmayacağını” söyledi.

Zeydi, bölgesel krizden etkilenen diğer ülkeler gibi Irak'ın da petrol ürünlerini ihraç edemediğini belirtirken Berlin'le Irak petrolünün Almanya'ya satılması karşılığında Irak'taki Alman teknoloji sözleşmelerini içeren anlaşmalar yapıldığını açıkladı. Zeydi ayrıca “petrol tedarik kaynaklarını ve ihracat güzergahlarını çeşitlendirme yönünde Irak'ın çalışmalar yürüttüğünü” söyledi.

Zeydi, Türkiye üzerinden geçen Ceyhan petrol boru hattının genişletilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü, ayrıca petrolün Suriye üzerinden Avrupa'ya gönderilmesinin planlandığını belirtti. Irak'ın petrol üretimini günlük yaklaşık 10 milyon varile çıkarmaya yönelik çabaların da sürdüğünü ifade eden Zeydi, bunun önemli bir bölümünün veya yarısının Avrupa'ya ihraç edileceğini söyledi.

Avrupa ülkeleri, özellikle de Almanya, Hürmüz Boğazı krizinin etkisiyle aylardır akaryakıt fiyatlarındaki ciddi artışla karşı karşıya. Almanya ayrıca doğal gaz depolarını yalnızca yüzde 50 oranında doldurabildi. Bu oran, gaz talebinin arttığı kış mevsimi öncesinde oldukça düşük bir seviyeye işaret ediyor.

Alman hükümeti enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye de çalışıyor. Berlin, Ukrayna'daki savaş ve Moskova'ya yönelik yaptırımlar nedeniyle Rus gazı ithalatının durdurulmasının ardından oluşan açığı kapatmak amacıyla son yıllarda farklı kaynaklardan doğal gaz ve petrol satın almaya başlamıştı.


Bugün düzenlenen Suudi Arabistan-Fransa Yuvarlak Masa Toplantısı, umut verici yatırım fırsatları sunuyor

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron eşliğinde 2026 FIFA E-spor Dünya Kupası kapanış töreni salonuna geldi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron eşliğinde 2026 FIFA E-spor Dünya Kupası kapanış töreni salonuna geldi. (SPA)
TT

Bugün düzenlenen Suudi Arabistan-Fransa Yuvarlak Masa Toplantısı, umut verici yatırım fırsatları sunuyor

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron eşliğinde 2026 FIFA E-spor Dünya Kupası kapanış töreni salonuna geldi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron eşliğinde 2026 FIFA E-spor Dünya Kupası kapanış töreni salonuna geldi. (SPA)

Fransa’nın başkenti Paris, Suudi Arabistan Yatırım Bakanlığı tarafından düzenlenen Suudi Arabistan-Fransa Yuvarlak Masa Toplantısı’na ev sahipliği yapıyor. Etkinlik, Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Fransa’da gerçekleştirdiği resmi ziyaretle eş zamanlı olarak düzenleniyor.

İki ülke, Veliaht Prens’in ziyaretinin Vizyon 2030 ile Fransa 2030 Planı kapsamındaki fırsatlardan yararlanılmasına katkı sağlamasını hedefliyor. Bu doğrultuda ortak yatırım, sanayi, enerji, kültür, miras, turizm, eğitim, teknoloji, uzay, savunma ve güvenlik gibi birçok alanda ekonomik ortaklığın geliştirilmesi amaçlanıyor.

Taraflar ayrıca yenilenebilir enerji, elektrik, enerji verimliliği, inovasyon ve karbonsuzlaştırma teknolojilerinin yanı sıra güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri, iletim, dağıtım, depolama, şebeke otomasyonu, karbon yakalama, hidrojen ve düşük emisyonlu elektrik alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Petrol tedariki, petrokimya ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımı da iş birliği kapsamındaki diğer başlıklar arasında yer alıyor.

Her iki ülkeden çok sayıda üst düzey hükümet yetkilisi, iş dünyası lideri ve CEO’nun katıldığı toplantı, Suudi Arabistan-Fransa ortaklığını anlaşma çerçevelerinin ötesine taşıyarak somut ve uygulanabilir yatırım fırsatlarına dönüştürmeyi amaçlıyor.

