SRMG CEO’su, Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nde dijital dönüşümü ele aldı

Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nin oturum aralarında Bloomberg tarafından düzenlenen seminerden bir kare
Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nin oturum aralarında Bloomberg tarafından düzenlenen seminerden bir kare
TT

SRMG CEO’su, Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nde dijital dönüşümü ele aldı

Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nin oturum aralarında Bloomberg tarafından düzenlenen seminerden bir kare
Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nin oturum aralarında Bloomberg tarafından düzenlenen seminerden bir kare

Suudi Arabistan Araştırma ve Medya Grubu (SRMG) CEO’su Cumana er-Raşid, Bloomberg tarafından düzenlenen seminerde dijitalleştirme fırsatlarından, Metaverse aracılığıyla eğitim programlarına kadar bölgedeki medyanın geleceğini değerlendirdi.
Raşid, Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nin oturum aralarında, Bloomberg Intelligence Kıdemli Analisti Matthew Bloxham’ın moderatörlüğünde düzenlenen seminerde, SRMG’nin dijital dönüşüm stratejisi hedeflerini anlattı.
Seminere MNTN CEO’su Mark Douglas, EBONY & Jet MediaLink CEO’su Michael Cassin ve Bloomberg Media Global Pazarlama CEO’su Ann Kawallersky de katıldı.

Dijitalleşme Zorluğu
Küresel medya sahnesinin deneyimlediği dijital devrim, haber ve eğlence içeriğinin farklı platformlarda yenilikçi biçimlerde sağlanması için geniş fırsatlar sunuyor.
SRMG, çeşitli platformlarını içeren geniş bir dijital dönüşüm yoluyla bu küresel trende katıldı ve siyasi, ekonomik, spor ve sanatsal haberlerini iletmek ve hedef kitlesini genişletmek için modern dijital medyadan yararlandı.
SRMG CEO’su Raşid, “Medya sahnesi çok hızlı değişiyor ve aynı zamanda yararlanmaya çalıştığımız yeni fırsatlar ve etkileşimde bulunduğumuz zorluklar sunuyor” dedi.
Raşid, durgunluk faktörü ve medya kurumlarının halkın isteklerine ayak uydurma ve dijital dönüşümle etkileşim kurma yeteneğindeki düşüşe değinerek, bunun yayıncıların, içerik oluşturucuların ve medya kuruluşlarının karşılaştığı en önemli zorluklardan biri olduğunu vurguladı.
Raşid’e göre, SRMG bu zorluğa yanıt olarak yalnızca medyayı ‘dijitalleştirmek’ ile sınırlı olmayan, gelişmeleri öngörmek ve tüketici ihtiyaçları ve isteklerini karşılamak için bunun ötesine geçen dijital dönüşüm stratejisini başlattı.

SRMG’nin stratejisi, platformları dijitalleştirmenin yanı sıra hedef kitle nerede olursa olsun TV kanalı, sosyal medya veya ses ürünleri aracılığıyla onlara ulaşan, bölgedeki ilk çoklu hizmet platformu olan Al Sharq Bloomberg gibi bir dizi yeni proje başlatmaya odaklandı.
SRMG bununla yetinmedi ve medya sahnesinin gelişimini amaçlayan SRMG Labs ve SRMG X isimli iki yeni proje başlattı.
MNTN CEO’su Mark Douglas, yaratıcılık için büyük fırsatlar sağlayan akış yoluyla ABD’deki televizyon endüstrisini dijitalleştirme deneyiminden bahsetti. 
Douglas, yerel düzeyde televizyon izleme saatlerinin sosyal medya kullanımını aştığını, ancak Facebook kullanımının ABD’deki tüm reklam endüstrisinin iki katını temsil ettiğini söyledi.
Douglas, sektörün yönünü birkaç bin lider reklam şirketine odaklanmaktan, yüz binlerce küçük ve orta ölçekli şirkete dönüştürmek için büyük bir fırsat olduğunu da sözlerine ekledi.

