Mısır ve BAE, güvenlik alanında iş birliğini güçlendirme konusunda anlaştılar

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, BAE Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Rumeyti ile görüştü. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, BAE Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Rumeyti ile görüştü. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır ve BAE, güvenlik alanında iş birliğini güçlendirme konusunda anlaştılar

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, BAE Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Rumeyti ile görüştü. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, BAE Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Rumeyti ile görüştü. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), askeri savunma ve güvenlik konularındaki iş birliğine ilişkin koordinasyonu ve istişareyi güçlendirmeye devam etmek için anlaşmaya vardı.
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi dün Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hamad Muhammed Bin Sani El Rumeyti ile görüştü. Toplantıya Mısır Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı ve Savunma ve Askeri Üretim Bakanı Orgeneral Muhammed Zeki ile BAE’nin Kahire Büyükelçisi Meryem el-Ka’bi de katıldı.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Resmi Sözcüsü Bassam Radi’nin dün yaptığı açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Sisi, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan’a selamlarını gönderirken Mısır ile BAE arasındaki önemli ilişkilere dikkat çekti. Bu ilişkilerin Ortadoğu bölgesinin ve bir bütün olarak Arap dünyasının istikrarı için temel bir dayanak olduğunu vurguladı.
BAE Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı Sisi ile bir araya gelmekten duyduğu onuru dile getirirken Şeyh Muhammed bin Zayed’in selamlarını iletti. İki kardeş ülke ve halkları arasındaki tarihi ilişkilerin derinliğini vurgulayan Orgeneral Hamad Muhammed Bin Sani El Rumeyti ülkesinin başta askeri alanda deneyim alışverişi olmak üzere iki ülke arasındaki stratejik iş birliği çerçevelerini çeşitli düzeylerde güçlendirmenin yanı sıra Mısır ile çeşitli bölgesel ve uluslararası konularda ortak çalışma ve yoğun koordinasyonu sürdürme konusundaki kararlılığının altını çizdi.
Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü’nün açıklamalarına göre toplantıda Mısır ve BAE arasında askeri savunma ve güvenlik iş birliğine ilişkin koordinasyonun ve düzenli istişarelerin artırılmasına yönelik çalışılmaya devam edilmesi konusunda anlaşmaya varıldı. Bu gelişme, iki kardeş ülke ve halkın çıkarının yanı sıra Arap dayanışmasının bağlarını da destekleyecek şekilde, iki ülke arasında her alanda ve düzeyde ikili ilişkileri gidişatını tamamlamak ve uyumunu sağlamak üzere geldi.
Suudi Arabistan Krallığı, Mısır, BAE ve Yunanistan geçen eylül ayında Yunanistan’ın Pyramos bölgesinde Herkül 21 adlı ortak bir tatbikat gerçekleştirmişti. Tatbikatta, terör unsurlarıyla mücadele alanında birçok faaliyet, katılan unsurlar arasındaki ortak muharebe yönetimi, kapalı ve açık alanlarda savaş eğitimi, rehine kurtarma ve tıbbi tahliyenin yanı sıra özel kuvvetlerin Thunderbolt ve paraşütleri ile hava ve deniz inişleri gerçekleştirildi. Mısır, BAE, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi geçen yıl kasım ayında Yunanistan’da Medusa 11 adlı ortak deniz-hava tatbikatını düzenlemişti.



Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
TT

Irak, Suriye'den getirilen DEAŞ mahkumlarını yargılayacak

Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)
Irak sınır muhafızları, dün Irak'ın kuzeyindeki Sincar'da Suriye sınırında devriye geziyor (AP)

Irak yargısı, uluslararası koalisyonla koordineli olarak yürütülen bir operasyonla Suriye'nin kuzeydoğusundan transfer edilen DEAŞ üyelerinin ilk grubuna yönelik soruşturmaya başladı.

Yüksek Yargı Konseyi dün yaptığı açıklamada, tutukluların Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine yerleştirildiğini ve mağdurların haklarının güvence altına alınması amacıyla anayasa ve ilgili yasalara uygun olarak yargı süreçlerine tabi tutulduklarını vurguladı.

