Kremlin Ukrayna krizinin uzayacağını kabul etti

Donbas bölgesinde şiddetli çatışmalar devam ederken Putin, Batı’ya bir kez daha kıtalararası Sarmat hipersonik füzeleri ile gözdağı verdi

Putin dün Moskova'da askeri okul mezunlarıyla görüştü (AP)
Putin dün Moskova'da askeri okul mezunlarıyla görüştü (AP)
TT

Kremlin Ukrayna krizinin uzayacağını kabul etti

Putin dün Moskova'da askeri okul mezunlarıyla görüştü (AP)
Putin dün Moskova'da askeri okul mezunlarıyla görüştü (AP)

Rusya’nın resmi açıklamalarında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Kremlin (Rusya Devlet Başkanlığı Ofisi) dün ilk kez Ukrayna krizinin uzayacağını kabul etti. Rus yetkililer daha önce Ukrayna’daki durumun uzun soluklu yansımalarıyla mücadeleye hazır olduklarını ima etseler de Kremlin şimdiye kadar özellikle Batılı liderlerin tahminleri hakkında olmak üzere bu konuda yorum yapmaktan kaçındı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD merkezli televizyon kanalı NBC'ye verdiği röportajda, Rusya ile Batılı ülkeler arasındaki tansiyonun düşmeyebileceğini belirterek ülkesinin bir daha asla Batı'ya güvenmeyeceğini söyledi. Peskov, Ukrayna krizinin uzayacağını da sözlerine ekledi.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson, daha önce, dünyanın Ukrayna'daki çatışmanın uzayacağı ve yıllarca sürebileceği gerçeğine hazırlıklı olması gerektiği açıklamasında bulunmuştu.
Peskov, Ukrayna’da savaşan ABD’lilerin akıbetleriyle ilgili bir soruya, ABD’nin iç siyaset sahnesine yönelik bir mesaj gibi görünen yanıtla Rusya’nın söz konusu ABD vatandaşlarının idama mahkum edilmeyeceklerini garanti edemeyeceğini söyledi. Bunun yargı kurumlarının meselesi olduğunu belirten Kremlin sözcüsü, soruşturmanın seyrine bağlı olduğuna işaret etti.
Donetsk'teki bir mahkeme, Ukrayna saflarında savaşan İngiltere vatandaşı Sean Benner ve Eden Aslin ile Fas vatandaşı İbrahim Sadun'un idam cezasını onadı. Rus kaynaklar, Ukrayna saflarında savaşırken Harkov yakınlarında yakalanan 39 yaşındaki Alexander Drueke ve 27 yaşındaki Andy Huynh adlı iki eski ABD askerinin de benzer bir cezaya çarptırılabileceğini öne sürdüler.
Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı’ya bir kez daha kıtalararası Sarmat hipersonik füzeleri ile gözdağı verdi. Putin, dün Moskova'daki askeri okul mezunlarıyla bir araya geldiği mezuniyet töreninde kıtalararası Sarmat hipersonik füzelerin (Şeytan 2) bu yılın sonlarında Rusya Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine gireceğini açıkladı.
Ukrayna'daki gelişmelere de değinen Putin, “Rusya ordusu ve donanması da dahil olmak üzere tüm askeri birimler için birtakım zorluklar ve engeller yaratan yeni koşullar olduğunu herkes biliyor. Ancak tüm bu zorluklara ve engellere rağmen askeri alandaki kalkınma ve gelişimi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
İlk Sarmat hipersonik füzesinin 20 Nisan'da Arhangelsk bölgesindeki Plesetsk Uzay Üssü’nden fırlatılmasının ardından bu füzeler Ukrayna savaşıyla ilişkilendirilmeye başlandı. Rusya Stratejik Füze Kuvvetleri, Rusya'nın en yeni kıtalararası menzilli füzesi Sarmat’ın yakında askeri birliklerde saha hizmetine sunmaya başlayacaklarını duyurdu. Sarman hipersonik füzesi, ağırlığı 10 tona kadar olan bölünebilir nükleer savaş başlığını dünyanın herhangi bir yerine taşıyabilecek kapasiteye sahiptir.
