Suudi Arabistan’ın ağaçlandırılmasına hız verildi

Yeşil Suudi Arabistan Girişimi’nin uygulama planı Kasım ayında duyurulacak. Suudi Arabistan’ın bitki örtüsünü genişletmek için ağaçlandırma girişimlerini destekleme çağrıları yapılıyor

Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı, dün Riyad'daki Uluslararası Ağaçlandırma Teknolojileri Fuarı ve Forumu’nun açılışı sırasında (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı, dün Riyad'daki Uluslararası Ağaçlandırma Teknolojileri Fuarı ve Forumu’nun açılışı sırasında (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan’ın ağaçlandırılmasına hız verildi

Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı, dün Riyad'daki Uluslararası Ağaçlandırma Teknolojileri Fuarı ve Forumu’nun açılışı sırasında (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Çevre, Su ve Tarım Bakanı, dün Riyad'daki Uluslararası Ağaçlandırma Teknolojileri Fuarı ve Forumu’nun açılışı sırasında (Şarku’l Avsat)

Çevre uzmanları, çölleşmenin neden olduğu zorluklara karşı mücadele kapsamında, sürdürülebilir ağaçlandırma projelerini ve bitki örtüsünün geliştirilmesini benimseyen çevre koruma ve geliştirme girişimlerinin desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.
Yeşil Suudi Arabistan Araştırmaları Projesi İttifakı yönetimi, toprak, su, iklim değişikliği ve çölleşme alanlarında, dünya genelinde 60’dan fazla şirket ile bilimsel araştırma kuruluşunun ittifakına dayanan girişim için Kasım ayında, kapsamlı strateji ve uygulama planını duyurulacağını açıkladı.
Bu kapsamda Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın himayesinde Uluslararası Ağaçlandırma Teknolojileri Fuarı ve Forumu başlatıldı. Formun açılışı, Çevre, Su ve Tarım Bakanı aynı zamanda Ulusal Bitki Örtüsünü Geliştirme ve Çölleşmeyle Mücadele Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı olan Abdurrahman bin Abdulmuhsin el-Fadli tarafından yapıldı. 20 diyalog oturumdan oluşan foruma, 80 fuar katılımcısı ve 90 konuşmacı katıldı. Fuar ve foruma katılanlar, çabaların dağılmasının yanı sıra bitki alanında gelişme ve kapsamlı çevresel bakım çalışmalarında farklı deneyimlerin çatışmasına engel olmak için bölge ülkeleri arasındaki iş birliği seviyesinin artırılması, bu projelerden istenen etkinin sağlanması ve uygun bir çerçeveye oturtulması çağrısında bulundu.

İddialı girişim
Bakan Fadli “Suudi Arabistan, yerel ve bölgesel kapsamdaki bu tür iddialı girişimlerle, çevre koruma ve bitki örtüsünün geliştirilmesi konusunda Orta Doğu’da benzeri görülmemiş niteliksel bir gelişim gösteriyor. Bunun, çölleşmenin azaltılması, biyolojik çeşitliliğin artırılması, daha temiz ve sürdürülebilir bir gelecek sağlanması, insanların yaşam kalitesinin ve refahı arttılması açısından küresel olarak yansımaları da olacaktır” ifadelerini kullandı. 

Bu aşamanın zorlukları
Ulusal Bitki Örtüsünü Geliştirme ve Çölleşmeyle Mücadele Merkezi CEO’su Dr. Halid Abdulkadir ise yaptığı konuşmada, arazi müdahalesi ve biyoçeşitlilik kaybının büyük zorlukların yanı sıra ekonomi ve çevre üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu vurguladı. Abdulkadir 10 milyar ağaç dikilmesinin çevresel, sosyal ve ekonomik düzeyde birçok fayda sağlayacağını, bunlardan en önemlisinin, Krallık’ın arazi bozulmasının ve çölleşmenin durdurulması olduğunu söyledi.
Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı Yardımcısı Dr. Usame Fakiha, Suudi Arabistan’ın, ağaçlandırma programlarını Krallığın tüm bölgelerinde uygulamak için çok büyük bir çaba sarf ettiğini söyledi. Fakiha bu bağlamda, yaklaşık 7,5 milyon ağaçla başlayan Yeşil Riyad Programı, Kral Selman Parkı ve ülkenin tüm şehirlerindeki bahçelerde ve parklarda 30 milyondan fazla ağaç dikilmesini hedefleyen, bölgeye insancıl bir karakter kazandırmayı amaçlayan Suudi Yeşil Şehirler Girişimi de dahil olmak şu anda uygulanmakta olan çeşitli program ve girişimlerin başlatıldığını belirtti.

