Türkiye'den Suriye’nin kuzeyindeki olası operasyonunu reddeden müttefiklerine tepki

Rusya Türkiye’nin Suriye’deki olası operasyonunu ‘akıllıca olmayan bir adım’ diye nitelerken, ABD ve Avrupa operasyonu reddetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan pazartesi akşamı partisinin grup toplantısında konuştu (AFP)
Cumhurbaşkanı Erdoğan pazartesi akşamı partisinin grup toplantısında konuştu (AFP)
TT

Türkiye'den Suriye’nin kuzeyindeki olası operasyonunu reddeden müttefiklerine tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan pazartesi akşamı partisinin grup toplantısında konuştu (AFP)
Cumhurbaşkanı Erdoğan pazartesi akşamı partisinin grup toplantısında konuştu (AFP)

Türkiye, bazı müttefik ülkelerin “teröre karşı yapılacak askeri operasyonu” reddetmesini eleştirdi. Bu eleştiri, Suriye’nin kuzeyinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) hedeflerine yönelik olası askeri operasyonu reddeden halkanın genişlediği bir süreçte geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, olası operasyonun, ülkenin güney sınırlarını korumak için Suriye topraklarında 30 kilometre derinliğindeki güvenli bölgeleri tamamlamayı hedeflediğini söyledi.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Sözcüsü Ömer Çelik, “Türkiye terörle mücadeleyle ilgili ne zaman yeni bir aşamaya girse, yeni bir operasyon yapacağından bahsetse müttefiklerimiz özellikle demokrasi ile yönetilen ülkelerden endişeliyiz diye bir açıklama geliyor” ifadelerini kullandı.
Çelik’in bu açıklaması, salı gece Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında düzenlenen MKYK toplantısının ardından geldi. Toplantıda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, SDG’nin kontrolünde bulunan ve Rus güçlerin konuşlandığı Menbiç ve Tel Rıfat’ı kapsayacağını ilan ettiği operasyon karşısında Türkiye’nin dost ve müttefik ülkelerinin aldığı tutumlar görüşüldü.
Türkiye SDG’nin kontrolü altındaki bölgelerden topraklarına yapılan saldırıların son dönemde büyük ölçüde arttığını ve YPG’nin kendi sınırlarından 30 kilometre uzaklaştırılması için harekete geçilmesi gerektiğini söylüyor. SDG’nin ana omurgasını oluşturan YPG, Türkiye tarafından “PKK’nın Suriye kolu” diye tanımlanarak terör örgütü kategorisine alınırken, ABD ve Ankara’nın batılı müttefikleri tarafından ise terör örgütü DEAŞ ile mücadelede yakın bir müttefik olarak görülüyor. ABD ve Rusya Türkiye’yi Ekim 2019’da imzaladıkları anlaşmalara bağlı kalmamakla suçluyor. Nitekim Türkiye’nin söz konusu iki ülkeyle imzaladığı anlaşmalar doğrultusunda Suriye’nin kuzeydoğusunda SDG’ye ait noktaları hedef alan Barış Pınarı Harekatı durmuştu.
Türkiye 2016’dan bu yana Suriye’nin kuzeyinde 4 askeri operasyon gerçekleştirdi. Türkiye, temelde YPG’yi hedef alan bu operasyonlarda Suriye topraklarında 30 kilometre derinliğinde yüzlerce kilometre toprak ele geçirdi. Suriye savaşında farklı tarafı destekleseler de Rusya ve Türkiye bu askeri operasyonlarda koordinasyon halindeydi. Fakat bu operasyonlar başta ABD olmak üzere Türkiye’nin NATO içindeki müttefikleri tarafından eleştirildi. NATO’ya katılmak isteyen İsveç ve Finlandiya dahil olmak üzere bazı ülkeler Türkiye’ye silah ambargosu uyguladı.
Washington Suriye’nin kuzeyinde herhangi bir askeri hareketlilik olmasından duyduğu endişeyi dile getirerek, böyle bir adımın DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyon çatısı altındaki ABD kuvvetlerini tehlikeye atacağını ve bölgedeki istikrarı baltalayacağını belirtti.
