Üç soruda Çin'in Asya-Pasifik hamleleri

ABD, Yeni Zelanda ve Avustralya bölgedeki gelişmelerden neden endişeli?

24-27 Kasım'da Solomon Adaları'nda hükümetin Tayvan'ı tanımayı bırakıp Çin'le ilişki kurması protesto edilmiş, sonrasında gösteriler hızla büyümüştü (AFP)
24-27 Kasım'da Solomon Adaları'nda hükümetin Tayvan'ı tanımayı bırakıp Çin'le ilişki kurması protesto edilmiş, sonrasında gösteriler hızla büyümüştü (AFP)
TT

Üç soruda Çin'in Asya-Pasifik hamleleri

24-27 Kasım'da Solomon Adaları'nda hükümetin Tayvan'ı tanımayı bırakıp Çin'le ilişki kurması protesto edilmiş, sonrasında gösteriler hızla büyümüştü (AFP)
24-27 Kasım'da Solomon Adaları'nda hükümetin Tayvan'ı tanımayı bırakıp Çin'le ilişki kurması protesto edilmiş, sonrasında gösteriler hızla büyümüştü (AFP)

Son dönemde Çin’in Asya-Pasifik bölgesinde attığı adımlarla tansiyon yeniden yükseldi. Pekin yönetiminin bölgedeki ada ülkeleriyle anlaşma yapma çalışmaları özellikle ABD, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan tepki topladı.
Bölgede müttefik halinde hareket eden Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD, Çin’in Asya-Pasifik’teki askeri nüfuzunu artırmayı hedeflediğini düşünüyor.
Pekin ise bölge yönetimleriyle görüşmelerinde ve imzaladığı anlaşmalarda, ada ülkelerinin güvenliklerini sağlamayı ve karşılıklı ilişkileri geliştirmeyi amaçladığını savunuyor.
İşte üç soruda Asya-Pasifik’te yaşananlar:

1 - Çin-Pasifik konusu neden yeniden gündemde?
Martta Çin'in Solomon Adaları'yla imzalamayı planladığı güvenlik anlaşmasının taslağının basına sızmasıyla gözler yeniden Asya-Pasifik bölgesine çevrildi.
Detayları paylaşılmayan anlaşmanın nisanda imzalanmasıyla, Pekin yönetiminin Solomon Adaları'na ait limanları kullanacağı ve buralarda donanma üssü kuracağı iddia ediliyor.
Çin ise bu iddiaları reddederek anlaşmanın Solomon Adaları'nın iç güvenliğiyle ilgili olduğunu savunuyor.
Bu hafta da Çin'in bölgedeki 10 ada ülkesiyle geniş çaplı bir anlaşma imzalamayı planladığı iddiaları gündeme geldi.
Ülkeler arasında Solomon Adaları, Kiribati, Samoa, Fiji, Tonga, Vanuatu, Papua Yeni Gine, Doğu Timor, Mikronezya ve Fiji yer alıyor.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi'nin 26 Mayıs - 4 Haziran'da Pasifik ülkelerine yapacağı diplomatik ziyaretlerde bu anlaşmanın detaylarını liderlerle görüşmesi bekleniyor.
"Ortak Kalkınma Vizyonu" adlı anlaşmayla Pekin yönetiminin, Pasifik bölgesindeki ada ülkelerinin kolluk kuvvetlerinin eğitilmesini, hukuksal işbirliklerinin geliştirilmesini, ortak balıkçılık ve denizcilik planlamaları yapılmasını ve serbest ticaret bölgeleri oluşturulmasını hedeflediği öne sürülüyor.

2 - Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD neden tepki gösteriyor?
Üç ülke de Çin'in bölgedeki nüfuzunu artırmasının Asya-Pasifik'teki dengeleri bozacağını ve bölgeyi istikrarsızlaştıracağını savunuyor. 
Avustralya, 2 bin kilometre uzaklıktaki Solomon Adaları'nda Çin'in askeri üs kurmasına özellikle karşı çıkıyor.
ABD de Çin'in bölgedeki etki alanını genişleterek askeri ve ekonomik gücünü artırmayı planladığını düşünüyor. Washington, Çin'in 10 ada ülkesiyle yapmayı planladığı güvenlik anlaşmasının "uluslararası gerilimi körükleyeceğini" söyledi.
Öte yandan Çin'in Hawaii'nin yaklaşık 3 bin kilometre güneydoğusundaki Kiribati'de, II. Dünya Savaşı'nda askeri amaçla kullanılan bir küçük uçak pistini yenileme planları da bu ay basına yansıdı.
Yeni Zelanda, Avustralya ve ABD ise Kiribati'yle ilgili gelişmelerden endişe duyduğunu ifade etti.
Kiribati ve Solomon Adaları, Tayvan'la sürdürdükleri diplomatik ilişkileri 2019'da sonlandırmış ve Çin'le bağlantı kurmuşlardı.
Pekin yönetimi "tek Çin" politikası altında Tayvan'ın kendi toprağı olduğunu iddia ederken, Tayvan ise bunu reddediyor.
Birleşmiş Milletler ve ABD'nin Kiribati Büyükelçisi Teburoro Tito, havalimanının yenilenmesi için prensip olarak Çin'le anlaşıldığını söylerken, geniş çaplı bir güvenlik anlaşması yapılacağına yönelik iddialarıysa reddetti.

