Olaylı anlaşmanın tarihçesi: Musk, Twitter'ı almaktan vaz mı geçti?

Teknoloji milyarderinin 44 milyar dolarlık teklifinde son durum

Elon Musk'ın, satın alma anlaşmasından sonra Twitter'ın geçici CEO'su olacağı düşünülüyordu (AP)
Elon Musk'ın, satın alma anlaşmasından sonra Twitter'ın geçici CEO'su olacağı düşünülüyordu (AP)
TT

Olaylı anlaşmanın tarihçesi: Musk, Twitter'ı almaktan vaz mı geçti?

Elon Musk'ın, satın alma anlaşmasından sonra Twitter'ın geçici CEO'su olacağı düşünülüyordu (AP)
Elon Musk'ın, satın alma anlaşmasından sonra Twitter'ın geçici CEO'su olacağı düşünülüyordu (AP)

Elon Musk'ın Twitter'ı satın almaya yönelik olaylı girişiminde işler tersine döndü.
İlk başta Musk'ın sosyal medya platformunun tamamını alma talebine olumsuz yaklaşan Twitter yönetimi şu anda şirketi Musk'a satmak için çaba harcıyor.
Dünyanın en zengin insanı unvanlı Musk, satın alma anlaşmasının askıya alındığını öne sürerken, Twitter yönetimi milyarderin bu iddiasını reddediyor ve sürecin ilerlediğini savunuyor.
Independent Türkçe'den Çağla Üren sansasyonel Twitter anlaşmasının zaman çizelgesini ve gelinen son durumu derledi:

Mart 2022: Musk gözünü Twitter'a dikiyor
Tesla ve SpaceX'in CEO'su Musk, ilk olarak mart başında Twitter'da açtığı bir anketle gündeme geldi.

Milyarder bu ankette takipçilerine Twitter'ın ifade özgürlüğünü koruduğuna inanıp inanmadıklarını sordu. 2 milyon katılımcının kabaca yüzde 70'i "hayır" yanıtını verdi.
Teknoloji milyarderinin bu hamlesi takipçiler arasında heyecan yarattı. Twitter kullanıcıları, Musk'ın kendi sosyal medya platformunu kuracağını düşündü.
Bu esnada hiçbir somut açıklamada bulunmayan Musk, mart ayının sonunda Twitter'ın yönetim kurulu üyesi Egon Durban'la şirketin yönetim kuruluna katılmayı gizlice tartışmaya başladı. Bu arada Musk, ocak ayından beri Twitter hissesi satın alıyordu.
27 Mart'ta Twitter yönetim kurulu başkanı Bret Taylor ve CEO Parag Agrawal'la görüşen milyarder, şirketin yönetim kuruluna katılma fikrini onlarla da tartıştı.
Ancak platformdan hisse aldığını nisana kadar kamuoyuna açıklamadı ve ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) bildirmedi.

Nisan 2022: Musk platformu adım adım satın alıyor
4 Nisan'da teknoloji milyarderi Twitter hisselerinin yaklaşık yüzde 9,2'sini satın aldığını kamuoyuna açıkladı. 5 Nisan'da artık şirketin en büyük hissedarı olduğu için Twitter yönetim kuruluna alınacağı duyuruldu.
6 Nisan'da Twitter CEO'su ve yönetim kuruluyla çalışmayı dört gözle beklediğini söyleyen Musk, 11 Nisan'da Twitter yönetim kuruluna katılmaktan vazgeçtiğini açıkladı.
14 Nisan'da ise beklenmedik bir hamle yapan milyarder Twitter'ın tamamını satın almak için hisse başına nakit olarak 54,20 dolar ödemeyi teklif etti. Söz konusu teklif totalde 44 milyar dolara denk geliyordu.

