İsrail-Türkiye ilişkilerinin ‘bazı testlerden’ geçmesi gerekiyor

Çavuşoğlu Mescid-i Aksa’yı İsrailli yetkililerin eşliği olmaksızın ziyaret etti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, Tel Aviv’deki bir araya geldiler. (İsrail Hükümeti)
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, Tel Aviv’deki bir araya geldiler. (İsrail Hükümeti)
TT

İsrail-Türkiye ilişkilerinin ‘bazı testlerden’ geçmesi gerekiyor

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, Tel Aviv’deki bir araya geldiler. (İsrail Hükümeti)
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, Tel Aviv’deki bir araya geldiler. (İsrail Hükümeti)

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile İsrailli mevkidaşı Yair Lapid dün yaptıkları görüşmede, iki ülke arasında tam diplomatik ilişkilerin yeniden tesisinin ve karşılıklı büyükelçi atamasının bir süre daha ertelenmesini kararlaştırdı. İki bakan süreçteki aksaklıklara rağmen Türkiye-İsrail ilişkilerinde aşamalı olarak ilerleme kaydedildiğini belirtti.   
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid, Batı Kudüs'te gerçekleştirdikleri ikili ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın açıklaması yaptı. Lapid konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Aramızdaki ilişkide iniş çıkışlar ve sarsıntılar yaşanmamış gibi davranmayacağız. Ancak her zaman diyalog ve iş birliğine nasıl döneceğimizi bildik. İki halkın uzun bir geçmişi bulunuyor. Her zaman bir faslı kapatıp yenisini açmasını biliyorlar. Bugün yaptığımız da bu. Biz 1948’de, Türkiye’nin İsrail’i tanıyan ilk İslam ülkesi olduğunu unutmuyoruz.”
Çavuşoğlu ile gerçekleştirdikleri görüşmeyi ‘verimli ve sonuç odaklı’ olarak nitelendiren Lapid, sadece güvenlik ve diplomatik ilişkiler değil, ekonomik bağlar ve sivil iş birliğini de daha ileri taşımayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye ile ilişkilerin düzeltilmesinin İbrahim Anlaşmaları’nın ardından başlatılan yeni süreçle de ilişkili olduğunu ifade eden Lapid, yeni sürecin odak noktasının; ‘terörizme ve istikrarı baltalama girişimlerine karşı Ortadoğu’da yeni bir güç ortaklığının geliştirilmesi’ olduğunu vurguladı. Türkiye ile ekonomik ilişkilerin, siyasi gerginliklerin olduğu dönemde bile artmaya devam ettiğini ancak daha da ileriye taşınması gerektiğini belirten Lapid, bugünkü görüşmelerde ortak ekonomik komisyonun yeniden oluşturulması kararı aldıklarını bildirdi.  
Lapid, Çavuşoğlu'na hitaben şunları söyledi:
"Sayın Bakan; İsrailliler diplomasinin ötesinde Türkiye'yi çok seviyor. Binlerce İsrailli sizin kültürünüzü, müziklerinizi, güzel plajlarınızı ve güzel pazarlarınızı seviyo… Bugün ilişkilerimizi daha da geliştirmek için yeni bir çerçeve oluşturmuş olduk. Bundan sadece bizler değil önümüzdeki yıllarda çocuklarımız da faydalanacak."  
Mevlüt Çavuşoğlu da Ankara ile Tel Aviv arasında, yenilenmiş siyasi diyalog kurulması üzerinde uzlaşıldığını vurguladı. Farklılıklara rağmen sürdürülebilir diyaloğun devam ettirilmesinin iki ülke için de faydalı olacağını belirten Çavuşoğlu şu ifadeleri kullandı:
"Bu da birbirimizin hassasiyetlerine karşılıklı saygı temelli olmalıdır. Bu sadece bizim iki taraflı ilişkilerimiz için değil, aynı zamanda bölgemizde barış açısından da faydalı olacaktır."  
Görüşmede bölgesel konularla ilgili görüş alışverişinde bulunduklarını kaydeden Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Pozitif bir gündem üzerinde çalışmalarda bulunmak, anlaşmazlıklarımızı daha yapıcı bir şekilde ele almamıza yardımcı olabilir. Gerçekten de geçen Ramazan Ayı’nda devlet başkanları seviyesinde tesis etmiş olduğumuz diyalog, sükunetin korunmasına ilişkin çabalara katkıda bulunmuştur. İsrail'le birçok alandaki ilişkilerimize yeni enerji kazandırmaya ve bundan sonra farklı mekanizmaları oluşturmaya ve sivil havacılıkla ilgili görüşmeleri yeniden başlatmaya hemfikiriz."
