Elon Musk'tan Mackenzie Scott'a suçlama: Eski eşi Jeff Bezos'u hedef almaları için Demokrat Parti'ye bağış yaptığını öne sürdü

Musk, "Demokratlar son 12 ay içinde olumsuz bir hal aldı, bunun en azından bir kısmı Mackenzie'nin yardım kuruluşu kılığındaki PAC'lere yaptığı bağışla ilgili" iddiasında bulundu

Reuters
Reuters
TT

Elon Musk'tan Mackenzie Scott'a suçlama: Eski eşi Jeff Bezos'u hedef almaları için Demokrat Parti'ye bağış yaptığını öne sürdü

Reuters
Reuters

Elon Musk, Mackenzie Scott'ın eski kocası ve Amazon'un kurucusu Jeff Bezos'u hedef almaları için Demokratlar da dahil farklı kuruluşlara bağış yaptığını öne sürdü.
The Independent'ta yer alan habere göre, Musk, 30 Mayıs Anma Günü'nde "Özgürlük ışığını korumak için ölenlerin anısına" ifadelerinin yer aldığı bir tweet paylaştı.
Bir Twitter kullanıcısı "Özgürlük umurunda değil, Elon. Öyle olsaydı Donald Trump'ı desteklemezdin" diye yanıt verdi.
Musk "Herhangi bir adayı değil ifade özgürlüğünü desteklediğini" söyledi.

"Aslında, Hillary'ye para ve oy verdim, sonra da Biden'a oy verdim. Fakat önde gelen Demokratların bana yersiz saldırılarıyla Tesla ve SpaceX'e yönelik soğuk davranışları göz önüne alındığında, kasımda Cumhuriyetçilere oy vermeyi planlıyorum."
Bir diğer kullanıcı "Neden Cumhuriyetçilere bağlı kalasın?" diye sordu.
Musk cevaben "Önde gelenlerinin bana saldırıp Tesla ve SpaceX'i kenara itmeye devam ettiği bir partiyi desteklemek hayli zor!" ifadelerini kullandı.
Üçüncü bir Twitter kullanıcısı "Demokrat Parti'de son zamanlarda ne değişti sence?" diye sordu.

"Bence Obama başkanlık için yarışırken hem Tesla/SpaceX'i hem de genel olarak seni coşkuyla destekliyordu. Şimdi ne değişmiş olabilir?"
Musk, "Bu doğru. Tesla, üç başkanlık münazarasından ikisinde [Cumhuriyetçilerin 2012'deki adayı Mitt] Romney'nin saldırısına uğramıştı" diye yanıtladı.

"Ona bu sözleri söyleten petrol ve gaz endüstrisinden belirli kişilerdi. Demokratlar aşağı yukarı son 12 ay içinde olumsuz bir hal aldı. Bu en azından kısmen Mackenzie'nin yardım kuruluşu kılığındaki PAC'lere (Siyasi Eylem Komiteleri) yaptığı bağışla ilgili. Aksi takdirde zeki kişiler arasında Demokrat ve Cumhuriyetçi kabilecilik son derece üzücü. Alternatif bir partiye oy verecek herkesi şeytanlaştırmak yapıcı değil."
Bir Twitter kullanıcısı, Scott'ın çeşitli hayır kurumlarına yaptığı bağışları açıklayan bir CNN haberinin bağlantısını tweetledi. Musk, "Mackenzie [öhöm] Scott'ın eski kocasının büyük bir hayranı olmadığını söyleyebiliriz" dedi.