Öte yandan Ukrayna krizinin yansımalarının giderek artan bir şekilde Rusya'daki iç güvenlik durumuna da yansıdığı görülüyor. Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) dün, iki ay içinde 43 silah yapım atölyesinin çalışmalarının engellendiğini ve ülke genelinde yaklaşık 400 silah ve patlayıcının yanı sıra 40 binden fazla mermiye el koyulduğunu bildirdi.
FSB’nin açıklamasına göre Rusya İçişleri Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar Birliği iş birliğiyle, Mayıs ve Haziran aylarında yasa dışı silah üreticileri ve destekçilerine yönelik düzenlenen geniş çaplı bir operasyon düzenlendi. Operasyon sırasında Rusya’nın 38 bölgesinden 116 kişi tutuklandı. Operasyonda yüzlerce yabancı menşeli ateşli silah, otomatik tüfek, havan topu, anti-zırh rampaları ve kara mayınlarının yanı sıra 28 kilogramdan fazla patlayıcı, yüzlerce el bombası ve topçu mühimmatı ele geçirildi. FSB, açıklamasında operasyonla ilgili daha fazla detay vermezken Ukrayna'daki askeri operasyonla doğrudan bağlantısı olup olmadığını da belirtmedi.
Sahadaki gelişmelere gelince Moskova’nın Luhansk’taki ayrılıkçı güçlerin, Ukrayna’nın buradaki direnişinin son kalesi olan stratejik öneme sahip Severodonetsk şehrinin kontrolünü tamamen ele geçirmek üzere olduklarını açıklasa da Luhansk ve Donetsk bölgelerindeki savaş cephelerinde şiddetli çatışmalar devam ediyor. Moskova daha önce de Severodonetsk yakınlarında bulunan Azot Kimyasal Tesisi’nde kuşatma altındaki Ukrayna güçlerinin teslim olmaya başladıklarını duyurmuştu.
Diğer taraftan Ukrayna güçleri Donetsk ve Luhansk'a yönelik saldırılarını yoğunlaştırmaya devam ediyor gibi görünüyor. Donetsk polisi dün, Ukrayna silahlı gruplarının son gün boyunca bölgedeki yerleşim merkezleri de dahil olmak üzere birçok yeri yoğun bir şekilde bombaladığını duyurdu. Polis güçlerinden yapılan açıklamada, Ukrayna güçlerinin geçtiğimiz gün dokuz ayrı noktaya 320'den fazla roketli saldırı gerçekleştirdiği belirtildi. Ateşkes Kontrol ve Koordinasyon Ortak Merkezi’ndeki Luhansk temsilciliği, Ukrayna güçlerinin Stakhanov ve Zemogorye şehirlerini Toçka füzeleriyle bombaladığını bildirdi.
Bir başka gelişmede ise Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna ordusunun Karadeniz'deki Yılan Adası'nı almak için operasyon düzenlediğini ancak Rus ordusunun saldırıyı püskürttüğünü bildirdi. Bakanlık ayrıca geçtiğimiz Pazartesi günü Ukrayna ordusu tarafından Rusya’ya ait açık deniz sondaj platformlarına yapılan saldırıya misilleme olarak Odessa yakınlarındaki bir havaalanının bombalandığını ekledi. Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov tarafından yapılan açıklamada, Ukrayna güçlerinin yoğun hava ve topçu bombardımanlarıyla adanın kontrolünü yeniden ele geçirmek amacıyla güçlü bir saldırı gerçekleştirdiği ve ardından karaya çıkarma yapma girişiminde bulunduğu belirtildi. Açıklamada, Ukrayna’ya ait 15'ten fazla silahlı insansız hava aracının (SİHA) ve keşif İHA’sının da saldırıya katıldığı belirtildi. Açıklamaya göre Rusya ordusu, saldırı girişimi sırasında yüksek irtifalarda uçan ABD’ye ait bir keşif uçağı da tespit etti. Açıklamada, Rusya hava savunma sistemlerinin 13 SİHA/İHA, d4 Toçka füzesi ve 21 Uragan roketatarını düşürerek girişimi püskürttüğü doğrulandı. Rusya ordusu ayrıca Odessa bölgesindeki S-300 uçaksavar füze sisteminin iki fırlatma rampasına saldırı düzenlediğini bildirdi.



