Heniyye’den uluslararası topluma ‘açılmaya’ dayalı bir Filistin stratejisi belirleme çağrısı

Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Heniyye. (Reuters)
Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Heniyye. (Reuters)
TT

Heniyye’den uluslararası topluma ‘açılmaya’ dayalı bir Filistin stratejisi belirleme çağrısı

Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Heniyye. (Reuters)
Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Heniyye. (Reuters)

Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Heniyye pazar günü uluslararası topluma ve büyük ülkelere açılmayı kapsayan bir Filistin stratejik vizyonunu inşa etme çağrısında bulundu.
Heniyye, Gazze’de Ümmet Üniversitesi’nin düzenlediği “Filistin Egemenliği, Stratejik Değişkenler ve Geleceğin Yolları” başlıklı bilimsel konferansta yaptığı konuşmada, stratejik bir vizyon oluşturmak için Arap ve İslam bölgesinin yanı sıra tüm dünyada meydana gelen değişikliklerden yararlanılması gerektiğini söyledi. Heniyye, Filistin düzeyinde stratejik öncelikler olduğunu, direnç, stratejik ittifaklar kurma, halkları bir ortaklık stratejisinden özgürlüğe taşıma, uluslararası topluluğa ve büyük ve ağır ülkelere açılma gibi birkaç boyuta birden odaklanılması gerektiğini belirttiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu, ilkeleri koruyan ve direnişi besleyen ve genel birliğin bozulması halinde Filistin Kurtuluş Örgütü’nün yeniden inşasında bir referans teşkil edecek bir Filistin ulusal cephesi inşa etmeyi gerektirse bile Hamas birliği sağlamaya ve iç bölünmenin üstesinden gelmeye hazırdır.”
Bu, Filistin ulusal cephesine yönelik yapılan ilk çağrı değil. Hamas bu konuyu daha önce de defalarca dile getirdi. Filistin ulusal cephesinin oluşumu ile Oslo Anlaşması döneminin sona ermesi ve Filistin ulusal projesine öncülük eden ve Kurtuluş Örgütü’nün reformu üzerinde çalışan bir ulusal liderliğin oluşturulması çağrısında bulunuluyor.
Filistinliler, Hamas’ın 2007’de Gazze Şeridi’nin kontrolünü ele geçirmesinden bu yana Batı Şeria ile Gazze Şeridi arasında siyasi ve idari bir bölünme yaşıyor. Söz konusu tarihten bu yana, bu bölünmeyi sona erdirmek ve Filistinlileri bir araya getirmek için yapılan tüm girişimler başarısız oldu.
Heniyye’nin direnişe odaklı ifadeleri, İsrail gazetesi Haaretz’in Hamas’ın artık yeni bir savaşa hevesli olmadığını ve Batı Şeria’dan operasyonları teşvik etmekle yetindiğini aktardığı bir zamanda geldi.
Hamas, geçen yıl mayıs ayında yaşanan son çatışmadan bu yana İsrail ile ilişkilerinde sükunetini koruyor.
İsrail ise Gazze Şeridi’nde İslami Cihad Hareketi’nin çıkartacağı olası bir gerilime karşı hazırlanıyor. Gerilime yönelik tahminler, cumartesi günü Gazze Şeridi’nden Aşkelon’a ateşlenen füzenin ardından arttı. İsrail, İslami Cihad Hareketi’nin Gazze Şeridi’ndeki Filistinli grupların sessizliğinden memnun olmadığını, bir gerilime yakın olduğunu zira ordunun kuzey Batı Şeria’daki, özellikle Cenin’deki operasyonlarının devam etmesinden endişe duyduğunu savunuyor. Bunun yanı sıra İsrail’in Batı Şeria’nın kuzeyindeki askeri yapısını ortadan kaldırmak ve burada örgütün gücünü ve canlılığını artırmak için sistemli bir şekilde çalışılması ile olayların devam etmesi halinde sakinliği korumanın mümkün olmayacağını düşünüyor. İsrail ayrıca hareketin İsrail tarafından Batı Şeria’da öldürülen üyelerinin intikamını almak istemesini göz önünde tutuyor. Hareketin, Kudüs ve Batı Şeria’da yaşananlara tepki vermemesi dolayısıyla bunuın Hamas’a ve kendisine yönelik bir halk öfkesi oluştuğuna inanıyor.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.