Hüseyin Şeyh, FKÖ Yürütme Konseyi Genel Sekreteri olarak atandı

Değerlendirmeler, Şeyh’in bu atama ile Mahmud Abbas’ın halefi olmaya bir adım daha yaklaştığı yönünde.

Ramallah’ı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Hüseyin eş-Şeyh tarafından karşılandı. (EPA)
Ramallah’ı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Hüseyin eş-Şeyh tarafından karşılandı. (EPA)
TT

Hüseyin Şeyh, FKÖ Yürütme Konseyi Genel Sekreteri olarak atandı

Ramallah’ı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Hüseyin eş-Şeyh tarafından karşılandı. (EPA)
Ramallah’ı ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Hüseyin eş-Şeyh tarafından karşılandı. (EPA)

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Konseyi Genel Sekreterliği görevine Hüseyin eş-Şeyh’i atadı. Abbas’a yakınlığıyla bilinen Şeyh’in, Merkez Konseyi Başkanlığı’ndan sonra en üst düzey göreve tayin edilmesi sürpriz olmadı. Mahmud Abbas şubat ayında İsrail-Filistin ilişkilerinden sorumlu Muhammed Hüseyin EŞ-Şeyh’i, Genel Sekreter Saib Ureykat’ın ölümünün ardından, Merkez Konseyi Yürütme Komitesi’ne üye olarak atamıştı. Şubat ayında, Yürütme Komitesi’nden istifa eden Hanan Aşravi'nin yerine Abbas'ın danışmanlarından Muhammed Mustafa, yine daha önce istifa eden Teysir Halid'in yerine de Ferid Seru getirilmişti. Yürütme Konseyi’ne yapılan üst düzey atamalar, Abbas sonrası FKÖ’nün yönetiminin şekillendirilmesi bağlamında değerlendirilmişti.
Hüseyin EŞ-Şeyh ve Azzam el-Ahmed fetih Hareketi’nin FKÖ içindeki en üst düzey temsilcileri olarak öne çıkıyor. Hüseyin Şeyh’in genel sekreter pozisyonuna getirilmesinin Abbas’ın kişisel kararı uyarınca gerçekleştiği öğrenildi. Filistin Devlet Başkanı Abbas aynı zamanda FKÖ’nün Merkez Konseyi’nin de başkanlığını yürütüyor. Abbas, Azzam el-Ahmed ve Hüseyin Şeyh fetih Hareketi yönetim kurulunda da birlikte yer alıyor. 
Hüseyin Şeyh’in, Saib Ureykat’a koronavirüs nedneiyle  Kasım 2020’de ölmesinin ardından boşalan bu önemli pozisyona getirilmesi, Abbas’ın muhtemel halefi olduğu yönündeki iddiaları güçlendirdi. Nitekim Mahmud Abbas, Yaser Arafat’ın halefi olarak devlet başkanlığına önerildiğinde ‘genel sekreter’ görevindeydi. Hüseyin eş-Şeyh iki intifadada da yer aldı. Daha sonra Filistin Sivil İşler Bakanı görevine getirildi. Bu pozisyon İsrail ile en yoğun temasların olduğu bakanlıkların başında geliyor. Devlet başkanına en önemli dış ziyaretlerde eşlik eden Hüseyin Şeyh son iki yılda Mahmud Abbas’ın mutlak güvenini kazanmayı başardı. Mahmud Abbas şu an 86 yaşında. Vefatı durumunda Şeyh ile FKÖ’nün önde gelen liderleri arasında Abbas’ın yerine geçmek için hararetli bir rekabetin yaşanacağı düşünülüyor. Hüseyin Şeyh, Abbas’ın güveninin yanı sıra İsrail ve ABD’li yetkililerle de iyi ilişkilere sahip. İsrail ve ABD’nin Şeyh’i ‘iyi ilişki kurulabilir’ kişiler arasında değerlendirdiği ifade ediliyor. Bu çevrelerin Filistin Devlet Başkanı’nın kim olacağı konusundaki görüşlerinin etkili olduğu da bilinenler arasında. Nitekim Filistin Otoritesi’nin İsrail ile bağlayıcı olan siyasi ve güvenlik anlaşmaları mevcut. ABD ve Avrupa Birliği ile bölge ülkelerinden de yardımlar alıyor.  
Filistin’de Şeyh’in atamasıyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadan önce İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesine bağlı Ynet haber sitesi, atama haberini duyurdu ve yakında bu yönde bir resmi açıklamanın yapılacağını aktardı. Ynet’in haberinde, Fetih Hareketi’nin kıdemli üyesi Hüseyin eş-Şeyh’in Mahmud Abbas’ın muhtemel birkaç halefinden biri olduğuna işaret edildi.
Hüseyin eş-Şeyh Filistin siyasetindeki en aktif isimler arasında yer alıyor. Farklı diplomatik görevlerde bulunan Şeyh, ABD ve Avrupalı diplomatlarla yoğun görüşmeler gerçekleştirdi. Şeyh’in İsrail istihbarat liderleriyle de görüşmeler yaptığı biliniyor. Filistin İstihbarat Teşkilatı Başkanı Macid Ferec ile birlikte İsrail istihbaratının üst düzey yetkilileri ile çok sayıda toplantıya iştirak etmişti. Bununla birliket Şeyh’i eleştirenler, kendisinin demokratik yöntemlerle seçilmediğini, dolayısıyla meşru bir siyasi varlığının olmadığını savunuyor. Ancak hangi durumda olursa olsun Fetih Hareketi Şeyh’i ya da bir başka ismi aday gösterse de devlet başkanı Filistinlilerin oylarıyla seçilecek.  