ABD ordusu, cumartesi günü Başkan Trump'a İran'a saldırı hazırlığında olduğunu bildirdi

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
TT

ABD ordusu, cumartesi günü Başkan Trump'a İran'a saldırı hazırlığında olduğunu bildirdi

ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)
ABD uçak gemisi USS Gerald Ford'da personel tarafından yapılan hazırlıkları gösteren bir fotoğraf (ABD Donanması)

ABD televizyonu CBS News’e konuşan kaynaklar, ABD’li üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin, cumartesi günü Başkan Donald Trump'a ordunun İran'a olası saldırıları gerçekleştirmeye hazır olduğunu ve herhangi bir eylemin takviminin hafta sonunu aşabileceğini bildirdiklerini söyledi.

Ulusal güvenlik konularının hassasiyeti nedeniyle kimliklerinin gizli tutulmasını isteyen yetkililer, Trump'ın saldırı konusunda henüz nihai bir karar vermediğini belirterek, istişarelerin devam ettiğini ve çeşitli olasılıklara açık olduğunu vurguladı.

Kaynaklardan bazıları, ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) Washington’ın operasyona devam etmesi halinde İran'ın başlatabileceği olası eylemler veya karşı saldırılara hazırlık olarak bazı personeli geçici olarak Ortadoğu'dan Avrupa'ya veya ABD içindeki başka yerlere naklettiğini de sözlerine ekledi.

Kaynaklardan biri, varlıkların ve personelin yeniden konuşlandırılmasının, olası bir ABD askeri harekâtı öncesinde rutin bir prosedür olduğunu ve İran'a bir saldırının yakın olduğu anlamına gelmediğini açıkladı.

Pentagon’un bir sözcüsü ise çarşamba öğleden sonra CBS News'e yaptığı açıklamada, paylaşacak herhangi bir bilgisi olmadığını söyledi.

CNN'e konuşan bazı kaynaklar da ABD ordusunun bu hafta sonu İran'a saldırı düzenlemeye hazır olduğunu, ancak Başkan Trump'ın böyle bir harekatı onaylayıp onaylamayacağına dair henüz nihai bir karar vermediğini söyledi.

Kaynaklar, Beyaz Saray’ın, Ortadoğu'daki ABD hava ve deniz kuvvetleri de dahil olmak üzere son günlerde önemli takviye güçlerin gönderilmesinin ardından, ordunun hafta sonu itibarıyla saldırıya hazır olabileceği konusunda bilgilendirildiğini belirtti. Ancak bir kaynak, Trump'ın özel olarak gerçekleştirilen toplantılarda askeri harekatın lehine ve aleyhine olan argümanları tartıştığını ve en iyi hareket tarzı konusunda danışmanlarının ve müttefiklerinin görüşlerini aldığını belirterek, hafta sonuna kadar bir karar verip vermeyeceğinin belirsiz olduğunu ekledi. Kaynak, “Bu konuyu düşünmek için çok zaman harcıyor” ifadelerini kullandı.

ABD merkezli haber sitesi Axios daha önce bazı kaynaklara dayanarak, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran ile büyük bir savaşa daha yakın olduğunu ve devam eden diplomatik çabaların başarısız olması halinde bunun yakında gerçekleşebileceğini öne sürmüştü.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran ve ABD'nin dün Cenevre'de yapılan ikinci tur müzakerelerde temel ‘kılavuz ilkeler’ üzerinde anlaşmaya vardığını, ancak iki tarafın hala üzerinde çalışması gereken konular olduğunu açıkladı.

