Eski Sudan iktidar koalisyonu ÖDBG, 8 aydan sonra askerlerle ilk kez görüştü

AA
AA
TT

Eski Sudan iktidar koalisyonu ÖDBG, 8 aydan sonra askerlerle ilk kez görüştü

AA
AA

Eski Sudan iktidar koalisyonu Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG), uluslararası toplumun kolaylaştırdığı doğrudan diyalog görüşmelerine katılmayı boykot ettikten sonra askerlerle 8 aydan sonra ilk defa görüştü.
ABD'nin Afrika işlerinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Molly Phee ve Suudi Arabistan'ın Hartum Büyükelçisi Ali Bin Hasan Bin Cafer'in davetleri üzerine yapılan görüşme, Büyükelçi Cafer'in başkent Hartum'daki evinde gerçekleştirildi.
ÖDBG'den yapılan yazılı açıklamada görüşmede, ÖDBG'nin darbe olarak nitelediği Ordu Komutanı Abdulfettah el-Burhan'ın 25 Ekim 2021'de aldığı kararların iptali ve siyasi süreç çerçevesinde ve net yol haritasıyla iktidarın halka teslim edilmesinin tartışıldığı belirtildi.
Sudan'daki Birleşmiş Milletler Geçiş Entegre Misyonu, Afrika Birliği ve Doğu Afrika'da Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesinden oluşan üçlü mekanizma tarafından kolaylaştırılan ve 8 Haziran'da başlatılan doğrudan diyalog görüşmelerine katılmayacaklarını kaydeden ÖDBG, direniş ve devrim güçlerinden tüm müttefikleriyle istişare ettikten sonra, üçlü mekanizmaya, bölgesel ve uluslararası topluma, darbeyi sona erdirmek ve iktidarı halka devretmek için net vizyon sunacaklarını aktardı.
ABD'nin Hartum Büyükelçiliğinin yaptığı açıklamada "Toplantıda siyasi krizin nasıl çözüleceği ve demokratik geçişi sağlayacak siyasi sürece nasıl ulaşılacağı konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. İki tarafın, ülkesinin çıkarlarını önde tutması ve diğer paydaşlarla diyalog kurma taahhüdünü memnuniyetle karşılıyoruz. Bu görüşme, üçlü mekanizmaya alternatif değil, ancak taraflar arasında güven inşa etmeye yönelik tüm çabaları desteklemek içindir." ifadelerine yer verildi.

"Ordu ile ortaklığa dönüş olmayacak"
ÖDBG liderlerinden Taha Osman, görüşmeyle ilgili yapılan basın toplantısında "25 Ekim darbesi sivil hükümeti devirdi. Diyaloğa dahil edilmesi gereken, darbeyi destekleyenler değil devrimin güçleridir. 25 Ekim'den öncekine dönüş yok. Siviller ve orduyla ortaklığa dönüş olmayacak. Darbeyi meşrulaştırdığı için 8 Haziran'da başlayan üçlü mekanizmanın kolaylaştırdığı diyaloğa katılmayacağız." dedi.
Yasir Arman da "Askerle görüşmemiz ortaklık kurmak için değil, eski ortaklığı bitirmek ve Sudan halkının ve silahlı kuvvetlerin çıkarlarının korunduğu yeni bir ilişki kurmak içindir. Silahlı kuvvetlerimizle düşmanlığımız yoktur. Onlar, siyasi sahneden onurlu şekilde ayrılmalı ve halkın yüzüne silah doğrultmamalıdır. Tek bir ulusal ordu kurulmalı ve Hızlı Destek Güçleri ve silahlı hareketler yeni ordunun inşasına katılmalıdır." ifadelerini kullandı.

"Darbeyi sonlandırana kadar protestolara devam"
Sudan Meslek Odaları Birliği ve Direniş Komiteleri ise askerlerle doğrudan ve dolaylı tüm müzakereleri reddettiklerini belirterek, "darbe"yi sonlandırana kadar protestolara devam edeceklerini vurguladı.
Öte yandan ordunun yönetimden çekilmesi, protestocuların katillerinden hesap sorulması ve demokratik sivil yönetimin kurulması talebiyle başkentin merkezi, Bahri ve Umdurman kentlerinde de direniş komitelerinin çağrısıyla yüzlerce gösterici sokağa çıktı.
Protestocular, askeri liderler ile görüşen ÖDBG'ye tepki gösterdi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.