Irak, Hava Kuvvetleri’nin kapasitesini artırmak için Fransız Rafale uçaklarını satın almayı planlıyor

Irak'ın halihazırda ABD, Rusya, Kore ve Çekya menşeli 95 savaş uçağı bulunuyor.

Irak Savunma Bakanı Cuma İnad, ülkesinin 14 adet Rafale uçak satın alabilmek için kredi almayı başardığını duyurdu (Reuters)
Irak Savunma Bakanı Cuma İnad, ülkesinin 14 adet Rafale uçak satın alabilmek için kredi almayı başardığını duyurdu (Reuters)
TT

Irak, Hava Kuvvetleri’nin kapasitesini artırmak için Fransız Rafale uçaklarını satın almayı planlıyor

Irak Savunma Bakanı Cuma İnad, ülkesinin 14 adet Rafale uçak satın alabilmek için kredi almayı başardığını duyurdu (Reuters)
Irak Savunma Bakanı Cuma İnad, ülkesinin 14 adet Rafale uçak satın alabilmek için kredi almayı başardığını duyurdu (Reuters)

Muayyid et-Tarfi
Irak hükümeti, Fransız Rafale uçaklarını satın alabilmek için Fransa ile anlaşma imzalamaya hazırlanıyor. Bu konu 2020’den bu yana iki taraftan yapılan bir dizi resmî açıklama ve iki ülkenin savunma bakanlarının anlaşmaya son şeklini vermek amacıyla yaptıkları karşılıklı ziyaretler üzerinden gündemdeydi. Irak bu anlaşmayla Ağustos 1990’daki Kuveyt işgalinden bu yana ilk kez Fransız silah pazarına yeniden geri dönecek.
Irak hükümeti DEAŞ örgütüne karşı 3 yıl süren savaş sebebiyle ordu birliklerinin bazılarında yaşanan eksiklikleri tamamlamak amacıyla obüs, silahlı insansız hava araçları (SİHA), tank ve zırhlı araçları ithal etmek için imzaladığı bir dizi sözleşmeyle ateş gücünü artırmayı planlıyor.

Rafale alımı için kredi
Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre, Irak Savunma Bakanı Cuma İnad, katıldığı bir televizyon programında, ülkesinin 14 adet Fransız yapımı Rafale uçak satın almak için yerel kredi temin etmeyi başardığını söyledi. İnad uçakların adet fiyatının 200 milyon dolar olduğunu belirtti. Iraklı Bakan 4 Kasım 2021’de Fransa’yı ziyaret etti. Bu ziyaret, Bağdat’ın silah kaynaklarını çeşitlendirme planları kapsamında gerçekleştirildi. İnad o dönem yaptığı açıklamada başta Rafale uçakları, hava savunma sistemi ve helikopterler olmak üzere Fransız silahlarını satın almak için prensipte anlaşmaya vardıklarını duyurdu.
Irak'ın halihazırda ABD, Rusya, Kore ve Çekya menşeli 95 savaş uçağı bulunuyor. Bu uçakların hepsi, 2003 sonrası yapılan anlaşmalarla satın alındı.
Ancak uzmanlara göre, bu sayı, özellikle çöl arazilerinin ülke topraklarında geniş yer tutması dikkate alındığında Irak semalarını korumak ve düşman hedeflerini vurma için yeterli değil.
Belki de son yıllarda petrol fiyatlarının düşmesi sonucu ülkenin yaşadığı ekonomik krizler Irak’ı yeni silah satın almaya yönelmesini erteledi. Ancak petrol fiyatlarındaki artış ile geçen yıl ve bu yıl ülkenin dolar rezervlerinde yaşanan finansal bolluk Irak’ı gelişmiş Rafale uçaklarını satın almak için yeniden Fransız tarafına doğru harekete geçirdi.
Bağdat, geçtiğimiz yıllarda hava muharebe kapasitelerini ve helikopterleri geliştirmek için ABD (Bağdat ve Washington arasında daha önce Stratejik Çerçeve Anlaşması imzalanmıştı) Rusya ve Güney Kore ile yaptığı bir dizi anlaşmalar sonucunda bir uçak filosu oluşturdu.
Ancak Bağdat, özellikle ABD liderliğindeki DEAŞ karşıtı Uluslararası Koalisyondan aldığı destekle, 2014'te Irak'ın geniş bir alanını kontrol altına alan DEAŞ’a karşı verdiği savaş, hava gücünü geliştirme ve yenileme ihtiyacını ortaya çıkardı.

