Dünyada koronavirüs: İspanya dördüncü doz Kovid-19 aşısını onaylarken, Almanya zor bir geçiş dönemine hazırlanıyor

Beyaz Saray’ın Kovid-19 ile mücadele danışmanı virüse yakalandı

Dün Şanghay’da kapalı bir yerleşim bölgesinde bir bariyerin arkasında duran koronavirüse karşı koruyucu kıyafet giymiş çalışanlar (AFP)
Dün Şanghay’da kapalı bir yerleşim bölgesinde bir bariyerin arkasında duran koronavirüse karşı koruyucu kıyafet giymiş çalışanlar (AFP)
TT

Dünyada koronavirüs: İspanya dördüncü doz Kovid-19 aşısını onaylarken, Almanya zor bir geçiş dönemine hazırlanıyor

Dün Şanghay’da kapalı bir yerleşim bölgesinde bir bariyerin arkasında duran koronavirüse karşı koruyucu kıyafet giymiş çalışanlar (AFP)
Dün Şanghay’da kapalı bir yerleşim bölgesinde bir bariyerin arkasında duran koronavirüse karşı koruyucu kıyafet giymiş çalışanlar (AFP)

İspanya Sağlık Bakanı Carolina Darias dün (Perşembe), İspanya’nın tüm sakinlerinin muhtemelen önümüzdeki sonbahardan itibaren, dördüncü doz Kovid-19 aşısını alabileceklerini duyurdu.
Fransız haber ajansı AFP’ye göre, Bakan, La Sexta televizyonuna verdiği demeçte, “Bütün halk için dördüncü bir doz mevcut olacak” dedi ve bunun için geriye sadece tarih belirlemesi gerektiğini açıkladı. Bakan “Muhtemel tarih sonbahar olabilir” ifadelerini sözlerine eklerken, İspanya’nın şu anda koronavirüsün ‘varyantlarına uyarlanmış yeni aşıların gelmesini’ beklediğini belirtti.
İspanya, birçok ülke gibi, ikinci bir takviye dozu -yani toplam dört doz aşıyı- sadece savunmasız kişilere, özellikle de 80 yaş üstü veya bağışıklık sıkıntısı olanlara uyguladı.
Aralarında ABD’nin de olduğu bazı ülkeler, 50 yaşın üzerindeki insanlar için dördüncü dozun uygulanmasını onayladı. İspanya, 12 yaşın üzerindeki nüfusunun yüzde 93’ünü tam dozlarla ve 47 milyon nüfusunun yüzde 53’ünü bir takviye doz uygulayarak, Kovid-19’a karşı aşılamada dünya liderlerinden biri oldu.
Aşı yapılmasına karşı herhangi bir muhalefetle karşılaşamayan ülke, salgının başladığı Mart 2020’den bu yana toplam 12,5 milyon vaka ve 107 bin 239 can kaybı kaydetti.
Mart ayının sonlarına doğru Madrid, Kovid-19’u endemik bir hastalık olarak tedavi etmeye dayalı yeni bir strateji benimsedi.
Diğer yandan, Alman haber ajansı DPA’ya göre, Almanya Sağlık Bakanı Karl Lauterbach, ülkesinin şu anda koronavirüs salgınının zorlu bir geçiş aşamasında olduğunu söyledi.
Lauterbach dün Rostock şehrinde düzenlenen bir sağlık konferansında, ülkenin şu anda uzmanların öngördüğü yaz dalgasından geçmekte olduğunu söyledi. Bakan, önümüzdeki aylar için hazırlıkların nasıl ilerleyebileceği konusunda şimdiden düşünmenin gerekli olduğunu vurguladı. Lauterbach geçen yılki hazırlık seviyesinde yaşanan sonbahar gibi bir sonbaharı daha geçirmenin mümkün olmayacağını da sözlerine ekledi.
Lauterbach, aşılama ilkelerinin belirlenmesi için çalışmaların yapılacağını söyledi. Yeni aşılar konusunda aşı üreticileriyle yakın temasların olduğunu vurguladı.
