Trablus’ta Dibeybe ve Başağa destekçileri arasında çıkan çatışmalarda 3 kişi öldü  

Libya Başkanlık Konseyi, ulusal uzlaşı için stratejik vizyon çalışması başlattı 

Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, iki yardımcısı Musa el-Kuni ve Abdullah el-Lafi ile birlikte ulusal uzlaşı için stratejik vizyon çalışması başlattı. (Başkanlık Konseyi)
Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, iki yardımcısı Musa el-Kuni ve Abdullah el-Lafi ile birlikte ulusal uzlaşı için stratejik vizyon çalışması başlattı. (Başkanlık Konseyi)
TT

Trablus’ta Dibeybe ve Başağa destekçileri arasında çıkan çatışmalarda 3 kişi öldü  

Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, iki yardımcısı Musa el-Kuni ve Abdullah el-Lafi ile birlikte ulusal uzlaşı için stratejik vizyon çalışması başlattı. (Başkanlık Konseyi)
Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi, iki yardımcısı Musa el-Kuni ve Abdullah el-Lafi ile birlikte ulusal uzlaşı için stratejik vizyon çalışması başlattı. (Başkanlık Konseyi)

Libya'da Abdulhamid Dibeybe ile rakibi Fethi Başağa arasındaki iktidar mücadelesinin doğrudan silahlı çatışmaya evrilebileceği yönünde işaretler belirdi. Başkent Trablus’ta iki hükümete bağlı milis güçleri arasında çıkan çatışmalarda en az üç kişiyi hayatını kaybetti. Libya Başkanlık Konseyi, ulusal uzlaşı için stratejik bir vizyon çalışması başlattıklarını duyurdu.
Trablus’taki yerel kaynaklar ve medya, geçici Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı Batı Sahili Bölgesi komutanı Salah Nemruş’un emrindeki milis güçlerinin önceki gece Trablus-Zaviye sahil yolunu trafiğe kapattığını bildirdi. Yayınlanan görüntülerde, bölgede çok sayıda askeri aracın olduğu, kum dolu torbaların yığıldığı ve vatandaşların geçişine izin verilmediği görülüyor. Trablus’un Salahaddin bölgesinde yer alan Yermük Askeri Üssü çevresinde ise yoğun silah sesleri duyuldu. Yerel basına göre, Trablus’ta İstikrarı Destekleme Güçleri ile Başağa’ya yakın milis güçleri arasında patlak veren çatışmalarda en az üç kişi yaşamını yitirdi. Bölge halkı paniğe kapılırken, konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapılmadı. İstikrarı Destekleme Güçleri yetkilileri herhangi bir çatışmanın içinde yer almadığını açıklasa da bu güçlere ait çok sayıda askeri aracın Hadika üssünden, çatışmaların yaşandığı Zaviyet Dehmani bölgesine doğru hareket ettiği görüldü. Bazı haberlerde, Trablus’un bazı bölümlerinin hükümetin kontrolünden çıktığı, bu nedenle Abdulhamid Dibeybe’nin Cadu kentine yaptığı ziyareti karayolu yerine helikopterle yaptığı iddia edildi.  

Dibeybe çatışmalar hakkında konuşmadı
Geçici Ulusal Birlik Hükümeti’nin (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Trablus'un güneyinde yer alan Cadu kentindeki bir toplantıya iştirak etti. Çatışmalarla ilgili herhangi bir açıklama yapmayan Dibeybe, hükümetinin meşruiyetini savundu. Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun Kasım 2020'deki toplantılarında belirlenen yol haritasında geçiş süreci yönetiminin görev süresi 18 ay olarak öngörülmüştü. Bu sürenin tamamlanmasının ardından Dibeybe, Birleşmiş Milletler’deki (BM) bazı etkin güçlerin, kapsamlı bir siyasi uzlaşı sağlanmadan, taraflar arasında anlaşmanın sona ermesi için ‘süre tehdidinin’ siyasi bir baskı aracı olarak kullanılmasına karşı olduğunu iddia etti. Bir an önce genel seçimlerin yapılması gerektiğini yineleyen Dibeybe, Cenevre’de üzerinde uzlaşılan siyasi anlaşma tarafından sağlanan istikrar halinin korunması çağrısında bulundu. Dibeybe ayrıca, Petrol ve Gaz Bakanı Muhammed Avn’ın, Ulusal Petrol Şirketi Başkanı Mustafa Sanallah’ın azledilmesi önerisini prensipte kabul ettiğini, ancak yerine gelecek ismin tartışılması gerektiğini söyledi.  