Çeşitlilik önemli
Eski Savunma Bakanlığı Müsteşarı ve askeri uzman Safa el-Asam, başta Irak Hava Kuvvetleri olmak üzere Irak silah sisteminin geliştirilmesi ve kaynaklarının çeşitlendirilmesinin önemli olduğunu söyledi. Asm, “Irak silah doktrini 1970’lerden bu yana, Rus silahlarına dayanan bir Doğu doktrini olmuştur. Fakat Irak ordusu 2003’ten sonra Batı silahlarına özellikle de ABD tarafından tedarik edilen silahlara güvendi” dedi.

Eski silahlar
Asam, bazıları 2013 yılına dayanan Irak ordusu silahlarının eskimesinin yanı sıra ABD silahları Irak’ın 19 yıldır birçok silah kategorisinde yaşadığı eksikliği kapatmaya yetmiyor. Irak hava gücünün zayıf olduğunu ve gözlem uçağına ihtiyacı olduğu için istihbarat yönünün zayıf kaldığını söyleyen Asam, ABD’nin Irak’ı silahlandırmada ciddi olmadığını ve bu sebeple Bağdat’ın, Washington’un onayı olmadan, Fransa gibi başka ülkelere yöneldiğini ifade etti.

Sağlıksız durum
Asam, silah menşelerinin değişmesinin eğitmenlerin ve eğitim merkezlerinin sayılarının artması, birçok lojistik meselenin gündeme gelmesi anlamına geleceğini belirterek, “Silah menşelerinin çok fazla dallanıp budaklanması sağlıksız bir durum. Bunun sonucunda bakım onarım, eğitmen ve uzman ekiplerin sayışıcı artacak. F-16’yı kullanan pilotun aldığı eğitim örneğin Rafale uçaklarını kullanacak pilotların eğitiminden farklı. Bu nedenle aynı kategoride hareket sınırlılığı var” diye konuştu.

“Irak yönünü ABD’ye çevirmeli”
Cumhuriyetçi Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Mutaz Mahyi Abdülhamid, Irak’ın ulusal bir savunma stratejisi benimsemesi ve uçak satın alma ve mevcut uçak filosunun modernizasyonu konusunda yönünü ABD’ye çevirmesi gerektiğini söyledi. 
Abdülhamid, “Ülke iyi kabul edilen F-16 uçakları satın aldı. Iraklı pilotlar ABD’de bu uçakları kullanma eğitimleri aldı. Irak ABD ile askeri sözleşmesine bağlıdır. Amerikan yapımı uçaklar talep etmesi ve elindekilerin modernizasyonunu yapması daha iyi olur. Irak, Savunma Bakanlığı’nın ortaya koyacağı bir ulusal savunma stratejisi benimsemeli ve Irak ordusunun elindekini yenilemek için çalışmalıdır. DEAŞ ile savaşta kullanılan silahların büyük bir kısmı tükendi. Irak şehirlerini kurtarmak için terör örgütüyle girilen şiddetli çatışmalar nedeniyle Irak ordusuna ait araç ve ekipmanlar büyük oranda zarar gördü. Bazılarının tekrar hizmete alınması zor. Irak ordusu 14 tümen, hava, kara ve deniz gücü, hava savunma komutanlıkları, Askeri İstihbarat Kurumu ve diğer kurumlardan oluşuyor. Ordu mensubu 350 bin asker ve subay var. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi hariç Irak’ın çeşitli bölgelerinde taburları var” diye konuştu.