Hedef kitle ile etkileşim
Katılımcılar, hedef kitlenin ilgi alanlarını anlama, bunlara ayak uydurmanın ve isteklerine yanıt vermenin önemi konusunda mutabık kaldı.
Bu bağlamda Michel Guy, “Tüketiciyi ve elde etmek istediği içeriğin doğasını bilmek gerekiyor” diyerek, bunu başarmak için veri ve teknoloji kullanmanın önemine dikkat çekti.
Ortadoğu bölgesine değinen Raşid ise, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da geniş bir kitleye ulaşmak için dijital dönüşümün gerekli olduğunu dile getirerek, Suudi Arabistan nüfusunun yüzde 70’inin ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin nüfusunun yüzde 60’ının 30 ile 35 yaş arasında olduğunu söyledi.

Raşid, yeni nesillerin isteklerine yanıt verebilmek için geleneksel medya modellerinin ötesine geçme ihtiyacının altını çizdi.
Bu kapsamda, grubun belgesel üreten ve bölgenin en önde gelen podcast platformlarından biri olan Eight Publishing and Distribution Company’yi satın almasına işaret etti.
Kawalersky ise, “Bloomberg Media, modern okuyucunun ilgi alanlarını ve hedeflerini belirlemek için çalışmalar düzenliyor ve bu da ortaklıklarımızın yönünü, ürün stratejimizi ve iletişim planımızı belirlemeye katkıda bulunuyor” dedi.

Metaverse fırsatları ve zorlukları
Raşid, Metaverse’nin bir gerçeklik haline geldiğini ve bu sanal alanın henüz gelişiminin ilk aşamalarında olduğunu dile getirdi.
Raşid’e göre, onu tek tip ve kapsamlı bir şekilde tanımlamak 5 ila 10 yıl sürebilir.
SRMG CEO’su, Metaverse’nin tanık olduğu gelişim sürecinin, medya kuruluşlarına haberlerin biçimi ve iletilme şeklini netleştirme ve bu alanda alıcıyla etkileşim kurma fırsatı sunduğunu da vurguladı.

Eğitim programları
SRMG, dijital dönüşüm stratejisinin bir parçası olarak eğitim programlarına özel önem veriyor.
Raşid bu konuda ise, “Bölgedeki medya sahnesine liderlik etmelerini sağlamak için yeni nesil içerik oluşturucular, teknik yenilikçiler, gazeteciler ve yöneticiler yetiştirmek, geliştirmek ve becerilerini artırmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
SRMG CEO’su, bu programların hayata geçirilmesinin, grubun bölgedeki medya endüstrisindeki öncü rolünü yeniden kazanmasını sağlayacağını da sözlerine ekledi.



Sağlıklı dişlerle uzun yaşam arasındaki bağlantı ortaya kondu

Rubio Dental Group'un Meksika'nın Los Algodones kentindeki ofislerinden birinde, bir diş hekimi Amerikalı hastaya diş tedavisi uyguluyor (AFP)
Rubio Dental Group'un Meksika'nın Los Algodones kentindeki ofislerinden birinde, bir diş hekimi Amerikalı hastaya diş tedavisi uyguluyor (AFP)
TT

Sağlıklı dişlerle uzun yaşam arasındaki bağlantı ortaya kondu

Rubio Dental Group'un Meksika'nın Los Algodones kentindeki ofislerinden birinde, bir diş hekimi Amerikalı hastaya diş tedavisi uyguluyor (AFP)
Rubio Dental Group'un Meksika'nın Los Algodones kentindeki ofislerinden birinde, bir diş hekimi Amerikalı hastaya diş tedavisi uyguluyor (AFP)

Japonya'da yürütülen ve kötü ağız sağlığının yaşam beklentisini önemli ölçüde azalttığını belirten yeni bir çalışma, yaşlı yetişkinleri dişlerine daha iyi bakmaya çağırıyor.