Çevreci hareket
Yeşil Suudi Araştırmaları Projesi İttifakı Başkanı Mühendis Halid el-Osman, çevre konularının ele alınmasının coğrafi sınırları olmadığını zira zorlukları ele alma sürecinin, aynı bölgedeki karşılıklı çevresel etkiler sebebiyle ayrı tutulamayacağını söyledi. Osman, geniş bir bölgede yer alan Suudi Arabistan’ın, Yeşil Suudi Girişimi’nin çevresel ve iklimsel zorluklarla mücadelede bölgesel iş birliğini teşvik etme yaklaşımlarının bir parçası olarak, geniş kapsamlı ve entegrasyon adayalı çevre hareketini benimsemesi gerektiğini belirtti.
Osman, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Yeşil Suudi Girişimi’nin Yeşil Orta Doğu Girişimi’nin temel taşı olduğunu bunun da Suudi Arabistan’ı bu alandaki çalışmalarda bir öncü olduğunu, aynı zamanda ağaçlandırma ve yeşil alanların bölgesel olarak genişletilmesinde sahip olduğu bilgi birikimini aktarması ve katkıda bulunması sebebiyle bir lider haline getirdiğini belirtti.

Uygulama stratejisi
Osman “Şirketlerden, bilim ve araştırma kuruluşlarından oluşan bir ittifak, Bitki Örtüsü Geliştirme Ulusal Merkezi ile iş birliği içinde, bilimsel temelleri, çevresel durumu, zorlukları, kaynakları ve imkanları anlamaya dayalı bir plan oluşturma ve bunları stratejik bir uygulama stratejisi çerçevesine yerleştirme görevini üstlendi. Bu, 60’tan fazla bilim insanının emeğiyle, iş ve yatırım fırsatlarının yanı sıra toprak, su, iklim değişikliği ve çölleşme seviyeleri konusunda, çevresel, sosyal ve ekonomik düzeylerde, durumu anlamak veri toplamak ve gerekli anketleri yapmak için yapıldı” ifadelerini kullandı.
Osman kapsamlı bir stratejik planların ve bu iddialı projeyi gerçekleştirmeye yönelik uygulama planı çalışmalarının, gerekli finansman programlarının, tüm devlet ve kar amacı gütmeyen kuruluşlara verilen rollerin, projede kullanılabilecek bilimsel araştırma, yenilik ve yeni teknoloji alanlarının belirlenmesi ile sonuçlanacağını belirtti. Ayrıca gerekli uygulama araçlarıyla birlikte bir yol haritasını oluşturulacağını ve kapsamlı plan çerçevesinde, bitki yetiştirme ve kapsamlı çevre bakımı imkanları konusunda çabaların ve çelişkili deneyimlerin dağıtılması yerine, uluslararası deneyimlerle karşılaştırmalı araştırmalar yapıldıktan sonra tamamlanması için çaba gösterileceğini belirtti.
Osman “Son aylarda çalışmalara başladık, planı bundan bir yıl sonra uygulamayı umuyoruz, araştırma projesinin ön sonuçları Kasım ayında açıklanacak. Uygulama araçları belirlenecek aynı zamanda su kaynakları, mahsullerin kalitesi, zamanlamaları ve yerlerine ilişkin tüm sorular cevaplanacak” ifadelerini sözlerine ekledi.

Bölgenin durumu
Suudi Arabistan Yerbilimleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Abdullah el-Umeri, bölgenin kuraklık, çölleşme ve çeşitli çevre sorunlarından mustarip olduğunu ve bunun kurak ve yarı kurak bölgelerde, karbon salınımını ve küresel ısınmayı azaltmak için ağaçlandırma girişimlerini daha da önemli bir çalışma haline getirdiğini söyledi.
Prof. Dr. Abdullah el-Umeri Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Suudi Arabistan’ın ve bölgedeki diğer ülkelerin, geniş alanları ve düşük yağış oranları göz önüne alındığında, bunlarla iddialı girişimler ve projelerle yüzleşeceğini, su kaynaklarının kıtlığı başta olmak üzere çeşitli sıkıntılara karşı mücadele edeceğini belirtti. Ayrıca Suudi Arabistan’ın, çeşitli girişimleri aracılığıyla Krallığın ihtiyaçlarını karşılamaya, zorluklarla mücadele etmeye, çabaları birleştirmeye ve çözümler üretmeye çalıştığını söyledi.
Prof. Dr. Umeri, Krallığın bitki örtüsünü geliştirmeye yönelik uzun vadeli planının, ağaçlandırma projelerinin rastgele olmadığı doğruladığını belirtti. Ayrıca, bölgesel tutumun önemli olduğunu ve Uluslararası Ağaçlandırma Teknolojileri Fuarı ve Forumu’na farklı ülkelerden yetkililerin katılımının, bu girişimlerin hedeflerine ulaşması, teşvik edilmesi, deneyim alışverişinde bulunulması ve işbirliklerinin güçlendirilmesi için gerekli olduğunu vurguladı.

