Mısır Fetva Kurumu terör örgütlerinin köklerini İhvan ile ilişkilendirdi

Mısır Müftüsü Dr. Allam, ‘aşırılıkçı ideoloji’ ile mücadele için uluslararası koordinasyon çağrısında bulundu

Mısır Müftüsü Dr. Allam, Mısır Fetva Kurumu’nun radikalizm ile ilgili düzenlediği bir etkinlikte konuştu (Daru'l İfta)
Mısır Müftüsü Dr. Allam, Mısır Fetva Kurumu’nun radikalizm ile ilgili düzenlediği bir etkinlikte konuştu (Daru'l İfta)
TT

Mısır Fetva Kurumu terör örgütlerinin köklerini İhvan ile ilişkilendirdi

Mısır Müftüsü Dr. Allam, Mısır Fetva Kurumu’nun radikalizm ile ilgili düzenlediği bir etkinlikte konuştu (Daru'l İfta)
Mısır Müftüsü Dr. Allam, Mısır Fetva Kurumu’nun radikalizm ile ilgili düzenlediği bir etkinlikte konuştu (Daru'l İfta)

Mısır Fetva Kurumu (Daru'l İfta), DEAŞ, El Kaide, El-Nusra Cephesi (Heyetu Tahriru'ş Şam/HTŞ), Boko Haram ve diğerlerinin ideolojilerinin izini sürdüklerini ve yapılan araştırmalara göre tüm çağdaş terörist grupların köklerinin Müslüman Kardeşler’e (İhvan) kadar uzandığını bulduğunu vurguladı.
Mısırlı yetkililer, Müslüman Kardeşleri ‘terörist’ bir örgüt olarak sınıflandırıyorlar. Bu bağlamda Mısır Müftüsü Dr. Şevki Allam, terörist grupların özel bir gündemlerinin olduğunu, bu gündemleri ancak dini metinleri, kendi projelerinin yararına olacak şekilde yorumlayarak yanlış fikirlerin pazarlanması yoluyla uygulamaya koyabildiklerini söyledi. Aşırılık yanlısı grupların şeriatın uygulanmadığı bahanesiyle insanlara kibirle baktıklarını, kanlarını ve mallarını kendilerine helal saydıklarını belirten Dr. Allam, buna belirli zaman aralıklarında yayınlanan birtakım fetvaların eşlik ettiğini vurguladı.
Mısır Müftülüğü’nden Cuma akşamı yapılan açıklamada, “İslam hukuku metinlerini yeniden değerlendirmiyoruz, zamanın ve şartların gelişmelerine göre yeniden anlıyoruz. Metinleri durumlarına ve koşullarına göre anlayan geleneksel yöntemin bu anlayışına saygı gösterir ve metinleri zamanımızın gereksinimlerine göre anlarız. Ne yazık ki, terörist gruplar geleneksel yöntemi, hangi bağlamdan olursa olsun değiştirilemeyecek anlayışlar olarak ele alıyorlar” ifadeleri yer aldı.
Öte yandan ‘fetvanın bazen bir güvenlik unsuru bazen de bir yıkım unsuru olduğunu, çünkü toplumun akılcı fetvalar dışında istikrar sağlayamadığını’ vurgulayan Mısır Müftüsü, “Fetvanın gerçek rolünü anladık ve fetvanın toplumu yıkması değil inşa etmesi gerektiğini kavradık” dedi. Müftü Allam, “İnsanı inşa etme meselesi, hukuk metinlerinde ve Hz. Peygamber'in hadislerinde temel bir dayanak olup, tüm delillerin amacı, dini bir kisve altında kan dökülmesine müsamaha gösterdiğini tespit ettiğimiz terör gruplarının aksine, insan ruhunu korumaktır” diye konuştu.
Mısır’ın ‘terörizm ve radikalizm ile mücadelede çeşitli deneyimlere sahip olduğunun’ altını çizen Dr. Allam, ‘yanlış ideolojilerin önerilmesine ve radikalizme mantıklı bir yaklaşım çerçevesinde karşı koyulması için uluslararası ortak bir zemin, koordinasyon ve iş birliği oluşturulması’ çağrısında bulundu.
Daru'l İfta’nın ‘Radikalizm Araştırmaları Merkezi’ açılışında konuşan Mısır Müftüsü, “Merkezin görevi, düşünceyi düzeltmek, yanlış anlamalarla mücadele etmek ve toplum barışını sağlamaktır. Çünkü merkezin düşünce ve mantıkla, terörle mücadele edecek bir el olmasını istiyoruz” dedi.
Merkezi bu noktada farklı kılan özelliğin, ‘radikalizmin ve diğer aşırılıkçı ideolojilerin düzenini bozmadaki yasal destekçisi’ olması olduğunu belirten Dr. Allam, “Gençler şaşkın durumda. Bu yüzden ellerini tutacak birini arıyorlar. Merkez aracılığıyla gençlerle iletişim kurmak için tüm modern yöntemleri ve araçları kullanmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.