Ağızda daha az diş kalması, ağız kuruluğu, konuşma güçlüğü ve çiğneme ve yutma zorluğu olarak tanımlanan zayıf ağız ve diş sağlığı, yaşlanan kişilerde genel sağlık durumunun zayıflığını yansıtabiliyor.

Bir kişi doğal dişlerinin çoğuna sahip olsa bile, çiğneme sorunları yaşıyorsa yine de "ağız ve diş sağlığı zayıf" olarak kabul edilebiliyor çünkü ağız sağlığı kas gücü, tükürük ve yutma yeteneğini de içeriyor.

Japon araştırmacılar, bu türden ağız ve diş sağlığı zayıflığının sağlıklı yaşlanma şansının azalmasıyla yakından ilişkili olduğunu buldu.

Geriatrics & Gerontology International adlı akademik dergide yayımlanan son çalışmada, "Diş hekimi ziyaretleri yaşlı yetişkinlerde bu sonucu hafifletebilir" diye belirtildi.

Araştırmacılar, Japonya'da 65 yaş ve üstü 11 bin 80 yetişkinin ağız ve diş sağlığını değerlendirdi.

Çalışmaya katılanlara son 6 ayda diş hekimine gidip gitmedikleri soruldu ve ulusal engellilik ve ölüm kayıtları kullanılarak ortalama 6 yıl boyunca takip edildiler. Sağlıklı kalıp kalmadıkları, engellilik geliştirip geliştirmedikleri veya vefat edip etmedikleri incelendi.

Son zamanlarda diş hekimine gitmiş olmak, katılımcının ağız ve diş sağlığını koruduğunun işareti kabul edildi.

Araştırmacılar ayrıca her katılımcının sağlıklı yaşam beklentisini de tahmin etti. Bu, bir kişinin engellilik veya ciddi sağlık sorunları yaşamadan kaç yıl yaşayabileceğini gösteren bir ölçü.

Değerlendirilen 11 bin 80 yetişkinin yüzde 12'sinde çalışmanın başlangıcında ağız ve diş sağlığı sorunları vardı ve yaklaşık yüzde 50'si son 6 ayda diş hekimine gitmişti. Ağız ve diş sağlığı sorunları olanların, takip süresi boyunca sağlıklı durumdan engelliliğe geçme olasılığı, olmayanlara göre yüzde 23 daha fazlaydı. Ayrıca ağız ve diş sağlığı sorunları olan katılımcıların takip süresi boyunca ölme olasılığı yüzde 34 daha fazlaydı.

Araştırmacılar, yaşlı yetişkinlerin ağız ve diş fonksiyonlarında gerilemeyi önlemek veya geciktirmek, daha uzun süre daha sağlıklı ve bağımsız kalmalarına yardımcı olmak için düzenli şekilde diş hekimine görünmelerini öneriyor.

Bulgular, diş hekimi ziyaretlerinin doğrudan daha iyi sağlık sonuçlarına yol açtığını kanıtlamasa da çalışma, ilişkinin farklı gruplar arasında güçlü ve tutarlı olduğunu belirtiyor.

Çalışmada, "Bu bulgular, yaşlı yetişkinler arasında yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirebilecek ve engellilik yükünü azaltabilecek ağız ve diş sağlığını teşvik eden kamu sağlığı politikalarına duyulan ihtiyacı gösteriyor" deniyor.

Independent Türkçe


Gökbilimciler "var olmaması gereken" bir cisim buldu

Erken evrende oluşan bir galaksi kümesinin sanatçı tarafından tasviri: Aktif galaksilerden gelen radyo jetleri, sıcak bir küme içi atmosfere (kırmızı) gömülü halde ve yeni oluşan kümede büyük bir termal gaz rezervi görülüyor (Lingxiao Yuan)
Erken evrende oluşan bir galaksi kümesinin sanatçı tarafından tasviri: Aktif galaksilerden gelen radyo jetleri, sıcak bir küme içi atmosfere (kırmızı) gömülü halde ve yeni oluşan kümede büyük bir termal gaz rezervi görülüyor (Lingxiao Yuan)
TT

