Arap ülkeleri ve örgütlerden bayrak yürüyüşü ve Aksa baskınına tepki

Fotoğraf: Getty Images
Fotoğraf: Getty Images
TT

Arap ülkeleri ve örgütlerden bayrak yürüyüşü ve Aksa baskınına tepki

Fotoğraf: Getty Images
Fotoğraf: Getty Images

Arap ülkeleri ve örgütler, İsrailli fanatik Yahudi yerleşimcilerin provokatif "bayrak yürüyüşü"ne tepki gösterdi.
Mısır Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Filistin topraklarında istikrarı kışkırtmaya yönelik uygulamalar ve gelişmelerin sonuçları konusunda uyarıda bulundu.
Katar Dışişleri Bakanlığı da yayınladığı kınamada, işgal güçlerinin bir dini savaşa doğru istekli olduğu kaydedilirken, İsrail'in durdurulması için uluslararası toplumun ivedilikle harekete geçmesi çağrısı yapıldı.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı uluslararası topluma harekete geçme çağrısı yaparken, Aksa'da yapılanların Müslümanların duygularını kışkırttığı ve dini çatışma imkanlarını artırdığı vurgulandı.
Arap Birliği'nden de benzer bir açıklama yapıldı. Birlik, İsrail'in "dini duyguları alevlendiren kışkırtıcı hareketleri durdurması için" uluslararası çağrı yaptı.
Körfez İşbirliği Teşkilatı, uluslararası topluma Mescid-i Aksa'nın selametini korumak için sorumluluklarını yerine getirmesi çağrısında bulundu.
İslam İşbirliği Teşkilatı, Aksa'daki gelişmeleri "tehlikeli tırmanış" olarak nitelendirdiği açıklamasında bunun İslam ümmetinin duygularına karşı açık bir meydan okuma olduğu belirtildi. Açıklamada, uluslararası topluma çağrı yapılarak, İsrail'in ihlallerinin son bulması için harekete geçilmesi istendi.

Provokatif "bayrak yürüyüşü"
Aşırı sağcı fanatik Yahudi yerleşimcilerin, 1967'de İsrail'in Doğu Kudüs'ü işgal etmesi dolayısıyla gerçekleştirdikleri provokatif "bayrak yürüyüşü" dün doğu Kudüs'te yapıldı. Binlerce kişilik fanatik yerleşimci grup, ellerinde İsrail bayrakları ve fanatik grupların flamalarıyla Eski Şehir'in sembolik Şam Kapısı'nda toplandı.
Yerleşimci gruplardan bazıları, tepki çeken "Araplara ölüm" sloganı atarken İsrail polisinin, Yahudi yerleşimcilere müdahale etmemesi dikkati çekti.
İsrail polisi, Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesi çevresinde kurduğu çok sayıda barikatla Filistinlilerin bölgeye girişini engelledi.
Doğu Kudüs'ün Eski Şehir yakınlarındaki Selahaddin Caddesi'nde Filistin bayrağıyla yürümeye çalışanlara sert müdahale eden İsrail polisi, Filistinlileri, göz yaşartıcı gaz, kauçuk kaplı mermi, ses bombası ve atlı polislerle müdahale ederek dağıtmaya çalıştı.



Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
TT

Fransa’nın Lübnan'daki arabuluculuk çabalarında ortaya çıkan belgede hangi önemli maddeler yer alıyor?

İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)
İsrail topçuları, Lübnan topraklarının derinliklerine doğru ilerleme girişimleriyle eş zamanlı olarak Lübnan topraklarına ateş açtı (AFP)

İsrail, Lübnan ile ateşkes sağlamaya yönelik arabuluculuk çabalarına karşı, dört eksende eş zamanlı kara saldırıları düzenleyerek saldırı alanını genişletiyor ve işgale karşı direnen savunma güçlerini dağıtmaya ve herhangi bir görüşme öncesinde Lübnan'a ateş gücüyle baskı uygulamaya çalışıyor.

İsrail'in Lübnan sınırına takviye birlikleri göndermesi üzerine, İsrail ordusu Hıyam ve Taybe eksenlerine yönelik saldırılarını yeniledi ve Bint Cibeyl şehri civarındaki Marun er-Ras ve Aytarun eksenindeki hareketlerine devam ederken, batı kesiminde Naqura kasabasına doğru yeni bir eksen açtı.