Yönetim kurulu Musk'ın teklifine sıcak bakmadı
Öte yandan Twitter'ın yönetim kurulu üyeleri, milyarderin satın alma teklifine ilk başta pek sıcak bakmadı. Hatta bu satın alımı engellemek için "zehir hapı" adı verilen bir planı devreye soktu.
Firmaların çoğunluk hisselerini kaybetmemek için başvurduğu bir plan olan "zehir hapı", hissedarlara indirimli olarak ek hisse satın alma hakkı veriyordu.
Böylelikle firma yönetimi, şirketin tamamen satın alınmasını zorlaştırmayı hedefliyordu.

Musk vaatlerini sıralıyor
Teknoloji milyarderi yönetimin bu adımları karşısında kamuoyuna bazı vaatler üzerinden seslendi. Bu süreçte en öne çıkan söz, ifade özgürlüğü oldu.
"İfade özgürlüğünden korkanların aşırı tepkisi her şeyi açıklıyor" diyen Musk şöyle söyledi:
"İfade özgürlüğü derken sadece yasaya uygun olanı kastediyorum. Yasanın çok ötesine geçen sansüre karşıyım. İnsanlar konuşma özgürlüğünün kısıtlanmasını isterse, hükümetten bu yönde yasalar çıkarmasını talep eder. Bu nedenle yasanın dışına çıkmak halkın iradesine aykırıdır."
Musk'ın bir diğer önemli vaadi ise Twitter'daki bot hesapları yasaklamaktı. Özellikle kripto para paylaşımları yapan bot hesapları hedef alan Musk, bunları engellemek için Twitter'a kimlik doğrulama sistemi getireceğini öne sürdü.

Trump'a uygulanan Twitter yasağını değerlendiren Musk, "Bu, ahlaki açıdan kötü ve aptalca bir karardı. Donald Trump'ı yasaklamak doğru değildi, bu bir hataydı" değerlendirmesinde bulundu (AA)

Teknoloji milyarderi ayrıca, 6 Ocak'taki ABD Kongresi baskınının ardından platformdan atılan eski ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik Twitter yasağını kaldıracağını ifade etti. Ancak Trump, şirket yasağı kaldırsa bile Twitter'a dönmeyi planlamadığını duyurdu.

En büyük destek Jack Dorsey'den geldi
Twitter kullanıcıları Musk'ın teklifi karşısında ikiye bölünürken, milyarderin en büyük destekçisi eski Twitter CEO'su ve kurucusu Jack Dorsey oldu.
Platformun Wall Street'ten geri alınması gerektiğini ve aslında kimsenin onu yönetmesini istemediğini söyleyen Dorsey, Musk'ın teklifini bu yolda önemli bir adım olarak değerlendirdi:
"Elon, güvendiğim tek çözüm."

Parayı bulabilecek mi?
Nisan ayının sonlarına yaklaşırken Musk'ın satın alma teklifi tartışılmaya devam ediyordu. Milyarderin nakit 44 milyar doları bulup bulamayacağı da tartışma konusuydu.
Sonunda 20 Nisan'da teknoloji milyarderi, SEC'e bildirimde bulundu ve şirketi satın alabileceğine dair ilk gerçek güvenceyi verdi. Anlaşma için 46,5 milyar dolarlık finansman sağladığını açıkladı.
Milyarder, Morgan Stanley ve diğer finans kurumlarından yaklaşık 25,5 milyar dolarlık borç taahhüdü almıştı. Kendi kişisel servetinden de yaklaşık 21 milyar dolar koymuştu.

Tesla hisseleri çakılıyor
Bundan yaklaşık bir hafta sonra Musk'ın yaklaşık 4 milyar dolarlık Tesla hissesi satması gündeme oturdu. SEC belgelerine göre Musk hisseleri 26-27 Nisan'da satmıştı.
Musk daha sonra Twitter'dan açıklama yaparak ""Bugünden sonra daha fazla Tesla satmayı planlamıyorum" dedi.
Ancak 26 Nisan'da Tesla yüzde 12'yle Eylül 2020'den beri en büyük düşüşü kaydetti.