Üsler ve askeri eğitmenler
Abdülhamid, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
“Irak'ın yeni piyade silahları ithal etmedi bunun yerine ABD’den aldığı eski silahları korudu. Irak'ın SİHA ve diğerlerinden korumak için yeni bir hava savunma sistemi satın almakla ilgilenmeli. 2003 yılında Saddam Hüseyin rejiminin düşmesinden bu yana Irak her türlü hava ihlalini önleyebilecek gelişmiş ve modern ve savunma sistemleriyle donatılmadı. Bu iş Irak’ı kısa menzilli hava savunma sistemleri ve eski ordudan kalan ve onarılan kalıntılardan olan uçaksavar toplarla donatmakla sınırlı kaldı. Rafale uçakları gelişmiş uçaklar. Bu uçaklar belirli standartlara sahip üslere ve özel alanlara ihtiyaç duyan özel kriterlere sahip. Irak Rus ve Amerikan uçakları kullanıyordu. Fransız uçaklara yönelmek, yeni teknikerlere ve uzmanlara ihtiyaç olacağı ve pilotların bunlardan eğitim alacağı anlamına gelir.”

Stratejik bir adım
Gazeteci Basim eş-Şara, “Rafale anlaşması Irak-Fransız ilişkilerinin güçlenmesini ve Fransa’nın Irak’a son yıllarda verdiği desteği temsil edecek. Fransa Irak’ın bu uçaklara sahip olması için tüm yolları denedi. Çünkü Fransa iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin, bölgenin istikrarı ve Fransız varlığının güçlendirilmesi açısından önemli bir rolü olduğunu düşünüyor. Fransa ayrıca İran destekli olanlar da dahil olmak üzere Iraklı silahlı gruplarla iyi ilişkilere sahip” dedi.

Uluslararası toplumun güveni
Şara bu anlaşmanın Irak hava gücünün kabiliyetlerini artıracağını, terör örgütleriyle ve silahlı gruplarla mücadelesini daha da güçlendireceğini söyledi. Şara anlaşmanın ayrıca Irak devletinin güvenlik ve stratejik işbirliği konularında kendisine güvenilecek bir ülke olduğuna dair uluslararası topluma güven mesajı vereceğini dile getirdi. Şara, Irak’ın İran’ın ABD ve bölgedeki bazı ülkelere karşı kullandığı bir baskı kartı haline gelmesi sebebiyle Bağdat’ın uluslararası toplumun güvenini kaybettiğini belirtti.

Diğer anlaşmalar
Şara Irak hükümetinin, devlete bağlı Irak Ticaret Bankası garantörlüğünde küresel bankalardan aldığı krediyle bu anlaşmayı yapabileceğini ifade etti. Irak hükümetinin daha önce 2021 bütçesi ve Gıda Güvenliği Yasası ile bu krediyi alamadığına işaret eden Şara, bu anlaşmayla Bağdat yönetiminin, DEAŞ ile mücadele döneminde çokça gerileyen Irak ordusunun imkanlarını geliştirecek çeşitli silahlar satın almak için ABD, Fransa ve İngiltere ile yeni bir dizi sözleşme imzalayabileceğini kaydetti.



Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
TT

Irak, Suriye'ye roketli saldırı düzenledikleri iddiasıyla 4 kişiyi gözaltına aldı

Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)
Suriye'nin Haseke kentindeki Tel Bider Askeri Üssü, 8 Haziran 2025 (Reuters)

Irak, dün akşam, bir gün önce Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse roketli saldırı düzenleyen dört kişiyi gözaltına aldığını duyurdu.

Irak Silahlı Kuvvetler Genel Komutanlığı Sözcüsü Sabah Numan yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Pazartesi akşamı, yasadışı unsurlar Rabia bölgesinden Kia marka bir araçla Suriye topraklarına doğru bir dizi roket fırlattı."

Irak güvenlik güçlerinin ‘dört faili yakalayıp aracı ele geçirdiğini ve soruşturma için ilgili makamlara sevk ettiğini’ belirtti.

Irak Başbakanlığı ise Salı akşamı, yetkililerin Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir askeri üsse düzenlenen roket saldırısına karıştıkları şüphesiyle dört kişiyi gözaltına aldığını doğruladı.

Iraklı iki güvenlik kaynağı pazartesi günü Reuters’a, Irak'ın Rabia beldesinden Suriye'nin kuzeydoğusundaki bir ABD askeri üssüne en az yedi füze atıldığını söyledi. Suriye ordusu, bundan birkaç saat sonra, ülkenin kuzeydoğusundaki Haseke'deki askeri üslerinden birinin füze saldırısına uğradığını duyurdu. Ancak üssün Amerikan üssü olup olmadığına veya burada Amerikan güçlerinin olup olmadığına dair herhangi bir açıklama yapmadı.