Bu saldırı, Lübnan'ın iç kesimlerindeki onlarca kasabayı hedef alan yoğun hava ve topçu bombardımanıyla birlikte gerçekleşti ve saldırılardan biri sivil savunma merkezini vurdu.

 Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot’un Tel Aviv ziyareti, İsrail’in Fransız arabuluculuğuna karşı herhangi bir taviz vermesiyle sonuçlanmasa da Şarku’l Avsat, üç aşamadan bahseden ve Lübnan’ın İsrail’i tanıdığını açıkça belirtmeyen Fransız belgesinin içeriğini elde etti. İlk madde, “Lübnan Devleti'nin İsrail'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme taahhüdünü” teyit ederken, ikinci madde ise “Lübnan'ın İsrail ile kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşması imzalamaya hazır olduğunu” belirtmektedir. Ancak en önemli paragraf, “kapsamlı ve kalıcı bir saldırmazlık anlaşmasının imzalanmasını, böylece Lübnan ve İsrail’in aralarındaki savaş durumunun sona erdiğini ilan etmelerini ve birbirlerine karşı herhangi bir güç kullanmaktan kaçınmayı taahhüt etmelerini” öngörüyor.


İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi yaralandı

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği baskının ardından duman yükseliyor (DPA)

Lübnan resmi medyasına göre İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki bir kasabada bir evi hedef alan hava saldırısında bir kişi öldü, iki kişi de yaralandı.

Ulusal Haber Ajansının haberine göre “İsrail savaş uçakları, Bint Cubey bölgesindeki Ganduziye kasabasında bir eve şafak vakti şiddetli bir saldırı düzenledi; bir kişi öldü, iki kişi yaralandı.Yaralılar enkaz altından çıkarıldı» dedi.

İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güney banliyölerindeki birkaç mahalle sakinlerine tahliye uyarısı verdikten sonra, bu sabah “Hizbullah”ın Beyrut'taki hedeflerine bir dizi hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Ordu kısa açıklamasında, güçlerinin "şu anda Beyrut'ta Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırdığını" belirtti. İsrail askeri sözcüsü daha önce, Hizbullah'ın kalesi olan güney banliyölerinde yaşayanları hava saldırıları başlamadan önce evlerini boşaltmaları konusunda uyarmıştı.


NATO Bağdat'tan "geçici olarak" ayrılıyor...

Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
TT

NATO Bağdat'tan "geçici olarak" ayrılıyor...

Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)
Irak Haşdi Şabi Güçleri, Salahaddin'e düzenlenen hava saldırısında öldürülen üyelerinden birinin fotoğrafının bulunduğu ambulansın yanında (AFP)

NATO, bölgesel gerilimlerin artmasıyla birlikte bazı güçlerini geçici olarak geri çekme kararına paralel olarak, Irak'taki misyon duruşunu "belirlemek" için çalıştığını duyurdu.

NATO sözcüsü Alison Hart dün yaptığı açıklamada, ittifakın "Irak'taki duruşunu ayarladığını... ve müttefiklerle yakın koordinasyon içinde çalıştığını" teyit ederek, "NATO personelinin güvenliği ve emniyetinin son derece önemli olduğunu" vurguladı.

Aynı bağlamda, Polonya Savunma Bakanı Wladyslaw Kosiniak-Kamysz, "operasyonel koşulları ve potansiyel tehditleri analiz ettikten sonra" ülkesinin güçlerinin Irak'tan çekileceğini duyurdu.

Bu gelişmeler, Bağdat'ta hükümet mesajları, yargı uyarıları ve "kesin" Amerikan tehditleri yoluyla grupların saldırılarını durdurmaya yönelik yoğun siyasi baskıyla eş zamanlı olarak geldi.

Kaynaklar, sahada nispeten sakin bir ortamda, «Hizbullah Tugayları»nın beş günlük ateşkes ilan etmesiyle birlikte gerilimi azaltmaya yönelik ilk mutabakatlardan bahsetti. Ancak Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar, Amerikan tarafının şu ana kadar buna net bir yanıt vermediğini ifade etti. Bu da “Haşdi Şabi”ye ait karargahları hedef alan hava saldırılarının devam etmesiyle birlikte, ateşkesi kırılgan ve çökmeye açık bir durumda bırakıyor.