Twitter anlaşması kabul ediliyor
Musk ve Twitter yönetimi sonunda 25 Nisan'da, 44 milyar dolara Twitter'ı satış anlaşmasını yaptı.
Öte yandan son imzaların atılması ve Musk'ın şirketi devralması için 3-6 ay gerektiği bildirildi. SEC belgelerine göre anlaşmadan vazgeçen tarafın 1 milyar dolar tazminat vermesi kararı da alındı.
Ayrıca anlaşmanın 24 Ekim'e kadar sonuçlanmaması halinde tarafların çekilebileceği ifade edildi. Öte yandan gerekli resmi izinlerin bu tarihe kadar çıkmaması halinde, tarafların imza için süreyi 6 ay daha uzatabileceği belirtildi.
Bu arada Musk, Tesla hisselerinin büyük bir kısmını satmadan Twitter'ı satın alamadığı için mayıs başında üçüncü şahıslardan 6,25 milyar dolarlık yatırım aldı. Yatırımcılar arasında risk sermayesi şirketi Andreessen Horowitz, kripto borsası Binance ve Oracle CEO'su Larry Ellison yer aldı.

Mayıs 2022: İşler karışıyor
Önceki günlerde ise Musk, Twitter'ı satın almak için verdiği teklifin spam ve sahte hesaplar nedeniyle askıya alındığını söyledi.
Musk, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, "Twitter anlaşması spam ve sahte hesapların gerçekten de yüzde 5'in altında olduğunun tespit edilmesi süreci devam ettiği için geçici olarak askıya alındı" dedi.
Twitter mayıs başında ilk çeyrekte reklam için hedef kitle olan hesap sayısının 229 milyonla rekor seviyeye ulaştığını açıklamış ve günlük aktif kullanıcılarının yüzde 5'inden azının sahte ya da spam hesap olduğu tahmininde bulunmuştu.
Ancak teknoloji milyarderi, Twitter, günlük kullanıcılarının yüzde 5'inden daha azının sahte olduğuna dair kanıt elde edene kadar anlaşmanın ilerleyemeyeceğini vurguladı.

Agrawal, şirketi savundu
Twitter CEO'su Agrawal ise şirketinin spam hesaplarla mücadele kabiliyetini savundu. Agrawal, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, her gün mümkün olduğu kadar çok spam hesabını tespit etmeye ve kaldırmaya güçlü bir şekilde teşvik edildiklerini aktardı.
Spam hesapların sofistike ve yakalanması zor olduğuna işaret eden Agrawal, bu hesaplarla mücadelenin "inanılmaz dinamik" olduğunu öne sürdü.

Musk'tan Agrawal'a kaka emojisi
Agrawal, 16 Mayıs'ta Twitter hesabından yaptığı bir dizi paylaşımda sahte hesapların, toplam kullanıcı sayısının yüzde 5'inden az olduğu yönündeki tahminlerini de savundu. 
Musk ise bu savunmaya gülen kaka emojisiyle yanıt verdi ve Twitter'ın tahminlerinden çok daha fazla sahte hesap olduğu iddiasını yineledi. 

 Tesla CEO'su aynı gün Miami'de düzenlenen bir teknoloji konferansına katıldı. Konferansta istenmeyen hesapların Twitter'ın tahminin 4 katı, yani yüzde 20 civarında olabileceğini söyledi. 

"Gizlilik anlaşmasını ihlal etmekle suçlanıyorum"
Teknoloji milyarderi, sahte hesapları tespit için Twitter'ın resmi hesabını takip eden hesaplardan 100'ünü rastgele alıp test edecekleri bir çalışma yapacağını bildirdi ve başkalarını da aynı testi yapmaya davet etti.
Musk daha sonra bunun nasıl yapılacağıyla ilgili bir soruya, Twitter'ın bot hesapları belirlemek için yaptığı testte incelenen takipçi sayısının 100 olduğunu ve kendisinin de sayıyı bu yüzden seçtiğini öne sürdü.
Ancak milyarderin verdiği bu bilgi ortalığı karıştırdı. Zira bu bilgiyi vererek Musk'ın Twitter'ın iç işleyişine dair bilgileri ifşa ettiği ve bunun yasal olmadığı iddia edildi.
İlk açıklamasından birkaç saat sonra bir tweet daha atan Musk, 100 sayısını verdiği için Twitter'ın kendisini gizlilik anlaşmasını ihlal etmekle suçladığını duyurdu.