Toplantı temelde, Fransız şirketlerini Krallık içindeki belirli yatırım fırsatları ve projelerle buluşturmayı, yerel pazara giriş ve genişleme süreçlerine destek sağlamayı; stratejik ortaklıkları, teknoloji transferini ve doğrudan üretimin yerlileştirilmesini teşvik etmeyi hedefliyor. Bu hamleler, Fransa’nın Suudi Arabistan’daki güçlü yatırım tabanına dayanıyor. Nitekim Fransa, 2024 sonu itibarıyla toplam 63,9 milyar riyali (17 milyar dolar) aşan doğrudan yabancı yatırım stokuyla ülkede dördüncü sırada yer alıyor.

Fransa’nın ülkedeki varlığı, 18 ekonomik sektöre yayılmış 651 yatırım ruhsatı ile kendini gösteriyor. Bu genişleme süreci, 2024 yılında verilen 90 ve 2025 yılında verilen 127 yeni ruhsat ile dikkat çekici bir ivme kazandı. Bu rakamlar doğrudan iş gücü piyasasına da yansıyor; Fransız yatırımları Suudi Arabistan’da 13 bin 346’sı Suudi vatandaşlarına ayrılmış olmak üzere toplam 29 bin 765 kişiye istihdam sağlıyor.

Nitelikli projeler bazında Fransız şirketleri, stratejik sektörlerde güçlü bir varlık sergiliyor. Bu sektörlerin başında, TotalEnergies ve Saudi Aramco ortaklığıyla SATORP projesi, Amiral kompleksi ve bunlara bağlı değer zincirlerinde değeri 90 milyar riyali (24 milyar dolar) aşan yatırımların yer aldığı enerji sektörü geliyor. Bunun yanı sıra TotalEnergies ve EDF liderliğindeki konsorsiyumlar tarafından 1,7 gigavat kapasiteli güneş enerjisi projeleri hayata geçirildi.

Fransız tarafı, Suudi Arabistan’ın küresel petrol piyasalarının dengesini ve istikrarını korumadaki rolünün yanı sıra ana ham petrol ihracatçısı olarak tedarik güvenilirliğini artırma çabalarını takdirle karşılıyor. Fransa ayrıca, Krallık’ın alternatif ihracat güzergahları -başta Doğu-Batı Boru Hattı- kullanarak tedarik zincirlerinin sürekliliğini ve esnekliğini sağlama yönündeki girişimlerini vurguluyor. Bu adımlar piyasa dalgalanmalarını sınırlandırırken küresel enerji güvenliğini de pekiştiriyor.

Ulaştırma ve altyapı sektöründe Alstom ve RATP Dev gibi şirketlerin Riyad Metrosu’nun işletimindeki rolü öne çıkarken, Veolia şirketinin ülkedeki 35 yılı aşan köklü geçmişi dikkat çekiyor.

Turizm ve kültürel kalkınma alanında ise Fransız şirketleri, el-Ula Kalkınma Fransız Ajansı (AFALULA) aracılığıyla el-Ula vilayetini geliştirmeye yönelik 170’ten fazla sözleşmeyi hayata geçirdi.

Düzenlenen yuvarlak masa toplantısı, elde edilen bu başarıları pekiştirmeyi ve Suudi Arabistan’ın ekonomik büyümesini ve dönüşümünü şekillendiren dört öncelikli sektöre odaklanarak daha fazla nitelikli ortaklığa zemin hazırlamayı hedefliyor: Turizm, destinasyonlar ve mega projeler; sanayi ve üretim; ulaştırma ve lojistik hizmetleri; yapay zekâ ve dijital altyapı.

Aralık 2024’te Vizyon 2030 ve Fransa 2030 Planı temasıyla gerçekleştirilen Suudi Arabistan-Fransa Yatırım Forumu kapsamındaki yuvarlak masa toplantılarında yaşam kalitesi, altyapı, eğlence, ekonomik dönüşüm ve teknoloji konuları ele alınmış; forum sırasında her iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında birden fazla anlaşma ve mutabakat zaptı imzalanmıştı.

