Yemen: Halk Taiz kuşatmasının kaldırılmasını talep ediyor

Yemenlilerden ‘Taiz kuşatmasının sona erdirilmesi ve barışın sağlanması’ çağrısı

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg Salı günü New York'ta Güvenlik Konseyi'ne brifing verdi (Birleşmiş Milletler)
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg Salı günü New York'ta Güvenlik Konseyi'ne brifing verdi (Birleşmiş Milletler)
TT

Yemen: Halk Taiz kuşatmasının kaldırılmasını talep ediyor

BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg Salı günü New York'ta Güvenlik Konseyi'ne brifing verdi (Birleşmiş Milletler)
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg Salı günü New York'ta Güvenlik Konseyi'ne brifing verdi (Birleşmiş Milletler)

Yemen hükümeti, Husi milislerine Taiz kuşatmasına son vermeleri ve ateşkesin tüm hükümlerine uymaları için baskı yapılması konusunda uluslararası topluma çağrısını yineledi.
BM Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, ateşkesin kararlılığı konusunda iyimserliğini dile getirdi. Grundberg önümüzdeki altı hafta boyunca güvenlik ve ekonomik yollara ilişkin müzakereleri başlatmaya çalışacağını açıkladı.
Yemen hükümeti, Yemen Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Abdullah es-Sadi aracılığıyla, "çatışmayı sona erdirmek için kapsamlı ve sürdürülebilir bir barışa ulaşma konusundaki kararlılığını ve Birleşmiş Milletler Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg'in çabalarını başarılı kılmak için mümkün olan her şeyin yapılacağını" teyit etti.
Bu açıklama, önceki gün Yemen'deki gelişmelere ilişkin düzenlenen Güvenlik Konseyi toplantısında geldi.
ABD'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfield aynı toplantıda şunları söyledi: “Ateşkesin altmış gün daha uzatılması sayesinde umutlanmak için bir neden var. Bu, Yemen'in yıllardır sahip olduğu barış için en iyi şans. ABD Başkanı Joe Biden'ın önümüzdeki ay bölgeye yapacağı ziyaretin ana odak noktası bu ilerlemeyi geliştirmek olacak. Bu eşsiz andan yararlanmak, son kazanımları pekiştirmek ve uzun zamandır beklenen siyasi çözümün temellerini atmak gerek. Önümüzdeki iki ay, uzun vadeli barış çabaları için kritik öneme sahip. Tüm taraflar Özel Temsilci ile ‘tam iş birliği’ yaparak kapsamlı bir siyasi süreç başlatmak için ateşkesin üzerine koymalı.”
BM Yemen Özel Temsilcisi de kendi adına, ateşkesin devam etmesinin faydalarını sıralayarak ofisinin geçtiğimiz ay elde ettiği başarılara değindi. Yemen hükümeti tarafından onaylanan ‘Taiz'deki kuşatmayı kaldırma’ önerisine Husilerin yanıtını beklediğini söyleyen Grundberg, “Husiler ‘gecikmeden’ teklife yanıt vermeli.” dedi.
BM Temsilcisi, ateşkesin çökmesinden duyduğu korkuyu dile getirerek, “Geçtiğimiz haftalar ateşkesin kırılganlığını ortaya koydu. Maddelerinin uygulanmasındaki gecikme, ateşkesi tamamen yok etme tehdidinde bulundu. Ayrıca takas politikasına başvurmak, ateşkesin bir maddesinin uygulanmasını diğer bir maddesinin uygulanmasına bağlamak ve gerilimli medya söyleminin kullanılması ateşkesin altını oymaktadır.” dedi.
Grundberg, “gelir yönetimi, kamu sektörü maaşları, seyahat belgeleri ve sürdürülebilir bir ateşkese erişim gibi” tartışmalı konuların masaya yatırıldığını söyleyerek, bunları “yönetimle bağlantılı siyasi konular” olarak nitelendirdi.
BM yetkilisi görüşmelerde “ateşkesi sürdürülebilir bir ateşkese dönüştürme ihtiyacı üzerinde” anlaşmaya varıldığını vurguladı.
Önümüzdeki altı hafta için planını açıklayan BM Yemen Temsilcisi, “Önümüzdeki bir buçuk ay boyunca iki alanda çaba göstereceğim: Birincisi, Taiz ve diğer valiliklerde yolların açılması da dahil olmak üzere ateşkes maddelerinin uygulanmasını ve güçlendirilmesini sağlamak için taraflarla birlikte çalışacağım. İkincisi acil ekonomik ve güvenlik ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler elde etmek için çalışacağım. Bu nedenle ekonomik ve güvenlik alanında müzakerelere başlamayı planlıyorum. Bu çalışma siyasi bir bağlama dayanmalı ve siyasi bir çözüme yönelik olmalıdır.” dedi.
Yemen Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Abdullah es-Sadi, mevcut ateşkesi “kapsamlı bir ateşkes ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2216 sayılı kararından oluşan üç referansa dayalı siyasi bir çözüme ulaşmak için istişarelerin yeniden başlatılması yönünde ileri bir adım” olarak nitelendirdi.
Sadi, “Yemen Başkanlık Konseyi'nin ateşkesi iki ay daha uzatmayı onaylaması, Yemen halkının acılarını hafifletme konusundaki kararlı duruşu ve yaklaşımından ve insani konularda takas veya uzlaşmayı reddetmesinden kaynaklanıyor. Husi milisleri ilan edilen ateşkes altındaki taahhütlerini reddetmeye ve barış yolunda ilerlemeye yönelik uluslararası çabaları engellemeye devam ediyor. Bu da insani krizi derinleştiriyor.” dedi.
Taiz dosyasında Husi milislerinin uzlaşmazlığına dikkat çeken Yemenli delege, “Ateşkesin ilk iki ayında Hudeyde limanında petrol ürünlerinin vergi ve gümrük gelirlerinden 90 milyardan fazla Yemen riyali (dolar yaklaşık 600 riyal) elde edildi. Husiler bu gelir ile kamu sektörü çalışanlarının maaşlarını ödemeyi reddetti. Bu gelirleri savaşını, saldırılarını ve özel zenginleşmesini finanse etmek için kullanmaya devam etti.” diye konuştu.
Husi milisleri çeşitli cephelerde her gün ihlaller gerçekleştirmesine rağmen hükümetin ateşkesin başlamasından bu yana kendine hakim olma politikasına bağlı kaldığını söyleyen Sadi, “Milisler ateşkesin ilk iki ayında topçu bombardımanı, seferberlik, kuvvet transferi, dronların uçurulması ve bombalanma ihlalleri ile ateşkesin ilk iki ayında 72 kişinin ölümüne ve 267 kişinin yaralanmasına sebep oldu. Husilerin, BM ateşkesini tekrar tekrar ihlal etmesi, barış çabalarına yanıt vermeleri için milislere baskı yapma konusunda uluslararası toplumu ve BM Güvenlik Konseyi'ni gerçek bir sınavın önüne koyuyor.”