Twitter kabul etmiyor: "Anlaşma askıda değil"
Twitter'ın üst düzey avukatı Vijaya Gadde'den 19 Mayıs'ta Musk'ın iddialarını yalanlayan bir açıklama geldi. Şirket çalışanlarıyla yaptığı bir toplantıda Gadde, anlaşmanın ilerlediğini ve "askıya alma" diye bir şey olmadığını söyledi.
Bunun yanı sıra SEC'e bu hafta yapılan bir başvuruda da Twitter yönetim kurulunun hissedarları anlaşma lehinde oy kullanmaya çağırdığı ortaya çıktı. Zira anlaşmanın geçerli olması için Twitter hissedarları tarafından onaylanması gerekiyor.
Söz konusu SEC belgesi, Twitter yönetiminin ilk baştaki olumsuz tavrını değiştirdiğini ve platformu satmaya çalıştığını düşündürüyor.
 
Elon Musk'ın teklifinin ardından Titter'ın iş ilanlarına ilgi patladı (Reuters)
Musk, Twitter teklifinden bu yana kaç para kaybetti?
Musk'ın nisanda Twitter'ı satın alma teklifini sunmasından bu yana Tesla hisseleri yüzde 28 düştü. Bu da Musk'ın net servetinden 49 milyar dolar kaybettiği anlamına geliyor. Kaybedilen para 44 milyar dolarlık satın alma teklifinden de fazla.
Bu nedenle bazı analistler, Musk'ın son dönemde tutum değiştirmesinin maddi kaygılardan kaynaklandığını düşünüyor.
Musk'ın Miami'de düzenlenen konferansta daha düşük maliyetli bir anlaşmanın mümkün olduğunu söylemesi de bu düşünceyi destekleyen gelişmelerden oldu. Analistler, milyarderin anlaşma fiyatını yeniden müzakere etmenin ya da şirketi satın almaktan toptan vazgeçmenin yollarını aradığını düşünmeye başladı.
Örneğin, piyasa analisti Dan Ives, Tesla hisselerindeki büyük düşüşün ve genel olarak piyasadaki değer kayıplarının Musk'ın tedirgin olmasına neden olduğunu belirtiyor. 
Ancak Twitter yöneticileri platformun hisse başına 54,20 dolara satılmasını öngören anlaşmanın satış fiyatını yeniden müzakere etmeyeceklerini vurguluyor.

"Musk'ın tehdidi anlamsız"
Kanada'daki Calgary Üniversitesi'nde İşletme Doçenti Anup Srivastava'ya göre Musk'ın spam hesaplarla ilgili tehdidi anlamsız. Zira satın alma teklifi hiçbir zaman platformun abone sayısıyla veya reklam geliriyle ilgili olmadı. Yani bu konular en başından beri gündeme gelmedi.
Srivastava, Musk'ın tutum değişikliğini iki şekilde değerlendiriyor:
Birincisi, son dönemde teknoloji hisselerinde yaşanan erime, Twitter'ın artık ocak ayındaki kadar değerli olmadığı anlamına geliyor.
İkincisi, Tesla'nın hissedarları Musk'ın hamleleriyle sarsıldı. Buna göre milyarderin tüm dikkatini elektrikli araçlar yerine Twitter'a verdiğini gören hissedarlar endişeye kapıldı."
Srivastava, The Conversation'da kaleme aldığı makalede konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Artık muhtemelen Twitter'ın peşinden gitmenin buna değmediğini ve bu anlaşmadan kazanacağından daha fazlasını kaybedeceğini anlamıştır." 
Independent Türkçe, Quartz, CNET, Bloomberg, Fortune, Forbes, The Conversation



Gazeteler ile yapay zekâ arasında “arşiv savaşı” büyüyor

The New York Times binası önünden bir görünüm (AP)
The New York Times binası önünden bir görünüm (AP)
TT

