Suudi Arabistan: Kitap fuarları, yayıncılara nefes aldırıyor

Suudi Arabistan’da basılan 200 kitap 6 ay içerisinde dijital ortama aktarıldı

Medine Kitap Fuarı’na halk yoğun bir ilgi gösterdi (Şarku’l Avsat)
Medine Kitap Fuarı’na halk yoğun bir ilgi gösterdi (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan: Kitap fuarları, yayıncılara nefes aldırıyor

Medine Kitap Fuarı’na halk yoğun bir ilgi gösterdi (Şarku’l Avsat)
Medine Kitap Fuarı’na halk yoğun bir ilgi gösterdi (Şarku’l Avsat)

Medine Kitap Fuarı’nın ilk oturumu, uluslararası boyutuyla benzeri olmayan bir örneğine ev sahipliği yapan Medine-i Münevvere’de yerel, Arap ve uluslararası yayınevlerinden 200’den fazla yayıncı için, yeni bir okuyucu kitlesi ile tanışma fırsatı verirken, çeşitli ilgi ve alanlarının kapısını da araladı.
Edebiyat, Yayın ve Çeviri Kurumu CEO’su Muhammed Hasan Alvan, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, Medine Kitap Fuarı’nın Suudi Arabistan’da bu yılki ilk kitap fuarı olduğunu, ardından Suudi Arabistan yaratıcı üretimine dikkat çekmek ve kültürel alışverişi teşvik etmek için Krallık içinden ve dışından yayıncıların katılımıyla, Riyad ve Cidde’de kitap fuarlarının düzenleneceğini söyledi.
Kitap fuarları düzenleme sorumluluğunun üstlenmesinde bu yana, Suudi Kültür Bakanlığı’ndaki Edebiyat, Yayın ve Çeviri Kurumu, okuyucuların farklı yayınevlerinin ürünlerine erişimini kolaylaştıracak pencereler olarak, bir dizi Suudi şehrinde kitap fuarlarının açılmasını amaçlıyor. Kurum, aynı zamanda Arap kitap fuarlarının gündemini, yabancı yayınevlerinden katılımı belirleyen, arz ve talep mekanizmasını ve toplumsal kesimlerde okunabilirlik düzeylerini değerlendirmek için de çalışıyor.
Bazı yayınevleri Cidde ve Riyad’daki kitap fuarlarında cesaret verici tecrübeler yaşarken, Medine’deki kültürel etkinliklere hiç katılmamış bir dizi yayınevi temsilcisi, Suudi okuyucuların kitlesine keşfedemedikleri alanlardaki basımları ulaşmak için yeni pencereler açılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
Cidde ve Riyad’da düzenlenen Suudi kitap fuarlarına katılan Mısırlı yayınevlerinden birinde yayın ve dağıtım yetkilisi olan Muhammed el-Sayed, Suudi Arabistan’ın farklı şehirlerindeki sergilere duyduğu ilgiyi dile getirerek, kitap fuarlarının haritasının diğer bölgelere de yayılmasını umduğunu belirtti.

Edebiyat, Yayın ve Çeviri Kurumu, okuyucuların çeşitli yayınevlerinin ürünlerine erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyor (Şarku’l Avsat)
Kitap fuarlarına ilk kez katılan Lavami el-Envar Matbaa’sından  Muhammed Amin, dünyanın her köşesindeki Müslümanlar için en önemli yerlerden birine ev sahipliği yapan Medine’nin, kitaplara yönelik dönemsel bir kültürel etkinliğe ev sahipliği yapmasının güzel olduğunu ve şehir halkı ve dünyanın her yerinden gelen ziyaretçilerde okuma kültürünü desteklediğini belirtti.
Cezayir’den Bilgi Dünyası Evi, Cezayir’in en önemli şahsiyetlerinin kitaplarını ve tarihinin çeşitli yönlerini tanıttı. Yayınevi Suudi pazarının her yayıncı için önemli olduğunu söyledi.