Avrupa Birliği (AB) Sözcüsü Luis Miguel Bueno, dünkü açıklamasında, AB’nin Suriye’nin kuzeyindeki olası Türk askeri operasyonu konusunda itidal çağrısında bulunduğunu söyledi. Askeri eylemler değil, diplomatik ve siyasi araçlar üzerinden Türkiye’nin güvenlik endişelerinin giderilmesi gerektiğini söyleyen Bueno, AB’nin, şimdiye kadar Suriyeli mülteciler için güvenli dönüş koşullarının oluşmadığı görüşünde olduğunu ve mültecilerin kendi topraklarında güvenliklerinin sağlanması politikasını hâlâ koruduğunu belirtti. Bueno, Rusya’nın kendi çıkarlarını sağlamakiçin sivilleri ve sivil altyapıyı hiç dikkate almadan Ukrayna’da Suriye’de kullanılan aynı askeri taktikleri kullandığını söyledi.
İtalya Türkiye’nin olası askeri operasyonun ‘olumsuz etkilerine’ karşı uyardı. İtalya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakan Yardımcısı Marina Serini, önceki gün yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın Suriye’nin kuzeyine yakın zamanda yeni bir askeri operasyon başlatılacağını duyurduğunu hatırlatarak, bu operasyonun bölgesel istikrar ve terör örgütü DEAŞ karşıtı askeri operasyon üzerinde daha fazla olumsuz etkiler yaratma ihtimalini güçlendirdiğini söyledi.
Rusya’nın, Ukrayna saldırısı sürecinde İdlib üzerindeki askeri baskıyı artırmaktan çekindiğine dikkat çeken Serini, eldeki verilerin, Rusya'nın Türkiye ile ilişkilerinde kompleks bir cephe açılmaması adına en azından şimdilik Suriye’yi Rusya-Ukrayna çatışmasından uzak tutmak için çalışacağına işaret ettiğini söyledi.
Serini, Suriye’de krizin başlamasından 11 yıl sonra insani durumun askeri çatışma dönemine kıyasla daha da kötüleştiğini belirtti. Suriye’de yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı yüzde 90'a ulaşırken, nüfusun yarısı hâlâ yerinden edilmiş ve mülteci durumda.
Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrantyev, Rusya’nın Suriye’deki olası Türk askeri operasyonunu “akıllıca bir adım” olarak görmediğini çünkü böyle bir operasyonun gerilimin tırmanmasına ve istikrarın zarar görmesine yol açabileceğini söyledi.
Türkiye, İran, Suriye silahlı muhalefeti ve Suriye hükümeti heyetlerinin katılımıyla dün Kazakistan’ın başkenti Nur Sultan’da başlayan Astana görüşmelerine katılan Lavrentyev, burada yaptığı açıklamada, Ankara'nın Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılması konusundaki tutumu karşılığında Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde yeni bir askeri operasyonuna Rusya'nın göz yummayacağını söyledi.
Bu açıklamalarla eşzamanlı olarak, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin (SOHR) dün aktardığına göre, Türk güçleri ve desteklediği Suriyeli muhalif gruplar Halep’in kuzeydoğu kırsalındaki Menbiç’in kuzeyinde yer alan El-Muhsinli köyü çevresini ağır topçu ateşi ve havan mermileriyle bombaladı. Türk güçleri ayrıca Halep kırsalında yer alan Şirava kasabasına bağlı Ukeybe köyü, Kefer Antun köyü, Minak Askeri Havalimanı ve Tel Karah köyü çevresini obüs ve roketlerle bombaladı. Bu bölgeler SDG birliklerinin mevzilenme alanları olarak biliniyor.
Türkiye destekli Fırat Kalkanı Operasyonlar Odası’na bağlı grupların kontrolündeki Halep’in doğu kırsalında bulunan El-Bab kentinde dün bir patlama meydana geldi. Türkiye merkezli bir insani yardım kuruluşunun müdürüne ait aracın el yapımı patlayıcıyla hedef alındığı ve müdürün patlama sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.



Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu, ABD'nin askeri yardımını on yıl içinde ‘sıfıra’ indirmek istiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün yayımlanan bir röportajda, önümüzdeki on yıl içinde İsrail’in Amerikan askeri yardımlarına olan bağımlılığını ‘kademeli olarak azaltmayı’ umduğunu söyledi.

Netanyahu, İsrail’in yabancı askeri yardımlara bağımlı olmamasının gerekli olduğunu vurguladı, ancak ülkenin ABD’den tamamen bağımsız hale gelmesi için kesin bir takvim vermedi.

Economist dergisine konuşan Netanyahu, “On yıl içinde askeri yardımları kademeli olarak azaltmak istiyorum” dedi. Bunun ‘zamanla sıfıra indirilmesi’ anlamına gelip gelmediği sorulduğunda ise “Evet” yanıtını verdi.

Netanyahu, son ABD ziyaretinde Başkan Donald Trump’a, İsrail’in Washington’dan yıllar boyunca aldığı askeri yardımları büyük bir takdirle karşıladığını, ancak artık güçlü hale geldiklerini ve olağanüstü yetenekler geliştirdiklerini söylediğini aktardı.

Geçtiğimiz aralık ayında Netanyahu, İsrail’in diğer ülkelere bağımlılığı azaltmak amacıyla bağımsız bir silah sanayii geliştirmek için 350 milyar şekel (110 milyar dolar) harcayacağını açıklamıştı.

2016 yılında ABD ve İsrail hükümetleri, Eylül 2028’e kadar geçerli olacak on yıllık bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Buna göre İsrail’e 38 milyar dolarlık askeri yardım sağlanacaktı. 33 milyar dolar ekipman alımları için, 5 milyar dolar ise füze savunma sistemleri için ayrılmıştı.

Geçen yıl İsrail’in savunma sanayii ihracatı yüzde 13 arttı. Bu artış, çok katmanlı gelişmiş hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere İsrail savunma teknolojisinin büyük satın alma sözleşmeleri ile desteklendi.


Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
TT

Çin, Rusya ve İran Güney Afrika sularında deniz tatbikatlarına başladı

Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)
Güney Afrika ve Çin bayrakları, bu hafta Güney Afrika karasularında Çin, Rusya ve İran'ın da dahil olduğu BRICS Plus ülkeleri tarafından gerçekleştirilecek ortak deniz tatbikatı öncesinde Simons Town deniz üssünde bir gemide dalgalanıyor- Cape Town (Reuters)

Çin, Rusya ve İran bugün Güney Afrika sularında bir haftalık ortak deniz tatbikatına başladı. Ev sahibi ülke bu tatbikatı “deniz taşımacılığı ve denizcilik ekonomik faaliyetlerinin güvenliğini sağlamak” amacıyla gerçekleştirilen bir “BRICS Plus” operasyonu olarak nitelendirdi.

BRICS Plus, başlangıçta Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'yı içeren jeopolitik bloğun genişletilmiş halidir ve üyeleri tarafından Amerika ve Batı'nın ekonomik hakimiyetine karşı bir denge unsuru olarak görülmektedir. BRICS Plus içinde altı ülke daha bulunmaktadır.

Güney Afrika, Çin ve Rusya ile düzenli olarak deniz tatbikatları düzenlemektedir, ancak bu tatbikatlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ile Çin, İran, Güney Afrika ve Brezilya gibi birçok BRICS Plus ülkesi arasında gerginliğin arttığı bir dönemde gerçekleşmektedir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre genişletilmiş BRICS grubu Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri'ni de içermektedir.

Açılış törenini yöneten Çinli askeri yetkililer, Brezilya, Mısır ve Etiyopya'nın gözlemci olarak katıldığını belirtti.

Güney Afrika Ordusu yaptığı açıklamada, "Barış İradesi 2026 tatbikatları, BRICS Plus ülkelerinin deniz kuvvetlerini, ortak deniz güvenliği operasyonları ve birlikte çalışabilirlik eğitimi için bir araya getiriyor" ifadelerini kullandı. Ortak operasyonların sözcüsü Yarbay Mbo Matipula ise Reuters'a, tüm üyelerin davet edildiğini ifade etti.

Trump, BRICS ülkelerini “anti-Amerikan” politikalar izlemekle suçluyor ve ocak ayında tüm üyelere yüzde 10'luk ek gümrük vergisi uygulamakla tehdit etti.


Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
TT

Trump'ın yardımcıları Danimarka ve Grönland'dan gelen temsilcilerle görüştü

Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)
Kopenhag'daki Tivoli Kalesi üzerinde dalgalanan Grönland bayrağı (EPA)

Danimarkalı bir hükümet yetkilisinin Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın yardımcıları perşembe günü Beyaz Saray’da Danimarka ve Grönland’dan gelen temsilcilerle görüştü. Toplantı, Trump’ın ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırma çabalarıyla paralel gerçekleşti.

Kimliğinin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, Danimarka'nın Washington Büyükelçisi Jesper Moller Sorensen ile Grönland’ın Washington’daki kıdemli temsilcisi Jakob Ipsboethsen’in Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi yetkilileriyle görüştüğünü belirtti.

Görüşmeler, ABD’nin son dönemde Grönland ile ilgili açıklamaları hakkında daha fazla netlik sağlama amacıyla yapıldı.

Beyaz Saray salı günü, ABD’nin Grönland’ı ele geçirme seçeneklerini değerlendirdiğini, bunun arasında Amerikan askeri gücünün de bulunduğunu açıklamıştı.

ABD’li yetkililer, bölgenin satın alınmasının da gündemde olduğunu belirtti. Trump, ABD’nin ulusal güvenliği için Grönland’a ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

Önümüzdeki hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Washington’da Danimarkalı yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor.

ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünü artırması, Trump ile Avrupa liderleri arasındaki ayrışmayı derinleştirebilir ve NATO içinde de çatlaklara yol açabilir.