Öte yandan ABD'li bir yetkili, İran'ın nükleer müzakerelerdeki uçurumları kapatmak için önümüzdeki iki hafta içinde ayrıntılı öneriler sunacağını söyledi. Kimliğini açıklamak istemeyen yetkili, “İlerleme kaydedildi, ancak hala tartışılması gereken birçok ayrıntı var” diye ekledi.

Trump, müzakerelerin öncesinde yaptığı bir açıklamada, Cenevre’deki görüşmelere ‘dolaylı olarak’ katılacağını söylemiş ve Tahran'ın bir anlaşmaya varmak istediğine inandığını ifade etmişti.


Ukrayna, Moskova'ya verdiği destek nedeniyle Belarus Cumhurbaşkanına yaptırımlar uyguladı

Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
TT

Ukrayna, Moskova'ya verdiği destek nedeniyle Belarus Cumhurbaşkanına yaptırımlar uyguladı

Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)
Putin, Moskova'da Belaruslu mevkidaşı Alexander Lukashenko ile bir araya geldi, (Arşiv-AP)

Ukrayna, Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko'ya yaptırımlar uyguladı ve savaş sırasında Rusya'ya verdiği destek nedeniyle Minsk'e karşı "karşı önlemleri yoğunlaştıracağını" belirtti.

Rusya'nın en yakın müttefiklerinden biri olan Belarus, Moskova'nın 2022'deki işgaline bir sıçrama tahtası görevi görmüş ve Rus güçlerinin geri püskürtülmeden önce Ukrayna başkentine yaklaşmasına imkan sağlamıştı.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Ukraynalıların öldürülmesinde (Lukashenko tarafından sağlanan) her türlü yardıma karşı önlemleri önemli ölçüde yoğunlaştıracağız" ifadelerini kullandı.

Belarus cumhurbaşkanlığı basın ofisi henüz yorum talebine yanıt vermedi.

Zelenskiy, Ukrayna ile 1.000 kilometreden fazla sınırı paylaşan Belarus'un, Moskova'nın ülkesine yönelik büyük ölçekli insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlemesine yardımcı olduğunu belirtti.

Ukrayna ve Belarus arasındaki sınırda fiili bir çatışma olmamasına rağmen, Zelenskiy, Minsk'in Rusya'ya 2025'in ikinci yarısında Ukrayna'ya yönelik saldırılarda kullanılan İHA’ları kontrol etmek için kendi topraklarında sistemler konuşlandırma izni verdiğini ifade etti.

Lukaşenko zaten ABD ve Avrupa yaptırımlarına tabi. Ukrayna'nın bu adımı büyük ölçüde sembolik olsa da Zelenskiy ülkesinin yeni önlemlerin "küresel bir etkiye" sahip olmasını sağlamak için ortaklarıyla birlikte çalışacağını belirtti.


ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
TT

ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 İranlı yetkiliye vize kısıtlaması getiriyor

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 16 Şubat 2026'da Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen ortak basın toplantısında (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, Washington'un Tahran'a karşı attığı son adımlar kapsamında, 18 İranlı yetkili ve  telekomünikasyon sektörü liderine vize kısıtlaması getireceğini duyurdu.

İran nükleer programı konusunda Cenevre'de Tahran ve Washington arasında yapılan ikinci tur görüşmelerin ardından İranlılar "ilerleme" kaydedildiğini ve olası bir anlaşmaya hazırlık olarak yazılı çalışma belgeleri sunmaya hazır olduklarını belirtirken, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Tahran'ın ABD Başkanı Donald Trump tarafından belirlenen "kırmızı çizgileri" aşmayı henüz kabul etmediğini teyit ederek, denklemde bir değişiklik olmazsa diplomasinin "doğal sonuna" ulaşabileceğini ima etti.

Uzmanlar, uydu görüntülerinin, İran'ın yakın zamanda hassas askeri bölgedeki yeni bir tesisin üzerine beton kalkan inşa ettiğini ve bunu toprakla örttüğünü gösterdiğini, bunun da ABD ile artan gerilimler arasında İsrail'in geçen yıl bombaladığı bildirilen bölgede çalışmaların ilerlediğini gösterdiğini ifade etti.