Irak: Bağımsız milletvekilleri hükümet krizini çözmek için harekete geçti

Barzani siyasi tarafları yakınlaştırmaya ve sorunları çözmeye çalışacak her türlü girişimi destekleyeceğini ilan etti.

Irak Anayasası cumhurbaşkanı oturumunun başlaması için meclis üyelerinin üçte ikisinin oturuma katılmasını şart koşuyor. (AFP)
Irak Anayasası cumhurbaşkanı oturumunun başlaması için meclis üyelerinin üçte ikisinin oturuma katılmasını şart koşuyor. (AFP)
TT

Irak: Bağımsız milletvekilleri hükümet krizini çözmek için harekete geçti

Irak Anayasası cumhurbaşkanı oturumunun başlaması için meclis üyelerinin üçte ikisinin oturuma katılmasını şart koşuyor. (AFP)
Irak Anayasası cumhurbaşkanı oturumunun başlaması için meclis üyelerinin üçte ikisinin oturuma katılmasını şart koşuyor. (AFP)

Mueyyid et-Tarfi
Irak Meclisi’ndeki bağımsız milletvekilleri Ekim 2021’de seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından çıkan siyasi krize çözüm bulmak amacıyla etkili siyasi aktörler üzerinde baskı kurmak için birkaç gün önce ciddi bir şekilde harekete geçtiler.
Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr siyasi çoğunluk hükümetinin kurulmasında ısrar ederken, 2005’teki ilk seçimden bu yana ülkede gelenek haline gelen uzlaşı hükümetinin kurulmasından söz etmeyi reddediyor. Koordinasyon Çerçevesi ise herkesin katılım sağladığı bir hükümet kurulmasında ısrar ediyor ve bu seçeneğe gerekçe olarak Şii bileşenin hakkını korumayı ileri sürüyor.
Siyasi gruplar ocak ayından bu yana Irak Meclisi’nde oturum düzenleyerek cumhurbaşkanı adaylarından birini seçmekte başarısız oldu. Bunun sebebi, Yüksek Federal Mahkeme’nin cumhurbaşkanı seçimi oturumunun meşru ve Anayasa’ya uygun olması için oturuma milletvekillerinin üçte ikisinin katılımını zorunlu kılmasıydı.
Irak Anayasası cumhurbaşkanı seçim oturumuna başlanabilmesi için meclis üyelerinin üçte ikisinin yani 220 milletvekilinin oturumda bulunmasını şart koşuyor. Federal Mahkeme geçtiğimiz günlerde buna vurgu yaparak, bunun oturumun açılış şartı olduğunu beyan etti. Koordinasyon Çerçevesi çatısı altındaki milletvekilleri Meclis’in üçte birini oluşturduğu için söz konusu üçte iki şartının sağlanmasını ve dolayısıyla da cumhurbaşkanı seçim oturumunun düzenlenmesini engelliyor. Koordinasyon Çerçevesi kendini ‘garantör üçte bir’ diye niteleyerek, Sadr Hareketi kendisiyle birlikte hükümet kurmayı kabul edinceye kadar bu tutumunu sürdüreceğini belirtiyor.
Ekim 2021’de parlamento seçim sonuçlarının ilan edilmesinden bu yana Federal Mahkeme ülkedeki siyasi konjonktüre etki eden bir dizi kararlar aldı. Bunların başında ise yaklaşık iki ay süren krizin ardından seçim sonuçlarını kabul etmesi ve 9 Ocak’ta yapılan ilk Meclis oturumunun meşruiyetini -ki bu oturumda Meclis Başkanı ve yardımcıları seçildi- onaylamasının yanı sıra Koordinasyon Çerçevesi çatısı altındaki seçimi kaybeden Şii parti ve grupların seçimin meşruiyetine yönelik itirazına verdiği yanıt geliyor.
Mahkeme ayrıca Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) cumhurbaşkanı adayı Hoşyar Zebari’yi cumhurbaşkanlığı seçim yarışından uzaklaştırdı, Milletvekili Mişan el-Cuburi’nin milletvekilliğini düşürdü, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) 2007 Yılı Petrol ve Gaz Yasası’nın Irak Anayasası maddelerinin hükümlerine aykırı olduğuna hükmetti ve IKBY’yi ürettiği petrolü Federal Hükümet’e teslim etmekle yükümlü tuttu.