İş birliğini güçlendirmek ve beş yıl süreyle 10 milyar dolara kadar finansman desteği sağlamak amacıyla Aralık 2024’te Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile Fransa Ulusal Yatırım Bankası (Bpifrance) arasında da bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Ayrıca Suudi Hava Bağlantısı Programı (ACP), Air France-KLM Grubu ile 2025 yazından itibaren Paris Charles de Gaulle Havalimanı ile Riyad arasında doğrudan uçuşların başlatılmasına yönelik bir iş birliği anlaşmasına imza atmıştı.

Tüm bunlara ek olarak iki ülke, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Paris Anlaşması ilkelerine; iklim anlaşmalarının kaynaklara değil emisyonlara odaklanılarak geliştirilmesi ve uygulanması gerektiğine bağlılıklarını sürdürüyor. Fransız tarafı, Suudi Arabistan’ın iklim eylemindeki öncü rolünü, ulusal düzeydeki ‘Yeşil Suudi Arabistan’ ve bölgesel ile küresel düzeydeki ‘Yeşil Ortadoğu’ girişimlerini takdirle karşılıyor.


Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)
TT

Fransa aşırı sağı ile Mbappe arasında gerilim yükseliyor

Jordan Bardella (Reuters)
Jordan Bardella (Reuters)

Kylian Mbappé ile Jordan Bardella arasında, Fransa’da aşırı sağın yükselişi konusunda yaşanan kamuoyu tartışması yeniden gündeme geldi.

Fransız futbolunun yıldız isimlerinden Mbappe ile aşırı sağ siyasetin yükselen figürü Bardella arasındaki görüş ayrılığı, gelecek yıl yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ulusal Birlik partisinin iktidara gelme ihtimali etrafında şekilleniyor.

İki genç Fransız figür arasındaki bu anlaşmazlık, Fransa’nın kimliği ve geleceği üzerine ülke genelinde süren daha geniş çaplı tartışmanın da küçük bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Göçmen karşıtı söylemleriyle öne çıkan Ulusal Birlik Partisi’nin adayı, seçim atmosferinde dikkat çeken isimlerden biri konumunda bulunuyor.

Real Madrid forması giyen forvet oyuncusu Mbappe (27) ile Ulusal Birlik Partisi lideri Bardella (30) arasında yalnızca üç yaş farkı bulunsa da siyasi görüşleri birbirinden oldukça uzak görünüyor.

Bardella, geçmişte dışlanan aşırı sağ çizginin günümüzdeki temsilcilerinden biri olarak görülüyor. Parti, sınır kontrollerinin sıkılaştırılması ve sosyal yardım sisteminin Fransız vatandaşlarına öncelik verecek şekilde yeniden düzenlenmesi vaatleriyle önemli ölçüde destek kazanmış durumda.

Salı günü yayımlanan Vanity Fair dergisine verdiği röportajda Mbappe, Ulusal Birlik Partisi’nin 2027’de iktidara gelme ihtimali konusunda endişelerini dile getirdi.

dfvfvfd
Kylian Mbappe (Reuters)

Derginin aktardığına göre Mbappe, “İnsanlar bazen para ve şöhrete sahip olduğumuz için bu sorunların bizi etkilemediğini düşünüyor. Ancak bu beni etkiliyor. Çünkü onların iktidara gelmesinin ülkem açısından ne anlama geldiğini ve bunun doğurabileceği sonuçları biliyorum” ifadelerini kullandı.

Mbappe’nin sözcüsü henüz konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi. Fransız futbolcu daha önce de Ulusal Birlik Partisi’nin UEFA Euro 2024 sırasında yükselişini “felaket” olarak nitelendirmişti.

Düşünce kuruluşu Le Millénaire’den William Thay ise Bardella’nın verdiği yanıtın siyasi açıdan akıllıca olduğunu söyledi. Thay’e göre Mbappe’nin Paris Saint-Germain takımından ayrılmasının ardından Fransa’daki popülaritesi geriledi. Ayrıca bazı kesimler futbolcuyu kibirli bulurken, Real Madrid performansının beklentilerin altında kaldığı değerlendiriliyor.