Gazeteler ile yapay zekâ arasında “arşiv savaşı” büyüyor

The New York Times binası önünden bir görünüm (AP)
The New York Times binası önünden bir görünüm (AP)

Medya kuruluşları ile teknoloji şirketleri arasındaki “arşiv savaşı”, bazı gazetelerin çevrim içi arşivlerini kapatma eğilimine girmesiyle giderek büyüyor. Bu adımın arkasında, arşiv içeriklerinin yapay zekâ araçlarının eğitilmesinde ücretsiz şekilde kullanılmasına yönelik endişeler bulunuyor. Uzmanlar ise bu tür yasakların yalnızca geçici bir çözüm olduğunu belirterek, fikri mülkiyet hakları ile bilgiye erişim hakkı arasında denge kuracak kuralların oluşturulması gerektiğini vurguluyor.

Gazetecilik araştırmaları alanında uzmanlaşmış Nieman Lab tarafından yakın zamanda yayımlanan bir analizde, ABD’de 340’tan fazla yerel haber sitesinin çevrim içi arşivlerine erişimi engellemeye veya kısıtlamaya başladığı belirtildi. Analize göre bu süreç, geçen ocak ayında The New York Times ve USA Today gibi gazetelerin arşivlerini kapatmasıyla başladı. Söz konusu kuruluşlar, arşiv içeriklerinin yapay zekâ sistemlerinin eğitiminde kullanıldığını açıklamıştı.

Ücretsiz Kullanım Endişesi

Nieman Lab analizine göre bu girişim, arşivleme fikrine karşı bir tutumdan değil; teknoloji şirketlerinin ücretsiz arşivleri kullanarak yapay zekâ sistemlerini eğitmesi ve bunun karşılığında içerik üreticilerine herhangi bir ödeme yapmamasına yönelik artan kaygılardan kaynaklanıyor. Raporda ayrıca, fikri mülkiyet haklarını koruma amacıyla benzer uygulamaların İngiltere ve Brezilya’daki bazı gazetelere de yayıldığı ifade edildi.

May Abdulgani, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede arşivlerin kapatılmasının kısa vadede bazı hukuki hakları koruyabileceğini, ancak şeffaflığı zayıflattığını, dijital hafızayı aşındırdığını ve büyük platformların veri üzerindeki tekelleşmesini güçlendirdiğini söyledi.

Abdulgani’ye göre internet arşivleri, yapay zekâ dil modellerinin beslendiği tek kaynak değil. Ticari veriler, sosyal medya platformları, açık arşivler, lisanslı veri tabanları, insan etkileşimleri ve sentetik veriler de yapay zekâ ekosisteminin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Araştırmacı, görünürdeki çatışmanın aslında veri mülkiyeti ve dijital bilgi üzerindeki kontrol mücadelesini gizlediğini belirterek, yapay zekâ altyapısının ve kamuya açık verilere erişim hakkının bu tartışmanın merkezinde bulunduğunu ifade etti.

frgthyu7ı
Yapay zekâ uygulamalarının kullanımındaki artış (arşiv fotoğrafı)

Abdulgani’ye göre çözüm, “dijital hafızanın dengeli yönetişimi” yaklaşımının benimsenmesinde yatıyor. Bu yaklaşım kapsamında içeriklerin tamamen engellenmesi yerine seçici kaldırma yöntemleri uygulanabilir, içerik kullanımına yönelik düzenli lisanslama sistemleri kurulabilir ve dış arşivlere bağımlılığı azaltacak kurumsal medya arşivleri oluşturulabilir.

Bunun yanında, kamuya açık erişim, akademik ve gazetecilik amaçlı erişim ile ücretli erişimi birbirinden ayıran çok katmanlı erişim modellerinin geliştirilmesi öneriliyor. Yapay zekâ şirketleriyle yapılacak anlaşmalarda ise lisans sözleşmeleri, eğitim verilerinin şeffaf şekilde açıklanması ve uygun mali tazminat mekanizmalarının yer alması gerektiği belirtiliyor.