Krizden çıkış çabalarının ilk durağı: IKBY
IKBY Başkanı Neçirvan Barzani, Irak’taki siyasi tarafların birbiriyle yakınlaşması ve siyasi sürecin önündeki sorunların ve zorlukların aşılması yolunda gösterilecek çabaları desteklediğini vurguladı. Barzani’nin ofisinden yapılan açıklamada, IKBY Başkanı’nın Irak Meclisi’ndeki bağımsız vekillerden oluşan ve müzakere grubu olarak da bilinen bir heyeti kabul etti. Görüşmede ülkedeki güncel siyasi gelişmeler, mevcut sorunlar, siyasi taraflar arasında uzlaşıya varma ve siyasi tıkanıklık ve donukluktan çıkma çabalarının ele alındığı bildirildi.
Açıklamada, “Heyet IKBY’yi ziyaret amacını, siyasi aktörler arasında yakınlaşmayı sağlamak ve siyasi tıkanıklığı giderme adına bir çıkış yolu bulmak için IKBY Başkanlığı ve siyasi aktörlerle görüşmek ve toplantı yapmak şeklinde sundu. Barzani heyete, ‘Irak’taki siyasi tarafların yakınlaşması ve siyasi sürecin önündeki sorunların ve zorlukların aşılması yolunda gösterilecek çabaları desteklediğini’ bildirdi” ifadeleri kullanıldı.

Krizin aşılması
İmtidad Hareketi Üyesi Musid er-Racihi, bağımsız vekillerden oluşan heyetin Erbil’i ziyaret etmesinin amacının krizi aşmak olduğunu düşündüğünü söyledi. Racihi, bu hamlelerin ve girişimlerin sonuç vermesini umduğunu belirtti.
Racihi, “Bazı bağımsız vekillerin IKBY’ye yönelmesi, bu vekillerin KDP’nin krizin aşılmasında rolü olabileceği düşüncesinden kaynaklanıyor. Çözüm IKBY’deki veya Irak’ın geri kalan vilayetlerindeki geleneksel partilerin rekabetlerinden ve taleplerinden taviz vermesine bağlı” dedi.
Racihi, bağımsız vekillerin girişiminin geleneksel partiler tarafından taraflardan herhangi birinden yana olmayan ve çokça ihmal edilen Irak halkının çıkarını öncelemeye çalışan bağımsız bir girişim olarak okunabileceğini söyledi.
Racihi, krizin patlak vermesi halinde bundan zarar görecek tek tarafın Irak ve Iraklılar olacağını, bu nedenle tüm tarafların meseleyi çözmeye odaklanması gerektiğini, aksi takdirde durumların normal olmayan bir yönde ilerleyeceğini ve kendi çıkarlarına bağlı kalmak isteyen etki ve güç merkezlerinin önceki hükümetlerde olduğu gibi pişman olacağını ifade etti.

