Cezayir muhalefeti, ‘cumhurbaşkanlığı diyaloğunun’ başarılı olması için ‘garanti’ talep ediyor

Cumhurbaşkanı Tebbun’un Sosyalist Güçler Cephesi (FFS) Birinci Sekreteri ile yaptığı görüşmeden bir kare (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Tebbun’un Sosyalist Güçler Cephesi (FFS) Birinci Sekreteri ile yaptığı görüşmeden bir kare (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
TT

Cezayir muhalefeti, ‘cumhurbaşkanlığı diyaloğunun’ başarılı olması için ‘garanti’ talep ediyor

Cumhurbaşkanı Tebbun’un Sosyalist Güçler Cephesi (FFS) Birinci Sekreteri ile yaptığı görüşmeden bir kare (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Tebbun’un Sosyalist Güçler Cephesi (FFS) Birinci Sekreteri ile yaptığı görüşmeden bir kare (Cezayir Cumhurbaşkanlığı)

Cezayir'deki en eski muhalif siyasi parti Sosyalist Güçler Cephesi (FFS), Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’u başta Hirak Hareketi’ne bağlı düşünce mahkumlarının serbest bırakılması olmak üzere, ‘El Uzatma Girişimi’nin başarılı olması için ‘garanti vermeye’ çağırdı. Cezayir’in bağımsızlığının 60. yılı için 5 Temmuz’da yapılacak kutlamalar münesebetiyle hükümetin, şu anda siyasi duruşları nedeniyle hapis yatan ve görüşlerini dile getirdikleri için yargılanan herkesin serbest bırakılması için hazırlık yaptığı iddia ediliyor.
FFS Birinci Sekreteri Yusuf Avşiş başkanlığındaki bir heyetin iki gün önce Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun ile cumhurbaşkanlığı ofisinde yaptığı görüşmenin ardından parti bir açıklama yaptı. FFS açıklamasında “Başta tüm siyasi tutukluların ve düşünce mahkumlarının kayıtsız şartsız serbest bırakılması konusunda vatandaşlarımıza güvence vermek olmak üzere siyasi ve sosyal ortaklara garantiler ve iyi niyet nişâneleri vermek için herhangi bir diyaloğa başlamadan önce ön koşullara ve ateşkes uygulamalarına saygı gösterilmesini talep ettik” ifadelerine yer verdi.
Parti, 2017 yılında Gardaya’da (başkentin 600 km güneyinde) bir hükümet yetkilisini öldürme suçundan ömür boyu hapse mahkum edilen aktivisti Muhammed Baba Neccar’ı örnek gösterdi. Muhalefet partisi suçlamanın ‘uydurma’ olduğunu savunuyor. Baba Neccar, İbadiye mezhebinin takipçilerinin çoğunluğunun yaşadığı Gardaya’da hükümet yetkililerine yönelik muhalif tavrıyla biliniyordu. Açıklamada ayrıca partinin üyesi olan ve geçtiğimiz salı günü bir gerekçe gösterilmeksizin tutuklanan Azfun (Tizi Vuzu vilayeti, 100 km doğu) Belediye Başkanı İsmail Şa’lal örnek gösterildi. Aynı zamanda merhum devrimci Hüseyin Ayet Ahmed tarafından kurulan FFS, ‘ihtiyati hapis cezasının rastgele verilmesini’ de eleştirerek ‘partilere, sendikalara, derneklere ve medyaya dayatılan ve toplumdaki temel rollerini yerine getirmelerini engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılması’ çağrısında bulundu. Avşiş tarafından imzalanan açıklamanın devamına göre, Tebbun ile görüşen heyet, Tebbun'un 'iç cepheyi güçlendirmeye yönelik ulusal diyalog çerçevesine ilişkin siyasi arzusu hakkında daha fazla açıklama yapmasını' talep etti. Açıklama şu ifadeler ile devam etti:
“Bu türden herhangi bir ciddi girişimin mutlaka, ülkedeki tüm güçlerinin, partilerin, birliklerin, derneklerin ve medyanın, hükümet sisteminin barışçıl ve sorunsuz bir şekilde değiştirilmesini sağlamak için özgürce harekete geçebileceği ve katkıda bulunabileceği gerçek bir demokratik açılımla eşanlamlı olması gerektiğini vurguladık. Cumhurbaşkanı’na gerek siyasi gerekse ekonomik ve toplumsal olsun, ülkemizin karşı karşıya olduğu çok boyutlu krizi etkin bir şekilde çözecek kapsamlı bir diyaloğa dayalı ulusal bir uzlaşı sağlanmasına yönelik projelerimiz ve girişimlerimizden bahsettik. Aynı zamanda devletin toplumsal yapısına olan bağlılığımızı yeniledik. Halkımızın enflasyonda patlama yaşanması ve satın alma gücünün azalmasından ötürü sıkıntılar yaşadığı bir dönemde, sosyal destek sistemini reforme etme politikasıyla ilgili endişelerimizi dile getirdik. Cezayirli kadın ve erkeklerin onurunu korumak ve yaşam standartlarını yükseltmek için acilen ekonomik ve sosyal önlemler alınması çağrısında bulunduk.”
Buna karşılık kaynaklar Cumhurbaşkanı’nın sözlerini şöyle aktardı:
“Muhalefetin serbest bırakılmasını istediği Hirak Hareketi tutukluları, hükümete karşıt görüşleri nedeniyle değil, kanunen suç sayılan görüşlerini dayatmak için çeşitli şiddet yöntemleri kullandıkları için yargı tarafından hapse mahkum edildiler. Ayrıca bazıları, ülkemizde terör eylemleri planladığı ve bizim iyiliğimizi istemeyen yabancı güçlerle ittifak yaptığı delillerle sabit olan gruplara mensup olmakla suçlanıyor.”
Cumhurbaşkanı bu son sözleri ile üstü kapalı bir şekilde terör listesine alınan İslami Reşad Hareketi ve Kabileler Bölgesi Özerk Yönetim Hareketi’ni kastediyordu.
Cumhurbaşkanı FFS liderlerinin endişelerine verdiği cevaplarda, iki buçuk yıl önce iktidara geldiğinden beri ‘satın alma gücünü artırma, yolsuzlukla mücadele ve hak ve özgürlüklere saygı alanında pek çok başarıya imza atıldığını’ belirtti. Tebbun bu bağlamda görüşmedeki liderlere 2020'de anayasayı gözden geçirdiklerini hatırlattı. Tebbun’a göre yapılan değişiklik ‘iyi yönetişim, yargının bağımsızlığı ve yetki devri alanında önemli şeyler’ içeriyordu.
Cumhurbaşkanı'nın bir ay önce hükümette reform yapmak amacıyla partilerle siyasi istişarelere başladığına dikkat çekiliyor. Cezayir resmi haber ajansına göre ‘Birleştirme ve El Uzatma’ adlı bir siyasi girişim başlatma sürecinde olan Tebbun, ‘ülkenin karşı karşıya olduğu zorlukları tartışmak üzere partilerle kapsamlı bir toplantı yapma’ niyetinde olduğunu söyledi.



Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
TT

Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ve İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’nın genişletilmesi, konteyner terminallerinin işletilmesi, geliştirilmesi ve yeni yatırımlar yapılmasına yönelik bir ortaklık anlaşması imzaladı.

Dün akşam başkent Trablus’un 200 kilometre doğusunda bulunan Misrata’da gerçekleştirilen imza töreni öncesinde Dibeybe, Tajani’nin başkanlık ettiği İtalyan heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle ekonomi ve hizmet alanlarında geliştirilmesi ele alındı. Ayrıca Akdeniz bölgesinde ortak bir meydan okuma olarak öne çıkan düzensiz göç dosyası da gündeme geldi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)

Dibeybe, imza törenine katılmak üzere Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’na gelen Katar Başbakanı’nı karşılayanlar arasında yer aldı. Dibeybe, Libya ile Katar arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekti.

Dibeybe, Katar Başbakanı ile yaptığı resmi görüşmede iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin güçlendirilmesi, yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi ve ortak çıkarlara hizmet edecek adımların ele alındığını, ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyaların görüşüldüğünü belirtti.

Dibeybe’nin ofisi, Katar’ın Libya halkına verdiği destekten duyulan memnuniyeti dile getirerek, iki ülke arasındaki kardeşçe ilişkilerin altyapı, enerji ve hizmet sektörü alanlarında somut program ve projelere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)

Dibeybe ile Katar Başbakanı arasında yapılan görüşmede, petrol sektöründeki iş birliği olanaklarının yanı sıra ulaştırma projeleri de ele alındı. Bu alanlardaki iş birliğinin, hizmetlerin verimliliğinin artırılmasına, altyapının hazırlık seviyesinin iyileştirilmesine ve ulusal ekonominin desteklenmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Görüşmenin sonunda taraflar, önümüzdeki dönemde koordinasyonun sürdürülmesi ve ortak iş birliği kanallarının güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı. Açıklamada, bu sürecin istikrar ve kalkınmayı destekleyeceği ve iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet edeceği ifade edildi.

Öte yandan Dibeybe, hastaneden taburcu olmasının ardından dün sabah gerçekleştirdiği ilk toplantıda Roma ve Avrupa Birliği’nden (AB), düzensiz göçle mücadelede UBH’ye doğrudan ve açık destek verilmesini talep etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Dibeybe, Libya’nın bu konuda hem güvenlik hem de insani açıdan ağır yükler taşıdığını belirtti.