"Ne yazık ki, diğer birçok kimse çapraz ateşte kalıyor."
İlerici Demokratlar dünyanın en zengin iki kişisi olan Bezos ve Musk'tan sarsıcı ekonomik eşitsizliğin rahatsız edici sembolleri diye bahsetmişti.
Scott ve Bezos, 25 yıllık evliliklerinin ardından 2019'da boşanmıştı. Mackenzie Scott, Bezos'un Amazon'daki hisselerinin dörtte birini almıştı.
Scott, The Giving Pledge aracılığıyla, hayatı boyunca servetini bağışlayacağını söylemişti. Bloomberg Milyarderler Endeksi'ne 1 Haziran'da bakıldığında Scott'ın servetine 36,7 milyar dolar değer biçildiği görülüyordu.
Mackenzie Scott, 23 Mart'ta Medium'a yazdığı bir yazıda "Bağış ekibimiz insanların zorlandığı herhangi bir sisteme odaklandığında, bizim veya başka bir grubun bunun nasıl düzeleceğini bilebileceğini varsaymıyoruz" demişti.

"Belirli politikalar veya reformlar savunmuyoruz. Bunun yerine, herkesin çözümlere katkı sunma kabiliyetini destekleyen bir organizasyon portföyü amaçlıyoruz. Bu, sesleri yeterince temsil edilmeyenlerin ihtiyaçlarına odaklanmak anlamına geliyor."
The New York Times'a göre Scott şu ana kadar servetinin 12 milyar dolarını en az 1257 gruba bağışladı.



Avatar 3'ün hasılatı 18 günde 1 milyar doları geçti

Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
TT

Avatar 3'ün hasılatı 18 günde 1 milyar doları geçti

Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
Üç Oscarlı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri bu kez farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)

Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash), vizyona girişinin 18. gününde gişede 1 milyar dolar barajını aştı. Filmin bilet satışları ABD'de 306 milyon dolar, uluslararası pazarlarda 777,1 milyon dolar olmak üzere toplamda 1,83 milyar dolara ulaştı.

Serinin üçüncü filmi, 2022 yapımı selefi Avatar: Suyun Yolu'na (Avatar: The Way of Water) kıyasla 1 milyar doları biraz daha yavaş geçti. Suyun Yolu bu eşiği 14 günde aşarken, 2009 tarihli Avatar aynı kilometre taşına 17 günde ulaşmıştı. 

Elbette her iki film de sinema salonlarında uzun süre büyük ilgi görmüş, üst üste 7 hafta sonu gişenin zirvesinde kalmış ve nihayetinde sinema tarihinin en büyük yapımları arasına girmişti. İlk Na'vi macerası 2,9 milyar dolar, devam filmi ise 2,3 milyar dolar hasılat elde etmişti.

2 milyar doları da aşabilecek mi?

Avatar 3'ün dünya genelinde 2 milyar doları aşıp aşamayacağı ise şimdilik belirsiz. Bu hedefe ulaşılmasında belirleyici unsurun yine, ilk iki filmle çıtayı arşa çıkaran uluslararası izleyici olması bekleniyor. 

İlk Avatar, yalnızca uluslararası pazarlardan 2,1 milyar dolar kazanmış; devam filmi ise ABD dışından 1,65 milyar dolar gelir elde etmişti. 

Üçüncü filmde halihazırda en yüksek hasılatın geldiği başlıca pazarlar ise 138 milyon dolarla Çin, 81 milyon dolarla Fransa, 64 milyon dolarla Almanya ve 44 milyon dolarla Güney Kore.

Ateş ve Kül, Lilo ve Stiç (Lilo & Stitch) ve Zootropolis 2'nin (Zootopia 2) ardından, Disney'nin 2025'te 1 milyar doları aşan üçüncü filmi oldu. Disney'nin rakipleri 2023'ten bu yana 1 milyar doları geçen tek bir film çıkaramadı.

Bu yapımlar, stüdyo için güçlü geçen bir yılın da altını çiziyor: Disney, Kovid döneminden bu yana ilk kez küresel gişede 6 milyar 580 milyon doların üzerinde gelir elde etti. Pazar payı açısından da sektörün lideri konumundaki stüdyo, gişede rakiplerine en az 2 milyar dolar fark attı.

Savaş daha da büyüyor

Avatar: Ateş ve Kül'le izleyiciler, görkemli Pandora dünyasına bir kez daha dönerken, Sam Worthington'ın canlandırdığı Jake Sully, Zoe Saldaña'nın hayat verdiği Neytiri ve ailelerinin savaşı, ateş temalı yeni bir Na'vi kabilesiyle karşılaşmalarıyla daha da şiddetleniyor.