Suudi kitaplarının dijital ortamda
Dijital yayıncılık programı, girişimin Suudi Arabistan kitap fuarlarındaki sahneye çıkışı olarak Medine Kitap Fuarı’na katılıyor. Bu program, dijital yayıncılık tanımını artırmayı, çeşitli yazar ve okuyucu kesimlerine ulaşmayı hedefliyor. Bu girişim e-okuma için mevcut olan çeşitli tabletler aracılığıyla ses ve okuma ürünlerinin deneyimlenmesini sağlıyor.
Suudi girişimi, 6 ay önce başlatılmasından bu yana, 200 basılı kitabı dijital multimedya ürünlerine dönüştürmeyi başardı. Bu girişim Suudi kitaplarının yayılmasını artırmak ve yayın türlerinde çeşitliliği teşvik etmek ve dijital kitapların Arapça içeriğini zenginleştirerek halka erişimlerini artırmayı amaçlıyor.
Dijital Yayıncılık Programı Direktörü Mansur el-Hakbani, kitapların dijitalleştirilmesi ve halka açık hale getirilmesi için ücretsiz hibeler sağladığını, kitap ve bilgilerinin resmi web sitesine yüklendikten sonra, kitabın çeşitli dijital formatlarda kullanıma sunulmasının iki haftadan fazla sürmediğini belirtti.
Sürekli olarak elektronik dünyaya bağlı olan bir nesil karşısında, söz konusu girişim, dijital kitabın yayılmasını ve geleneksel biçimindeki basılı materyali modern okuma cihazlarında yayınlanan, görüntülenen ve etkileşime giren ve küresel platformlarla uyumlu dijitale dönüştürmek için teknolojik çözümlerin kullanımını teşvik ediyor.

Medine Kitap Fuarı’nın ilk oturumu yerel, Arap ve uluslararası yayınevlerinden 200’den fazla yayıncının katılımına tanık oluyor (Şarku’l Avsat)
Hakbani Şarku’l Avsat’a, Suudi Kültür Bakanlığı Edebiyat ve Yayın Kurumu’na bağlı girişiminin 5 yıl sürdüğünü, sürekli kitap listeleri aldığını ve sergi organizatörlerinin okuyuculara mevcut platformlarda okuma deneyimi yaşamaları için ücretsiz kupon ve hediyeler sunduğunu belirtti.
Hakbani ayrıca, “Girişimin önümüzdeki 5 yıldaki aşamaları kapsamında sesli kitap sağlama hedefimiz var. Girişimin mekanizmalarının yanı sıra yetenekleri geliştirmedeki önemini bildirmek, uygulayıcıları motive etmek ve yararlanıcılara edebi üretimi ve yayıncılık endüstrisini ilerletmenin öneminin anlaşılmasını sağlamak için, yazarlar, yayıncılar ve çevirmenler dahil olmak üzere bir dizi basımı, yayınevini ve uygulayıcıyı bir araya getiren atölye çalışmaları ve eğitim kursları sunuyoruz” dedi.



Meryl Streep yeni Narnia filminde Aslan'ı seslendirecek

C.S. Lewis'in Narnia Günlükleri (The Chronicles of Narnia) serisinde yer alan Aslan, fantastik edebiyat tarihinin en güçlü, bilge ve ikonik figürlerinden biri (Walt Disney Studios Motion Pictures)
C.S. Lewis'in Narnia Günlükleri (The Chronicles of Narnia) serisinde yer alan Aslan, fantastik edebiyat tarihinin en güçlü, bilge ve ikonik figürlerinden biri (Walt Disney Studios Motion Pictures)
TT

Meryl Streep yeni Narnia filminde Aslan'ı seslendirecek

C.S. Lewis'in Narnia Günlükleri (The Chronicles of Narnia) serisinde yer alan Aslan, fantastik edebiyat tarihinin en güçlü, bilge ve ikonik figürlerinden biri (Walt Disney Studios Motion Pictures)
C.S. Lewis'in Narnia Günlükleri (The Chronicles of Narnia) serisinde yer alan Aslan, fantastik edebiyat tarihinin en güçlü, bilge ve ikonik figürlerinden biri (Walt Disney Studios Motion Pictures)

Greta Gerwig, C.S. Lewis'in fantastik serisinden uyarlayacağı yeni Narnia filminde Meryl Streep'le yeniden bir araya geliyor. İkili daha önce Küçük Kadınlar'da (Little Women) birlikte çalışmıştı.

