ABD’li arabulucunun Lübnan-İsrail sınır anlaşmazlığını çözme görüşmeleri ‘olumlu’ geçti

Hochstein, Lübnan’ın cevabını Tel Aviv'e iletecek. İsrail ile Lübnan arasındaki müzakerelerin yeniden başlaması bekleniyor.

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Hochstein ile ABD’nin Beyrut Büyükelçisi’nin de katılımıyla gerçekleştirdiği görüşmede haritaları inceledi. (AP)
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Hochstein ile ABD’nin Beyrut Büyükelçisi’nin de katılımıyla gerçekleştirdiği görüşmede haritaları inceledi. (AP)
TT

ABD’li arabulucunun Lübnan-İsrail sınır anlaşmazlığını çözme görüşmeleri ‘olumlu’ geçti

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Hochstein ile ABD’nin Beyrut Büyükelçisi’nin de katılımıyla gerçekleştirdiği görüşmede haritaları inceledi. (AP)
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, Hochstein ile ABD’nin Beyrut Büyükelçisi’nin de katılımıyla gerçekleştirdiği görüşmede haritaları inceledi. (AP)

Lübnanlı yetkililer dün, ABD'li arabulucu Amos Hochstein ile deniz sınırının çizilmesi konusunda İsrail’le yapılan dolaylı müzakereler konusunda görüş alışverişinde bulundular. Yetkililer, Lübnan’ın konumunu, deniz ve doğal zenginliklere yatırım alanlarıyla ilgili tüm haklarına ve açık deniz bölgelerini keşfetme çalışmalarına yapılan baskının kaldırılması gerektiğine, ayrıca ABD’nin arabuluculuğuna olan bağlılığının yanı sıra İsrail ile dolaylı müzakerelere yeniden başlamaya hazır olduğunu vurguladılar.
Lübnan, Energean gemisinin gelişine atıfla, Tel Aviv'in Kariş gaz sahasında çalışmaya devam etmekte ısrar ettiğine dair işaretler olduğunu belirtirken Lübnan Meclis Başkanı Nabih Berri, Hochstein'a İsrail'in tartışmalı bölgeye yakın bir yerde üretim çalışmasının ‘saldırı oluşturduğunu’ söyledi.
Hochstein'ın dün gerçekleştirdiği Beyrut ziyareti, İsrail ile geçtiğimiz şubat ayında askıya alınan dolaylı müzakereleri yeniden canlandırdı. ABD’li arabulucu Lübnan’ın güney sınırlarında güvenlik tehditlerini ve askeri gerilimi artıran enerji üretim gemisi Energean'in İsrail Kariş gaz sahasına gelmesiyle son dönemde daha da artan gerilime çözüm bulmak amacıyla diplomatik çalışmalar başlattı.
Lübnanlı kaynaklar, Hochstein ile yapılan görüşmelerin ‘olumlu’ geçtiğinde hemfikirler. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, ABD’nin arabuluculuğuyla ve merkezi Güney Lübnan'daki Nakura’da bulunan Birleşmiş Milletler BM Barış Gücü UNIFIL’in himayesinde yapılan dolaylı müzakerelerin yeniden başlamasıyla sonuçlanacak bir anlaşmaya varılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre İsrail'in Avn'ın dolaylı müzakerelerle ilgili sözlü olarak sunduğu önerisine verdiği yanıt çerçevesinde Lübnan'ın yanıtı yazılı değil, sözlü oldu.
Kaynaklar, İsrail'in tartışmalı gaz sahasında üretime başladığına işaret ederken Hochstein, Energean gemisinin ‘tartışmalı sahadan yaklaşık iki buçuk deniz mili uzakta durduğunu’ söyledi. ABD’li arabulucu, aldığı bilgilerin geminin bu bölgede kalacağını gösterdiğini belirtti.
