Çin ilk yerli yapım uçak gemisini tanıttı

Gemide bugüne dek sadece ABD Donanması'nda olan bir teknoloji de var

Çin'in üçüncü uçak gemisi (AFP)
Çin'in üçüncü uçak gemisi (AFP)
TT

Çin ilk yerli yapım uçak gemisini tanıttı

Çin'in üçüncü uçak gemisi (AFP)
Çin'in üçüncü uçak gemisi (AFP)

ABD ve Çin arasında gerilim artarken Pekin, ilk yerli yapım uçak gemisini tanıttı.
Devlete ait Çin Merkez Televizyonu (CCTV), Fucien adı verilen uçak gemisinin cuma günü Şanghay yakınlarındaki Jiangnan tersanesinde düzenlenen törenle tanıtıldığını duyurdu.
CCTV'nin haberinde geminin "tamamen Çin tarafından tasarlanıp üretilen, katapultlu ilk uçak gemisi olduğu" ifade edilirken, gemiyle ilgili testlerin ileri tarihlerde yapılacağı bildirildi.
Singapur merkezli savunma istihbarat şirketi Janes'ten analist Rıdvan Rahmet, Amerikan haber ajansı AP'ye açıklamasında, "Bu askeri ve sanayi bakımdan Çin için önemli bir kilometre taşı" dedi.
Rahmet, "Bu, Çinli mühendislerin artık korvetler, fırkateynler, muhripler, amfibi saldırı gemileri ve şimdi de bir uçak gemisi olmak üzere modern deniz savaşıyla ilişkili tüm su üstü savaş gemilerini yerli olarak yüksek kapasitede üretebildiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
AP'nin aktardığına göre gemide yer alan katapult sistemi elektromanyetik özelliğe sahip.
Katapultlar, savaş uçaklarının gemi güvertesi gibi geniş olmayan alanlardan havalanabilmesini sağlıyor. Buharlı olanlara kıyasla elektromanyetik katapultlarsa gemide daha az yer kaplıyor, daha az insan gücü gerektiriyor ve farklı modelde uçakların aynı güverteden uçuş yapabilmesini mümkün kılıyor. Bu sisteme şimdiye dek yalnızca ABD Donanması sahipti.
Çin'in 2012'de tamamladığı Liaoning ve 2019'da hizmete giren Şandong savaş gemilerinde bu katapult sistemi yer almıyordu.
Fucien'le birlikte Çin toplamda 3 uçak gemisine sahip olurken, 11 uçak gemisiyle ABD hâlâ üstünlüğü elinde tutuyor.
Çin'in ilk uçak gemisi yeniden tasarlanmış bir Sovyet gemisiyken, ikincisiyse yine Sovyet tasarımı temel alınarak Çin'de inşa edilmişti. 

Tayvan ve Hint-Pasifik gerginliği
Son dönemde ABD-Çin arasında Tayvan meselesi nedeniyle gerginlik yeniden tırmanmıştı.
Geçen hafta Çin Savunma Bakanı Wei Fenghe, ABD'li mevkidaşı Lloyd Austin'e Tayvan'ın bağımsızlığını ilan etmesi halinde "savaş başlatmakta tereddüt etmeyeceklerini" söylemişti.
Pekin yönetimi, "tek Çin" ilkesini benimseyerek Tayvan'ın kendi topraklarının parçası olduğunu savunurken, Tayvan ise bunu reddediyor.
Öte yandan Çin'in Hint-Pasifik hattında attığı adımlar da son dönemde tansiyonun yükselmesine neden olmuştu.
Pekin'in Solomon Adaları'yla güvenlik anlaşması imzalaması, ABD, Avustralya, Yeni Zelanda ve Japonya gibi ülkeler tarafından Pekin'in bölgedeki askeri ve ekonomik nüfuzunu artırma hamlesi olarak değerlendirilmişti.



Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...
TT

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

İran'ın orta ve güney bölgelerinde gizemli patlamalar meydana geldi. Türkiye savaşı önlemek için dolaylı arabuluculuk teklifinde bulunurken, Washington ve Tahran arasındaki karşılıklı tehdit devam etti.

Devlet televizyonuna göre Bender Abbas şehrinde sekiz katlı bir konutta meydana gelen patlama iki katın yıkılmasına neden oldu.

Ülkenin güneybatısındaki Ahvaz'da meydana gelen bir patlamada ise dört kişi hayatını kaybetti. Tahran'ın güneybatısındaki Parand kasabasında kuraklık nedeniyle bir nehrin kıyısında kuruyan sazların yanması sonucu yoğun dumanlar yükseldi. Kum şehrinde ise sosyal medya kullanıcıları, yükselen siyah duman bulutlarını ve patlama seslerini gösteren videolar paylaştı.