Akademisyenler ve Tarihçiler İçin Riskler

Abdulgani, dijital arşivlerin kapatılmasının akademisyenlere ciddi zarar vereceğini de vurguladı. Bilimsel araştırmaların ham veri kaynaklarına ihtiyaç duyduğunu belirten araştırmacı, geçmiş kaynaklara erişimin engellenmesinin sosyal ve beşerî bilimlerde olguların tarihsel gelişiminin anlaşılmasını zorlaştıracağını söyledi.

Ona göre dijital arşivlerin kaybı yalnızca medya içeriklerinin veya tarihî belgelerin kaybolması anlamına gelmiyor; aynı zamanda araştırmacıların olayları zaman içindeki gelişim süreçleriyle inceleme kapasitesini de zayıflatıyor.

Araştırmacı ayrıca bu durumun modern çağın dijital hafızasını silme riski taşıdığını, tarihçiler için dijital boşluklar oluşturabileceğini ve olayların anlaşılmasında ciddi çarpıklıklara yol açabileceğini belirtti. Bunun da tarih yazımının giderek platformların kontrolüne girmesi sonucunu doğurabileceğini ifade etti.

“Dijital Hafızanın Geleceği” Tartışması

Gazeteler fikri mülkiyetlerini ticari kullanım karşısında korumaya çalışırken, bu girişim dijital hafızanın geleceği konusunda yeni soruları da gündeme getiriyor. Özellikle gazeteciler, araştırmacılar ve tarihçiler açısından arşivlere erişimin kısıtlanmasının etkileri tartışılıyor.

Hasan Abdullah ise yapay zekânın hızlı gelişimiyle birlikte gazetecilik içeriklerinin korunmasına ilişkin tartışmaların her zamankinden daha önemli hâle geldiğini söyledi.

Abdullah’a göre fikri mülkiyet haklarının korunması büyük önem taşısa da asıl soru, arşivlerin yasaklanmasının kalıcı bir çözüm olup olmadığıdır.

Akademisyen, yapay zekâ sistemlerinin gelişebilmek için çok büyük miktarda veriye ihtiyaç duyduğunu, profesyonel gazeteciliğin de en güvenilir bilgi kaynaklarından biri olduğunu belirtti. İçeriklerin herhangi bir düzenleme veya adil bir karşılık olmadan kullanılmasının medya kuruluşlarının ekonomik sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini ifade eden Abdullah, buna rağmen dijital arşivlerin tamamen kapatılmasının bilgiye erişimi ve bilimsel araştırmaları olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

Hukuki ve Etik Çerçeve Çağrısı

Abdullah, son dönemde gazeteler ile yapay zekâ şirketleri arasında eğitim verilerinin kullanımı nedeniyle hukuki anlaşmazlıkların arttığını, buna karşın bazı medya kuruluşlarının teknoloji şirketleriyle veri kullanımını düzenleyen anlaşmalar imzaladığını hatırlattı.

Ona göre gerçek çözüm, medya kuruluşlarının haklarını korurken kamuoyunun bilgiye erişim hakkını da güvence altına alan dengeli bir hukuki ve etik çerçeve oluşturulmasıdır. Bu çerçeve kapsamında gazetecilik içeriklerinin adil ve şeffaf bir ücretlendirme karşılığında kullanılmasını sağlayacak lisans sistemleri geliştirilmeli, ayrıca yapay zekâ şirketleri eğitim verilerinin kaynaklarını açıklamakla yükümlü tutulmalıdır.

Abdullah ayrıca medya kuruluşları ile teknoloji şirketleri arasında stratejik ortaklıklar kurulmasını önerdi. Böylece sürekli çatışma yerine iki tarafın da yarar sağlayacağı iş birliği modelleri geliştirilebilir.