Streep, Narnia'nın gizemli dünyasını yaratan kudretli aslan Aslan'ı seslendirecek.

Empire'a film hakkında bir kapak röportajı veren Gerwig, Streep'i neden seçtiğini şu sözlerle anlattı:

Derinlikli ama gösterişten uzak, ağırlığı olan ama kasvetli bir ciddiyete hapsolmayan birini istiyordum. Derinliği ve hüznü yansıtabildiği kadar neşe ve coşkuyu da hissettirebilecek birini arıyordum. 70 yaşın üzerinde, hayat tecrübesinin kazandırdığı bilgeliğe sahip ama aynı zamanda bir çocuğun katıksız merakını taşıyabilen biri olmalıydı. Tabii bir de gelmiş geçmiş en büyük oyunculardan biri olması gerekiyordu. Bütün bu nitelikleri taşıyanların sayısı pek fazla değil.

Aslan'ın görünümünde David Bowie etkisi

Gerwig'e göre David Bowie, yeni filmde farklı renklerde gözlere ve yüzünde kırmızı bir çizgiye sahip olacak Aslan'ın görünümüne ilham verdi. Bowie'nin etkisi filmin genel ruhuna da yansıdı.

Filmin görkemli ve sürükleyici olmasını, izleyiciye adeta bir rock operasındaymış hissi vermesini istediğini söyleyen yönetmen, müzikle kurduğu bağı şu sözlerle anlattı:

David Bowie hayatımı kurtardı. Paul McCartney hayatımı kurtardı. David Gilmour, Pete Townshend, Jimmy Page, Robert Plant... Hepsi hayatımı kurtardı. Onların müziğini dinlediğimde içimde, her şeyin yoluna gireceğine dair güçlü bir his belirirdi.

Gerwig, rock müzikle Narnia arasında kurduğu bağı da şöyle anlattı:

Narnia kelimenin tam anlamıyla müzikten yaratılmış bir dünya. Aslan'ın şarkısıyla hayat bulan bu evreni düşündüğümde, rock 'n' roll bana tam da müzikten doğmuş bir dünyayı çağrıştırıyor.

Gerwig'den Barbie sonrası görkemli dönüş

Narnia: Büyücünün Yeğeni (Narnia: The Magician's Nephew), Gerwig'in gişe rekorları kıran ve Oscar kazanan Barbie'nin ardından çekeceği yeni büyük bütçeli yapım olacak.

Film, C.S. Lewis'in ünlü fantastik serisinin başlangıç öyküsünü ve Narnia'nın nasıl yaratıldığını anlatıyor.

Oyuncu kadrosunda David McKenna, Beatrice Campbell, Daniel Craig, Emma Mackey, Carey Mulligan ve Ciarán Hinds de yer alıyor.

Başlangıçta 2026'daki Şükran Günü döneminde gösterime girmesi planlanan Narnia: Büyücünün Yeğeni, 12 Şubat 2027'de sinemalarda izleyiciyle buluşacak, 2 Nisan'da ise Netflix'te yayımlanacak.

Independent Türkçe, Variety, Empire


Netflix bir dizinin daha fişini çekti

Sweet Magnolias, Amerika'nın güneyindeki Serenity adlı küçük bir kasabada yaşayan, liseden beri yakın arkadaş üç kadının hayatını, dostluklarını, aşklarını ve kariyer mücadelelerini anlatıyordu (Netflix)
Sweet Magnolias, Amerika'nın güneyindeki Serenity adlı küçük bir kasabada yaşayan, liseden beri yakın arkadaş üç kadının hayatını, dostluklarını, aşklarını ve kariyer mücadelelerini anlatıyordu (Netflix)
TT

Netflix bir dizinin daha fişini çekti

Sweet Magnolias, Amerika'nın güneyindeki Serenity adlı küçük bir kasabada yaşayan, liseden beri yakın arkadaş üç kadının hayatını, dostluklarını, aşklarını ve kariyer mücadelelerini anlatıyordu (Netflix)
Sweet Magnolias, Amerika'nın güneyindeki Serenity adlı küçük bir kasabada yaşayan, liseden beri yakın arkadaş üç kadının hayatını, dostluklarını, aşklarını ve kariyer mücadelelerini anlatıyordu (Netflix)

Netflix, sevilen drama dizisi Sweet Magnolias'ı 5. sezonunun ardından iptal etti. Ancak dizinin yaratıcısı ve başrol oyuncularından biri, platform için geliştirilen yeni bir projede yeniden bir araya geliyor.