Kuşatmayı sona erdirmek için hatırlatma
Yemen BM Daimi Temsilcisi, 7 yılı aşkın süredir milisler tarafından uygulanan acımasız kuşatma sonucunda 4 milyondan fazla kişiye ev sahipliği yapan Taiz’de sivillerin her gün çektiği acılara vurgu yaptı. Sadi, Husi kuşatmasını "savaş suçu, insanlığa karşı suç ve uluslararası yasa ve sözleşmelerin açık ihlali" olarak nitelendirdi.
Ülkesinin uluslararası toplumun öncelikleri listesinin başında tutulması için çağrıda bulunan Yemenli delege, “Kalkınma öncelikleri ve ihtiyaçlar tüm insani müdahalelere entegre edilmeli, erken iyileşmeye yardımcı olmak ve özellikle mevcut uluslararası koşullar ve gıda fiyatlarındaki önemli artış ışığında insani krizle yüzleşmek için daha fazla destek sağlanmalı.” diye konuştu.
Husileri sözde yaz kurslarında on binlerce çocuğu toplamaya devam etmekle suçlayan Sadi, “Bu çocuk haklarının, ulusal yasaların ve mevzuatın ve uluslararası tüzüklerin açık ihlalidir. Milisler çocukları savaş cephelerine götürmek amacıyla zihinlerini İran'dan ithal edilen aşırıcılık fikirlerle ve ölüm, şiddet ve nefret sloganlarıyla yıkıyorlar. Bu, milislerin yeni bir tırmanma döngüsüne hazır olduğunu ve yürürlükteki ateşkes ışığında çocukları savaşları için yakıt olarak kullandıklarını gösteriyor. Maalesef uluslararası toplum, en büyük çocuk istihdamı karşısında sessiz kalıyor ve bu suçun Yemen, bölge ve dünya üzerindeki tehlikelerini ve doğal yaşam haklarından mahrum bırakılan binlerce Yemenli çocuk üzerindeki yıkıcı etkilerini görmezden geliyor.” değerlendirmelerinde bulundu.
Yemen hükümetinin Birleşmiş Milletler'in çabalarına tam desteğini yineleyen Sadi, “Hudeyde açıklarında demirli haldeki Safir petrol tankeri meselesinde yaklaşan çevresel, insani ve ekonomik felaketi önlemek için BM çabalarının başarısı adına tüm olanakları sağlayacağız.”