Libya: ‘Ulusal Uzlaşı için Stratejik Vizyon’ çalışması başlatıldı
Öte yandan Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, ‘Ulusal Uzlaşı için Stratejik Vizyon’ çalışması başlatıldığını duyurdu. Başkent Trablus’ta düzenlenen törende konuşan Menfi, Libya'nın kendisini dış müdahale ve bağımlılık çemberinden çıkaracak ulusal çabalara ihtiyacı olduğunu belirterek, bunun yolunun ise, vatanın menfaatini tüm menfaatlerin üstünde tutacak ulusal uzlaşıdan geçtiğini kaydetti. Menfi, Başkanlık Konseyi’nin, Libya halkının irade ve idarede ortak olduğu, toplumsal dokuyu onaran, birleştirici gerçek bir ulusal uzlaşı projesi başlatma sorumluluğu olduğunu ifade etti. Libyalıların uzlaşma zamanının geldiğini vurgulayan Menfi, dünyadaki pek çok halkın ayrılık ve bölünme sıkıntıları çektiğini ancak irade, azim, hoşgörü ve uzlaşı yoluyla bu sorunların üstesinden geldiğini belirtti. Söz konusu stratejik vizyonun, bu yılın sonuna kadar tamamlanmasını öngördüklerini de sözlerine ekledi.  
Törende ses kaydı yayınlanan Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih, Başkanlık Konseyi’ne girişimleri için teşekkür etti ve en kısa zamanda ‘ulusal uzlaşı kanun tasarısını’ meclise sunacaklarını belirtti. Salih "Libya rehin alınamaz ve pazarlıklara konu olamaz, halkımız özgürlük ve bağımsızlık için bedeller ödemiştir. Bu tarihsel aşamada, anlaşmazlıkları geride bırakmalı, kavga ve çatışmalardan vazgeçmeliyiz. Ulusal uzlaşı istikrar ve refahın sağlanmasında temel bir dayanaktır’’ diye konuştu.  
 
Mısır ve UBH arasında gerginlik
Mısır Dışişleri Bakanlığı ile Ulusal Birlik Hükümeti Dışişleri Bakanlığı arasında küçük bir gerginlik yaşandı. UBH Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın, ‘Libya Siyasi Diyalog Forumu'nun yol haritasına göre hükümetin görev süresinin dolduğu’ yönündeki açıklamasına tepki gösterildi. Mısır'ın yaklaşımını Libya’nın iç işlerine müdahale olarak addeden Bakanlık, ülkedeki siyasi sürecin Libyalıları ilgilendirdiğini ve herhangi bir üçüncü tarafın bu süreçle ilgili takvim belirleyemeyeceğini vurguladı. Cenevre’deki uzlaşıya göre, geçiş sürecinin sadece seçimlerin yapılmasıyla sona ereceğine işaret edilen açıklamada, aksi yönde açıklamaların ülkedeki istikrarı zedeleyeceği belirtildi.  
Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Hafız, hükümetinin Libyalı kardeşleri için tüm imkanları kullandığını ve kardeşlik ilişkilerine özen gösterdiğini belirterek, ‘’Mısır, kardeş Libya halkının güvenlik ve istikrarı sağlama çabalarını desteklemektedir. Libya halkının yönetimi seçmesi için bir an önce genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin gerçekleşmesi yönündeki çabaları desteklemektedir. Bazı dakik olmayan yorumlar dikkat dağıtma amaçlıdır” açıklamasında bulundu.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.