Gökbilimciler "var olmaması gereken" bir cisim buldu

Erken evrende oluşan bir galaksi kümesinin sanatçı tarafından tasviri: Aktif galaksilerden gelen radyo jetleri, sıcak bir küme içi atmosfere (kırmızı) gömülü halde ve yeni oluşan kümede büyük bir termal gaz rezervi görülüyor (Lingxiao Yuan)
Erken evrende oluşan bir galaksi kümesinin sanatçı tarafından tasviri: Aktif galaksilerden gelen radyo jetleri, sıcak bir küme içi atmosfere (kırmızı) gömülü halde ve yeni oluşan kümede büyük bir termal gaz rezervi görülüyor (Lingxiao Yuan)

Bilim insanları evrende inanılmaz derecede sıcak, aslında orada olmaması gereken bir gaz kümesi tespit etti.

Büyük Patlama'dan sadece 1,4 milyar yıl sonra oluşan cisim, sıcak gazla parıldıyor. Evrenin, araştırmacıların beklediğinden çok daha erken bir döneminde, çok daha sıcak halde bulundu.

Keşif o kadar şaşırtıcıydı ki, araştırmacılar ilk anda bir hata olabileceğini düşündü.

British Columbia Üniversitesi'nden Dazhi Zhou, "Kozmik tarihin bu kadar erken bir döneminde bu kadar sıcak bir atmosfer kümesi görmeyi beklemiyorduk" diyor.

Aslında sinyal gerçek olamayacak kadar güçlü olduğundan ilk başta şüpheyle yaklaştım. Ancak aylarca süren doğrulama çalışmalarının ardından, bu gazın tahmin edilenden en az 5 kat daha sıcak olduğunu, hatta günümüzdeki birçok kümede saptadığımızdan daha sıcak ve enerji yüklü olduğunu doğruladık.

Bilim insanları erken evrendeki bir şeyin (muhtemelen bu kümede bulunan üç süper kütleli kara deliğin) kümenin etrafına yüksek enerjili sıcak gaz pompaladığını tahmin ediyor. Evrenin hayatının bu kadar erken bir aşamasında bu kadar güçlü bir şey yaşanacağını düşünmüyorlardı.

Bu, bir araya gelerek evrene şeklini veren galaksi kümelerinin nasıl oluştuğuna dair anlayışımızı değiştirebilir.

Çalışma, bilim insanlarının yaklaşık 12 milyar yıl öncesine bakarak incelediği SPT2349-56 adlı "bebek" galaksi kümesine odaklandı. Genç olmasına rağmen son derece büyük bir kütleye sahip olan bu küme, 30 aktif galaksi ve 500 bin ışık yılı çapında bir çekirdeğe sahip.

Atacama Büyük Milimetre/Milimetre-altı Dizisi (ALMA) adlı bir teleskop setini kullanarak bu galaksi kümesini incelediler. Kümenin termal enerjisini hesaplamaya olanak tanıyan Sunyaev-Zeldovich etkisi adlı bir araç kullanarak ölçüm yaptılar.

Cismin bu kadar sıcak olması, galaksi kümelerinin doğumunda araştırmacıların düşündüğünden çok daha fazla patlama yaşandığına işaret ediyor. Bu da galaksi kümelerinin ilk nasıl oluştuğu ve evrimleştiğine dair anlayışımızı gözden geçirmemiz gerektiği anlamına gelebilir.

Dalhousie Üniversitesi'nden profesör Scott Chapman, "Galaksi kümelerini anlamak, evrendeki en büyük galaksileri anlamanın anahtarı" diyor. 

Bu devasa galaksiler çoğunlukla kümelerde yer alıyor ve evrimleri, kümelerin oluşum dönemindeki çok güçlü ortamdan (küme içi ortam da dahil) büyük ölçüde etkileniyor.

