Elon Musk'ın Starlink'i Rusya - Ukrayna savaşını nasıl etkiledi?

Uydu interneti hem dijital ortamda hem de cephede etkili oldu

Elon Musk, savaşın ikinci gününde Starlink terminallerini Ukrayna'ya ışık hızıyla göndermişti (Reuters)
Elon Musk, savaşın ikinci gününde Starlink terminallerini Ukrayna'ya ışık hızıyla göndermişti (Reuters)
TT

Elon Musk'ın Starlink'i Rusya - Ukrayna savaşını nasıl etkiledi?

Elon Musk, savaşın ikinci gününde Starlink terminallerini Ukrayna'ya ışık hızıyla göndermişti (Reuters)
Elon Musk, savaşın ikinci gününde Starlink terminallerini Ukrayna'ya ışık hızıyla göndermişti (Reuters)

Elon Musk'ın uydu interneti Starlink, Rusya - Ukrayna savaşında hem cephede hem de dijital ortamda etkili oldu.
ABD'nin ünlü Politico dergisine konuşan ve kendini Oleksiy olarak tanıtan Ukraynalı bir asker, Starlink'i iletişim ve saldırı amaçlı kullandıklarını söyledi.
İzyum şehrindeki cephede savaşan Oleksiy, havan saldırısı planlarken ya da son dakika emirlerini almak için üsleriyle iletişim kurarken Starlink uydularından faydalandıklarını belirtti.
Ukrayna ordusundaki 93. Mekanize Piyade Tugayı'nda görev yapan asker, Rus bombardımanı nedeniyle şehrin telefon şebekesi çöktüğünde, yine Starlink aracılığıyla yakınlarıyla iletişim kurabildiklerini ifade etti.
Haberde, Ukrayna'daki drone'ların Starlink uydularını kullanarak Rus hedeflerini bombaladığı, istila altındaki şehirlerde mahsur kalanların uydular sayesinde iletişime geçebildiği, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin de Starlink sayesinde takipçileriyle ve siyasi liderlerle kesintisiz şekilde iletişim kurabildiği belirtildi.
ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı Defense Innovation Unit şirketinden Tuğgeneral Steve Butow, Starlink uydularına dair "Bunlar stratejik olarak Putin'in enformasyon kampanyasını tamamen yok etti. Bugüne kadar bir kez bile Zelenski'yi susturamadı" dedi.
Ukrayna Başbakan Yardımcısı Mikhailo Fedorov, "Elimizde 11 binden fazla Starlink uydusu var. Bunlar her gün bize her cephedeki mücadelemizde destek oluyor. Elektriğimiz ya da sabit internet hattımız olmasa bile Starlink'i kullanan jeneratörlerimiz sayesinde Ukrayna'daki herhangi bir bağlantıyı yeniden aktif hale getirmeye hazırız" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Musk, 5 Haziran'daki bir Twitter gönderisinde Ukrayna'ya 15 bin Starlink gönderildiğini açıklamıştı.  
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in 24 Şubat'ta verdiği askeri operasyon emriyle başlayan savaşın 108. gününde de çatışmalar devam ediyor.
Dijital Dönüşüm Bakanı Fedorov, 26 Şubat'ta Twitter hesabından Musk'la iletişime geçerek Starlink uydusu göndermesini istemiş, SpaceX CEO'su da iki gün sonra uyduları göndermişti.
Ayrıca haberde, Alçak Dünya Yörüngesi'nde (ADY) takımyıldız olarak yer alan Starlink uydularının saldırılara karşı dayanıklı olduğuna, sistemi hedef alan kişilerin bağlantıyı kesebilmek için bütün uydu istasyonlarını aynı anda devredışı bırakması gerektiğine dikkat çekildi.
Geçen ay Musk, Twitter hesabındaki bir paylaşımında Kremlin'in Starlink sistemlerine düzenlediği siber saldırıları artırdığını, SpaceX'in de uyduların kodlarını defalarca yeniden yazarak saldırılara karşı önlem aldığını duyurmuştu.
SpaceX, Ukrayna'ya gönderilen Starlink sisteminin neredeyse tamamının özel kaynaklardan fonlandığını belirtmişti. Ukrayna'da yaklaşık 15 milyon dolarlık bir sistem olduğu düşünülürken, aylık 110 dolarlık internete erişim ücretinin şirket tarafından karşılandığı da açıklanmıştı.
Öte yandan ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı, Ukrayna'ya göndermek için nisanda SpaceX'ten 1300 Starlink uydu çanağı satın aldığını açıklamıştı. Böylelikle savaşta kullanılan Starlink sistemine ABD yönetimi tarafından da yatırım yapıldığı anlaşılmıştı.

Independent Türkçe, Politico, Washington Post, Business Insider



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.