Bakan “Bu aşıların önümüzdeki Ağustos ayının sonunda, belki de Eylül ayının ortasına kadar piyasada olmasını bekliyoruz” dedi. Aynı zamanda, yalnızca çok sınırlı ölçüde kullanılan çok umut verici ilaçlar olduğuna da dikkat çekti.
Lauterbach ayrıca, hastanelerdeki yatak doluluğu ve vakaların mevcudiyeti gibi veri alışverişlerinin şimdiye kadar olduğundan daha hızlı gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.
Bakan Eylül ayından itibaren veya en geç Ekim ayında, bu tür bilgilerin dijital olarak doğru bir şekilde raporlanabileceği bir sistemin sunulacağını açıkladı.
ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü dün, Direktörü Dr. Anthony Fauci ile ilgili olarak “Şu anda Kovid-19 pandemisinin zorlu bir geçiş aşamasıyla karşı karşıyayız. Kovid-19 salgını ile mücadelede kıdemli Beyaz Saray Danışmanı Fauci, koronavirüse yakalandı” açıklamasında bulundu.
Enstitü yaptığı açıklamada, Kovid-19 pandemisinin patlak vermesinden bu yana, ülkede büyük beğeni toplayan önemli bir halk figürü haline gelen 80 yaşındaki bilim insanına Kovid-19 testi yapıldığını ve test sonucunun pozitif çıktığını söyledi.
Açıklamada, Başkan Joe Biden’in sağlık krizi konusundaki baş danışmanının Kovid-19’a karşı tam dozlarla aşılandığı ve iki takviye doz aldığına yönelik güvence verildi. Enstitü yaptığı açıklamada, Dr. Fauci’nin “Kendisini izole edip çalışmalarına evden devam edeceğini” açıkladı. Fauci’nin yakın zamanda Başkan Biden ile temas kurmadığına dikkat çekildi.
Resmi kaynaklarda yayınlanan rakamlara göre, ABD şu anda günlük 100 binden fazla yeni Kovid-19 vakası kaydediyor ancak uzmanlar, gerçek vaka sayısının çok daha fazla olduğunu belirtiyor.
Virüs ülkede günde yaklaşık 300 kişinin canını almaya devam ediyor, ancak sağlık yetkilileri artık virüse karşı koymak için birçok aşı ve tedavinin olduğunu vurguluyor.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken çarşamba günü, ülke sınırları dışında çocuklara yönelik Kovid-19 aşı bağışı yapıldığını duyurdu.
Blinken, Washington’daki bir toplantıda, ABD’nin pandeminin başlangıcında tüm dünyada Kovid-19 aşılarına eşit erişim sağlamaya çalışmak için kurulan uluslararası COVAX mekanizması ile işbirliği içerisinde, 5-12 yaş arasındaki çocuklara Pfizer aşıları bağışlamaya başlayacağını belirtti.
“İlk sevkiyat çarşamba günü Moğolistan için 300 bin doz ve Nepal için 2,2 milyon doz ile yola çıkacak” dedi. Aşıları almak isteyen ülkeler için hazır başka birçok doz olduğunu vurguladı.
Çin’de ise Ulusal Sağlık Komitesi, Çin anakarasının 15 Haziran’da 64’ü semptomlu ve 111’i semptomsuz 175 yeni vaka kaydettiğini söyledi.
Çin dün ise, 77’si semptomlu ve 158’i semptomsuz olmak üzere, toplam 235 yeni vaka kaydetti. Ülkede yeni can kaybı kaydedilmedi ve toplam sayı 5 bin 226’da sabit kaldı. 15 Haziran itibariyle Çin’de, doğrulanmış toplam vaka sayısı 225 bin 118’e yükseldi.



