Lavrov: "Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecini memnuniyetle karşılıyoruz"

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (AA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (AA)
TT

Lavrov: "Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşme sürecini memnuniyetle karşılıyoruz"

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (AA)
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov (AA)

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecini memnuniyetle karşıladıklarını ve bunun Güney Kafkasya'daki durumun iyileşmesine katkıda bulunacağını söyledi.
Ermenistan'ın başkenti Erivan'ı ziyaret eden Lavrov ve Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, görüşmelerinin ardından basın toplantısı düzenledi.
Lavrov, Güney Kafkasya bölgesiyle ilgili 3+3 formatındaki bölgesel iş birliği platformunun önemli olduğunu belirterek, "Bu, bölge ülkeleri ve komşuları arasında diyaloğun oluşturulması ve çok yönlü iş birliğinin geliştirilmesi için ek ve önemli bir kanaldır" dedi.
Azerbaycan ve Ermenistan arasında barış anlaşmasının imzalanması sürecine destek vermeye hazır olduklarını dile getiren Lavrov, "İki ülke arasında demir yolu güzergahı konusunda anlaşmaya varıldı. Kara yolu güzergahı konusundaki müzakere süreci sona ermek üzere. Bu süreç basit olacak ve kesinlikle Ermenistan topraklarının egemenliğinin tanınmasına dayanacak. Burada herhangi bir ikili anlam olmayacak" diye konuştu.
Lavrov, "Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecini memnuniyetle karşılıyoruz. Bunun da bölgedeki durumun genel olarak iyileşmesine katkıda bulunması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"Ukraynalıların kıyı şeridini mayınlardan temizlemesi gerekiyor"
Ukrayna'da limanların açılması ve tahıl ürünlerinin sevk edilmesi sorununu anımsatan Lavrov, şunları kaydetti:
"Rus güçleri, bir aydan fazladır her gün güvenlik koridorları açıyor. Yük taşıyan ve Karadeniz limanlarında bekleyen tüm gemiler, elbette, Ukraynalıların kontrollerindeki kıyı şeridini mayınlardan temizlemesi şartıyla, bu koridorları herhangi bir engel olmadan güvenli şekilde kullanabilir. Türk meslektaşlarımızın Kiev'i bu süreci uzatmaktan vazgeçmeye ikna etme yönündeki girişimlerini çok olumlu buluyorum."
Ukrayna yönetiminin Batı ülkelerinden gemisavar füze sistemlerini talep ettiğine dikkati çeken Lavrov, "Batılı ortakların, Kiev'in savaş ruh haline ayak uydurmanın iyi şeylere yol açmayacağını anlamaları gerekiyor" ifadesini kullandı.

"Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirme yönündeki açıklamalarından memnunuz"
Ermenistan Dışişleri Bakanı Mirzoyan ise Karabağ meselesine değinerek, "Güney Kafkasya bölgesine barış ve istikrarı getirecek, herkesin haklarını dikkate alacak çözümlere ancak müzakereler yoluyla ulaşılabilir. Değişmez pozisyonumuz bu yöndedir" dedi.
Karabağ meselesine ilişkin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubunun çalışmasının etkinleştirilmesi gerektiğini belirten Mirzoyan, Rus barış güçlerinin bölgede "statükoyu" sağlayacağı umudunu paylaştı.
Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki sınırların belirlenmesi ile ilgili sürecin de başlamasını memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Mirzoyan, söz konusu formatta bir sonraki görüşmelerin Moskova'da yapılacağını söyledi.
Mirzoyan, Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi süreci ile ilgili ise "Türk üst düzey yetkililerinin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirme, diplomatik ilişkiler kurma ve sınırları açma yönündeki açıklamalarından memnunuz" ifadesini kullandı.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.