Başarı beklentileri
Kanun Devleti Koalisyonu Milletvekili Arif el-Hammami, bağımsız vekillerin girişiminin, Sadr Hareketi ve Koordinasyon Çerçevesi’nin hükümeti kurma ve siyasi krizi çözme konusunda sunduğu iki girişimin birleştirilmiş versiyonu olduğunu ve büyük ihtimalle başarıya ulaşacağını belirtti.
Hammami, “Bağımsız vekiller, hükümetin kurulması konusunda siyasi gruplar arasında bakış açılarını birbirine yakınlaştırmak amacıyla Sadr Hareketi ve Koordinason Çerçevesi’nin girişimlerini birleştirdi. Bu girişim Kürt ve Sünni siyasi cephelerden başlamak ve ister Sadr Hareketi ister Koordinasyon Çerçevesi olsun Şii siyasi cephe içinde rahat hareket edebilmek için güçlü bir noktayı temsil ediyor” diye konuştu.
Hammami özellikle Kürt cephesinde, tüm siyasi gruplara da etki edebilecek bir yumuşamanın olduğu böyle bir dönemde başlatılan girişimin olumlu sonuçlanmasını ümit ettiğini dile getirdi.
Siyasi grupların çözüm yolundaki iradelerinin kırılmaması ve belli gruplara yönelik ötekileştirmeye son verilmesi gerektiğini vurgulayan Hammami, tüm siyasi grupların kendi başlarına hükümeti kurma gücüne sahip olmadıklarını anladığını, bağımsızların bu girişiminin radikal siyasi gruplara yönelik ötekileştirmeye son vereceğini, dolayısıyla bu girişimin gruplar arasında görüşme ortamı hazırlayabilecek en uygun girişim olduğuna inandığını kaydetti.
Hammami, bağımsız vekillerin Barzani ile görüşmesinin arkasında, Barzani’nin üçlü ittifakta önemli bir taraf olması ve bu girişimin siyasi süreci ilerletmesine katkı sağlayacağı düşüncesinin olabileceğini söyledi.

Çoğunluğa sahip değiller
Mustansıriyye Üniversitesi’nden Siyasi Bilimler Profesörü İsam el-Feyli, bağımsız vekillerin farklı siyasi görüşlere sahip kişilerden oluştuğunu, bir kısmının Koordinasyon Çerçevesi’ne, bir kısmının Sadr Hareketi’ne yakın olduğunu ve diğer kısmının da Ekim Hareketi’ni temsil ettiğini, dolayısıyla bu vekillerin pratikte bağımsız olmadığını ayrıca Meclis’te siyasi bir çoğunluğa sahip olmadıklarına dikkat çekti.
Bağımsızların gerçek anlamda etkili olabileceğini söyleyebilmek için bu vekillerin tek bir grup çatısı altında birleşmeleri ve resmi bir sözcülerinin olması gerektiğini belirten Feyli, bağımsız vekiller ile Barzani arasındaki görüşmenin bir protokol görüşmesinden ibaret olduğunu söyledi.

Kazımi üzerinde uzlaşı var
Feyli, Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi’nin kendisine yönelik karalama kampanyalarına rağmen iç politikada başarı kaydetmesi, kriz adamı olmaması ve evinin bombalanmasını siyasi malzeme haline getirmeyi reddetmesi nedeniyle üzerinde uzlaşı sağlanan bir isim olduğunu ifade etti. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Feyli, Kazımi’nin açık ve gizli politikasının çatışma değil, uzlaşı noktasına hizmet ettiğini dile getirdi.
Kazımi’nin önceki başbakanlar gibi ideolojik saplantılara sahip olmadığını, makam paylaşımı meselesini rakip bir taraf olarak girmediğini ve partilerin de bunu istediğini söyleyen Feyli, Kazımi’nin herkese saygı gösterdiğini, başbakanlık dönemi boyunca birçok sorunu çözdüğünü ve ayrıca bölgesel düzeyde de başarılı olduğunu kaydetti.



Cezayir, bin kilometrelik "stratejik" demiryolu hattını hizmete açtı

Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)
Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)
TT

Cezayir, bin kilometrelik "stratejik" demiryolu hattını hizmete açtı

Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)
Cezayir Devlet Başkanı Abdulmecid Tebboune demiryolu hattının açılışında (Cezayir Televizyonu)

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebboune dün, ülkenin güneyinden kuzeyine demir cevheri taşımak için Sahra Çölü üzerinden yaklaşık 1000 kilometrelik bir demiryolu hattının açılışını yaptı.

Tebboune, bu hattı "bağımsız Cezayir tarihinin en büyük stratejik projelerinden biri" olarak nitelendirdi. Cezayir devleti tarafından finanse edilen ve Çinli CRCC grubu tarafından Cezayir şirketleriyle iş birliği içinde hayata geçirilen proje, Cezayir'in güneybatısındaki Tinduf yakınlarında bulunan Gara Cebilet demir cevheri madenini, 950 kilometre kuzeydeki Bechar'a bağlıyor. Buradan demir cevheri, Oran'a (kuzeybatı) ve ardından bir çelik fabrikasına taşınacak.