Hindistan, Bangladeş sınırına timsah ve zehirli yılan bırakacak

 Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde, Bangladeş'in Satkhira bölgesine yakın Satnabad'da, Kalnidi nehri üzerinde devriye gezen Hindistan Sınır Güvenlik Gücü personeli (AFP/Arşiv)
Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde, Bangladeş'in Satkhira bölgesine yakın Satnabad'da, Kalnidi nehri üzerinde devriye gezen Hindistan Sınır Güvenlik Gücü personeli (AFP/Arşiv)
TT

Hindistan, Bangladeş sınırına timsah ve zehirli yılan bırakacak

 Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde, Bangladeş'in Satkhira bölgesine yakın Satnabad'da, Kalnidi nehri üzerinde devriye gezen Hindistan Sınır Güvenlik Gücü personeli (AFP/Arşiv)
Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinde, Bangladeş'in Satkhira bölgesine yakın Satnabad'da, Kalnidi nehri üzerinde devriye gezen Hindistan Sınır Güvenlik Gücü personeli (AFP/Arşiv)

Shweta Sharma Muhabir 

Hindistan, doğu sınırının bazı bölümlerine fiziksel bariyer inşa etmek yerine Bangladeş'le nehir sınırına timsah ve zehirli yılanlar salmayı değerlendiriyor.

Başbakan Narendra Modi'nin milliyetçi partisi, Bangladeş'le olan 4 bin 96 km'lik sınır boyunca çit inşa etmek için önemli kaynaklar ayırsa da sınırın yaklaşık yüzde 20'si büyük ölçüde açık durumda. Çitlenmemiş 850 km'lik bölümün yaklaşık 175 km'si, bataklık arazi ve sel riski nedeniyle fiziksel bariyer için uygunsuz kabul ediliyor.

Yerel medyanın haberlerine göre bu nehir hattına tehlikeli sürüngenler salma fikri, artık Sınır Güvenlik Gücü'nün (BSF) toplantı ve iç yazışmalarında tartışılıyor.

26 Mart tarihli resmi bir iç yazışmada, BSF karargahından Bangladeş sınırındaki saha birimlerine, fiziksel bariyer inşa etmenin zor olacağı alanlarda olası bir operasyonel önlem olarak bunu değerlendirmeleri istendiği bildirildi.

The Hindu gazetesinin haberine göre notta, "Sürüngenlerin kullanımı İçişleri Bakanı Amit Shah'ın talimatlarıyla uyumludur" dendi. Notta, Modi'nin İçişleri Bakanı ve Hindistan'ın doğu eyaletlerindeki göçmenliğe karşı sert önlemlerin yüzü olan yakın yardımcısı Shah'a atıfta bulunuyordu.

Sözkonusu boşluklar büyük ölçüde Batı Bengal, Assam, Meghalaya, Tripura ve Mizoram'da bulunuyor; bu eyaletlerde sınır ötesi göç, siyasette kutuplaştırıcı bir gerilim başlığı haline geldi. İnsan hakları grupları, iktidardaki partinin Müslüman çoğunluklu Bangladeş'ten gelen göçmenlere karşı popülist söylemine ilişkin endişelerini defalarca dile getirerek, bölgedeki azınlık topluluklarının bu gerilimin ortasında, adeta iki ateş arasında kaldığı uyarısında bulundu.

Sınır geçişlerini daha tehlikeli hale getirmek için sürüngenlerin kullanılmasıyla ilgili not, ilk olarak yerel yayın organı Northeast News tarafından bildirildi. Habere göre bu fikir 9 Şubat'ta BSF Genel Direktörü Praveen Kumar'ın başkanlık ettiği toplantıdan beri gündemde.

Bölge komutanlarına, "operasyonel bir bakış açısıyla" uygulanabilirliği değerlendirmeleri ve belirtilen bir süre içinde alınan önlemler hakkında rapor vermeleri talimatı gönderildi. Birimlerden ayrıca, ek sınır güvenlik önlemlerinin gerekebileceği "karanlıkta kalan ya da iletişim sinyali alınamayan bölgeleri" belirlemeleri istendi.

