Filistin Devlet Başkanı Abbas Güney Kıbrıs’ı ziyaret etti

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Anastasiadis, Filistinli mevkidaşı Abbas ile Lefkoşa’daki görüşmelerin ardından basın açıklaması yaptı (AFP)
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Anastasiadis, Filistinli mevkidaşı Abbas ile Lefkoşa’daki görüşmelerin ardından basın açıklaması yaptı (AFP)
TT

Filistin Devlet Başkanı Abbas Güney Kıbrıs’ı ziyaret etti

Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Anastasiadis, Filistinli mevkidaşı Abbas ile Lefkoşa’daki görüşmelerin ardından basın açıklaması yaptı (AFP)
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Anastasiadis, Filistinli mevkidaşı Abbas ile Lefkoşa’daki görüşmelerin ardından basın açıklaması yaptı (AFP)

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistinlileri korumak için gerekli önlemleri alma ve işgalcilerin kabul edilemez boyutlara ulaşan ihlallerine son verme tehdidini yinelerken, aynı zamanda her türlü barış girişime katılmaya hazır olduğunu ilan etti. Öldüğüne yönelik söylentileri çıktığı bir dönemde Abbas Ürdün’e, ardından ise Güney Kıbrıs’a gitti.
Abbas dün Lefkoşa’da Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ile düzenlediği basın toplantısında, Filistin ile imzalanan tüm anlaşmaları askıya alan mevcut İsrail hükümetinin tutumu nedeniyle barışı sağlama çabalarını sürdürme konusunda Anastasiadis’i bilgilendirdiğini söyleyerek, İsrail’in iki devletli çözüme dayalı vizyonu reddettiğini belirtti. Filistin Devlet Başkanı, “Filistin halkımız için siyasi bir ufuk ve uluslararası korumanın yokluğunda mevcut durumun müsamaha gösterilemeyeceğini veya hoş görülemeyeceğini burada vurguluyoruz. Bu ciddi zorluklarla yüzleşmek için uluslararası desteği harekete geçirmek, çifte standart yerine caydırıcı önlemler almak için temaslarda bulunmaya devam edeceğiz. Kabul edilemez boyutlara ulaşan işgal suçlarına son vermek için halkımızın çıkarlarını koruyan gerekli yasal önlemleri almak zorunda kalacağız” şeklinde konuştu.
Abbas, “Bütün bunlara rağmen, uluslararası meşruiyete dayalı, bölgede herkes için barış, güvenlik ve istikrara yol açacak ve İsrail'in, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin Devleti'ni işgalini sona erdirecek her türlü barış çabasına veya girişimine katılmaya hazırız” dedi.
Abbas, Anastasiadis’in davetiyle üç günlük bir ziyaret için Pazartesi günü Güney Kıbrıs’a giderek, Arap devletlerinin ülkedeki büyükelçileri dahil üst düzey yetkililerle bir araya geldi.
Abbas dün Güney Kıbrıs ve Filistin heyetlerinin de katıldığı toplantıda, Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı ile toplandı. Abbas, “Filistin Devletini tanıyan, uluslararası arenada Filistin halkının özgürlüğü ve bağımsızlığını elde etmesi için yanında olmaya devam eden kararlı duruşu nedeniyle” Rum mevkidaşı Anastasiadis’e teşekkür ederek Filistin devlet madalyası takdim etti. Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı da Kıbrıs ve Filistin arasındaki dostluk ve iş birliği ilişkilerini güçlendirmedeki rolünü takdir ederek Abbas'a Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Büyük Kolyesi'ni takdim etti.
Filistin Devlet Başkanı, Güney Kıbrıs’a gittikten hemen sonra Arap büyükelçileri ile de bir araya geldi. Görüşme sırasında Abbas, Filistin davasıyla ilgili son gelişmeleri ve İsrail'in özellikle Kudüs'te, Mescid-i Aksa'da, İslam ve Hıristiyan kutsal mekanlarında Filistin halkına yönelik devam eden saldırılarını ve suçlarını anlattı. Ayrıca temaslar ve barış sürecini canlandırmaya yönelik büyükelçilere bilgi verdi.
Ziyaret, ikili ilişkilerin geliştirilmesi konusunda iş birliği, Kadın İşleri Bakanlığı ile iş birliği içinde eşitlik ve kadınların güçlendirilmesi ile ilgili konularda koordinasyon, diplomatik eğitim alanında iş birliği, karşılıklı fikir alışverişi konularında iş birliğini içeren bir mutabakat ve işbirliği zaptı imzalanmasıyla sonuçlandı.



Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
TT

Hizbullah’a "son şans" tavsiyesi

Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)
Lübnanlılar, ateşkes anlaşmasının uygulanmasının ardından 27 Kasım 2024'te Beyrut'un güney banliyölerine geri döndüler (Arşiv- EPA)

Lübnan bakanlık kaynakları Şarku’l Avsat'a, Hizbullah'a Mısır, Katar ve Türkiye'den "son şans tavsiyesi" niteliğinde mesajlar gönderildiğini, bunun amacının Lübnan'ı İsrail saldırısından kurtarmak ve böylece Lübnan halkının ezici çoğunluğu ile uluslararası toplum arasındaki uçurumu daha da derinleştirmemek olduğunu açıkladı.

Kaynaklara göre, bu mesajlar bölgesel ve uluslararası baskının artması ve partinin devlet çerçevesi dışında silah bulundurmaya devam etmesinin Lübnan'ı siyasi ve ekonomik izolasyona, ayrıca askeri çatışma olasılığına maruz bırakabileceği uyarılarının ardından geldi.


Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
TT

Suriye: Halep'te düzenlenen intihar saldırısında bir polis öldü, iki kişi yaralı

Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda
Suriye polisi, Halep'te bir DEAŞ hücresine karşı düzenlenen güvenlik operasyonunda

Suriye İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, DEAŞ bağlantılı olduğundan şüphelenilen bir intihar bombacısının yılbaşı gecesi kuzeydeki Halep kentinde bir kiliseyi hedef aldıktan sonra güvenlik devriyesinin yakınında patlayıcı kemerini infilak ettirdiğini, bir polis memurunun öldüğünü ve iki memurun yaralandığını bildirdi.

Bakanlık sözcüsü Nureddin el-Baba, saldırganın kimliğini belirlemek için soruşturmaların devam ettiğini söyledi. Devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, "Halep'te devriyenin yakınında patlayıcı kemeriyle kendini havaya uçuran kişinin DEAŞ ile ideolojik veya örgütsel bir bağlantısı olması muhtemeldir" dedi.

Bu saldırı, Suriye yetkililerinin DEAŞ ile mücadelede ABD güçleriyle iş birliğini güçlendirdiği bir dönemde gerçekleşti. Saldırının sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi.

Aralık ayının başlarında, Suriye'de ABD-Suriye ortak askeri konvoyunu hedef alan ve DEAŞ'lı olduğundan şüphelenilen bir saldırgan tarafından iki ABD askeri ve bir sivil tercüman öldürülmüştü. ABD ordusu, ülkedeki onlarca DEAŞ hedefine yönelik geniş çaplı bir saldırıyla karşılık vermişti.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, saldırının Halep'in Bab el-Ferec mahallesinde gerçekleştiğini belirtti. Resmi Suriye haber ajansı SANA tarafından yayınlanan görüntülerde, intihar bombacısının saldırısı sonucu tahrip olmuş bir taş sokak ve sokak boyunca dağılmış enkaz ve bükülmüş metal parçaları görülüyordu.

Suriye, kasım ayında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Beyaz Saray'ı ziyaret etmesiyle varılan anlaşma doğrultusunda, DEAŞ'a karşı ABD liderliğindeki koalisyonla iş birliği yapıyor.

Öte yandan, Suriye Enerji Bakanlığı, güney bölgesinde yüksek gerilim hatlarını hedef alan bir saldırı olduğunu ve Şam ile kırsal kesimine elektrik sağlayan şebekenin etkilendiğini bildirdi.


Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
TT

Lahbib: İsrail'in Gazze'de uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planları, yardımların engellenmesi anlamına geliyor

İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)
İnsani yardım malzemesi yüklü tırlar Kerem Şalom Sınır Kapısı’ndan Gazze Şeridi'ne giriyor. (DPA)

Avrupa Komisyonu Eşitlik, Hazırlık ve Kriz Yönetimi Komiseri Hadja Lahbib bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde uluslararası insani yardım kuruluşlarını yasaklama planlarının, hayat kurtaran yardımların bölgeye ulaşmasını engelleyeceğini belirtti.

Lahbib, X platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Birliği’nin (AB) tutumunun net olduğunu vurgulayarak, “Sivil toplum kuruluşlarının mevcut haliyle kayıt altına alınması yasasının uygulanması mümkün değil” dedi.

Lahbib, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve “Uluslararası insancıl hukuk, herhangi bir belirsizliğe yer bırakmıyor; yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalı” ifadesini kullandı.

İsrail medyası, hükümetin dün yaptığı açıklamaya dayanarak, Sınır Tanımayan Doktorlar, ActionAid ve Oxfam gibi onlarca insani yardım örgütünün lisanslarının iptal edileceğini ve bunların ‘terörle bağlantılı’ olduğu gerekçesiyle kapatılabileceğini duyurmuştu.

Bazı uluslararası yardım kuruluşları, kayıtlarının iptal edilmesi riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Eğer 31 Aralık’a kadar İsrail makamlarının belirlediği yeni kriterlere uyum sağlamazlarsa, 60 gün içinde faaliyetlerini durdurmak veya Gazze Şeridi ve Batı Şeria’daki çalışmalarına kısıtlama getirmek zorunda kalabilirler.