Irak, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı reddetti

Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
TT

Irak, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı reddetti

Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)

Irak Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı resmi açıklamada, hükümetin Körfez ülkeleri ve Ürdün'e yönelik her türlü saldırganlığı veya hedef almayı kesin bir dille reddettiğini teyit ederek, bölgenin istikrarının herkesin ortak çıkarı olduğunu vurguladı.

Bakanlık, Irak'ın Arap devletleriyle karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler kurma ve denge politikasına olan bağlılığını yinelediğini belirterek, bu ülkelerin güvenliğinin Irak'ın kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.

Güvenlik sorunlarına yönelik önlemler alındığını ve Irak topraklarından kaynaklanan herhangi bir hedef alma hakkında bilgi alıp hızlı bir şekilde müdahale etmek için hazırlıkların yapıldığını ifade etti.

Körfez ülkeleri ve Ürdün, İran'a bağlı Iraklı grupların saldırılarını kınadı.

Irak ve Ürdün ayrıca savaşın sonuçları konusunda uyararak, çatışmaların durdurulması, koordinasyonun güçlendirilmesi, uluslararası seyrüsefer özgürlüğünün garanti altına alınması, bölgesel ve uluslararası istikrarın korunması ve bölge üzerindeki ekonomik ve güvenlik etkilerinin azaltılması gerektiğinin altını çizdi.


UNICEF: Lübnan'da 370 binden fazla çocuk yerinden edildi, 121 çocuk ise öldürüldü

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
TT

UNICEF: Lübnan'da 370 binden fazla çocuk yerinden edildi, 121 çocuk ise öldürüldü

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)

UNICEF'in Lübnan temsilcisi Marco Luigi Corsi bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü askeri harekat nedeniyle Lübnan'da 370 binden fazla çocuğun evlerinden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.

Sözlerine şöyle devam etti: Çağrı sırasında en az 121 çocuk öldü ve 399 çocuk yaralandı.

Hizbullah Eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail baskını sonucu yıkılan "Karz-ı Hasen" binasının enkazı arasında görülen fotoğrafı (EPA)Hizbullah Eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail baskını sonucu yıkılan "Karz-ı Hasen" binasının enkazı arasında görülen fotoğrafı (EPA)

İsrail ve Lübnan'daki Hizbullah arasındaki savaş, grubun İran'ın dini liderinin İsrail-Amerikan hava saldırısında öldürülmesine misilleme olarak 2 Mart'ta İsrail'e roket fırlatmasıyla patlak verdi. İsrail, Lübnan genelinde ağır hava saldırıları ve güneye kara harekatıyla karşılık verdi.


Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan, Mısır'dan İsrail savaşının uzun süreceğine dair olumsuz bilgiler aldı; bu bilgiler, yakın bir ateşkesin kesin işaretlerinin olmaması ve İsrail'in güney Lübnan'a yeni bir askeri birlik konuşlandırarak çatışma alanını kademeli olarak tırmandırma niyetini teyit etmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Beyrut'ta yetkililerle bir araya gelen Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, "ülkesinin, gerilimi azaltmak ve bölgedeki çatışmanın yayılmasını önlemek amacıyla, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında mesaj iletimi de dahil olmak üzere yoğun temaslar yürüttüğünü, aynı zamanda İsrail tarafıyla da iletişim halinde olduğunu" açıkladı. Ancak Abdulati'nin Beyrut'taki görüşmelerine yakın kaynaklar, atmosferin "cesaret kırıcı" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, siyasi ve askeri verilerin Lübnan meselesine olumlu bir yaklaşımı yansıtmadığını, özellikle de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan savaşına Amerika ve İran arasındaki müzakerelerin bir parçası olmasına izin vermeyi reddettiğini ve "Hizbullah'ı ortadan kaldırma" konusundaki tutumunu sertleştirdiğini, bunun da Lübnan savaşının uzun vadeli olacağının göstergesi olduğunu belirtti.