Su kaynaklarının artırılması
El-Umeri, bu planların ana hedefinin su kaynaklarının arttırılması olduğuna ve başarı hedeflerinin büyük bir kısmının su kıtlığı sorununun çözülmesine dayandığına dikkat çekti. Yetkili Suudi Arabistan’ın bu konuda çaba sarf ettiğini ve suyu tuzdan arındırma teknolojilerine ilk yatırım yapan ülkelerden biri olduğunu, 30 yıldır suni göller ve bulut tohumlama konusunda çeşitli çalışmalar ve deneyler gerçekleştirdiğini belirtti. Ülkesinin ayrıca, açık alanlarda depolanan suyun yüksek sıcaklıklar ve artan buharlaşma seviyeleri sorunları ile karşılaşmasına rağmen, Suudi Arabistan’da 230’dan fazla barajın inşa edildiğini belirtti. Yetkili, Suudi Arabistan’ın suyun tükenmemesi, gelecek nesiller için su kaynaklarının güvence altına alınması, artan nüfus yoğunluğunun ihtiyaçlarının karşılanması ve kamu menfaatinin korunması için, su israfı sorunuyla mücadele etmeye devam ettiğini, zorlukların üstesinden gelmek için çalışmalar ve yenilikler benimsediğini, kanun koyma sürecini sıkılaştırdığını ve yenilenemeyen sular konusunda ödün vermediğini belirtti.

Anlaşmalar ve sözleşmeler
Bitki Örtüsü Geliştirme ve Çölleşmeyle Mücadele Ulusal Merkezi dün Kral Abdülaziz Kraliyet Koruma Alanı Geliştirme Kurumu ile koruma alanına bir milyon ağaç dikmek için bir anlaşma imzaladı. Uluslararası Ağaçlandırma Teknolojileri Fuarı ve Forumu oturumunda imzalanan anlaşma, bir milyon ağaç dikme projesi de dahil olmak üzere belirli ağaçlandırma projelerinin başlatılması yoluyla, koruma alanındaki doğal bitki örtüsü alanlarını geliştirmek, genişletmek ve çeşitliliğini korumak için iş birliği ve entegrasyon sağlanmasını amaçlıyor.
İki taraf arasındaki iş birliği alanları, Kuzey ve Güney Hafas Bahçesi ile Nur Bahçesi’ni içeren koruma alanları içerisinde ağaçlandırma hedef noktalarının belirlenmesini, ayrıca arıtılmış su ile sulama kaynaklarının ve ağaçların ve çalıların yerel bitki türlerinin belirlenmesini kapsıyor.
Ulusal Bitki Örtüsünü Geliştirme ve Çölleşmeyle Mücadele Merkezi, Fuar ve Formun oturum aralarında, Suudi Arabistan Temel Endüstriler Kurumu (SABIC), Drone Teknoloji Ticaret Şirketi, Suudi Arabistan madencilik şirketi Maaden ve Sürdürülebilir Kırsal Tarım Kalkınma Programı ile çölleşme ile mücadele amacıyla üçer mutabakat zaptı imzaladı.
İş birliği alanları, bitki örtüsünün korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilirliği, ile ilgili bir dizi konuyu içeriyor. Bunlar arasında, çevreyi korumanın önemi konusunda farkındalığın arttırılması, Ulusal Bitki Örtüsünü Geliştirme ve Çölleşmeyle Mücadele Merkezi ile Maaden arasında 2040 yılına kadar 20 milyon ağaç dikme projesi gibi ağaçlandırma girişimlerinin ve projelerinin başlatılması yer alıyor. Aynı zamanda, Krallık ve çevresinde hedeflenen ağaçlandırma sahalarının, yerel bitki türlerinin ve sayılarının, her saha için uygun ekim dönemlerinin ve yenilenebilir su kaynaklarının  belirlenmesi, ağaçlandırmada dikkate alınacak teknik hususlar ve bilimsel tavsiyelerin hazırlanması, ağaçlandırma çalışmalarının teknik denetimine katkıda bulunulması,  bilimsel ve teknik araştırma ve çalışmalar yapılması, karşılıklı olarak bilimsel uzmanlık ve yetkinliklerin aktarılması ve Suudi Arabistan’daki bitki örtüsünün geliştirilmesinde ve çölleşmeye karşı mücadelede modern bilimsel tekniklerin ve araçların kullanılmasını da kapsıyor.