AFP, Hochstein’ın Beyrut'taki görüşmelerine eşlik eden Lübnanlı bir yetkilinin açıklamalarını aktardı. Yetkilinin açıklamalarına göre Lübnan tarafının sunduğu yeni teklif, Beyrut'un daha önce bazı bölümlerinin tartışmalı bir bölgede bulunduğunu düşündüğü Kariş gaz sahasıyla ilgili değil. Kariş gaz sahasının kendi münhasır ekonomik bölgesinde yer aldığını söylen İsrail, bu sahadan gaz çıkarmaya başlayacağını duyurdu.
Lübnanlı yetkililer geçtiğimiz haftanın başlarında İsrail'in gaz çıkarmaya başlayacağı Kariş sahası yakınlarına bir üretim ve depolama gemisinin gelişinden sonraki gün, Hochstein'ı İsrail ile deniz sınırlarını belirlemeye yönelik müzakerelerin tamamlanmasını görüşmek üzere Beyrut'a davet ettiler.
Müzakerelerin gündemi, Lübnan'ın 2011 yılında BM’ye gönderdiği bir haritaya göre sınırları Hat 23 olarak adlandırılan ve tahmini 860 kilometrekare olan Akdeniz'deki bir deniz alanıyla sınırlı olması gerekiyordu. Ancak Lübnan daha sonra haritanın yanlış tahminlere dayandığını düşündü ve Hat 29 olarak adlandırılan Kariş gaz sahasının bölümleri de dahil olmak üzere bin 430 kilometrekarelik bir deniz alanında enerji aramaları yapmayı talep etti.
AFP’nin açıklamalarını aktardığı Lübnanlı yetkili, deniz alanını Hat 23'ün Kana gaz sahası dahil, ancak Kariş gaz sahası hariç olmak üzere, 860 kilometrekareden yaklaşık bin 200'e çıkarmayı önerdiklerini söyledi. Kana gaz sahasının tamamını istediklerini ve bunun da Hat 23'ün değiştirilmesine yol açtığını belirten yetkili, “Önce İsrail'in reddettiği Kana gaz sahasını ve Hat 23’ü garanti altına almak istiyoruz, gerisi daha sonra gelecek” şeklinde konuştu. Kana gaz sahası, Hat 23'ün Hat 1 ile kesişiyor. İsrail tarafından BM’ye emanet edilen Hat 1, Hat 23'ün ötesine kadar uzanıyor.
Hochstein, 5 Haziran'da Londra merkezli Energean şirketi tarafından işletilen bir geminin Kariş gaz sahasında çalışmalara başlamak üzere sahildeki bir gaz sahasına gelmesine itiraz etmesinin ardından Lübnan hükümetinin davetiyle Beyrut'a geldi. ABD’li arabulucu, Lübnanlı bazı yetkililerden, üç yıldan fazla bir süredir zorunlu olmasına rağmen keşif çalışmalarının henüz başlamadığı Lübnan deniz sınırı yakınlarındaki 9 No'lu Blok'un bitişiğindeki Kana gaz sahasının yanı sıra 860 kilometrekarelik bir alana sahip Hat 23'ün kuzeyindeki tartışmalı bölgenin tamamını istediklerini öğrendi.
Hochstein dün, ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Dorothy Shea'nın eşlik ettiği ziyaretine Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Avn ile yaptığı 40 dakikalık görüşme ile başladı. Avn, ‘Lübnan’ın deniz alanı ve doğal kaynaklar üzerindeki egemen haklarını’ vurgulayarak ABD’li arabulucuya, aylar önce sunduğu önerisiyle ilgili yanıt verdi. Hochstein’ın önümüzdeki birkaç gün içinde Lübnan'ın tutumunu İsrail tarafına iletmesi bekleniyor. Hochstein, Lübnan'ın yanıtı için Cumhurbaşkanı Avn’a teşekkür etti ve bu yanıtı güney deniz sınırlarının çizilmesi konulu dolaylı müzakerelerdeki arabuluculuk çalışmaları çerçevesinde İsrail tarafına ileteceğinin güvencesini verdi.