Bakan Çavuşoğlu, coğrafi yakınlık ve birbirini tamamlar nitelikteki ekonomilerin Türkiye ve İsrail’i doğal ticaret ortağı haline getirdiğini belirterek şunları söyledi:
“Türkiye ve İsrail, karşılıklı olarak birbirleri ile en çok ticaret yaptığı 10 ülke arasında. Yaşadığımız salgın ve geçmişimizdeki farklılıklara rağmen ticaret hacmimiz sürekli olarak artmaya devam etmiştir. Geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret hacmi 8 milyar doları aştı. Bu yılın ilk çeyreğinde de Türkiye’den İsrail’e yapılan 1,8 milyar dolarlık bir ihracat var.”
Çavuşoğlu, Lapid ile Filistin-İsrail meselesini de görüştüklerini belirtti:
“Biz, Birleşmiş Milletler ilkeleri çerçevesinde iki devletli bir çözümün kalıcı barış için tek çözüm olduğuna inanıyoruz. Görmek istediğimiz şey de bu, kalıcı bir barışın Ortadoğu'da sağlanmasını istiyoruz. Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın kutsallığı ile ilgili hassasiyetlerimizi paylaştık, aramızdaki ilişkilerin normalleşmesinin bu çatışmanın barışçıl bir şekilde çözüme kavuşturulmasında olumlu bir etkiye sahip olacağına da inanıyoruz.” 
İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, iki bakanın ilişkilerin kademeli ve derinlikli bir biçimde ilerletilmesi konusunda hemfikir olduğu ve bunun için ortak komisyon kurulacağı kaydedildi. Ayrıca karşılıklı ortak ekonomik komisyon girişimini yeniden başlatmak için anlaşıldığı ve İki taraf arasında yeni bir sivil havacılık anlaşması için çalışılması üzerinde uzlaşıldığı bildirildi.
Çavuşoğlu İsrail Turizm Bakanı Yoel Razvozov ve Bölgesel İşbirliği Bakanı Esawi Frej ile çalışma yemeğinde bir araya geldi. Görüşmede karşılıklı olarak turist sayısının ve turizmde iş birliğinin artırılması konusunda hemfikir olundu.  
Tel Aviv’den siyasi kaynaklar, İsrail’in Türkiye ile derin ilişkilerin geliştirilmesine oldukça ilgili olduğunu ancak geçmişte yaşananların tekrarından çekindiği için temkinli davrandığını aktardı. Tel Aviv yönetiminin sürpriz kararlar alınarak şaşırmaktan çekindiğini söyleyen kaynaklar, dolayısıyla ilişkilerin belirli sınamalardan geçmesi gerektiğini düşündüklerini bildirdi.
İsrail güvenlik güçlerinin Ramazan Ayı boyunca Kudüs’te, Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskınlar nedeniyle gerilim artmıştı. Türkiye bu süreçte İsrail ve Filistinli yetkililerle temas halinde oldu.  
Batı Kudüs'teki Yad Vaşem Holokost Müzesi’ni ziyaret eden Çavuşoğlu, Holokost anıtına çelenk bırakarak müzedeki anı defterini imzaladı. Çavuşoğlu, müzede gördüklerinin ‘Bu tür vahşetlerin tekrar yaşanmaması için ortak sorumluluğu’ hatırlattığını söyledi. Türk Bakan önceki gün Filistin'i ziyaret ederek mevkidaşı Riyad el-Maliki ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüşmüştü. Bakan Çavuşoğlu, işgal altındaki Doğu Kudüs'te Mescid-i Aksa'yı ziyaret etti. Çavuşoğlu’nun ziyaretine kendi talebi nedeniyle herhangi bir İsrailli yetkilinin iştirak etmemesi dikkat çekti.
Türkiye, İsrail’in Mescid-i Aksa üzerinde egemenliğini tanımıyor ve bu bölgeyi işgal edilmiş addediyor.
Mescid-i Aksa'nın idaresinden sorumlu Kudüs İslami Vakıflar İdaresini ziyaret eden Çavuşoğlu, İdare Başkanı Azzam el-Hatib ile görüştü. Çavuşoğlu’nun ziyareti, 15 yıl aradan sonra İsrail’e yapılan ilk üst düzey temas olarak dikkat çekti. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, resmi temaslarda bulunmak üzere mart ayında Ankara'ya gitmiş ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmüştü.  



Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
TT

Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ve İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’nın genişletilmesi, konteyner terminallerinin işletilmesi, geliştirilmesi ve yeni yatırımlar yapılmasına yönelik bir ortaklık anlaşması imzaladı.

Dün akşam başkent Trablus’un 200 kilometre doğusunda bulunan Misrata’da gerçekleştirilen imza töreni öncesinde Dibeybe, Tajani’nin başkanlık ettiği İtalyan heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle ekonomi ve hizmet alanlarında geliştirilmesi ele alındı. Ayrıca Akdeniz bölgesinde ortak bir meydan okuma olarak öne çıkan düzensiz göç dosyası da gündeme geldi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)

Dibeybe, imza törenine katılmak üzere Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’na gelen Katar Başbakanı’nı karşılayanlar arasında yer aldı. Dibeybe, Libya ile Katar arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekti.

Dibeybe, Katar Başbakanı ile yaptığı resmi görüşmede iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin güçlendirilmesi, yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi ve ortak çıkarlara hizmet edecek adımların ele alındığını, ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyaların görüşüldüğünü belirtti.

Dibeybe’nin ofisi, Katar’ın Libya halkına verdiği destekten duyulan memnuniyeti dile getirerek, iki ülke arasındaki kardeşçe ilişkilerin altyapı, enerji ve hizmet sektörü alanlarında somut program ve projelere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)

Dibeybe ile Katar Başbakanı arasında yapılan görüşmede, petrol sektöründeki iş birliği olanaklarının yanı sıra ulaştırma projeleri de ele alındı. Bu alanlardaki iş birliğinin, hizmetlerin verimliliğinin artırılmasına, altyapının hazırlık seviyesinin iyileştirilmesine ve ulusal ekonominin desteklenmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Görüşmenin sonunda taraflar, önümüzdeki dönemde koordinasyonun sürdürülmesi ve ortak iş birliği kanallarının güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı. Açıklamada, bu sürecin istikrar ve kalkınmayı destekleyeceği ve iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet edeceği ifade edildi.

Öte yandan Dibeybe, hastaneden taburcu olmasının ardından dün sabah gerçekleştirdiği ilk toplantıda Roma ve Avrupa Birliği’nden (AB), düzensiz göçle mücadelede UBH’ye doğrudan ve açık destek verilmesini talep etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Dibeybe, Libya’nın bu konuda hem güvenlik hem de insani açıdan ağır yükler taşıdığını belirtti.