Dibeybe’nin ofisinden yapılan açıklamada, Libya’nın düzensiz göç için bir yerleşim ülkesi ya da göçmenler için kalıcı bir durak olmayı reddettiği vurgulandı. Açıklamada, krizin çözümü için temel bir yol olarak sınır dışı ve geri dönüş planının desteklenmesi gerektiği, bunun sorumlulukların adil şekilde paylaşılmasını sağlayacağı ve Libya kentleri üzerindeki baskıyı azaltacağı kaydedildi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)

Ekonomik iş birliği kapsamında Dibeybe, devam eden stratejik ortaklıklara ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi. Dibeybe, Misrata kentinde serbest ticaret bölgesi liman terminalinin geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik, toplam 2,7 milyar dolara ulaşan yatırımla bir anlaşmanın imzalandığını belirtti. Anlaşmaya Katarlı, İtalyan ve İsviçreli şirketlerin katıldığını kaydeden Dibeybe, İtalyan MSC şirketinin de projede yer aldığını ifade etti. Proje kapsamında limanın yıllık kapasitesinin 4 milyon konteynıra çıkarılmasının hedeflendiği, yıllık yaklaşık 500 milyon dolar işletme geliri öngörüldüğü ve 8 bin 400’ü doğrudan olmak üzere toplam 62 bin kişilik istihdam sağlanmasının beklendiği aktarıldı.

Dibeybe dün sabah X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu projenin hayata geçirildiğini duyurdu. Açıklamasında projenin, Libya’nın bölgedeki en büyük limanlar arasında kapasite ve ölçek açısından konumunu güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda entegre bir uluslararası ortaklık çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanına dayandığını vurguladı.

Dibeybe, söz konusu projenin açık geliştirme ve işletme düzenlemeleri çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanlarıyla hayata geçirildiğini, böylece devlet bütçesine ilave yük getirmeden uygulanmasının güvence altına alındığını söyledi.

Dibeybe, İtalyan heyetiyle yaptığı görüşmelerde enerji sektöründeki mevcut iş birliğini de ele aldı. Bu kapsamda, İtalyan enerji şirketi ENI’nın, Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC), BP ve Libya Yatırım Ajansı ortaklığıyla, Sirte Körfezi’nin derin sularında ilk keşif kuyusunun sondaj çalışmalarına iki gün önce başladığını açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Görüşmenin sonunda taraflar, istikrar ve kalkınmaya hizmet edecek şekilde Libya-İtalya ortaklığının güçlendirilmesi ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Açıklamada, düzensiz göç başta olmak üzere ortak zorlukların ele alınmasına katkı sağlanacağı kaydedildi.

Bu arada Dibeybe, dün Misrata kentinde Birleşik Krallık’ın Libya Büyükelçisi Martin Reynolds’u kabul etti. Reynolds, ülkesinin selamlarını ileterek UBH Başbakanı’na sağlık ve esenlik dileklerini sundu.

Görüşmede, Libya ile Birleşik Krallık arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyalarda eş güdümün artırılması ele alındı.


Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
TT

Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)

Yemen'de yeni bir siyasi gelişme olarak, Suudi Arabistan'ın himayesinde, güneyli liderlerin ve önde gelen isimlerin geniş katılımıyla dün Riyad'da ‘Güney Danışma Toplantısı’ düzenlendi. Bu toplantı, diyalogu temel seçenek olarak benimseyen ortak bir vizyonun oluşturulmasının teyit edilmesi üzerine, ‘Güney Diyalog Konferansı’na hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Bu vizyon, şiddetten ve iç kutuplaşmadan uzak olup, güneydeki tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alıyor.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mehrami tarafından okunan nihai bildiride, yaklaşan Güney Diyalog Konferansı'nın, güney halkının dış müdahale ya da tek taraflı temsil olmaksızın siyasi geleceğini belirleme hakkına saygı göstererek, güney meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyi amaçladığını vurguladı. Mehrami, Suudi Arabistan'ın kapsamlı siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğine dikkati çekti.

Bildiride ayrıca güney güçlerine yaklaşan diyaloga sorumlu bir şekilde katılmaları çağrısı yapılırken, halk protestolarını kişisel çıkarlar için kullanmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Suudi Arabistan'ın desteğinin, siyasi süreci yeniden düzenlemek ve güneyde, Yemen'de ve bölgede güvenlik ve istikrarı korumak için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Şarku’l Avsatın aldığı bilgiye göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bölünmeleri ve kaosu daha da şiddetlendiren müdahaleleri eleştirildi.


Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.