Cumhurbaşkanı’nın bürosu olan Baabda Sarayı’ndaki görüşmeye eşlik eden kaynaklar, Avn’ın, güney sınırının çizilmesi için yapılan temasların aşamalarını sunduğunu ve ve Hochstein'ın bir önceki ziyarette sunduğu öneriye değindiğini söylediler. Kaynaklara göre Avn, Lübnan'ın deniz alanı ve doğal zenginlikleri üzerindeki tam egemenlik haklarına bağlı olduğunu bildirdi. Lübnan'ın ABD’nin önerisine ilişkin yorumlarını içeren teklife bir yanıt veren Avn, Hochstein'dan arabuluculuğunu sürdürmesini istedi. Hochstein, cevabı İsrail tarafına ileteceğini söylerken Avn, Tel Aviv'den süratle yanıt vermesini umduğunu belirtti. Avn, yanıt almanın hızlandırılması talebinin özellikle güney bölgesindeki hızlı gelişmelerden kaynaklandığını ifade etti. Kaynaklar, ABD’li arabulucunun Cumhurbaşkanı Avn ile yaptığı görüşmede, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın yaptığı tehditlere değinmediğine işaret ettiler.
Hochstein, Beyrut ziyareti sırasında en uzun görüşmesini ise Meclis Başkanı Nebih Berri ile gerçekleştirdi. Görüşme bir saat 10 dakika sürdü. Berri, ABD’li arabulucuya deniz sınırları ve Lübnan'ın petrol zenginliklerine yatırım yapma hakları konusunda Cumhurbaşkanı'ndan kendisine iletilenlerin tüm Lübnanlılar tarafından kabul edildiğini vurguladı. Berri, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ABD’li arabulucu ile görüşmesinde, istenen sonuçlara ulaşmak için toplantıların sürekliliğini gerektiren, içerdiği metinlere dayalı dolaylı müzakerelerin temeli ve en uygun mekanizması olmaya devam eden çerçeve anlaşmanın deniz sınırlarının çizilmesini konu alan maddenin ele alındığını söyledi. Berri, özellikle de güney sınırında bir deniz alanı olan ve henüz sondaja başlanmayan 9 No’lu Blok'ta çalışmaların başlaması gerektiğinden, sonuçların Lübnan'ın gaz sahalarında çalışma yapma hakkına halel getirmeksizin sınırların çizilmesini sağlaması gerektiğini açıkça belirtti. Meclis Başkanı, şu an yaşananların bir yandan anlaşmaya ters düşerken ve Lübnan'ı haklarından mahrum ederken, diğer yandan da Tel Aviv'in sınırlarının dışına çıkıp saldırmasına izin verdiğini, bunun da bölgede barışı tehlikeye attığını ve durumun ciddiyetini artırdığını vurguladı.
Berri, Lübnan'ın doğal zenginliklerini çıkarmanın yanı sıra istikrarını korumaya da kararlı olduğunun altını çizdi.
Diğer yandan Lübnan Başbakanı Necib Mikati, ABD’li arabulucu ile yaptığı görüşmede, Lübnanlı tarafların sınırların çizilmesi konusundaki ortak tutumu ve ABD’nin arabuluculuğunun devam etmesini istediklerini söyledi. Mikati, Lübnan'ın tüm zenginlikleri üzerindeki haklarından vazgeçmeden petrol arama sürecini başlatması gerektiğini vurguladı.
Diğer taraftan Lübnan Silahlı Kuvvetler Komutanı General Joseph Avn, Hochstein ile yaptığı görüşmede, ordunun bu konuda siyasi otorite tarafından alınan kararları ve ülkenin çıkarları için benimsediği yol haritalarını desteklediğini bir kez daha yineledi.
Lübnan Dışişleri Bakanı Abdullah Buhabib de bir araya gelen Hochstein, ayrıca sivil toplumu kuruluşlarının temsilcileriyle başka bir toplantı yaptı.



Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
TT

Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)

Irak, dün akşam, bir gün önce Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse roketli saldırı düzenleyen dört kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.

Irak Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Pazartesi akşamı, yasadışı unsurlar Rabia bölgesinden Kia marka bir araçla Suriye topraklarına doğru bir dizi roket fırlattı."

Irak güvenlik güçlerinin ‘dört faili yakalayıp aracı ele geçirdiğini ve soruşturma için ilgili makamlara sevk ettiğini’ belirtti.

Irak Başbakanlığı ise Salı akşamı, yetkililerin Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse düzenlenen roket saldırısına karıştıkları şüphesiyle dört kişiyi gözaltına aldığını doğruladı.

Iraklı iki güvenlik kaynağı pazartesi günü Reuters’a, Irak'ın Rabia beldesinden Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir ABD askeri üssüne en az yedi füze atıldığını söyledi. Suriye ordusu, bundan birkaç saat sonra, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'deki askeri üslerinden birinin füze saldırısına uğradığını duyurdu. Ancak üssün Amerikan üssü olup olmadığına veya burada Amerikan güçlerinin olup olmadığına dair herhangi bir açıklama yapmadı.

Suriye Savunma Bakanlığı, bu ayın başlarında, 2014 yılından beri DEAŞ ile savaşmak için Washington liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından, ordu güçlerinin Rumeylan Askeri Üssü’nü ele geçirdiğini açıklamıştı.


Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
TT

Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, İran'ın dün 6 kişinin ölümüne neden olan Peşmerge güçlerine yönelik iki balistik füze saldırısının "yanlışlıkla" yapıldığını "itiraf ettiğini" açıkladı.

Barzani, Erbil ilinin Soran ilçesinde ölenler için düzenlenen taziye töreninde yerel televizyon kanallarına şunları söyledi: «Bu olay meydana gelir gelmez İran ile temasa geçtik; onlar da bunun bir hata sonucu olduğunu kabul ettiler ve konuyla ilgili soruşturma açacaklarına söz verdiler.» Bu iki saldırı, savaşın başlamasından bu yana Bölgesel Hükümet'e bağlı Peşmerge güçleri arasında can kaybına yol açan ilk saldırılar olarak kabul ediliyor.

Barzani, bölgenin «komşu ülkelerden hiçbirine, özellikle de tüm komşular arasında İran Cumhuriyeti'ne bir tehdit oluşturmadığını» vurgulayarak, «Biz bu savaşın bir parçası değildik ve olmayacağız» ifadelerini kullandı.


Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan dün, İran’ın Beyrut Büyükelçisine ve ülkesinin Lübnan iç işlerine müdahalesine karşı ‘kırmızı kart’ gösterdi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’yi ‘istenmeyen kişi’ ilan ederken ona önümüzdeki pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanıdı.

Karar, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci tarafından alınmış olsa da Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili bir kaynak, kararın Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile istişare edilerek alındığını doğruladı.

Kararın Dışişleri Bakanı’nın yetki alanına girdiğini, ancak ilişkilerin kesilmesinin Bakanlar Kurulu'nun yetki alanına girdiğini belirten kaynak, İran'ın ‘Lübnan'ın istikrarını ve dostlarıyla ilişkilerini tehdit eden’ tutumunun devam etmesi halinde bu senaryonun nihayetinde gündeme gelebileceğine dikkat çekti.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Şibani'nin akreditasyonuna verilen onayın geri çekilmesinin ‘İran ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine büyükelçinin Lübnan'da atanmış bir büyükelçi olarak diplomatik ilişkilerin kurallarına ve gerekliliklerine uymaması nedeniyle alınan bir önlem olduğunu’ açıkladı.

İç krizin bir göstergesi olarak, karar Şii İkilisi dışında Lübnan'daki siyasi güçler tarafından memnuniyetle karşılandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Şii İkilisi’nden (Hizbullah ve Emel Hareketi) kaynaklar, büyükelçiden kalmasını istediklerini ve ‘ayrılmayacağını’ doğruladı.

Hizbullah, kararı ‘büyük bir günah’ olarak nitelendirirken, Meclis Başkanı Nebih Berri, yakın çevresinden sızan bilgiler ‘büyük bir rahatsızlık’ olduğuna işaret ederken, yorum yapmaktan kaçındı.

Öte yandan Beyrut'un kuzeyindeki Keservan bölgesi üzerinde önlenen bir İran füzesinin parçalarının düşmesi, Cünye bölgesinin savaştan uzak bir bölge olması nedeniyle geniş çaplı endişe yarattı.