BSF yetkililerinin, sınır boyunca yaşayan yerel topluluklar için potansiyel riskler ve böyle bir önlemin uygulanmasının pratik zorlukları da dahil öneriyle ilgili çeşitli zorluklara dikkat çektiği söyleniyor.

The Independent, yorum için BSF'yle iletişime geçti.

Sürüngen salma fikri alışılmadık olsa da Hindistan hükümetinin drone ve kızılötesi veya gece görüş kameralarının konuşlandırılması da dahil sınır yönetimine yönelik bir dizi yeni yaklaşıma yatırım yaptığı bir dönemde ortaya çıkıyor.
 

BSF personeli, 7 Ağustos 2024'te Siliguri'nin dışındaki Fulbari'de, Hindistan - Bangladeş sınırında Bangladeş'e malzeme taşıyan kamyonu inceliyor (AFP)BSF personeli, 7 Ağustos 2024'te Siliguri'nin dışındaki Fulbari'de, Hindistan - Bangladeş sınırında Bangladeş'e malzeme taşıyan kamyonu inceliyor (AFP)

Modi yönetimi, özellikle belgesiz Bangladeşlileri ve Rohingya Müslümanlarını hedef alarak, yasadışı göç konusunda sert bir tutum sergiliyor. Birçok kişinin yasal süreç işletilmeden sınır ötesine gönderildiği bildiriliyor. Bazıları, gözleri bağlanarak Bangladeş'e yürümek üzere bir ormana bırakıldıklarını iddia etti.

İnsan hakları grupları, binlerce Bengalce konuşan Hintli Müslümanın göçmen karşıtı kampanyanın bir parçası olarak toplandığını, gözaltına alındığını veya zorla Bangladeş'e gönderildiğini söyledi. Hindistan Halk Partisi'ni (BJP) ülkenin Müslüman azınlığına karşı ayrımcılık yapmak için ulusal güvenlik ve terörle mücadele yasalarını kullanmakla suçluyorlar.

Hem eyalet hem de ulusal düzeydeki BJP liderleri, göçmenleri Bangladeş'ten gelen, Hindistan'ın kimliğine ve Hindu çoğunluklu ülkenin demografik yapısını tehdit eden "köstebekler" diye niteliyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/asia/india


Güney Kore Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye yönelik saldırıların başlatılmasından pişmanlık duyduğunu ve bunu "düşüncesizce" bir hareket olarak nitelendirdiğini söyledi

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)
TT

Güney Kore Cumhurbaşkanı, Kuzey Kore'ye yönelik saldırıların başlatılmasından pişmanlık duyduğunu ve bunu "düşüncesizce" bir hareket olarak nitelendirdiğini söyledi

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung (EPA)

Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, bugün Pyongyang'a bu yılın başlarında Kuzey Kore'ye yapılan insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle üzüntüsünü dile getirerek, bu saldırıları "sorumsuz ve pervasız" olarak nitelendirdi.

Seul başlangıçta ocak ayındaki İHA saldırısıyla herhangi bir ilgisinin olmadığını, bunun siviller tarafından gerçekleştirildiğini iddia etmişti; ancak resmi soruşturmalar hükümet yetkililerinin de olaya karıştığını ortaya koydu.

Kuzey Kore, şubat ayında Güney Kore'den hava sahasına daha fazla İHA girdiğini tespit etmesi halinde "şiddetli bir karşılık" vereceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Ocak ayı başlarında Pyongyang, "gözetleme ekipmanı" taşıyan bir İHA’yı düşürdü.

Devlet medyası tarafından yayınlanan görüntülerde, yerde dağılmış enkazın yanı sıra, kamera içerdiği iddia edilen gri ve mavi parçalar görülüyordu.