Resmi kaynaklar, ilk grubun yaklaşık 150 Iraklı ve yabancı uyruklu kişiden oluştuğunu, sonraki grupların ise güvenlik değerlendirmelerine göre belirleneceğini ifade etti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a, tüm sanıkların "sadece Irak yargısının yetkisine tabi olacağını, ailelerinin savaşçılardan ayrı tutulmasına ve şehirlerden uzakta, tam adli gözetim altında, özel kamplar ve merkezlerde barındırılmalarına karar verildiğini, böylece onaylanmış insani ve güvenlik standartlarına uyularak hesap vermekten kaçmalarının önleneceğini" belirtti.


Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
TT

Lübnan yargısı, Hizbullah'ın Avn'a karşı yürüttüğü kampanyayla yüzleşiyor

Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)
Lübnan'ın güneyindeki Kanarit kasabasına çarşamba günü İsrail'in düzenlediği hava saldırısında yıkılan bir binanın önündeki çocuk (EPA)

Lübnan yargısı dün, Hizbullah destekçilerinin Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a karşı yürüttüğü kampanyaya karşılık olarak, çarşamba günü İsrail'in güneydeki kasabaları bombalamasının ardından, Avn'a hakaret ve iftira atmakla suçlanan aktivistlere celp gönderdi.

Avn'ın silahlanmayı sınırlama konusundaki tutumu ve devlet otoritesini tüm topraklarına yayma kararlılığı zemininde, çarşamba günkü bombalamanın ardından Avn'a karşı yürütülen kampanya artarken, parti, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin "İsrail saldırganlığına" "ulusal birlik" ile karşı koyma çağrısıyla çelişen bu kampanyalara karşı herhangi bir açıklama yapmadı.

Ayrıca Maliye Bakanı Yasin Cabir, Lübnan'ın geçen aralık ayında harap olmuş güney bölgesini ekonomik bölgeye dönüştürme yönündeki Amerikan teklifini reddettiğini ve bu teklifin "daha doğmadan öldüğünü" söyledi.


Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
TT

Mazlum Abdi: Suriye'deki ateşkesi korumak için yoğun çaba sarf ediyoruz

ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)
ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi (Mazlum Abdi'nin X hesabı)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi dün yaptığı açıklamada, "gerçek bir entegrasyonu sağlamak ve mevcut ateşkesi korumak için tüm mevcut araçlarla ve ciddiyetle çalışacağını" söyledi.

Abdi, X platformunda yaptığı açıklamada, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan bir telefon aldığını ve Macron'un "bizim ve Suriye'de ateşkesin sağlanması ile diyalog ve müzakerelere geri dönülmesi için çalışan tarafların çabalarına destek verdiğini, bunun amacının tüm bölgenin çıkarlarına hizmet eden kalıcı bir çözüm bulmak olduğunu" ifade ettiğini belirtti.

Abdi, "X" platformundaki bir başka paylaşımında, Irak Kürdistan'ında ABD'nin Suriye Büyükelçisi Tom Barrack ve ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile görüştüğünü ifade etti.

“ABD’nin ve Başkan Trump’ın ateşkes sürecine yönelik politikasının yanı sıra Büyükelçi Barrack’ın Suriye hükümeti ile aramızdaki diyaloğu ve müzakereleri yeniden başlatma çabaları da ciddi, önemli ve memnuniyet vericidir” ifadelerini kullandı.

Suriye Savunma Bakanlığı salı günü, devlet tarafından açıklanan mutabakatlar doğrultusunda ve “yapılan ulusal çabaların başarısına duyulan endişe nedeniyle” SDG ile dört günlük bir ateşkes ilan etti.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, pazar günü SDG ile ateşkesi ve hükümet ile SDG arasında tam entegrasyonu öngören yeni bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre anlaşma, "gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, SDG'nin tüm askeri ve güvenlik unsurlarının Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına bireysel olarak entegre edilmesini, askeri rütbelerin verilmesini, mali hakların ve gerektiği gibi lojistik desteğin sağlanmasını ve Kürt bölgelerinin özerkliğinin korunmasını" öngörüyor.