Safir tankeri krizi sürüyor
Safir petrol tankeri meselesi etkileri Yemen'i aşacak ve uluslararası denizcilik rotaları ve Kızıldeniz'e kıyısı olan ülkeler için tehlike oluşturacak boyutta.
Aynı bağlamda, BM Temsilcisi Hans Grundberg, Güvenlik Konseyi üyelerine Yemen’de gösterdiği çabalar hakkında şunları söyledi: “Ateşkes askeri olarak ayakta; anlaşmanın başlangıcından bu yana Yemen'de teyit edilmiş herhangi bir hava saldırısı ve sınır ötesi herhangi bir saldırı olmadı. Sivil kayıplarda da önemli bir azalma oldu. Ancak, çocuklar dahil olmak üzere sivillerin daha önce erişilemeyen cephe hatlarına girmesi sonucunda, kara mayınları ve patlamamış mühimmat kurbanlarının sayısında talihsiz bir artış var.”



ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
TT

ABD ordusu, personelinin bir kısmına bugün el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri yönünde tavsiyede bulundu

İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)
İran'ın Katar'daki el Udeyd hava üssünü hedef alan bir füzesi engellendi (Reuters)

Üç diplomat Reuters'e, bazı kişilere bu akşama kadar Katar'daki ABD ordusunun el Udeyd Hava Üssü'nü terk etmeleri tavsiye edildiğini söylerken, Doha'daki ABD Büyükelçiliği konuyla ilgili henüz bir yorumda bulunmadı. Katar Dışişleri Bakanlığı, Reuters'in doğrulama veya yorum talebine yanıt vermedi.

El Udeyd Hava Üssü, yaklaşık 10 bin askere ev sahipliği yapan Ortadoğu'daki en büyük ABD üssüdür.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bir diplomat verdiği demeçte, "Bu bir tahliye değil, duruş değişikliği" dedi ve değişikliğin belirli bir nedeninden haberdar olmadığını ifade etti.

İranlı üst düzey bir yetkili daha önce Reuters'a, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a müdahale etme tehdidinin ardından Tahran'ın, ABD tarafından saldırıya uğraması halinde, bölgedeki ülkeleri ABD askeri üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemişti.

Haziran ayında, ABD'nin İran'a hava saldırıları başlatmasından bir haftadan fazla bir süre önce, bazı personel ve aileleri Ortadoğu'daki ABD üslerinden tahliye edildi. Haziran ayında ABD'nin saldırılarının ardından İran, Katar'daki ABD üssüne füze saldırısı ile yanıt verdi.


Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
TT

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için adı geçen Ali Şaas hakkında neler biliyoruz?

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)
Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Filistinli Ali Şaas, Gazze Yönetim Komitesi’nin başkanlığı için öne çıkan aday olarak dikkat çekiyor. Komitenin üyelerindeki değişiklikler ve geniş çaplı siyasi hareketlilik, Hamas’ın Gazze Şeridi’nin yönetimini devretmesinin yaklaştığını işaret ediyor.

Gazze, ABD Başkanı Donald Trump’ın himayesinde yürütülen ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasına geçmek üzere. Söz konusu aşama, bölgedeki süreci yönetecek teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulmasını içeriyor ve bu komitenin Hamas yönetiminin yerine geçmesi planlanıyor.

Komitenin görevleri ve yöneticileri, hem Filistinli gruplar arasında (özellikle Hamas ve El Fetih arasında) hem de arabulucular, Amerikalılar ve İsrail arasında yoğun tartışmalara ve anlaşmazlıklara yol açtı.

Daha önce komiteyi yöneteceği öngörülen bazı tanınmış isimler konuşulurken, Gazze sakinleri ve gözlemciler, yeni adayların öne çıkmasıyla şaşırdı. Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığı bilgilere göre Ali Şaas komitenin başkanlığı için en güçlü aday olarak öne çıkıyor.

Ali Şaas kimdir?

Ali Şaas, 1958 yılında Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus bölgesinde doğdu. Köklü bir Filistin ailesine ve bölgede etkili bir aşirete mensup olan Şaas’ın ailesi, ulusal ve siyasi çalışmalarda önemli rol oynamış olup, çoğunluğu El Fetih Hareketi’ne bağlı.