Dibeybe’nin ofisinden yapılan açıklamada, Libya’nın düzensiz göç için bir yerleşim ülkesi ya da göçmenler için kalıcı bir durak olmayı reddettiği vurgulandı. Açıklamada, krizin çözümü için temel bir yol olarak sınır dışı ve geri dönüş planının desteklenmesi gerektiği, bunun sorumlulukların adil şekilde paylaşılmasını sağlayacağı ve Libya kentleri üzerindeki baskıyı azaltacağı kaydedildi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)

Ekonomik iş birliği kapsamında Dibeybe, devam eden stratejik ortaklıklara ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi. Dibeybe, Misrata kentinde serbest ticaret bölgesi liman terminalinin geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik, toplam 2,7 milyar dolara ulaşan yatırımla bir anlaşmanın imzalandığını belirtti. Anlaşmaya Katarlı, İtalyan ve İsviçreli şirketlerin katıldığını kaydeden Dibeybe, İtalyan MSC şirketinin de projede yer aldığını ifade etti. Proje kapsamında limanın yıllık kapasitesinin 4 milyon konteynıra çıkarılmasının hedeflendiği, yıllık yaklaşık 500 milyon dolar işletme geliri öngörüldüğü ve 8 bin 400’ü doğrudan olmak üzere toplam 62 bin kişilik istihdam sağlanmasının beklendiği aktarıldı.

Dibeybe dün sabah X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu projenin hayata geçirildiğini duyurdu. Açıklamasında projenin, Libya’nın bölgedeki en büyük limanlar arasında kapasite ve ölçek açısından konumunu güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda entegre bir uluslararası ortaklık çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanına dayandığını vurguladı.

Dibeybe, söz konusu projenin açık geliştirme ve işletme düzenlemeleri çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanlarıyla hayata geçirildiğini, böylece devlet bütçesine ilave yük getirmeden uygulanmasının güvence altına alındığını söyledi.

Dibeybe, İtalyan heyetiyle yaptığı görüşmelerde enerji sektöründeki mevcut iş birliğini de ele aldı. Bu kapsamda, İtalyan enerji şirketi ENI’nın, Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC), BP ve Libya Yatırım Ajansı ortaklığıyla, Sirte Körfezi’nin derin sularında ilk keşif kuyusunun sondaj çalışmalarına iki gün önce başladığını açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Görüşmenin sonunda taraflar, istikrar ve kalkınmaya hizmet edecek şekilde Libya-İtalya ortaklığının güçlendirilmesi ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Açıklamada, düzensiz göç başta olmak üzere ortak zorlukların ele alınmasına katkı sağlanacağı kaydedildi.

Bu arada Dibeybe, dün Misrata kentinde Birleşik Krallık’ın Libya Büyükelçisi Martin Reynolds’u kabul etti. Reynolds, ülkesinin selamlarını ileterek UBH Başbakanı’na sağlık ve esenlik dileklerini sundu.

Görüşmede, Libya ile Birleşik Krallık arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyalarda eş güdümün artırılması ele alındı.


Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
TT

Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)

Yemen'de yeni bir siyasi gelişme olarak, Suudi Arabistan'ın himayesinde, güneyli liderlerin ve önde gelen isimlerin geniş katılımıyla dün Riyad'da ‘Güney Danışma Toplantısı’ düzenlendi. Bu toplantı, diyalogu temel seçenek olarak benimseyen ortak bir vizyonun oluşturulmasının teyit edilmesi üzerine, ‘Güney Diyalog Konferansı’na hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Bu vizyon, şiddetten ve iç kutuplaşmadan uzak olup, güneydeki tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alıyor.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mehrami tarafından okunan nihai bildiride, yaklaşan Güney Diyalog Konferansı'nın, güney halkının dış müdahale ya da tek taraflı temsil olmaksızın siyasi geleceğini belirleme hakkına saygı göstererek, güney meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyi amaçladığını vurguladı. Mehrami, Suudi Arabistan'ın kapsamlı siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğine dikkati çekti.

Bildiride ayrıca güney güçlerine yaklaşan diyaloga sorumlu bir şekilde katılmaları çağrısı yapılırken, halk protestolarını kişisel çıkarlar için kullanmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Suudi Arabistan'ın desteğinin, siyasi süreci yeniden düzenlemek ve güneyde, Yemen'de ve bölgede güvenlik ve istikrarı korumak için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Şarku’l Avsatın aldığı bilgiye göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bölünmeleri ve kaosu daha da şiddetlendiren müdahaleleri eleştirildi.


Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.