3 - Çin'e karşı ne adımlar atıldı?
Avustralya'nın bu hafta işbaşı yapan dışişleri bakanı Penny Wong, Pasifik'teki durumun kendileri için öncelikli olduğunu belirterek, Kanberra'nın bölgedeki ada ülkeleri için "cömert, saygılı ve güvenilir bir partner" olacağını belirtti.
Wong ayrıca Yi'nin bölgeye gerçekleştirdiği ziyarete paralel olarak bugün Fiji'ye gidip başbakan Frank Bainimarama'yla görüşme düzenleyecek.
ABD ise geçen ay Solomon Adaları'na üst düzey bir delege göndererek Çin'le yapılan anlaşmaya ilişkin endişelerini dile getirdi. ABD Doğu Asya ve Pasifik İşleri Müsteşar Yardımcısı Daniel Kritenbrink, Çin'in adalarda üs kurması durumunda Washington'ın askeri harekat seçeneğini masadan kaldırmadığını da belirtti.
ABD ayrıca Solomon Adaları'nda 29 yıl önce kapattığı büyükelçiliğini tekrar açmayı planladığını da duyurdu.
Yeni Zelanda ise diğer iki ülkeye göre daha ılımlı bir tavır sergiledi. Başbakan Jacinda Ardern, "diğer Pasifik ülkeleri adına konuşmak bize düşmez" derken, bölgedeki güvenlik ihtiyaçlarına yanıt vermeye hazır olduklarını ifade etti.
Mikronezya Cumhurbaşkanı David Panuelo da ada devletlerine mektup göndererek Çin'in geniş kapsamlı anlaşma arayışlarının tehlikeli olduğunu söyleyip, bunun "Çin ve Batı arasında yeni bir Soğuk Savaş yaşanmasına yol açabileceğini" savundu.

Independent Türkçe, Guardian, Reuters, RNZ, ABC, BBC



Kuzey Kore, ABD'nin Seul'e füze satışını onaylamasını kınadı

ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)
ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)
TT

Kuzey Kore, ABD'nin Seul'e füze satışını onaylamasını kınadı

ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)
ABD askeri personeli, 30 Nisan 2025'te Güney Kore'deki Kunsan Hava Üssü'nde bir MQ-9 Reaper insansız hava aracına Hellfire füzesi yüklüyor (ABD Hava Kuvvetleri)

Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin Güney Kore'ye gelişmiş havadan havaya füzeler ve ilgili askeri teçhizatın satışını onaylamasını kınayarak, bu adımın Kore Yarımadası'ndaki gerilimi daha da artıracağı uyarısında bulundu.

Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı’nda (KCNA) yer alan açıklamada, bakanlığın Dış Politika Genel Müdürü, Kore Yarımadası ve çevresinde artan gerilime yönelik uluslararası endişelere rağmen, Washington ve Seul arasındaki askeri iş birliğinin "sistematik olarak güçlendirildiğini" belirtti.

Kuzey Koreli yetkilidir, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Güney Kore'ye yaklaşık 300 milyon dolar değerindeki gelişmiş havadan havaya füzeler ve ilgili askeri mühimmatın satışına onay vermesini bu durumun en son ve somut örneği olarak gösterdi.

Açıklamada, "ABD'nin silah ihracatı, bir savaş ihracatıdır" ifadelerine yer verilirken; Kuzey Kore'nin bölgedeki güç dengesini korumak amacıyla meşru müdafaa eksenli caydırıcı gücünü tahkim etmeye devam edeceği vurgulandı.


Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye İHA göndermekten 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)
Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)
TT

Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye İHA göndermekten 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)
Güney Kore Eski Cumhurbaşkanı Yoon Sok-yeol (AP)

Güney Kore’nin eski Devlet Başkanı Yoon Suk-yeol, Kuzey Kore’ye insansız hava araçları (İHA) göndererek Aralık 2024’te sıkıyönetim ilan etmek için gerekçe oluşturmak amacıyla “çatışma şartları uydurduğu” iddiasıyla 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Savcılar, nisan ayında yaptıkları açıklamada Yoon’un “savaş koşullarını kurgulama” girişiminin ulusal güvenliği zayıflattığını belirtmişti.