Güney Kore Cumhurbaşkanı, kabine toplantısında "Ulusal İstihbarat Servisi'nden bir yetkili ve aktif görevdeki bir askerin olaya karıştığının doğrulandığını" belirtti.

Lee Jae-myung sözlerine şöyle devam etti: "Bazı kişilerin sorumsuz ve pervasız eylemleri nedeniyle ortaya çıkan haksız askeri gerilimlerden dolayı Kuzey Kore'ye üzüntümüzü ifade ediyoruz."

Göreve geldiğinden beri Lee Jae-myung, Kuzey Kore ile ilişkileri iyileştirmeye çalıştı ve selefini propaganda amacıyla Pyongyang üzerine İHA göndermekle eleştirdi.


Endonezya'nın doğusunda meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde en az bir kişi hayatını kaybetti

Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).
Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).
TT

Endonezya'nın doğusunda meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde en az bir kişi hayatını kaybetti

Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).
Endonezya'nın Kuzey Sulawesi bölgesindeki Manado'da meydana gelen depremde hasar gören bir binayı inceleyenler (EPA).

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nun bildirdiğine göre, bugün Endonezya'nın doğusunda 7,4 büyüklüğünde bir deniz depremi meydana geldi. Bir ABD gözlem merkezi ise depremin merkez üssünden 1000 kilometrelik bir alanda “ciddi tsunami dalgaları” oluşabileceği uyarısında bulundu.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu, başlangıçta 7,8 büyüklüğünde kaydedilen depremin, yerel saatle 06.48'de Molucca Denizi'nde meydana geldiğini açıkladı.

Hawaii'de bulunan Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi, Endonezya, Filipinler ve Malezya kıyıları boyunca “deprem merkezinin 1000 kilometre çapında” tehlikeli tsunami dalgaları oluşabileceği uyarısında bulundu.

(Reuters)Bir adam, depremin ardından hasar gören bölgedeki enkazı inceliyor (Reuters)

Endonezya Jeoloji Ajansı BMKG'ye göre depremin ardından yarım saat içinde, her ikisi de Sulawesi Adası'nın kuzeyinde bulunan Minahasa'nın kuzeyinde 75 santimetre, Pitueng'de ise 20 santimetre yüksekliğinde dalgalar kaydedildi.

Ayrıca Kuzey Maluku eyaletinde 30 santimetre yüksekliğinde dalgalar gözlemlendi.

Tsunami Uyarı Merkezi, depremden yaklaşık iki saat sonra uyarısını kaldırarak tsunami tehlikesinin ortadan kalktığını belirtti.

Sulawesi'nin kuzeyinde yer alan Manado kentinde bir binanın çökmesi sonucu bir kişi hayatını kaybetti.

Ternate sakini 42 yaşındaki Budi Nuriyanto, “Depremi çok şiddetli hissettik. İlk olarak evin duvarlarının sallanmasından fark ettim. Dışarı çıktığımda dışarıda çok sayıda insan vardı. Panik içindeydiler. Depremi bir dakikadan fazla bir süre boyunca hissettiler” dedi.

“Bazı insanların duşlarını bitirmeden evlerinden çıktıklarını gördüm” diye devam etti.

Meteoroloji Genel Müdürü Teoko Faisal Fathani, başkent Cakarta'da gazetecilere yaptığı açıklamada, 11 artçı sarsıntı kaydedildiğini ve bunların en güçlüsünün 5,5 şiddetinde olduğunu belirtti.

Tsunami Uyarı Merkezi, “gelgit seviyesinin 1 metre üzerine çıkan” tsunami dalgalarının Endonezya'nın bazı kıyılarına ulaşabileceğini ifade etti.

Japonya Meteoroloji Ajansı ise Hokkaido'nun kuzeyinden Okinawa'nın güneyine kadar Pasifik kıyısı boyunca deniz seviyesinde “hafif değişiklikler” beklediğini belirtti, ancak herhangi bir uyarı yayınlamadı.