Proje, Cezayir'in demir cevheri çıkarma kapasitesini artırmayı amaçlıyor; ülke, Afrika'da çelik üretiminde lider rol oynamayı hedefliyor. Ayrıca Tinduf bölgesinin kalkınmasına katkıda bulunması ve istihdam yaratması bekleniyor.

Gara Cebilet demir cevheri madeninin 3,5 milyar ton rezerv içerdiği tahmin ediliyor, ancak coğrafi konumu nedeniyle büyük ölçüde kullanılmamış durumda. Uzmanlar, bu madeni Cezayir'in hidrokarbonlara olan bağımlılığını azaltmayı amaçlayan ekonomik çeşitlendirme çabalarının önemli bir itici gücü olarak görüyor.

Bechar tren istasyonunda düzenlenen ve diplomatlar ile hükümet yetkililerinin katıldığı açılış töreninde, Cumhurbaşkanı Tebboune, "bu dev hattın sadece 20 ay gibi rekor bir sürede tamamlanmasını" memnuniyetle karşıladı. Devlet televizyonunda yayınlanan görüntülere göre, Tinduf bölgesinden gelen ilk yolcu trenini selamladıktan sonra, Gara Cebilet madeninden çıkarılan demir cevheri taşıyan bir trenin kalkış sinyalini verdi.

Bu hat üzerinde, iki yolcu trenine ek olarak, maden malzemesi taşıyan yirmi dört tren her iki yönde günlük olarak sefer yapacak ve azami hızı 160 km/saat olacak.

Ulusal Demir ve Çelik Şirketi'nin (FERAAL) tahminlerine göre madenin ilk aşamasında yıllık dört milyon ton üretim yapması, 2030 yılına kadar yıllık 12 milyon tona ulaşması ve uzun vadede yıllık 50 milyon tona çıkması bekleniyor.

Şarku’l Avsat’ın Algiers Today gazetesinden aktardığına göre madenin işletilmesi, Cezayir'in demir cevheri ithalatını önemli ölçüde azaltmasına ve yıllık 1,2 milyar dolar tasarruf etmesine olanak sağlayacak.


Fuad Hüseyin: Trump'ın özel temsilcisi Mark Savaya'nın yerine Irak dosyasını Tom Barrack devraldı

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)
TT

Fuad Hüseyin: Trump'ın özel temsilcisi Mark Savaya'nın yerine Irak dosyasını Tom Barrack devraldı

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack (Arşiv- AFP)

Irak Dışişleri Bakanı ve cumhurbaşkanı adayı Fuad Hüseyin, Mark Savaya'nın artık ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak özel temsilcisi olarak görev yapmadığını ve yerine Tom Barrack'ın "Irak dosyasını yönettiğini" belirtti.

Hüseyin, Kurdistan 24 televizyonuna bugün verdiği röportajda, ABD'nin Nuri el-Maliki'nin başbakan adaylığına ilişkin tutumunun yeni bir durum yarattığını ifade etti.

Kürdistan Demokrat Partisi'nin (KDP) cumhurbaşkanlığı adayı Hüseyin, "Koordinasyon çerçevesi hâlâ Nuri el-Maliki'nin aday gösterilmesinde ısrar ediyor, ancak Amerika'nın son tutumu yeni bir durum yarattı ve Washington'un el-Maliki hakkındaki görüşünün geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu belirsiz" ifadesini kullandı.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Savaya, Iraklı-Amerikalı Hristiyan bir iş adamı ve Trump tarafından üst düzey görevlere atanan birkaç Arap-Amerikalıdan biri. Trump, Detroit'te ve ülke genelinde Arap ve Müslüman oylarını kazanmak için 2024 başkanlık kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir kaynak, Savaya'nın, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de dahil olmak üzere, önemli durumları "yanlış yönettiğini" söyledi. Bu, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamleydi.

Detroit'te bir kenevir işletmesi olan ve Trump ile yakın bağları bulunan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması göz önüne alındığında, elçi olarak seçilmesi sürpriz oldu. İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a resmi olarak seyahat etmediğini söyledi.