Bu karar, Yoon’un şubat ayında parlamentonun işleyişini “felç etmeye” yönelik darbe girişimine liderlik ettiği gerekçesiyle ömür boyu hapis cezası aldığı önceki hükmün ardından geldi.

Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre Seul Merkez Bölge Mahkemesi sözcüsü yaptığı açıklamada, Yoon’un “30 yıl hapis cezasına çarptırıldığını” doğruladı.

Savcılara göre söz konusu İHA operasyonu, Kuzey Kore ile gerilimi artırmış ve düşen dronların ardından ülkenin askeri kapasitesine ilişkin gizli bilgilerin sızmasına yol açmıştı.

Yoon ise kararı temyize götürmüş ve sıkıyönetim ilanının “yalnızca ülke yararı için” yapıldığını savunmuştu.

Eski liderin hukuk ekibi, İHA operasyonu hakkında ne önceden bir emir ne de sonradan bir onay verdiğini belirterek suçlamaları reddetti.

Savunma avukatları ayrıca operasyonun, Kuzey Kore’nin o yıl sınırdan çöp taşıyan balonlar göndermesine bir karşılık olduğunu ve meşru müdafaa kapsamında değerlendirilebileceğini savundu.

Kore Yarımadası’ndaki iki ülke arasında İHA meselesi hâlâ yüksek gerilim konusu olmaya devam ediyor. İki Kore teknik olarak hâlâ savaş halinde; 1953’teki çatışma bir barış anlaşmasıyla değil, ateşkesle sona ermişti.

Mevcut Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, daha önce yapılan resmi bir soruşturmanın hükümet yetkililerinin ocak ayında Kuzey Kore’ye İHA gönderdiğini ortaya çıkarması üzerine üzüntü duyduğunu ifade etmişti. Pyongyang başlangıçta bu gelişmeden memnuniyet duysa da daha sonra Güney Kore’yi “en düşman devlet” olarak tanımlamıştı.


Tayland Kralı'nın kızı, "bağırsak enfeksiyonu" nedeniyle 47 yaşında hayatını kaybetti

Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn, kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol ile 1 Kasım 2020'de Bangkok'ta (AP)
Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn, kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol ile 1 Kasım 2020'de Bangkok'ta (AP)
TT

Tayland Kralı'nın kızı, "bağırsak enfeksiyonu" nedeniyle 47 yaşında hayatını kaybetti

Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn, kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol ile 1 Kasım 2020'de Bangkok'ta (AP)
Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn, kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol ile 1 Kasım 2020'de Bangkok'ta (AP)

Tayland Kraliyet Sarayı, Kral’ın en büyük kızı Prenses Bajrakitiyabha Mahidol’un, ani bir rahatsızlık nedeniyle hastaneye kaldırılmasından üç yılı aşkın süre sonra 47 yaşında hayatını kaybettiğini duyurdu.

Kraliyet Sarayı Bürosu tarafından bugün yayımlanan açıklamada, prensesin bağırsak enfeksiyonu geçirdiği ve sağlık durumunun zamanla kötüleşerek dün akşam huzur içinde yaşamını yitirdiği belirtildi.

Prenses Bajrakitiyabha Mahidol (EPA)Prenses Bajrakitiyabha Mahidol (EPA)

Açıklamada, prensesin naaşının son ziyaretler için Bangkok’taki Büyük Saray’da katafalka konulacağı, cenaze töreninin ise kraliyet geleneklerine uygun şekilde en üst düzey devlet ve saray protokolüyle gerçekleştirileceği ifade edildi.

Prenses Bajrakitiyabha, Aralık 2022’de orduya ait köpeklerle yapılan eğitim faaliyeti sırasında ani bir rahatsızlık geçirmesinin ardından hastaneye kaldırılmıştı.

Kraliyet Sarayı, Ağustos 2025’te yaptığı açıklamada, prensesin ağır bir kan enfeksiyonu geçirdiğini ve akciğerleri ile böbreklerinin işlevlerini sürdürebilmesi için yaşam destek cihazlarına bağlı olduğunu duyurmuştu.

Merhum prenses, mevcut Tayland Kralı Maha Vajiralongkorn’un, ilk eşi Soamsawali’den olan tek kızıydı.

Babasına son derece yakın olduğu bilinen Bajrakitiyabha, hastaneye kaldırılmasından bir yıl önce kralın kişisel muhafız birliğinde üst düzey bir göreve atanmıştı.

73 yaşındaki Kral Maha Vajiralongkorn’un dört evlilikten yedi çocuğu bulunmasına rağmen henüz bir veliaht ilan etmediği belirtilirken, Tayland’daki veraset kurallarında erkek varislere öncelik tanınıyor.