NATO Savunma Bakanları Ukrayna’ya daha fazla silah tedarik edilmesini görüşecek

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin (EPA)
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin (EPA)
TT

NATO Savunma Bakanları Ukrayna’ya daha fazla silah tedarik edilmesini görüşecek

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin (EPA)
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin (EPA)

ABD’li yetkililer, bugün Brüksel’de NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nın oturum aralarında düzenlenecek bir başka toplantıda Ukrayna’ya silah tedariki konusunun görüşüleceğini söyledi.
Kiev, Ukrayna’nın doğusundaki Rus güçlerini geri püskürtmeye yardımcı olmak için silah sevkiyatlarında önemli bir artış yapılması çağrısında bulunuyor.
Reuters’a göre, Rus işgali önce nüfusu 100 binden fazla olan Severodonetsk şehri, çatışmanın bir yıpratma savaşına dönüşmesiyle Ukrayna’daki en büyük savaş arenası halini aldı.
Ukrayna Devlet Başkanı Danışmanı Mihaylo Podolyak, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın diğer ağır silahların yanı sıra bin obüs, 500 tank ve bin silahlı insansız hava aracına (SİHA) ihtiyacı olduğunu bildirdi.
Batılı ülkeler, gelişmiş ABD yapımı füzeler de dahil olmak üzere silah temin etme sözü verdi. Ancak bunların konuşlandırılması zaman alıyor.
Ukrayna, Sovyet döneminden kalma silah ve mühimmat stokları azaldıkça, yeni malzeme ve sistemlere geçiş için tutarlı Batı desteğine ihtiyaç duyuyor.
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in başkanlık ettiği NATO Savunma Bakanları toplantısının oturum aralarında gerçekleşecek toplantıda, yaklaşık 50 ülkeden oluşan bir grup, Ukrayna’ya yapılacak yardımı görüşmek ve koordine etmek için üçüncü kez bir araya gelecek.
Bir önceki yüz yüze görüşme, Nisan ayında Almanya’daki Ramstein Hava Üssü’nde yapıldı.
İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan ABD’li üst düzey bir savunma yetkilisi şu açıklamayı yaptı;
“Rusya, oldukça yetersiz ilerlemesine rağmen mücadeleden vazgeçmedi. Elimizde bu ezici ve yavaş ilerleyen Rus operasyonu var. Öyleyse soru şu; Ukraynalıların Rusya’nın bu hedefini yavaşlatma ve engellemede elde ettikleri başarıyı sürdürmek için neye ihtiyaçları var? Savunma bakanlarının ana odak noktası bu olacak.”
ABD’li yetkililer, önümüzdeki günlerde Ukrayna kuvvetlerine ek silahlar teslim edileceğine dair duyurular yapılmasını bekliyor.
ABD, Rusya’nın 24 Şubat’ta işgale başlamasından bu yana, obüsler gibi topçu sistemleri ve Yüksek Hareketli Topçu Roket Sistemi (HIMARS) gibi daha uzun menzilli silahlar da dahil, Ukrayna’ya yaklaşık 4.6 milyar dolarlık güvenlik yardımı taahhüt etti.
Brüksel’deki toplantıya, uluslararası güvenlik, savunma ticareti ve güvenlik yardımı konularında politika rehberliği yapan, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Siyasi-Askeri İşlerden Sorumlu Sekreter Yardımcısı olan Jessica Lewis katılıyor. 
Lewis Cuma günü Reuters’e verdiği röportajda, ABD hala müttefikleriyle istişarelerde bulunurken, birçoğunun Sovyet döneminden kalma teçhizattan NATO standartlarındaki teçhizata geçmeye çalıştığını söyledi.
ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, gönderilecek uzun menzilli silahların, Rus topraklarına saldırmak için kullanılmayacağına dair Kiev’den güvence aldıklarını bildirdi.
Kiev tarafından yapılan açıklamada, her gün 100 ila 200 asker kaybedildiği ve yüzlercesinin de yaralandığı bilgisi verildi.
Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, dün yaptığı konuşmada, 2014’ten beri kısmen Moskova’nın vekilleri tarafından işgal edilen doğudaki Donbas bölgesi için verilen savaşı, ‘Avrupa tarihinin en acımasız savaşlarından biri’ olarak nitelendirdi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.