Sherryl Woods'un romanlarından uyarlanan Sweet Magnolias'ın iptal edildiği, 5. sezonun prömiyerinden üç ay sonra açıklandı.

İzlenme oranları hem dünya genelinde hem de ABD'de gerileyen dizinin 5. sezonu, Netflix'in kendi verilerine göre İngilizce dizilerin küresel ilk 10 listesinde üç hafta, reyting ölçüm şirketi Nielsen'ın ABD sıralamalarında ise 4 hafta kalabildi.

JoAnna Garcia Swisher, Brooke Elliott ve Heather Headley dizide, hayatın bütün iniş çıkışlarını birlikte göğüsleyen üç eski dostu canlandırıyordu.

Sweet Magnolias ekibinden yeni dizi

Sweet Magnolias'ın dizi sorumlusu Sheryl J. Anderson'la oyuncu JoAnna Garcia Swisher, Lauren Edmondson'ın romanından uyarlanacak Ladies of the House'un yapımcıları arasında yer alacak. Swisher'ın dizinin oyuncu kadrosunda da bulunması bekleniyor.

Resmi özete göre dizi, bir şarap imalathanesinin sahibi olan aileye odaklanıyor. İşletme sahibinin beklenmedik ölümünün ardından eşi ve iki yetişkin kızı, aile işletmesiyle, akrabalarıyla ve hayatlarındaki erkeklerle ilgili sorunların üstesinden gelebilmek için önce kendi aralarındaki meseleleri çözmek zorunda kalıyor.

Anderson dizinin sorumluluğunu ve yönetici yapımcılığını üstlenecek; Swisher ve Kate Gordon ise yapımcı olarak görev yapacak.

Yeni proje hakkında konuşan Anderson, "JoAnna ve Netflix'le bu yeni yolculuğa çıkmaktan büyük heyecan duyuyorum" diyerek ekledi:

Jo romanı benimle paylaştığında, aile, dostluk ve aşkın karmaşasıyla mücadele eden üç kadının hikayesinden nasıl bir dizi çıkabileceğini hemen gördüm. Richardson ailesinin kadınlarını ve onların dünyasını, dünyanın dört bir yanındaki Netflix izleyicileriyle buluşturmak için sabırsızlanıyorum.

Garcia Swisher ise duygularını şu sözlerle dile getirdi:

Olağanüstü Sheryl Anderson'la birlikte kadınları merkeze alan anlamlı hikayeler anlatmayı sürdürmekten büyük heyecan duyuyorum. Bu projeyi yapım şirketimiz Rolling Clover ve Black Label'daki harika ortaklarımızla hayata geçirecek olmak da mutluluğumu artırıyor. Netflix 7 yıldır yaratıcı anlamda kendimi evimde hissettiğim yer. Bu hikayeyi anlatmak için daha iyi bir platform veya ekip hayal edemezdim.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, TheWrap, Variety


100 bin kişilik araştırma: Uykunun kalitesi mi yoksa süresi mi önemli?

Bir uyku araştırmasında yer alan bir katılımcı (York Üniversitesi Uyku Laboratuvarı/Eurekalert)
Bir uyku araştırmasında yer alan bir katılımcı (York Üniversitesi Uyku Laboratuvarı/Eurekalert)
TT

100 bin kişilik araştırma: Uykunun kalitesi mi yoksa süresi mi önemli?

Bir uyku araştırmasında yer alan bir katılımcı (York Üniversitesi Uyku Laboratuvarı/Eurekalert)
Bir uyku araştırmasında yer alan bir katılımcı (York Üniversitesi Uyku Laboratuvarı/Eurekalert)

Yaklaşık 100 bin kişiyi kapsayan geniş çaplı bir araştırma, yalnızca ne kadar uyuduğumuzun değil, nasıl uyuduğumuzun da ilerleyen yaşlarda düzinelerce hastalığa yakalanma riskiyle ilişkili olduğunu ortaya koydu.