Ali Şaas, 1982 yılında Kahire’deki Ayn Şems Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği lisans derecesi aldı. 1986’da aynı üniversiteden yüksek lisansını tamamladı ve 1989 yılında Birleşik Krallık’taki Queen’s Üniversitesi’nden inşaat mühendisliği alanında doktora unvanını aldı. Uzmanlık alanı, altyapı planlaması ve kentsel kalkınma.

Şaas, Filistin Yönetimi’nde çeşitli üst düzey görevlerde bulundu ve yıllardır teknik uzman olarak tanınıyor.

Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)Gazze Yönetim Komitesi başkanlığı için öne çıkan adaylardan Filistinli Ali Şaas (fotoğrafı ailesi tarafından yayınlandı)

Ali Şaas, derin bir şekilde siyasi partilerle iç içe olmadı. Üstlendiği görevler arasında, Filistin Ulusal Otoritesi’nin kuruluş döneminde eski Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Nabil Şaas ile birlikte çalışarak Filistin devleti için stratejik kalkınma planlarının hazırlanmasına katkıda bulunması yer alıyor.

Ayrıca Ali Şaas, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanlığı’nda müsteşarlık görevini yürüttü ve altyapı ile yol ağlarıyla ilgili kritik projeleri denetledi. Filistin Endüstri Kentleri Genel Müdürlüğü’nde CEO olarak bölgelerin yönetimi ve geliştirilmesinde önemli rol oynadı; Filistin Konut Konseyi ve Filistin Liman Otoritesi başkanlıklarını üstlendi. Bunun yanında Filistin Kalkınma ve İmar Kurumu’na danışmanlık yaptı ve emekli olmasına rağmen Filistin Ulusal Otoritesi’nde Konut ve Kamu İşleri Bakanı’na danışmanlık görevini sürdürdü.

Siyasi alanda üstlendiği görevler arasında 2005 yılında nihai statü müzakereleri komitelerinde üyelik yer alıyor. Uzmanlığı, sınır ve deniz kapıları gibi teknik konulara odaklanıyor; ekonomik kalkınma ve yeniden imar alanındaki deneyimi, onu teknokrat komitenin başkanlığı için uygun bir aday hâline getiriyor.

Ali Şaas’ın ailesinden kaynaklar, onun yıllardır Batı Şeria’da yaşadığını ve Gazze’ye yönelik savaş öncesinde orada ikamet ettiğini belirtti. Kaynaklar, Şaas’ın kariyeri boyunca siyasi veya partisel çalışmalara yönelmediğini, görevlerini tamamen teknik uzman olarak yürüttüğünü vurguladı.


DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
TT

DYK, BM'nin reddetmesine rağmen seçim komisyonuna yeni atamalar yaptı

DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)
DYK Başkanı Muhammed Takala, UBH Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi’yi ağırladı (DYK)

Libya Devlet Yüksek Konseyi (DYK), Birleşmiş Milletler'in (BM) tüm uyarılarına rağmen ‘adil ve şeffaf bir seçim süreci’ olarak nitelendirdiği süreçte, ülkenin batı ve güney bölgelerinden Yüksek Seçim Komisyonu'na üç yeni üyenin atandığını duyurdu.

Öte yandan Temsilciler Meclisi, Merkez Bankası yetkililerinin celpnamelerini ertelemek ve likidite, döviz kurları ve maaşları izlemek üzere bir teknik komite kurulması kararı aldı.

DYK, Muhammed Takala başkanlığındaki oturumunda, onaylanmış siyasi anlaşmalar çerçevesinde ve Libya halkının beklenti ve hedeflerine uygun bir şekilde, Temsilciler Meclisi ile mutabık kalınarak ‘egemen pozisyonlara’ atama rolünü yerine getirdiğini değerlendirdi.

DYK’nın bu hamlesini kısa bir süre önce kamuoyu önünde açık bir şekilde reddeden ve uyaran üç taraf, yani Yüksek Seçim Komisyonu, Temsilciler Meclisi ve BM Libya Destek Misyonu (UNSMIL), konuyla ilgili herhangi bir resmi açıklamada bulunmadı.

DYK Başkanı Takala, pazartesi akşamı, başkent Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Ulaştırma Bakanı ve Mali Danışmanı Muhammed eş-Şuhubi ile bu yılın devlet bütçesinin onaylanmaması durumunda önümüzdeki dönemde izlenecek mali durum ve ödeme mekanizması hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede ayrıca Trablus Uluslararası Havalimanı'nda tamamlanan aşamalar, ülkenin çeşitli bölgelerinde şu anda uygulanmakta olan bazı projeler ve bu projelerde elde edilen tamamlanma oranları ele alındı.