Çalışma, hakemli dergi Nature'da yayımlanan "Sunyaev-Zeldovich detection of hot intracluster gas at redshift 4.3" (Kırmızıya kayma 4,3'te sıcak küme içi gazın Sunyaev-Zeldovich etkisiyle tespiti) başlıklı yeni bir makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe


Gelenek bu yıl da sürüyor: Netflix'in yeni uyarlamasına yoğun ilgi

İki kez BAFTA'ya aday gösterilen İrlandalı oyuncu James Nesbitt, Hobbit: Beklenmedik Yolculuk (The Hobbit: An Unexpected Journey) ve Maç Sayısı (Match Point) gibi filmlerle de tanınıyor (Netflix)
İki kez BAFTA'ya aday gösterilen İrlandalı oyuncu James Nesbitt, Hobbit: Beklenmedik Yolculuk (The Hobbit: An Unexpected Journey) ve Maç Sayısı (Match Point) gibi filmlerle de tanınıyor (Netflix)
TT

Gelenek bu yıl da sürüyor: Netflix'in yeni uyarlamasına yoğun ilgi

İki kez BAFTA'ya aday gösterilen İrlandalı oyuncu James Nesbitt, Hobbit: Beklenmedik Yolculuk (The Hobbit: An Unexpected Journey) ve Maç Sayısı (Match Point) gibi filmlerle de tanınıyor (Netflix)
İki kez BAFTA'ya aday gösterilen İrlandalı oyuncu James Nesbitt, Hobbit: Beklenmedik Yolculuk (The Hobbit: An Unexpected Journey) ve Maç Sayısı (Match Point) gibi filmlerle de tanınıyor (Netflix)

Netflix, her yılbaşında sürdürdüğü geleneği bu sene de bozmadı ve 2026'yı yeni bir Harlan Coben uyarlamasıyla karşıladı. 

Platform, James Nesbitt, Ruth Jones ve Minnie Driver'ın başrollerini paylaştığı gizem-gerilim dizisi Run Away'in 8 bölümünün tamamını 1 Ocak itibarıyla izleyiciyle buluşturdu.

Diziyi tek oturuşta bitiren izleyiciler, sosyal medyada ilk tepkilerini paylaşmaya çoktan başladı. Yorumların çoğunlukla olumlu olduğu görülüyor.

Bazı izleyiciler Coben için "Yine yaptı" ifadesini kullanarak hikayenin "akıllara durgunluk verdiğini" yazıyor. Kimileri de 2024'te yayına giren Fool Me Once'ı beğenmediklerini belirtirken Run Away'i övgü yağmuruna tutuyor. 

Öte yandan, en yaygın şikayetler arasında hikayenin daha az bölümde anlatılabileceği ve finalin herkesi tatmin etmediği yorumları öne çıkıyor. 

Diziyi "keyifli" bulan kimi izleyiciler sonu sevmediklerini söylerken, bazıları da "8 yerine 6 bölüm yeterdi" eleştirisini dile getiriyor. 

HELLO! dergisi eleştirmeni Nicky Morris, Run Away'i yeni yılın "kaçırılmaması gereken" yapımları arasında gösteriyor. 

Coben'ın 2019 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan Run Away, banliyöde "sıradan" bir hayat süren Simon Greene adlı babanın hikayesini merkezine alıyor.

Netflix, 18 yaş altına uygun olmadığını dile getirdiği mini dizinin konusunu şöyle özetliyor:

Evden kaçan kızını arayan çaresiz bir baba, kendini bir cinayet vakasının içinde bulur ve ailesini temelden yıkabilecek sırlarla karşılaşır.

64 yaşındaki Amerikalı yazar Coben, TUDUM'a yaptığı açıklamada dizinin merkezinde "aile" meselesinin durduğunu vurgulayarak ekliyor: 

Aileyi bir arada tutmak için neler yaptığımızı ve aile olarak sakladığımız sırları anlatıyor.

Independent Türkçe, HELLO!, Daily Mail, TUDUM