NEOM hedefi
NEOM projesinin CEO’su Mühendis Nazmi en-Nasr, projenin Krallık içinde 10 milyar ağaç dikmeyi hedefleyen Yeşil Suudi Girişimi kapsamında 100 milyon ağaç dikme taahhüdünü açıkladı. NEOM projesinin dünyada tamamen yenilenebilir enerji kaynakları olarak güneş ve rüzgar enerjisine dayanarak çalışan ilk bölge olacağını vurguladı. Nasr, Riyad’daki Uluslararası Ağaçlandırma Teknolojileri Fuarı ve Forumu açılış programına katıldığı sırada, NEOM’un Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı ile ortaklığının çok yol kat ettiğini, çok daha ileri gideceğini vurgularken, NEOM’un geleceği yaratma, gelişimini sürdürme ve geleceğe yönelik hedeflere ayak uydurma taahhüdüne dikkat çekti. Projenin fiili olarak 100 milyon ağaç dikimine başlayacağını belirtti.
Nasr, Belçika büyüklüğünde bir alanı kaplayan NEOM’un, birçok girişim ve bilimsel araştırma ışığında Çevre, Su ve Tarım Bakanlığı ile daimi çalışma ve koordinasyon sonucunda, doğayla tam uyum taahhüdü içerisinde yüzde 95 oranında doğal alana sahip olacağını, ayrıca 1,5 milyon hektar arazi ve doğal rezervin ve vahşi yaşam habitatlarının da bakımının yapılacağını belirtti.



İran protestolarının fitilini ateşleyen banka: Ekonomik çöküşün sembolü

İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
TT

İran protestolarının fitilini ateşleyen banka: Ekonomik çöküşün sembolü

İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)
İran'daki protestolarda eylemcilerle güvenlik güçleri arasındaki çatışmalar devam ediyor (AFP)

İran riyalinin açık piyasada ABD doları karşısında rekor seviyede düşmesinin ardından patlak veren protestolarda can kaybı artarken, ülkedeki ekonomik krizin dinamikleri mercek altına alındı.

Wall Street Journal'ın analizinde, yaklaşık 5 milyar dolarlık batık krediyle iflas eden Ayandeh Bankası'nın İran'daki "ekonomik çöküşün hem sembolü hem de hızlandırıcısı olduğu" yazılıyor.

İranlı iş insanı Ali Ansari'nin 2013'te kurduğu Ayandeh Bankası, geçen yıl ekimde iflas etmişti.

150'si başkent Tahran'da olmak üzere ülke çapında 270 şubeye sahip bankanın kurucusu, eski İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'a yakın isimlerdendi.

Bankanın iflasından birkaç gün sonra Ansari, İran Devrim Muhafızları'na finansman sağladığı gerekçesiyle Birleşik Krallık tarafından yaptırım listesine alındı.

Ansari, finans kuruluşunun iflasının "bankanın kontrolü dışındaki kararlar ve politikalar" nedeniyle yaşandığını savundu.

Ayandeh Bank'ın malvarlığı İran Merkez Bankası'nın kararıyla devlete ait Melli Bank'a devredildi. Ancak analizde, bunun sorunu çözmek yerine halihazırda ABD ambargosu nedeniyle zorluk çeken İran ekonomisine iyice yük bindirdiği belirtiliyor.

Banka, 2018'de Iran Mall adlı alışveriş merkezine yaptığı yatırımla da dikkat çekmişti. Pentagon'un binasının iki katı büyüklüğündeki yapıda kütüphane, havuz, spor salonları, bahçeler ve IMAX sinema salonunun yanı sıra 16. yüzyıldan kalma bir Pers sarayından esinlenerek tasarlanan özel bölümler yer alıyordu.