Olaylarla ilgili çeşitli söylentiler dolaşırken, Tesnim haber ajansı Devrim Muhafızları deniz kuvvetleri komutanı Ali Reza Tengsiri'nin suikasta uğradığı haberini hemen yalanladı. İki Amerikalı ve İsrailli yetkili de ülkelerinin patlamalarla bağlantısının olmadığını belirtti.

Patlamalar, ABD'nin İran'a karşı bölgede askeri yığınağını sürdürdüğü ve İran askeri yetkililerinin "Tel Aviv'in kalbinde" herhangi bir saldırıya karşılık verecekleri tehdidinde bulunduğu bir dönemde karşılıklı tehditlerin ortasında meydana geldi.

Ankara, bölgede savaşı önlemek ve yeni müzakere turlarını canlandırmak için bölgesel bir iletişim kanalı kurmaya çalışıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, resmi gazetesi aracılığıyla "teslimiyeti" reddettiğini açıklarken, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Amerika Birleşik Devletleri ile müzakerelerde "ilerleme" kaydedildiğinden bahsetti.


Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ı askeri saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yoğun diplomatik çabalar sürdürülürken, İran'ın ABD ile "görüşmelerde" bulunduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in düşmanlığı ve husumeti artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini belirtti.

Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın sorunlara diplomatik çözümlere savaştan daha fazla öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "diplomasi yoluyla sorunları çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, ABD ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, "Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç kullanarak müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya tahribatın kararlı ve güçlü bir karşılık bulacağını anlar" ifadelerini kullandı.


Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
TT

Trump'ın Irak özel temsilcisi Mark Savaya görevinden ayrıldı

ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)
ABD Başkanı Donald Trump, Irak Özel Temsilcisi Mark Savaya ile birlikte (Arşiv-X)

Bilgili kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın ekim ayında Irak özel temsilcisi olarak atadığı Mark Savaya'nın artık bu görevde olmadığını bildirdi.

Bu değişiklik, Washington'un Irak siyasetinde İran etkisini sınırlama çabaları nedeniyle Washington ve Bağdat arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleşti.

Görsel kaldırıldı.Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve ABD elçisi Mark Savaya, (Arşiv-Irak Haber Ajansı)

Irak asıllı Amerikalı Hristiyan iş adamı Savaya, Trump tarafından üst düzey görevlere atanan az sayıdaki Arap Amerikalıdan biriydi. Trump, 2024 başkanlık seçimleri sırasında Detroit'te ve ülke genelinde Arapların ve Müslümanların oylarını kazanmak için kampanyasını yoğunlaştırmıştı.

Savaya'nın neden ayrıldığı veya yerine birinin atanıp atanmayacağı henüz belli değil.

Bir kaynak, Savaya'nın önemli durumlardaki "yanlış yönetimini" işaret etti; bunlar arasında, Trump'ın Bağdat'ı açıkça uyardığı bir hamle olan, eski Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'nin bir sonraki başbakanlık için aday gösterilmesini engelleyememesi de yer alıyordu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre kaynak ve üst düzey bir Iraklı yetkili, bu hafta başlarında Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile görüşmek üzere Erbil'e giden ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın Dışişleri Bakanlığı'nda Irak portföyünün başına geçeceğine inanıldığını söyledi.

Detroit'te kenevir işi yürüten ve Trump ile yakın ilişkileri olan Savaya'nın diplomatik deneyiminin olmaması nedeniyle elçi olarak seçilmesi şaşırtıcı olmuştu.

İki kaynak, atanmasından bu yana Irak'a giderek resmi olarak göreve başlamadığını bildirdi.

İki Iraklı yetkili, geçen cuma günü Irak'ı ziyaret edip üst düzey yetkililerle görüşmeler yapmasının planlandığını, ancak bu görüşmeleri aniden iptal ettiğini ifade etti.

Bu olay, Trump'ın Irak'ı Maliki'yi başbakan olarak yeniden seçmesi halinde Washington'un petrol zengini ve ABD'nin yakın müttefiki olan bu ülkeye tüm desteğini keseceği konusunda uyarmasından günler sonra gerçekleşti.

ABD'nin görev süresi boyunca mezhep çatışmalarını körüklemek ve DEAŞ'ın yükselişine izin vermekle suçladığı Maliki, Irak'ın en büyük parlamento bloğu tarafından birkaç gün önce bu göreve aday gösterildi.

Trump'ın açıklamaları, Irak'ta İran bağlantılı grupların etkisini sınırlama kampanyasının şimdiye kadarki en açık örneği oldu; Irak ise en büyük iki müttefiki olan Washington ve Tahran ile ilişkilerini dengelemeye çalışıyor.