Gazetecilik ve Tarih Yazımı Açısından Sonuçlar

Akademisyene göre dijital arşiv hizmetlerine erişimin kaybedilmesi uzun vadede ciddi sonuçlar doğurabilir. Günümüzde elektronik arşivler, modern dünyanın dijital hafızası ve olayların izlenmesi, açıklamaların doğrulanması ve siyasi-sosyal gelişmelerin zaman içindeki dönüşümünün analiz edilmesi için temel araçlar hâline gelmiş durumda.

Araştırmacı gazeteciler, çelişkileri ortaya çıkarmak, silinen bilgileri tespit etmek veya resmî anlatılardaki değişimleri izlemek için arşivlenmiş içeriklere ihtiyaç duyuyor. Tarihçiler ve akademisyenler ise çağdaş tarihi doğru biçimde inşa etmek için bu kaynaklardan yararlanıyor.

Bu nedenle dijital arşivlere erişimin sınırlandırılması, şeffaflığı ve kamusal denetimi zayıflatabilir; gelecek nesiller için ciddi bir bilgi boşluğu yaratabilir.

Abdullah, değerlendirmesini şu görüşle özetledi:

“Gerçek mesele teknolojiyi engellemek değil, onu düzenlemektir. Amaç hem gazetecilik üretimini korumak hem de toplumun bilgiye erişim hakkını güvence altına almaktır. Gelecek, yapay zekâyı engellemeyi başaranların değil; yenilikçilik, telif hakları ve bilgiye erişim özgürlüğü arasında denge kurabilenlerin olacaktır.”

Dijital hafızanın geleceği ve arşivlere erişimin gazeteciler, araştırmacılar ve tarihçiler üzerindeki etkileri konusundaki tartışmalar ise giderek daha fazla önem kazanıyor.


Suudi Arabistan Medya Forumu ödüllerinin kazananları açıklandı

Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Medya Forumu ödüllerinin kazananları açıklandı

Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Medya Forumu dün akşam Riyad’da düzenlenen törenle ödül kazananları onurlandırdı. Törene çok sayıda medya mensubu katıldı.

Suudi televizyonunda haber spikeri olarak görev yapan Dr. Hüseyin en-Neccar, ‘Yılın Medya Kişiliği’ ödülüne layık görüldü. Şarku’l Avsat ise iki ödül kazandı. Gazetenin yazarlarından Dr. Muhammed Rumeyhi, gazetecilikteki uzun soluklu deneyimi dolayısıyla ‘köşe yazısı’ dalında ödül alırken, gazeteci Abdülhadi Habtur, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı röportajla ‘gazetecilik söyleşisi’ dalında ödüle layık görüldü. Ödüller, forumun kapanışı kapsamında dün akşam düzenlenen törende takdim edildi.

El-İktisadiyye gazetesi, gazeteci Halid el-Bedr imzasını taşıyan çalışmayla ‘gazetecilik dosyası’ dalında ödül kazanırken, araştırmacı Lema es-Sehli ise ‘medya alanlarında akademik araştırma’ dalında ödülün sahibi oldu.

dcf
Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, Dr. Hüseyin en-Neccar'a ‘Yılın Medya Kişiliği’ ödülünü takdim etti. (Şarku’l Avsat)

İçerik ödülleri kapsamında, ABD’den Luma AI ‘yapay zekâ ile üretilen içerik’ dalında ödüle layık görüldü. Fas’tan Rashid Show programı toplumsal sohbet temalı televizyon programları dalında ödül kazanırken, Podcast 1949 ise söyleşi temalı podcast programları kategorisinde birincilik elde etti.

Suudi Arabistan Ulusal Günü’ne yönelik en iyi medya çalışması ödülü, Turizm Geliştirme Fonu’nun hazırladığı ‘Suudi Arabistan hakkında neler duydunuz?’ adlı çalışmaya verildi. Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘el-Avca’ filmi, Suudi Arabistan Kuruluş Günü için en iyi medya çalışması ödülüne layık görülürken, Vizyon 2030 sosyal medya hesabına ait ‘Bayrağımız bizim adımıza konuşuyor’ çalışması ise Bayrak Günü çalışmalarına yönelik ödülün sahibi oldu.