Haberde, Ansari'nin bu proje sayesinde Ayandeh üzerinden kendi şirketlerini fonladığına dikkat çekiliyor. Banka iflas ettiğinde kaynaklarının yüzde 90'ından fazlasının Ansari'nin yönetimindeki projelere aktarıldığı ortaya çıkmıştı.

Analize göre Ayandeh, ABD'nin 2018'de yaptırımları tekrar devreye koymasıyla başlayan geniş çaplı finansal krizin merkezinde yer alıyor.

Bu dönemde finansman sıkıntısı çeken İranlı bankalar, yüksek faiz oranları uygulayan ancak teminat talep etmeden kredi veren acil likidite mekanizmaları aracılığıyla Merkez Bankası'ndan borç almaya bağımlı hale gelmişti. Merkez Bankası da enflasyon döngüsü uyarılarına rağmen kredileri finanse etmek için para basıyordu.

Tüm bu gelişmelerin, geçen ay ülkede patlak veren ekonomik krize giden süreci hazırladığı belirtiliyor.

Yaptırımlara ek olarak İsrail'in, Tahran'ın finansal destek sağladığı Hizbullah'a ağır darbe vurması ve Beşar Esad'ın Aralık 2024'te devrilmesi gibi gelişmelerle İran bölgede zayıflamaya başladı.

Geçen yıl haziranda İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmalar da Tahran'ın ekonomisini sarsmaya devam etti.

IMF'nin Ortadoğu ve Orta Asya Birimi'nin eski yardımcı direktörü Adnan Mazarei, İsrail'in saldırısının ardından "rejimin meşruiyetinin giderek azaldığını" savunarak, Ayandeh'in iflasının bu süreci hızlandırdığını söylüyor.

İsveç merkezli SEB bankasından Erik Meyersson da protestoların sonucu ne olursa olsun Tahran yönetiminin finansal sorunlarının yarattığı baskının süreceğini belirtiyor:

Harcama yaparak durumu çözebilselerdi daha önce yaparlardı ve böyle bir şiddete başvurmak zorunda kalmazlardı. Bu durum rejim için işleri gerçekten daha da zorlaştırıyor.

Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre en az 2 bin 571 kişi eylemlerde hayatını kaybetti. Bunlardan 2 bin 403'ü gösterici, 147'si güvenlik güçleri ve hükümet destekçileri, 9'u protestolara katılmayan sivil ve 12'si 18 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor.

Independent Türkçe, Wall Street Jorunal, Times of Israel


Altın yeni zirvelere ulaştı... Gümüş ilk kez 90 dolar barajını aştı

Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
TT

Altın yeni zirvelere ulaştı... Gümüş ilk kez 90 dolar barajını aştı

Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)

Altın bugün yükselişini sürdürerek yeni rekor seviyelere ulaştı. Gümüş ise 90 dolar eşiğini tarihte ilk kez aşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bu ivme, beklentilerin altında gelen ABD enflasyon verilerinin faiz indirimlerine yönelik beklentileri güçlendirmesi ve süregelen jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle oluştu.

Eşi görülmemiş rekorlar

Salı günü 4.634,33 dolar seviyesinde zirve yapan altın, yükseliş ivmesini sürdürerek 4.639,28 dolarla yeni seviyeleri test etti. ABD vadeli altın kontratları da yükselerek 4.635,60 dolara çıktı.

Spot gümüş ise yüzde 4,6 artışla ons başına 90,95 dolara yükseldi ve 90 dolar eşiğini aşarak tarihi bir rekor kırdı. Gümüş, 2026 yılının yalnızca ilk iki haftasında yüzde 28’lik dikkat çekici bir kazanç elde etti.

Platin de yüzde 4,7 yükselerek ons başına 2.432,80 dolara ulaştı.

Yükselişin motorları

Gold Silver Central şirketinin Genel Müdürü Brian Lan, ABD’de enflasyon ve işsizlik oranlarının düşüş göstermesinin değerli metallerdeki yükselişin ana itici gücü olduğunu belirtti. Lan, gümüş için bir sonraki hedefin 100 dolar seviyesi olabileceğini öngördü.

ABD Çekirdek Tüketici Fiyat Endeksi verileri ise aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,6 artış gösterdi ve analist beklentilerinin altında kaldı. Bu durum, yatırımcılara faiz indirimi beklentisiyle pozisyon alma konusunda yeşil ışık yaktı.

