Cezayirliler, hükümetin AB ile yapılan ortaklık anlaşmasından çekilmesini talep ediyor

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un (solda) İtalya ziyaretinde ikili temaslara ve ekonomik anlaşmalara tanık olundu. (EPA)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un (solda) İtalya ziyaretinde ikili temaslara ve ekonomik anlaşmalara tanık olundu. (EPA)
TT

Cezayirliler, hükümetin AB ile yapılan ortaklık anlaşmasından çekilmesini talep ediyor

Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un (solda) İtalya ziyaretinde ikili temaslara ve ekonomik anlaşmalara tanık olundu. (EPA)
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un (solda) İtalya ziyaretinde ikili temaslara ve ekonomik anlaşmalara tanık olundu. (EPA)

Cezayir ile İspanya ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki şiddetli siyasi ve diplomatik kriz, Avrupa-Akdeniz Ortaklık Anlaşması’nı sürdürmenin faydasına yönelik tartışmayı yeniden alevlendirdi. Cezayirliler, sadece akaryakıt geliri sağlayıp ekonomilerini hiçe sayarken Avrupa’ya büyük karlar sağladığı gerekçesiyle söz konusu anlaşmayı bir ‘haksızlık’ olarak görüyor.
Solcu İşçi Partisi lideri el-Veyze Hanun dün başkentteki parti toplantısında, “İspanya ve Avrupa ile yaşanan kriz, bizi ortaklık anlaşmasından mümkün olan en kısa sürede çıkmaya teşvik ediyor” ifadelerini kullandı. Hanun, 2002’de imzalanan ekonomik ve siyasi belgenin ‘artık Cezayirlilere fayda sağlamadığını, aksine Avrupalıların eğitim ve yargı sektörlerinde olduğu gibi ülke içi işlere müdahale etmesine izin verdiğini’ vurguladğı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ortaklık anlaşmasından çekilmenin sonucunda Cezayir’e uygulanabilecek olası yaptırımlardan korkmamalıyız. Bu, ekonomik bağımsızlığımızı inşa etmek ve Avrupa Birliği’ne olan bağımlılığımızı sona erdirmek için önemli bir adım olacaktır.”
Açıklamada ayrıca Avrupa Birliği üyeleri Cezayir’in egemenliğine zarar vermekle suçlandı.
Gerek muhalif gerekse iktidara sadık Cezayirli partilerin çoğunluğu, ortaklık anlaşmasının Eylül 2005’te yılı Eylül ayında uygulamaya konulmasından en az 17 yıl sonra Avrupalılar için ticari açıdan kârlı olduğu, Cezayir için ise bir fayda sağlamadığı gerekçesi ile gözden geçirilmesi gerektiği çağrısında bulunuyor. Ekonomi uzmanlarına göre Cezayir ürünlerinin rekabet edememesi, Avrupa pazarlarına girmeme sebeplerinden biriydi.
Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun Ekim 2021’de hükümetinden ‘Avrupa Birliği ile olan ortaklık anlaşmasını, egemen bir bakış açısında göre madde madde yeniden değerlendirilmesini’ istedi. Üç ay önce, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in Sahra’daki Fas özerklik planını desteklediğini açıklaması üzerine Cezayir ve Madrid arasında ciddi bir tartışma patlak verdi. Cezayir bunu ‘uluslararası hukukun ihlali’ olarak değerlendirdi. İspanya ile Dostluk Antlaşması’nı askıya aldı ve gaz tedariki dışında İspanya ile ticari işlemleri dondurdu. Ancak Avrupa Birliği Komisyonu, ticaretin dondurulmasının, bir AB üyesi olarak İspanya’ya zarar vereceği gerekçesiyle anlaşma hükümlerine zarar verici olarak değerlendirdiği bu karardan memnuniyetsizliğini dile getirerek Cezayir’in ‘hatalı’ olduğunu belirtti.
İşletme ve Ekonomi Politikası Hakkında Düşünme Kurumu üyesi olan iş insanı Salim Osmani, konuya dair Şarku’l Avsat’a şu açıklamada bulundu:
“Cezayir bu anlaşmayı imzalamakta istekli değildi. Yine de komşu ülkeler bu adımı yıllar önce attı. Abdülaziz Buteflika’nın 1999’da iktidara gelmesiyle birlikte Cezayir’i uluslararası ticaret borsaları ve küresel ekonominin işleyişine dahil etmek için çabalar başlatıldı. Avrupa Birliği ile bir ortaklık anlaşması yapmak için bir an önce müzakerelere başlanması talep edildi. Bu, Cezayir müzakere çerçeveleri görüşme sürecini hızlı bir şekilde sona erdirmek üzere baskı altında olduğu için anlaşmayı imzalamak ekonomik olmaktan çok siyasi bir karardı. Anlaşmanın imzalanması, içeriğine göz atılmaksızın kutlandı. Ayrıca kimse buna karşı çıkmadı. İtiraz eden bazı sesler vardı ancak dinlenmiyordu. Bundan sonra olan ise faiz lobilerinin anlaşmayı eleştirmesi oldu. Zira uygulamaya konulmasının ilk aşamalarında bazı ürünler ve emtialar üzerindeki tekellerini tehdit ettiğini gözlemliyorlardı. Bu lobiler, anlaşmayı yeniden gözden geçirmek için büyük bir etkiye sahipti ve bunu başarmadaki başarıları, bu anlaşmanın yapılmasını isteyen Cezayir’in ve kişisel olarak Buteflika’nın güvenilirliğini sarstı. Sorun, ekonomik aktörlerin, basının ve sivil toplumun da ortaklık anlaşmasına göz atmama tuzağına düşmüş olmalarıdır. Zira herkes ithalat faturasına, yani Cezayir Avrupa’dan milyarlarca dolar ithal etmesi ve sadece Avrupa’ya enerji ihraç etmesine odaklandı.”
Cezayir hükümeti, ortaklık anlaşması sayesinde Avrupa ürünlerinin, yaklaşık 40 milyar dolarlık gümrük muafiyetinden yararlandığını belirtiyor. Hükümete göre Cezayir’de pazarlanan Avrupa mallarının değeri 2005 yılından bu yana 250 milyar doları aştı. Anlaşmanın ilk maddesinin, borsaların geliştirilmesini, taraflar arasında dengeli ekonomik ve sosyal ilişkilerin sağlanmasının yanı sıra ayrıca mal, hizmet ve sermaye değişiminin kademeli olarak serbestleştirilmesi için uygun koşulların belirlenmesini öngördüğünü belirten hükümete göre AB’ye yönelik akaryakıt dışındaki Cezayir ihracatı ise 20 milyar doları geçmedi.



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.