İki Iraklı yetkili, cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını ancak aniden bu görüşmeleri iptal ettiğini söyledi.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce başbakanlığa aday gösterildi.


Haseke Valiliği için SDG'nin adayı kimdir?

Eski SDG üyeleri, bugün Suriye'nin kuzeyindeki Rakka kentinde hükümet tarafından işletilen bir uzlaşma merkezinin önünde duruyor (AP)
Eski SDG üyeleri, bugün Suriye'nin kuzeyindeki Rakka kentinde hükümet tarafından işletilen bir uzlaşma merkezinin önünde duruyor (AP)
TT

Haseke Valiliği için SDG'nin adayı kimdir?

Eski SDG üyeleri, bugün Suriye'nin kuzeyindeki Rakka kentinde hükümet tarafından işletilen bir uzlaşma merkezinin önünde duruyor (AP)
Eski SDG üyeleri, bugün Suriye'nin kuzeyindeki Rakka kentinde hükümet tarafından işletilen bir uzlaşma merkezinin önünde duruyor (AP)

Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Haseke Valiliği için aday gösterdiği Nureddin Ahmed, Suriye hükümetinin adaylığına onay verdiğini açıkladı. Ahmed, bugün yaptığı medya açıklamasında, hükümet ile SDG arasında yarın yürürlüğe girmesi beklenen anlaşmanın başlamasından saatler önce, önümüzdeki iki gün içinde bir siyasi heyetle birlikte Şam’ı ziyaret edeceğini söyledi.

Şam’daki kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, adaylığa ilkesel düzeyde onay verildiğini ancak henüz resmi atama kararnamesinin çıkarılmadığını ve onayın resmen ilan edilmediğini ifade ettiler. Bu gelişmeler yaşanırken, dün Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Eş-Şara, görüşmede devletin Kürtlerin haklarına saygılı olduğunu vurgulayarak, tüm Suriyelilerin yasa önünde eşit ve eşit haklara sahip bulunduğunu belirtti.

Barzani ise Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan kapsamlı anlaşmaya desteğini dile getirerek, anlaşmanın Suriye’nin birlik ve istikrarını garanti edecek şekilde uygulanmasının önemini vurguladı. Taraflar, anlaşmanın hayata geçirilmesi ve Suriye ile bölgesel istikrarın sağlanması için ortak iş birliği ve koordinasyonun önemini kaydetti.

SDG’nin Haseke Valiliği adayı Nureddin AhmedSDG’nin Haseke Valiliği adayı Nureddin Ahmed (  Dolaşımda)

SDG’nin Haseke Valiliği adayı Nureddin Ahmed, bilinen adıyla “Ebu Ömer Hanika”, North Press ajansına yaptığı açıklamada, Suriye hükümetinin adaylığını kabul ettiğini ve iki gün içinde siyasi bir heyetle birlikte Şam’a gideceğini doğruladı.

1969 yılında Kamışlı’da doğan Ahmed, 2014 yılından bu yana SDG Genel Komutanlık üyesi ve halkla ilişkiler sorumlusu olarak görev yapıyor. Şam Üniversitesi Makine ve Elektrik Mühendisliği Fakültesi’nden mezun olan Ahmed, 1993–2012 yılları arasında Haseke ve Kamışlı’daki Telekomünikasyon Müdürlüğü’nde mühendis olarak çalıştı. 2011’de Esed yönetimine karşı protestolara katılması nedeniyle görevinden uzaklaştırılan Ahmed, 2014 yılında DEAŞ’ın Kobani’ye düzenlediği saldırılarda oğlu Ömer’i kaybetti.

Kamışlı’daki Alaya Cezaevi’nin de bir süre müdürlüğünü yapan Ebu Ömer Hanika, geniş siyasi ve toplumsal ilişkileri ile biliniyor. Arap ve Kürt toplulukları arasındaki ortak dosyaların yönetilmesi ve gerilimin azaltılmasında önemli rol oynadı. Arap aşiretleri ve Kürt siyasi güçleriyle güçlü ilişkileri bulunana Ebu Ömer, PKK’ye yakınlığı ile tanınıyor.

Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan anlaşmanın yarın yürürlüğe girmesi bekleniyor. Anlaşma; ateşkes ilanını, kurumların entegrasyonunu, SDG’nin Haseke Valiliği, Savunma Bakan Yardımcılığı ve bazı üst düzey pozisyonlar için adaylar önermesini ve Halk Meclisi’ne milletvekili adayları göstermesini öngörüyor.

SDG Lideri Mazlum Abdi’nin Haseke Valiliği veya Savunma Bakan Yardımcılığı için aday gösterildiği, ancak herhangi bir resmi görevi kabul etmeyeceğini açıklayarak Kürtler için siyasi referans oluşturma çalışmalarını sürdüreceğini belirttiği ifade edildi.

Haseke İç Güvenlik Komutan Yardımcılığı için Simenad Afrini (Dolaşımda)Haseke İç Güvenlik Komutan Yardımcılığı için Simenad Afrini (Dolaşımda)

Sızan bilgilere göre, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Başkan Yardımcısı Bedran Ciya Kurd Savunma Bakan Yardımcılığına, Albay Simenad Afrini ise Haseke İç Güvenlik Komutan Yardımcılığına aday gösterildi. Perşembe günü yayımlanan kararla, Haseke İç Güvenlik Komutanlığına ilin yerlilerinden Tuğgeneral Mervan el-Ali atanmıştı.

SDG'den iki kadın savaşçı, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de Suriyeli Kürtlerin düzenlediği bir gösteride  zafer işareti yapıyor (AFP)SDG'den iki kadın savaşçı, Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'de Suriyeli Kürtlerin düzenlediği bir gösteride  zafer işareti yapıyor (AFP)

Öte yandan SDG, yarından itibaren Haseke’de sokağa çıkma yasağı ilan etti. El-Sevra el-Suriye gazetesi, yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde, yasağın, anlaşma kapsamında kente girmesi beklenen Suriye güvenlik güçlerinin halk tarafından karşılanmasını engellemeyi amaçladığını ifade etti.

Anlaşma kapsamında Suriye İç Güvenlik güçleri Haseke ve Kamışlı kentlerine girecek. Bu süreçte özerk yönetim kurumları ile devlet kurumlarının entegrasyonu sağlanacak. Önümüzdeki günlerde Rumeylan ve Süveyde petrol sahalarının Enerji Bakanlığı’na devredilmesi, çalışanların entegrasyonu, Kamışlı Havalimanı’nın Sivil Havacılık Kurumu’na teslimi, Semalka Sınır Kapısı’ndaki geçişlerin yeniden başlaması ve özerk yönetim kurumlarının devlet yapısına dahil edilmesi planlanıyor.

Ayrıca Haseke’de 16 bin, Kobani’de ise 6 bin askerden oluşan bir askeri birlik kurulacak. Kürtlerin haklarını düzenleyen 13 No’lu Kararname uygulanacak, Kürtlerin medeni ve eğitim hakları güvence altına alınacak, yerinden edilmiş kişilerin bölgelerine dönüşü sağlanarak istikrar yeniden tesis edilecek.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, yarın sabah saat 06.00’dan itibaren, kamu güvenliği araçlarının kente girişleri tamamlanana kadar sokağa çıkma yasağı uygulanacağını duyurdu. Kürt medyası, Mesud Barzani ile SDG Lideri Mazlum Abdi arasında da bir telefon görüşmesi yapıldığını, görüşmede anlaşmanın uygulanmasına ilişkin son gelişmelerin ele alındığı ve sorunların diyalog yoluyla çözülmesi konusunda mutabakata varıldığını bildirdi.

Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ise anlaşma ve 13 No’lu Kararname’nin Kürt halkının ulusal haklarının tanınması için diyalog sürecinin önünü açtığını belirterek, tüm Suriyeli bileşenlerin gerçek ortaklık, adalet ve eşitlik temelinde haklarının güvence altına alınmasının ülkenin yüksek çıkarlarını ve kalıcı istikrarı sağlayacağını ifade etti.