Trump'ın baskısı

ABD Başkanı Donald Trump, enflasyon verilerini memnuniyetle karşıladı ve Fed Başkanı Jerome Powell üzerinde faiz oranlarını ‘somut şekilde’ düşürmesi yönünde baskısını yeniledi.

Bu gelişme, Trump yönetiminin Powell hakkında soruşturma başlatma kararı sonrası, merkez bankası başkanları ve Wall Street yöneticilerinden gelen uluslararası destek dalgasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Söz konusu durum, Fed’in bağımsızlığı ve Amerikan varlıklarına duyulan güven konusunda endişeleri artırırken, altına ‘güvenli liman’ talebini yükseltti.

Jeopolitik manzara

Yükselişte ekonomik faktörler tek başına belirleyici olmadı; İran’daki karışıklıklar da önemli bir rol oynadı. Başkan Trump, İranlıları protestolarını sürdürmeye teşvik ederek ‘yardımın yolda olduğunu’ belirtti. Bu açıklama, yıllardır görülmeyen büyüklükte gösterilere sahne olan İran bağlamında, genellikle siyasi belirsizlik ve düşük faiz ortamlarında değer kazanan değerli metallere olan ilgiyi artırdı.


Altın yeni zirvelere ulaştı... Gümüş ilk kez 90 dolar barajını aştı

 Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
TT

Altın yeni zirvelere ulaştı... Gümüş ilk kez 90 dolar barajını aştı

 Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)
Bangkok'taki bir altın dükkanında altın takıları inceleyen bir kuyumcu (EPA)

Altın bugün yükselişini sürdürerek yeni rekor seviyelere ulaştı. Gümüş ise 90 dolar eşiğini tarihte ilk kez aşarak tarihi bir başarıya imza attı. Bu ivme, beklentilerin altında gelen ABD enflasyon verilerinin faiz indirimlerine yönelik beklentileri güçlendirmesi ve süregelen jeopolitik belirsizliklerin etkisiyle oluştu.

Eşi görülmemiş rekorlar

Salı günü 4.634,33 dolar seviyesinde zirve yapan altın, yükseliş ivmesini sürdürerek 4.639,28 dolarla yeni seviyeleri test etti. ABD vadeli altın kontratları da yükselerek 4.635,60 dolara çıktı.

Spot gümüş ise yüzde 4,6 artışla ons başına 90,95 dolara yükseldi ve 90 dolar eşiğini aşarak tarihi bir rekor kırdı. Gümüş, 2026 yılının yalnızca ilk iki haftasında yüzde 28’lik dikkat çekici bir kazanç elde etti.

Platin de yüzde 4,7 yükselerek ons başına 2.432,80 dolara ulaştı.

Yükselişin motorları

Gold Silver Central şirketinin Genel Müdürü Brian Lan, ABD’de enflasyon ve işsizlik oranlarının düşüş göstermesinin değerli metallerdeki yükselişin ana itici gücü olduğunu belirtti. Lan, gümüş için bir sonraki hedefin 100 dolar seviyesi olabileceğini öngördü.

ABD Çekirdek Tüketici Fiyat Endeksi verileri ise aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 2,6 artış gösterdi ve analist beklentilerinin altında kaldı. Bu durum, yatırımcılara faiz indirimi beklentisiyle pozisyon alma konusunda yeşil ışık yaktı.

Trump'ın baskısı

ABD Başkanı Donald Trump, enflasyon verilerini memnuniyetle karşıladı ve Fed Başkanı Jerome Powell üzerinde faiz oranlarını ‘somut şekilde’ düşürmesi yönünde baskısını yeniledi.

Bu gelişme, Trump yönetiminin Powell hakkında soruşturma başlatma kararı sonrası, merkez bankası başkanları ve Wall Street yöneticilerinden gelen uluslararası destek dalgasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Söz konusu durum, Fed’in bağımsızlığı ve Amerikan varlıklarına duyulan güven konusunda endişeleri artırırken, altına ‘güvenli liman’ talebini yükseltti.

Jeopolitik manzara

Yükselişte ekonomik faktörler tek başına belirleyici olmadı; İran’daki karışıklıklar da önemli bir rol oynadı. Başkan Trump, İranlıları protestolarını sürdürmeye teşvik ederek ‘yardımın yolda olduğunu’ belirtti. Bu açıklama, yıllardır görülmeyen büyüklükte gösterilere sahne olan İran bağlamında, genellikle siyasi belirsizlik ve düşük faiz ortamlarında değer kazanan değerli metallere olan ilgiyi artırdı.