Öte yandan Temsilciler Meclisi dün ülkenin doğusundaki Bingazi şehrindeki genel merkezinde Akile Salih başkanlığında, birinci ve ikinci başkan yardımcıları ile raportörünün katıldığı kapalı bir oturum düzenledi.

Pazartesi akşamı yapılan oturumun sonlarında, Temsilciler Meclisi, Libya Merkez Bankası Başkanı Naci İsa Belkasım, yardımcısı Meri Berasi, bankanın yönetim kurulu üyeleri, Temsilciler Meclisi tarafından atanan Usame Hammad hükümeti ve Ulusal Petrol Şirketi yetkililerinin çağrılmasını gelecek bir oturuma ertelediğini duyurdu ve çeşitli nedenlerle özür diledikten sonra hazırlık yapmaları için onlara zaman tanıdı.

DYK ayrıca, çoğunluk oyuyla, Merkez Bankası Başkanı, Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu ile bir teknik komite oluşturulmasına karar verdi. Bu komite, likidite sıkıntısı, döviz kuru, maaş gecikmeleri ve bunların nasıl çözüleceği gibi DYK’nın yanıtlaması gereken konuları görüşmek ve bir sonraki oturuma katılmak üzere, raporunu mümkün olan en kısa sürede DYK’ya sunmakla yükümlü. DYK, görüşülmesi için önerilen ‘Kara Para Aklama ve Terörle Mücadele Yasası’nı gelecek bir oturuma erteledikten sonra oturumu kapattı.

Öte yandan Avrupa Birliği'nin (AB) Libya Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nicola Orlando, salı günü Trablus'ta Suudi Arabistan'ın Libya Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Abdullah es-Salimi ile Libya ve bölgedeki güncel gelişmeleri görüştüğünü söyledi. Orlando, siyasi süreci ilerletmek ve Libya'nın istikrarını, birliğini ve refahını teşvik etmek için BM'nin kolaylaştırdığı yol haritasını desteklemenin önemi konusunda mutabık kaldıklarını belirtti.

rgty
Mareşal Halife Hafter ile LUO komutanlarının Bingazi'de yaptığı toplantıdan bir kare (LUO Genel Komutanlığı)

Öte yandan, ülkenin doğusunda bulunan Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutanı Mareşal Halife Hafter, Bingazi'deki karargahında, oğlu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Halid Hafter ve diğer komutanların katıldığı genişletilmiş bir toplantı düzenleyerek, son askeri ve güvenlik gelişmelerini görüştü. Toplantıda, tüm askeri birimlerde savaş etkinliğini artırmak ve sürekli hazırlığı güçlendirmek amacıyla gelecekteki eylem planları da gözden geçirildi.

Yurt içinde ve yurt dışında Libya vatandaşlarını korumanın LUO liderliğinin en önemli önceliği olduğunu vurgulayan Mareşal Hafter, ülkenin doğusundaki Bingazi'de, güneydeki Kufra kentinin ileri gelenlerinden oluşan bir heyetle yaptığı görüşmede, LUO’nun ‘her zaman tüm Libyalılar için koruyucu kalkan olmaya devam edeceğini ve onların güvenliğini ve emniyetini sağlamak için her türlü önlemi almaktan çekinmeyeceğini’ belirtti.

Heyet, Çad sınırında kısa süre önce gözaltına alınan Kufralılar için LUO liderliğinin müdahalesi ve çabaları ile bu çabaların sonucunda onların serbest bırakılmasından duydukları memnuniyeti iletti.

Diğer taraftan UBH ve Ankara arasındaki iş birliği çerçevesinde UBH Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhammed el-Huveyc, Trablus'taki bakanlık merkezinde Türk iş adamları ve sanayicilerden oluşan bir heyetle, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği ile yatırım ve ortaklık fırsatlarının geliştirilmesi konusunda görüşmelerde bulundu.

Bakanlık tarafından pazartesi akşamı yapılan açıklamada, toplantıda Libya-Türkiye ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesinin yollarının ele alındığı, Libya pazarındaki umut vaat eden yatırım fırsatlarının gözden geçirildiği, ayrıca ulusal ekonominin desteklenmesi, yatırım için cazip bir ortam yaratılması ve Türk özel sektörüyle stratejik ortaklıkların güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde sanayi, tarım, şehir planlama ve fuar ve konferansların düzenlenmesi alanlarında iş birliği mekanizmalarına değinildiği belirtildi.