Forumun özel ödülleri kapsamında, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia, ‘Küresel Öncü’ ödülüne layık görüldü.

dcfgthy
Abdulhadi Habtur ‘gazetecilik söyleşisi’ ödülünü aldı. (Şarku’l Avsat)

Karar alıcılar, düşünce liderleri ve dünyanın farklı ülkelerinden 300’ü aşkın yönetici ve uzmanın yoğun katılımıyla düzenlenen 5. Suudi Arabistan Medya Forumu’nda gerçekleştirilen paneller, medya sektörünün yaşadığı hızlı dönüşümleri anlamaya ve geleceği keşfetmeye yönelik kapsamlı bir çalışma platformu niteliği taşıdı.

Suudi Arabistan Medya Forumu 2026, benzeri görülmemiş bir ilgiye sahne oldu. Dünyadaki en büyük medya etkinliği olarak kayda geçen forumu 65 bin 603 kişi ziyaret ederken, bu rakamla Guinness Rekorlar Kitabı sertifikası da elde edildi.


SRMG, Suudi Medya Forumu’nun medya ortağı oldu

SRMG, Suudi Medya Forumu’nun medya ortağı oldu
TT

SRMG, Suudi Medya Forumu’nun medya ortağı oldu

SRMG, Suudi Medya Forumu’nun medya ortağı oldu

Suudi Medya Forumu, Suudi Araştırma ve Medya Grubu (SRMG) ile forumun medya ortağı olması kapsamında bir iş birliği anlaşması imzaladı. Anlaşma; Geleceğin Medyası Fuarı (FOMEX) kapsamındaki katılımı ve panel oturumlarının medya takibini içeriyor.

Anlaşma çerçevesinde SRMG, FOMEX’te “Thmanyah”, “Asharq” ve “SRMG Medya Çözümleri” platformları aracılığıyla ziyaretçilere özgün bir deneyim sunacak; bu sayede forum katılımcılarıyla etkileşimi güçlendirecek. Ayrıca, SRMG’nin panel ve oturumlara aktif katılımı da öngörülüyor.

Bölgenin en büyük entegre medya grubu konumundaki SRMG, bu ortaklıkla medya görünürlüğünü artırırken; televizyon, dijital platformlar, basılı yayıncılık, sesli içerik ve film yapımı dâhil olmak üzere çok sayıda mecradaki birikimini ve uzmanlığını foruma taşıyor.

SRMG, sahip olduğu çeşitli medya kanalları ve uluslararası ortaklık ağı sayesinde bölgede medya endüstrisinin gelişimine katkı sağlıyor; Suudi Arabistan ve bölge genelindeki izleyici ve takipçilerine güvenilir ve nitelikli içerik sunuyor.

Anlaşma ayrıca, SRMG platformlarının forum ve FOMEX kapsamındaki tüm etkinlikleri kapsayan bütüncül bir medya planı dâhilinde; editoryal içerikler, canlı yayınlar, dijital içerik üretimi ve kapanış raporlarıyla kapsamlı biçimde takip etmesini de içeriyor.

Suudi Medya Forumu, her yıl medya profesyonelleri ve karar vericileri bir araya getiren öncü bir platform olarak öne çıkıyor. Forum, yerel ve bölgesel ölçekte medya sektörünün gelişimine katkı sağlayacak zorluk ve fırsatları ele almayı amaçlıyor. “Değişen Bir Dünyada Medya” temasıyla düzenlenen forum, sektörün önde gelen isimlerini ve yöneticilerini ağırlayarak, hızla dönüşen küresel ortamda medyanın karşı karşıya olduğu temel meseleleri tartışıyor.

Suudi Medya Forumu’nun beşinci edisyonu, 2–4 Şubat 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Programda 300’ü aşkın konuşmacının katılımıyla 100’den fazla panel ve oturum yer alacak. Bu yönüyle forum, medya dönüşüm yılı kapsamında kilit bir etkinlik olarak öne çıkarken, Suudi Arabistan’ın dinamik kültürel ve kalkınma vizyonunu da yansıtıyor.