Ateş ve Kül, Jake ve Neytiri'nin oğulları Neteyam'ın ölümünün ardından yaşananları konu alıyor. Film, aynı zamanda Kül Halkı diye bilinen ve Mangkwan adlı ateş klanına liderlik eden Varang karakteriyle yeni ve ürkütücü bir tehdidi de izleyiciyle tanıştırıyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Worthington ve Saldaña'nın yanı sıra Stephen Lang, Jack Champion, Sigourney Weaver ve Britain Dalton geri dönerken; Oona Chaplin ve David Thewlis seriye yeni katılan isimler arasında yer alıyor.

Avatar: Ateş ve Kül, 19 Aralık'tan beri sinemalarda.

Independent Türkçe, Variety, Deadline


Leonardo DiCaprio, sinemanın geleceğinden endişeli

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Leonardo DiCaprio, sinemanın geleceğinden endişeli

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Leonardo DiCaprio, sinema sanatının geçirdiği dönüşümden duyduğu endişeyi dile getirdi.

Savaş Üstüne Savaş'taki (One Battle After Another) başrolüyle Oscar favorilerinden biri haline gelen 51 yaşındaki oyuncu, filmlerin mevcut gösterim modelinden ve sinema salonlarındaki gösterim sürelerinin dijital platform çağına uyum sağlamak için kısaltılmasından yakındı.

The Times of London'a konuşan DiCaprio, "Işık hızında değişiyor" dedi.

Çok büyük bir geçiş dönemindeyiz. Önce belgeseller sinemalardan kayboldu. Artık dramalar sınırlı bir süre gösterimde kalıyor ve insanlar bunları dijital platformlarda izlemek için bekliyor. Bilmiyorum.

DiCaprio, insanların sinema salonlarına olan "iştahının" hâlâ devam edip etmeyeceğini veya sinemaların "caz barları gibi" meraklısına hizmet eden mekanlar haline gelip gelmeyeceğini sorguladı.

"Umarım gelecekte, sinema salonlarında izlenecek benzersiz işler yapma fırsatı bulacak yeterince gerçek vizyoner çıkar" diye ekledi.

Ama bu henüz belli değil.

cdfrgt
DiCaprio, Savaş Üstüne Savaş'ta eski günlerini geride bırakan devrimci Bob Ferguson rolünde (Warner Bros.)

DiCaprio'nun korkularında yalnız olmadığı kesin. Sözleri, uzun süredir birlikte çalıştığı 83 yaşındaki Martin Scorsese de dahil Hollywood'un birçok ağır topunun görüşlerini yansıtıyor. Scorsese daha önce dijital yayın platformlarını filmleri "içeriğe" indirgemekle eleştirmişti.

Efsanevi yönetmen, 2021'de Harper's Magazine'de yazdığı sert makalede, "sinema sanatının dijital yayın sistemi tarafından sistematik olarak değersizleştirildiğini, kenara itildiğini, aşağılandığını ve en düşük ortak paydasına indirgendiğini" ilan etmişti.

Scorsese, "15 yıl öncesine kadar 'içerik' terimi yalnızca insanlar sinemayı ciddi bir düzeyde tartışırken duyuluyordu ve 'biçim'le karşılaştırılıp ölçülüyordu" diye yazmıştı.

Sonra, yavaş yavaş, medya şirketlerinin başına geçen ve çoğu bu sanat formunun tarihi hakkında hiçbir şey bilmeyen, hatta bilmeleri gerektiğini düşünecek kadar bile umursamayan kişiler tarafından daha çok kullanılmaya başlandı.

xcdfvgh
DiCaprio, Savaş Üstüne Savaş'taki başrolüyle Oscar'ın favorilerinden biri haline geldi (YE - Films)

DiCaprio, Paul Thomas Anderson'ın eleştirmenlerce beğenilen kara komedisi Savaş Üstüne Savaş'ta, eski bir düşmanının yeniden ortaya çıkması ve kızının kaybolmasıyla saklandığı yerden çıkmak zorunda kalan, eski günlerinden eser kalmayan devrimci Bob Ferguson karakteriyle başrolde yer alıyor.

