Sudan muhalefeti: Orduyla kurulacak ortaklığın bir parçası olmayacağız

Hartum'daki protestocular sivil yönetimin yeniden değişmesini talep ediyor (AFP)
Hartum'daki protestocular sivil yönetimin yeniden değişmesini talep ediyor (AFP)
TT

Sudan muhalefeti: Orduyla kurulacak ortaklığın bir parçası olmayacağız

Hartum'daki protestocular sivil yönetimin yeniden değişmesini talep ediyor (AFP)
Hartum'daki protestocular sivil yönetimin yeniden değişmesini talep ediyor (AFP)

Sudan'daki ana muhalefet güçleri geçtiğimiz Çarşamba günü, Birleşmiş Milletler Sudan Entegre Geçiş Yardımı Misyonu (UNITAMS), Afrika Birliği (AfB) ve Doğu Afrika Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesinden (IGAD) oluşan üçlü mekanizma tarafından Hartum'da başlayan siyasi diyalog çalışmalarına katılmadı. Uluslararası katılımcılar, toplantıya katılmayan siyasi güçlerin önemini ve sivil demokratik geçişteki rollerinin merkeziliğini kabul ederek, siyasi diyaloga katılmaya ikna etmek için bir komite kurmaya karar verdi.
Sivil muhalefeti oluşturan Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) Koalisyonu, doğrudan müzakerelere katılmak için uluslararası ve bölgesel güçler tarafından yapılacak baskıya boyun eğmeyeceğini açıkladı.
Birleşmiş Milletler Sudan Entegre Geçiş Yardımı Misyonu (UNITAMS) Sözcüsü Fadi Kadi, Şarku'l Avsat'a verdiği demeçte, “ortak üçlü mekanizmanın bugün (Pazar) yapılması planlanan toplantıyı ertelemeye karar verdiğini” söyledi. Bu, son gelişmeler ve ABD-Suudi Arabistan arabuluculuğunun ÖDBG ile ordu liderleri arasında bir görüşmenin zeminini hazırlaması ışığında geldi. UNITAMS Sözcüsü, ertelemenin mevcut durumu incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçladığını da sözlerine ekledi.
Koalisyon ve üçlü mekanizma, dün Sudan'daki krizi çözmek için siyasi sürece ÖDGB’nin katılımını görüşmek üzere Omdurman'daki Ulusal Ümmet Partisi merkezinde ortak bir toplantı yaptı.
ÖDGB Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ömer ed-Dakir düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: “Siyasi arenadaki gelişmeleri üçlü mekanizma ile görüştük ve pozisyonumuzu net bir şekilde yineledik. Özgürlük ve Değişim Koalisyonu askeri darbeyi meşrulaştırmayı veya üzerine inşa etmeyi amaçlayan bir platformun veya sürecin bir tarafı veya parçası olmayacak. Orduyla kimsenin emriyle görüşmeye gitmedik ve herhangi bir yabancı, uluslararası veya bölgesel tarafın komutası altında değiliz. Öyle olsaydı, üçlü mekanizmanın talep ettiği toplantıya katılırdık.”
ÖDGB Dış İlişkiler Komitesi Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü: “Mekanizmanın diyaloğuna katılmamız için bize uluslararası ve bölgesel taraflardan birçok baskı uygulandı. Ancak darbeye son vermeyen yanlış bir yaklaşım gördüğümüz için bunu reddettik. Ordu ile iletişim kurmadaki amacımız, darbeyi sona erdirecek ve devrimin tüm güçlerini temsil eden güvenilir bir hükümetin yolunu açacak bir yol haritasının pekiştirilmesi ve uygulanmasına dayalı belirli bir vizyon sunmaktır. ÖDGB Koalisyonu darbeyi sona erdirmek ve herkesi temsil eden tam bir sivil otorite aracılığıyla sivil demokratik dönüşüm yolunu yeniden tesis etmek için üçlü mekanizmayla olumlu bir şekilde ilgilenmeye hazır. Başka bir tarafla ikili bir anlaşmada değiliz. Siyasi sürecin sonucunun, darbenin sonu olması ve devrimin tüm güçlerinin ve sivil ve demokratik dönüşüme inananların belirli konularda anlaşmaya varması için geçiş tabanının genişletilmesini istiyoruz. Bu, seçmenlerin iradesiyle ülkeyi barışçıl bir iktidar devri yoluna sokacak mutabık kalınan bir süre içinde gerçekleştirilecektir. Darbeye meşruiyet kazandıran ve üzerine koyan hiçbir sürecin parçası olmayacağız; barışçıl ve siyasi yollarla kitlesel direniş yolunda yürüyeceğiz.”
Sudan Kongre Partisi'nin de başkanı olan Dakir, tüm devrim güçlerinin bir koordinasyon çerçevesine ulaşmak için birbirleriyle çalışması çağrısını yineledi.
Dakir, “Ortak üçlü mekanizma, darbenin sona erdirilmesinin gerekliliği konusunda ÖDGB’nin konumunu güvence altına aldı ve vizyonumuz hakkında düşünmek ve bize ulaşmak için zaman istedi.
ÖDGB Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ömer ed-Dakir, “Devrimin ve Sudan sokağının taleplerinden sapmayacağız. Darbeyi ortadan kaldıracak ve askeri kışlaya geri döndürecek tam bir sivil otorite kurmak için çalışıyoruz" dedi. 
ABD-Suudi Arabistan arabuluculuğu, 8 ay süren boykottan sonra, ÖDGB Koalisyonu ile ordu liderleri arasında bir toplantı düzenlemeyi başardı. Toplantıda ülkedeki mevcut siyasi kriz ve bu krizden nasıl çıkılacağı ile ilgili birçok konu ele alındı.
 ABD'nin Afrika İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Molly Phee, sivil ve asker arasındaki müzakereleri ilerletmek amacıyla geçen Perşembe günü sona ermesi planlanan Sudan ziyaretini uzattı.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.