İsrail, Refah sınır kapısının "kısıtlı olarak yeniden açılmasına" razı oldu

Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)
TT

İsrail, Refah sınır kapısının "kısıtlı olarak yeniden açılmasına" razı oldu

Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)
Refah sınır kapısının Mısır tarafında insani yardım malzemeleri yüklü kamyonlar (AFP)

İsrail, 10 Ekim'den beri yürürlükte olan ateşkes anlaşması uyarınca, Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısının "kısıtlı bir şekilde yeniden açıldığını" bugün erken saatlerde duyurdu.

İsrail, Refah sınır kapısının yayalara özel ve kapsamlı İsrail denetim prosedürlerine tabi olmak üzere sınırlı bir şekilde yeniden açılmasını kabul etti.

Refah sınır kapısı, Gazze Şeridi'ne insani yardımın girişinde kilit bir noktadır ve Birleşmiş Milletler ile insani yardım kuruluşları uzun süredir bu sınır kapısının yeniden açılmasını talep etmektedir.

Ancak Gazze'de ateşkesin 10 Ekim'de yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail yetkilileri, Hamas'ın Gazze Şeridi'nde hâlâ rehin tutulan son İsrailli polis memuru Ran Gvili'nin cesedini iade etmemesini ve Mısır ile koordinasyon ihtiyacını gerekçe göstererek sınırın yeniden açılmasına izin vermedi.

İsrail medyası dün, ABD Başkanı Donald Trump'ın elçileri Jared Kushner ve Steve Wigkoff'un Netanyahu'ya Ran Gvili'nin cesedinin iadesi beklenmeden Gazze ile Mısır arasındaki Refah sınır kapısının yeniden açılması için baskı yaptığını bildirdi.

Ran Gvili'nin ailesi ise cesedi iade edilmeden ABD'nin Gazze planının ikinci aşamasına geçilmemesi için İsrail makamlarına çağrıda bulundu.

Kushner ve Wotkoff, Gazze Şeridi'nin geleceği hakkında görüşmeler yapmak üzere dün İsrail'e geldi.

Amerika Birleşik Devletleri, Trump'ın planının ikinci aşamasına geçileceğini açıkladıktan sonra, ABD başkanı geçen hafta Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda, yıkılmış Filistin bölgesini gökdelenlerle dolu lüks bir sahil beldesi haline getirmeyi amaçlayan “Yeni Gazze” vizyonunu açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ikinci aşama, Hamas'ın silahsızlandırılması, Gazze Şeridi'nin yaklaşık yarısını hala kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesi ve uluslararası bir gücün konuşlandırılmasını öngörüyor.

Anlaşma, ciddi bir insani kriz yaşayan Gazze Şeridi'ne yönelik İsrail'in yoğun bombardımanına son verdi, ancak İsrail ve Hamas birbirlerini anlaşmanın şartlarını ihlal etmekle suçluyor.


Şam, Amerikan desteğiyle Süveyda'nın kontrolünü ele geçirmek için çalışıyor

Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
TT

Şam, Amerikan desteğiyle Süveyda'nın kontrolünü ele geçirmek için çalışıyor

Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)
Suriye ordusu ve güvenlik güçleri bugün Suriye'nin güneyindeki Süveyda'ya konuşlandırıldı (SANA- AFP)

İsrail Yayın Kurumu (Kan 11), Şam'ın Süvayda'nın kontrolünü ele geçirmek için Amerikan desteğiyle çalıştığını ve Washington'un Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara'nın eylemlerini desteklediğini belirtti.

Kaynağa göre Şam, Suriye'nin kuzeydoğusunda Kürtlerin yaşadığı bölgelerde yaptığı gibi, Suriye'nin güneyinde Dürzilerin çoğunlukta olduğu Cebel el-Arab'ı kontrol altına almak için Amerikan desteğiyle çalışıyor.

Destek “İsrail'in ulusal güvenliğini tehlikeye atmamak şartıyla” veriliyor olsa da Tel Aviv bu durumdan rahatsız.

Haberde, Suriye'nin askeri işlerden sorumlu yetkilisinin, Şam'ın son zamanlarda Washington ile koordinasyon içinde olduğunu gösteren kendinden emin bir tavır sergilediği belirtildi. Suriye hükümetinin Süveyda konusunda henüz bir karar vermediğini belirten yetkili, “bu er ya da geç gerçekleşecek ve bunun diyalog ve anlayış yoluyla olmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.


Tunus kıyılarında bir göçmen teknesinin batmasının ardından 50 kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
TT

Tunus kıyılarında bir göçmen teknesinin batmasının ardından 50 kişinin ölmüş olabileceğinden endişe ediliyor

Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)
Malta ve Tunus arasındaki uluslararası sularda bulunan arama kurtarma bölgesinde, göçmenler bir bota binmeye hazırlanıyor (AFP)

Yetkililer dün, bir göçmenin kurtarıldığını ancak Akdeniz'de bir teknenin batması sonucu 50 kişinin öldüğünden korkulduğunu açıkladı.

Göçmenlerin acil durumları için bir yardım hattı işleten Alarm Phone grubu, adamın yaklaşık 24 saattir denizde olduğunu ve diğerlerinin öldüğünü düşündüklerini söyledi. Grup, teknenin Avrupa'ya ulaşmak için riskli yolculuğa çıkan göçmenlerin sıkça kullandığı bir çıkış noktası olan Tunus'tan yola çıktığını belirtti.

Malta Silahlı Kuvvetleri, bir ticaret gemisinin Tunus kıyılarında bir adamı kurtardığını ve tıbbi tedavi için Malta'ya getirdiğini açıkladı. Hem Silahlı Kuvvetler hem de Alarm Phone grubu, adamın ne zaman kurtarıldığına dair bilgi vermedi.