Şimdiye kadar performansıyla En İyi Erkek Oyuncu (Müzikal veya Komedi) dalında Altın Küre adaylığı kazandı, filmse 9 adaylıkla film kategorilerini domine etti.

Teyana Taylor, Regina Hall, Sean Penn ve yeni oyuncu Chase Infiniti'nin de rol aldığı Savaş Üstüne Savaş'ın, bu ay En İyi Film de dahil çok sayıda Oscar adaylığı alması bekleniyor.

The Independent'ta film hakkında 5 yıldızlı övgü dolu bir eleştiri yazan Clarisse Loughrey, filmi "sarsıcı bir Amerikan başyapıtı" diye tanımlamıştı.

"Anderson, ivmenin hiç düşmediği ve yardımcı oyuncular Sean Penn ve Teyana Taylor'ın tüm dikkatleri üzerine çektiği, gösterişli, komik ve güncel bir aksiyon destanı yönetmiş" diye övgüde bulunmuştu.

Independent Türkçe


Jennifer Lawrence, "tuhaf" set anısını anlattı: Kaplanlar gibi saldırdık

Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)
Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)
TT

Jennifer Lawrence, "tuhaf" set anısını anlattı: Kaplanlar gibi saldırdık

Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)
Sık sık kendi kuşağının en başarılı oyuncusu diye anılan Jennifer Lawrence, 4 kez Oscar adaylığı elde etmiş, 2013'te Umut Işığım'la En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanmıştı (MUBI)

Jennifer Lawrence, yeni filmi Geber Aşkım'da (Die My Love) rol arkadaşı Robert Pattinson'la birlikte çekimlerin ilk gününün, "tuhaf" sayılabilecek bir deneyime dönüştüğünü anlattı.

Lawrence, Hollywood Reporter'ın yuvarlak masa buluşmasında, "Setteki ilk günümüz, birbirimize kaplanlar gibi saldırdığımız çıplak bir sahne çektik" dedi. 

Söyleşiye ayrıca Jessie Buckley, Laura Dern, Cynthia Erivo, Renate Reinsve ve Amanda Seyfried katıldı.

Lawrence, filmin yönetmeni Lynne Ramsay'nin, çekimlerden önce kendisini ve Batman yıldızı Pattinson'ı hazırlık amacıyla yorumlayıcı dans derslerine gönderdiğini söyledi.

Umut Işığım (Silver Linings Playbook) yıldızı, çekimlere bu şekilde başlamanın ise beklenmedik biçimde rahatlatıcı olduğunu belirtti. Lawrence, "İlk gün olması güzeldi çünkü böylece aklımızın bir köşesinde asılı kalmadı" diye konuştu.

Seyfried, bu planın "dahice" olduğunu söyleyerek, "Birini çıplak gördüğünüzde, merak edip durmazsınız" yorumunu yaptı. Lawrence da buna katılarak, "O zaman ben de bunu düşünmek zorunda kalmıyorum" dedi.

Lawrence, yorumlayıcı dans dersinde çıplak olmadıklarını da ayrıca vurguladı.

Geber Aşkım'da Lawrence, doğum sonrası depresyonla boğuşan Grace'i oynuyor. Karakter ve sevgilisi Jackson, izole bir bölgedeki eski bir kır evine taşınıyor. Ancak Jackson'ın sık sık evden uzakta olması, bir zamanlar yazar olmak isteyen genç kadını yıkıcı davranışlara sürüklüyor. Gerçeklikle hayal arasındaki sınırlar bulanıklaştıkça Grace, yavaş yavaş deliliğe kayıyor.

Filmde ayrıca Sissy Spacek, LaKeith Stanfield ve Nick Nolte de rol alıyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Entertainment Weekly