‘Siyasi inatlaşma’ Libyalıların seçim hayallerini yıkıyor

Cenevre Anlaşması’ndaki yol haritası sona ermek üzere, BM Misyonu ‘anayasal uzlaşı’ sağlamaya çalışıyor

BM gözetiminde Libya Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında Mısır'da yapılan Libya Ortak Komitesi toplantılarından bir kare. (BM Misyonu)
BM gözetiminde Libya Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında Mısır'da yapılan Libya Ortak Komitesi toplantılarından bir kare. (BM Misyonu)
TT

‘Siyasi inatlaşma’ Libyalıların seçim hayallerini yıkıyor

BM gözetiminde Libya Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında Mısır'da yapılan Libya Ortak Komitesi toplantılarından bir kare. (BM Misyonu)
BM gözetiminde Libya Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında Mısır'da yapılan Libya Ortak Komitesi toplantılarından bir kare. (BM Misyonu)

Libyalı müzakereciler tarafından cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılması için belirlenen son tarihin yaklaşmasına rağmen, tarafların uzlaşamaması ve ‘siyasi olarak inatlaşması’ nedeniyle ufukta bir seçim ihtimali görünmüyor. Yaklaşık bir buçuk yıl önce üzerinde uzlaşılan Cenevre Anlaşması'nda belirlenen yol haritasının süresi sona ermek üzere.  Libya Siyasi Diyalog Forumu (LSDF) üyelerinin uzlaşısına göre, parlamento ve başkanlık seçimleri en geç önümüzdeki Haziran ayında yapılması planlanıyordu. Nitekim Birleşmiş Milletler (BM)  gözetiminde yapılan Cenevre Anlaşması’nda belirlenen yol haritasının sonuna yaklaşıldı.
2011'de Muammer Kaddafi rejiminin devrilmesinden bu yana Libyalıların, daha önce herhangi bir siyasi anlaşmayı tamamlamak için üzerinde uzlaşılan takvimlere uydukları nadiren görüldü. Normalde bu tür takvimler ya yok sayılıyor ya da sürekli erteleniyor. Geçen sene Aralık ayında yapılması gereken seçimler uzlaşı sağlanamadığı için yapılamamıştı. Ülkedeki siyasi taraflar seçimlerle ilgili karşıt görüşler ileri sürüyor, bu nedenle henüz seçimlerin anayasal zemininin sağlanması konusunda da bir başarı kaydedilemedi. Ülkedeki siyasi kamplaşmayı, Abdulhamid Dibeybe liderliğindeki Ulusal Birlik Hükümeti ile Fethi Başağa liderliğindeki İstikrar Hükümeti’nin iktidar mücadelesi daha da derinleştirdi.

‘Siyasi inatlaşma’
Dibeybe iktidarı ancak seçilmiş bir hükümete devredeceğinde ısrar ediyor. Temsilciler Meclisi tarafından atanan İstikrar Hükümeti ise yasal olarak iktidarın kendi hakkı olduğunu savunuyor. Bu anlaşmazlıklar içinde günler geçerken BM Libya misyonu iki tarafın arasında kalmış durumda. Birleşmiş Milletler gözetiminde Libya Temsilciler Meclisi ile Devlet Yüksek Konseyi arasında Mısır'da yapılan Libya Ortak Komitesi toplantılarında seçimlere zemin hazırlayan anayasal temelin bazı maddeleri üzerinde uzlaşı sağlanabildi. Geriye kalan maddelerin Haziran ayının 11’inde Kahire’de yapılacak üçüncü toplantıda çözüme kavuşturulmaya çalışılacağı ifade ediliyor. Ancak Şarku’l Avsat’a değerlendirmede bulunan eski hükümet yetkilileri, ‘'Ülkedeki gerginlikler, özellikle başkent Trablus’taki gerilim, askeri ve siyasi taraflar arasındaki kutuplaşma yakın bir tarihte seçimlerin yapılamayacağını gösteriyor. Yaşananlar siyasi bir inatlaşmanın söz konusu olduğunu kanıtlıyor” yorumunda bulundu.  
Temsilciler Meclisi’nin Fethi Başağa’yı başbakan olarak atamasından bu yana, parlamento ve başkanlık seçimlerinin Haziran ayında gerçekleşmesi gerektiğini defalarca dillendiren Abdulhamid Dibeybe, karar değiştirerek takvimi öteledi ve bu yıl sonunda sadece parlamento seçimlerinin düzenlenmesini önerdi. Öte yandan Fethi Başağa, Dibeybe’nin sadece Trablus’ta destekçilerinin olduğunu savunarak, Trablus dışındaki bölgelerde bir seçim düzenleme gücüne sahip olmadığını söyledi. Buna karşılık Dibeybe, hükümetinin 14 aylık bir süre diliminde tüm ülkede seçimleri düzenleyebilme gücünde olduğunu iddia etti. İki hükümetin destekçileri rakiplerini seçimleri sabote etmekle suçluyor. Eski Kültür Bakanı ve Libya’nın eski Malta Büyükelçisi Habib Emin, Doğu Libya’daki güçlerin, kendi çıkarlarına olmayacağı için seçimlerin yapılmasını engellediğini savundu. Libya Devlet Yüksek Konseyi Başkanı Halid el-Mişri’yi de seçimlerin yapılmasını istemeyenlerin safına dahil eden Habib Emin, “Mişri ve Doğu Libya’daki güçler geçen yıl Aralık ayında yapılması planlanan seçimleri engellediler” dedi. Dibeybe’nin de daha önce bu yönde açıklamaları olmuştu. Ulusal Birlik Hükümeti Sözcüsü Muhammed Hammude, “Bazılarının engelleme girişimlerine rağmen, büyük çoğunluk bir an önce seçimlerin yapılmasını istiyor. Ülkedeki siyasi çatışma ve güvenlik zaafları ancak bu şekilde son bulabilir, aksi takdirde Libya halkı geleceğe umutla bakamaz” diye konuştu.  
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, geçtiğimiz günlerde BM Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) sunduğu bir raporda, Libyalı tarafları geçtiğimiz Aralık ayından bu yana askıya alınmış haldeki seçim sürecini yeniden başlatmaya çağırdı. 
Özgür, kapsamlı ve güvenilir seçimlerin yapılmasının ‘her zamankinden daha fazla siyasi bir zorunluluk haline geldiğini’ vurgulayan Guterress, seçimlerinin yapılmasını bekleyen 2,8 milyondan fazla Libyalı seçmenin istekleri uyarınca seçim sürecinin mümkün olan en kısa sürede yeniden başlatılması çağrısında bulundu. BM Genel Sekreteri, Temsilciler Meclisi ve Devlet Yüksek Konseyi’nin ‘işbirliği ruhu’ içinde çalışarak, ‘siyasi kutuplaşmalardan’ kaçınmaları gerektiğini ifade etti.  



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.