Tunus Cumhurbaşkanı, anayasa referandumu için 25 Temmuz tarihini belirledi

Tunus İşçi Sendikası Sözcüsü Sami et-Tahiri. (EPA)
Tunus İşçi Sendikası Sözcüsü Sami et-Tahiri. (EPA)
TT

Tunus Cumhurbaşkanı, anayasa referandumu için 25 Temmuz tarihini belirledi

Tunus İşçi Sendikası Sözcüsü Sami et-Tahiri. (EPA)
Tunus İşçi Sendikası Sözcüsü Sami et-Tahiri. (EPA)

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said’in geçen çarşamba gecesi yayınladığı ve seçmenlere 25 Temmuz Pazartesi günü yeni anayasa taslağı referandumunda oy verme çağrısı yaptığı yeni cumhurbaşkanlığı kararnamesi tartışmalara yol açtı. Bu adım, siyasi çevrelerde ve muhalefet partileri içerisinde tepkiye neden oldu. Cumhurbaşkanı kararnameyle birlikte muhalif seslerin artmasına rağmen geçen aralık ayından bu yana ilan ettiği yol haritasının aşamalarını uygulama ısrarını ortaya koydu.
Bazı politikacılar, ‘Cumhurbaşkanı Said tarafından açıklanan diyalog formülünü ve komitelerin yapısını’ değiştirme gerekliliğine dikkat çekti. Bu bağlamda özellikle de İşçi Sendikası’nın ulusal diyaloğa katılmayı reddetmesi, katılımcı partiler dairesini genişletme çağrısı yapması ve Said’in seçimlerini destekleyen bir dizi sivil toplum örgütleri ve siyasi partilere kapı açması sonrasında tüm siyasi sürece yönelik eleştiriler de arttı.
Geçen çarşamba akşamı muhalefet kanadında atmosfer daha sert bir hal aldı. Tunus’taki hukuk fakülteleri dekanları da bir bildiri yayınlayarak Cumhurbaşkanı Said’in yeni anayasa taslağını hazırlama görevini üstlenen Yeni Cumhuriyet İçin Ulusal Danışma Komisyonu’na katılmasına karşı olduklarını vurguladılar.
Gözlemciler, Said’in diyalog için önerdiği formül karşıtı tavırların Cumhurbaşkanı’nı Tunus toplumunun bileşenleriyle etkileşim şeklini yeniden gözden geçirmeye yöneltebileceği görüşünde. Bu durumun ise Kays Said’i ‘diyaloğa ve bir bütün olarak siyaset sahnesine daha farklı siyasi ve sendika güçlerini dahil etmeye’ yönelteceğini belirten gözlemciler, Cumhurbaşkanı’nın talimatlarıyla çelişen tavırların ‘Tunus toplumundaki aktif güçleri daha fazla dinlemesi yönünde bir mesaj’ olduğunu vurguladılar.
Tunus İleri Hareketi Başkanı Ubeyd el-Breki, Cumhurbaşkanı Said’e 25 Temmuz sürecini destekleyen siyasi partilerin diyaloğa katılımına ilişkin kafa karışıklığını netleştirme çağrısı yaptı. Ayrıca Birleşik Vatanperver Demokratlar Partisi de bilinen seçenekleri daha önce yürürlüğe koymayı amaçlayan resmi bir diyaloğa katılmadıklarını dile getirdi. Parti, komitelere tahsis edilen sürenin çok sınırlı olduğunu ve bunun da diyaloğu sahte bir meseleye dönüştürdüğünü vurguladı.
Bazı gözlemciler, Cumhurbaşkanı Said’in birçok siyasi parti, toplumsal ve insan hakları tarafını siyasi katılımdan dışlama kararından geri adım atmaya başladığına inanıyor. Bu durum, Cumhurbaşkanı’nın ‘ismini belirtmediği dört parti dışında, tüm tarafları ve siyasi partileri diyaloga dahil etmeye’ hazır olduğunu açıklayan Tunus İnsan Haklarını Savunma Birliği Başkanı Cemal Muslim tarafından da doğrulandı. Ancak gözlemciler, Tunus Cumhurbaşkanı’nın bu dört parti ile ‘Nahda Hareketi, Onur Koalisyonu, Tunus’un Kalbi Partisi ve Özgür Anayasa Partisi’ni kastettiğini ifade etti.
Yeni bir cumhuriyet kurma yolunda Ulusal Danışma Komisyonu’na verilen rolleri netleştirmek için, asıl görevi Cumhurbaşkanı Said’in siyasi projesini uygulamak olsa da Komisyon Başkanı Sadık Belid, görevinin yeni bir anayasa taslağı hazırlamakla sınırlı olacağını vurguladı. “Bu organın siyasi bir karakteri yok” diyen Belid, Tunus ulusal kanalına yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Benim görevim tüm siyasi partiler arasında diyalog kurmak değil. Bir metin hazırlama sürecindeyim ve yanımda çalışmak üzere kimi çağırsam teknik konuları, yani metnin ve bölümlerinin nasıl hazırlanacağını benimle tartışacak.”
Diğer yandan Bağımsız Yüksek Seçim Kurulu, seçmen kütüğünü denetlemenin yanı sıra 25 Temmuz’da yapılacak halk referandumunun taslak takvimini görüşmek ve seçmen kayıt işlemlerinin takibini yapmak üzere bugün bir araya gelecek.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.