İBB Meclisi'nde öğrenci ulaşım kartlarına yapılan zammın İBB tarafından sübvanse edilmesi kabul edildi

Fotoğraf: AA_Arşiv
Fotoğraf: AA_Arşiv
TT

İBB Meclisi'nde öğrenci ulaşım kartlarına yapılan zammın İBB tarafından sübvanse edilmesi kabul edildi

Fotoğraf: AA_Arşiv
Fotoğraf: AA_Arşiv

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi'nde, Mayıs ayı 3. oturumunda toplu ulaşımda aylık öğrenci ulaşım abonman ücretine yapılan zammın İBB tarafından sübvanse edilmesi "ısrar karar" olarak kabul edildi.
İBB Meclisi 2. Başkanvekili Ömer Faruk Kalaycı başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, aylık öğrenci abonman ücretinin İBB tarafından sübvanse edilmesi gündeme geldi.
Raporda yer alan 162. maddede Cumhur İttifakı olarak öğrenci abonman ücretlerine yapılan yüzde 40'lık zammın İBB tarafından sübvanse edilmesinin uygun olacağı değerlendirildi.
Komisyon görüşüne göre, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 14 Nisan'da yeniden görüşülmek üzere meclise iade ettiği ve İBB'nin sübvanse maliyetinin bütçede karşılığının bulunduğu ifade edilerek yeniden gündeme gelmesi uygun görüldü.
AK Parti ve MHP grubu, öğrenci ulaşım kartlarına yapılan yüzde 40'lık zammın İBB tarafından sübvanse edilmesini ve öğrencilerden eski tarifede olduğu gibi 78 lira alınmasına devam edilmesini teklif etti.
Teklif oy çokluğuyla "ısrar karar" olarak kabul edildi.
Buna göre aylık yüzde 40 zamla 31 lira eklenerek 109 liraya çıkan aylık öğrenci abonman ücretinin yeniden 78 liraya düşürülmesi kararı alındı.

"Öğrencilerimize hayırlı olsun"
İBB Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Tevfik Göksu, yüzde 40'lık zammın öğrenci biletlerinde uygulanmaması, İBB tarafından sübvanse edilmesiyle ilgili teklif verdiklerini, bu konuda da meclisin karar verdiğini hatırlattı.
Kararın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından veto edildiğini hatırlatan Göksu, öğrencilerin derslerine motive olmasına katkı sağlayacaklarını belirterek, "Öğrencilere zammın uygulanmaması ısrar kararını geçirdik. Öğrencilerimize hayırlı olsun" dedi.
Manipülasyonla algı oyunu peşinde olunduğunu ileri süren Göksu, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ey CHP'li İBB Belediye Başkanı. 'Toplu taşımadan kar mı elde edilir? Toplu taşıma yapılabilse de ücretsiz olsa.' diye seçimde bol bol konuştunuz. Bunu gerçekten uygulayın. Hani halkçıydınız siz? Sosyal demokratsınız ya... Böyle zamanda devrede olmayacaksınız ne zaman olacaksınız? O toplu taşımanın kurumu İETT'yi herhangi bir sıkıntıya sokmamak için İBB'de reklama, gezilere harcadığınız, fantezi yaptığınız işlere harcadığınız o büyük paraları bir kenara ayırın. İstanbul'daki bütün öğrencilerin yüzde 40 zammını sübvanse etsek İBB'ye maliyeti yaklaşık olarak 463, hadi 500 milyon. Bu rakam İBB için çok büyük rakam değil. Söylediğimiz şey İstanbullu çocuklardan 500 milyonu çok görmeyin. Bu çocuklarının biletlerini sübvanse ederseniz onlar hayata hazırlanırlar, bu şehrin, bu ülkenin geleceğine katkı üretmek için emek ortaya koyarlar. Bunu söylüyoruz."

CHP mitingine ücretsiz sefer iddiası soru önergesi olarak sunuldu
Öte yandan AK Parti Ulaşım ve Trafik Komisyonu Üyesi Halit Cebeci, CHP'nin 21 Mayıs'ta yapılan mitinge ek seferler düzenleneceğinin Twitter hesabından paylaşıldığını belirterek mitinge bedava yolcu taşınmasıyla ilgili soru önergesi sundu.
"Siz kendi yandaş ve paydaşlarınıza hizmet etmek ve İstanbul'un nimetlerinden partizanca faydalanmalarını sağlamak için gayret sarf ediyorsunuz" diyen Cebeci, şöyle devam etti:
"Millet binmek için sağlam otobüs bulamazken, hak, hukuk, adalet diyen, sözde halkçı olduğunu iddia eden CHP'li İBB yönetiminin bu keyfi ve partizanca uygulamayı yapması İstanbul halkının hizmetinde olması gereken otobüslerin bir parti için seferber edilmesini kamuoyunun takdirine sunuyoruz. Sayın Başkan 16 milyon İstanbullunun kullanması gereken otobüslerin üyesi olduğunuz partinin mitingine insan taşıması talimatını siz mi verdiniz? CHP mitingi için seferden kaldırılan otobüsler nedeniyle oluşan yoğunluğun sorumlusu kim? CHP mitingi için seferden kaldırılan otobüslerin İstanbullu hemşerilerimizin gidecekleri yere zamanında ulaşamamasının sebebi kimdir? CHP mitingi için alana götürülen vatandaşlar bedava mı taşınmıştır? Bu miting için oluşturulan hatlarda kaç yolcu taşınmıştır, elde edilen gelir nedir? Öğrenci AKBİL'inde yapılan sübvanseyi ek maliyet geliyor dediğiniz ortamda, kamu kaynaklarının bir parti mitingi için kullanılmasını nasıl izah ediyorsunuz? Bu sorunun cevabını genç kardeşlerimize verebilecek misiniz? Bu tür organizasyonlarda ek sefer açmak mevcut ise TEKNOFEST'e çok gördüğünüz ve yapmadığınız ek seferleri İstanbullu gençlerimize nasıl açıklayacaksınız?"
Söz alan CHP Meclis Üyesi Mesut Kösedağı da "Kendi yaptığınız sistemi bizim de yaptığımızı düşündünüz. Keşke sorsaydınız söylerdik. İBB kendi Twitter hesabından açıkladı. O gün yoğunluğu kaldırmak adına 1200 ücretli ek sefer konmuştur. Bu boş önerge için üzüldüm. İETT olarak Maltepe miting alanına bir tane ücretsiz sefer yapmamıştır" dedi.
Cebeci de İstanbullular adına soru sormaya devam edeceklerini kaydederek, "Bedava taşınmış mıdır diye bir ifadede bulundum. Burada 19 hatta 200 araç 1204 ek sefer düzenleniyor. Peki bu hatlardan çektiğiniz araçların İstanbullunun hizmetinden çekilmesini nasıl ifade edeceksiniz?" diye konuştu.
Talep oy çokluğuyla kabul edildi.
 



Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.