Daha önceki araştırmalar, günde 6 ila 8 saat uyumanın diyabet ve kalp hastalığı dahil çeşitli sağlık sorunlarına yakalanma riskini azalttığını ortaya koyuyor.

Ancak belirli uyku evrelerinin ve gerçek hayattaki uyku düzenlerinin sağlık çıktılarıyla nasıl bir ilişkisi olduğu büyük ölçüde belirsizliğini koruyordu. Bunun başlıca nedeni, çoğu çalışmada katılımcıların beyanına dayalı uyku ölçümlerini kullanması. Bu ölçümler genellikle nesnel değerlendirmelerle düşük düzeyde örtüştüğünden, günlük yaşamdaki uyku düzenlerini doğru biçimde yansıtmak zorlaşıyor.

Çin'in Pekin Üniversitesi'nden araştırmacılar, bu sorunu aşmak için UK Biobank veri tabanındaki 95 bin 559 kişinin sağlık verilerini analiz etti. Birleşik Krallık'ta oluşturulan bu veri tabanı, yaklaşık 500 bin gönüllünün biyolojik, genetik ve yaşam tarzına ilişkin bilgilerini içeriyor. Çalışmaya dahil edilen kişiler, üst üste 7 gün ve gece boyunca bileklerine ivmeölçer taktı.

Araştırmacılar, REM, derin uyku ve hafif uyku gibi her bir uyku evresinin süresinin yanı sıra toplam uyku süresini, ilk uykuya dalmadan sonra uyanık geçirilen vakti ve geceden geceye değişen uyku düzensizliklerini analiz etti.

Bilim insanları, her bir katılımcıyı ortalama 9 yıl boyunca takip ederek sağlık kayıtlarında binden fazla hastalık çıktısıyla bağlantılar olup olmadığına baktı.

Araştırmacılar, REM uykusunun daha uzun sürmesinin, kalp yetmezliği, demans ve Parkinson da dahil 83 hastalığa yakalanma riskinin azalmasıyla ilişkilendirildiğini saptadı.

Derin uykunun daha uzun sürmesi, tip 2 diyabet ve klinik depresyonun da aralarında bulunduğu 7 rahatsızlığın riskinin düşmesiyle bağlantılıydı.

Diğer taraftan uyku düzensizliğinin ve ilk uykuya daldıktan sonra uyanık geçirilen sürenin artması, anksiyete ve madde kullanım bozuklukları gibi rahatsızlıkların riskinin artmasıyla ilişkilendirildi.

Araştırmacılar, düzenli olarak 6 ila 8 saat uyuyan katılımcıların çeşitli hastalıklarda en düşük riski taşıdığını belirtiyor. 5 saatten az uyuyan katılımcılar, klinik açıdan en hassas grubu oluşturuyor ve 37 sağlık sorununda daha güçlü bir ilişki gösteriyordu ancak 8 saatten fazla uyuyanlar da risk altındaydı.

dfrgthy
Uyku apnesi için kullanılan CPAP cihazı (Missouri Üniversitesi/Eurekalert)

Araştırmacılar, "Bu rahatsızlıkların çoğunda riskin en düşük görüldüğü uyku süresi, tam olarak 6-8 saat aralığında yoğunlaşıyordu" diye yazıyor.

Ancak araştırmacılar, bulguların sadece gözleme dayandığı ve uyku düzeninin hastalık riskine doğrudan neden olduğunu kanıtlamadığı uyarısında bulunuyor.

Çalışmada, "Bulgular, 6-8 saatlik uyku süresinin orta yaşlı ve yaşlı yetişkinlerde sağlık güvencesi rolü üstlendiğini destekleyen ek kanıtlar sunuyor; bu durum muhtemelen, uyku evrelerinin daha elverişli dağılımlarından kaynaklanıyor" ifadeleri yer alıyor.

6-8 saatlik bir uyku süresini korumak, çeşitli hastalıkların riskini etkin bir şekilde azaltabiliyor ve bu da sağlıklı yaşamı teşvik etme ve önleyici tıp çalışmalarına yeni öngörüler kazandırıyor.

Independent Türkçe