Suriye Savunma Bakanlığı, bu ayın başlarında, 2014 yılından beri DEAŞ ile savaşmak için Washington liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçlerinin çekilmesinin ardından, ordu güçlerinin Rumeylan Askeri Üssü’nü ele geçirdiğini açıklamıştı.


Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
TT

Irak Kürdistanı: İran, Peşmerge güçlerine yönelik bombalamanın "yanlışlıkla" gerçekleştiğini belirtti

Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)
Erbil'de bir yerleşim bölgesinin üzerinde hava savunma sistemlerinin bir füze veya İHA’yı engellemesi sonucu pencereleri kırılan binadaki hasarını inceleyen sakinler (Arşiv- AFP)

Irak Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, İran'ın dün 6 kişinin ölümüne neden olan Peşmerge güçlerine yönelik iki balistik füze saldırısının "yanlışlıkla" yapıldığını "itiraf ettiğini" açıkladı.

Barzani, Erbil ilinin Soran ilçesinde ölenler için düzenlenen taziye töreninde yerel televizyon kanallarına şunları söyledi: «Bu olay meydana gelir gelmez İran ile temasa geçtik; onlar da bunun bir hata sonucu olduğunu kabul ettiler ve konuyla ilgili soruşturma açacaklarına söz verdiler.» Bu iki saldırı, savaşın başlamasından bu yana Bölgesel Hükümet'e bağlı Peşmerge güçleri arasında can kaybına yol açan ilk saldırılar olarak kabul ediliyor.

Barzani, bölgenin «komşu ülkelerden hiçbirine, özellikle de tüm komşular arasında İran Cumhuriyeti'ne bir tehdit oluşturmadığını» vurgulayarak, «Biz bu savaşın bir parçası değildik ve olmayacağız» ifadelerini kullandı.


Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, İran Büyükelçisine ve müdahalesine “kırmızı kart” gösterdi

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bu ayın başlarında Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’yi kabul etti (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan dün, İran’ın Beyrut Büyükelçisine ve ülkesinin Lübnan iç işlerine müdahalesine karşı ‘kırmızı kart’ gösterdi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, İran Büyükelçisi Muhammed Rıza Şibani’yi ‘istenmeyen kişi’ ilan ederken ona önümüzdeki pazar gününe kadar ülkeyi terk etmesi için süre tanıdı.

Karar, Dışişleri Bakanı Yusuf Recci tarafından alınmış olsa da Şarku’l Avsat’a konuşan Lübnanlı yetkili bir kaynak, kararın Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Başbakan Nevvaf Selam ile istişare edilerek alındığını doğruladı.

Kararın Dışişleri Bakanı’nın yetki alanına girdiğini, ancak ilişkilerin kesilmesinin Bakanlar Kurulu'nun yetki alanına girdiğini belirten kaynak, İran'ın ‘Lübnan'ın istikrarını ve dostlarıyla ilişkilerini tehdit eden’ tutumunun devam etmesi halinde bu senaryonun nihayetinde gündeme gelebileceğine dikkat çekti.

Lübnan Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Şibani'nin akreditasyonuna verilen onayın geri çekilmesinin ‘İran ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine büyükelçinin Lübnan'da atanmış bir büyükelçi olarak diplomatik ilişkilerin kurallarına ve gerekliliklerine uymaması nedeniyle alınan bir önlem olduğunu’ açıkladı.

İç krizin bir göstergesi olarak, karar Şii İkilisi dışında Lübnan'daki siyasi güçler tarafından memnuniyetle karşılandı. Şarku’l Avsat’a konuşan Şii İkilisi’nden (Hizbullah ve Emel Hareketi) kaynaklar, büyükelçiden kalmasını istediklerini ve ‘ayrılmayacağını’ doğruladı.

Hizbullah, kararı ‘büyük bir günah’ olarak nitelendirirken, Meclis Başkanı Nebih Berri, yakın çevresinden sızan bilgiler ‘büyük bir rahatsızlık’ olduğuna işaret ederken, yorum yapmaktan kaçındı.

Öte yandan Beyrut'un kuzeyindeki Keservan bölgesi üzerinde önlenen bir İran füzesinin parçalarının düşmesi, Cünye bölgesinin savaştan uzak bir bölge olması nedeniyle geniş çaplı endişe yarattı.