AB, "Avrupa Siyasi Topluluğu" kurmayı değerlendiriyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

AB, "Avrupa Siyasi Topluluğu" kurmayı değerlendiriyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avrupa Birliği (AB) liderleri, AB'nin yakın ilişkiler içinde olduğu Avrupa ülkelerini "Avrupa Siyasi Topluluğu" altında bir araya getirme tasarısını görüştü, oluşumun genişlemeye alternatif olmayacağı vurgulandı.
AB Konseyi Başkanı Charles Michel, AB Dönem Başkanı Fransa'nın Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Liderler Zirvesinin bitiminde basın toplantısı düzenledi.
Michel, zirvenin ikinci bölümünde ele alınan ilk konunun "Avrupa siyasi topluluğu" olduğunu belirtti.
Bunun AB'nin genişlemesine alternatif olmadığının altını çizen Michel, Çekya'nın dönem başkanlığında, yazdan sonra bu konuyu ele alan bir toplantı yapacaklarını bildirdi.
Macron da, söz konusu topluluğa İzlanda'dan Ukrayna'ya, Avrupa Ekonomik Bölgesi ülkeleri, AB'ye çıkmış, AB'ye üye olmak isteyen ülkeleri, henüz aday statüsü almayan Batı Balkanlar ülkelerinin davet edileceğini söyledi.
Zirvenin sonuç bildirisinde Avrupa siyasi topluluğunun AB'nin yakın ilişkiler içinde olduğu tüm Avrupalı ülkeleri kapsayabileceği, kıtanın güvenlik, istikrar ve refahını güçlendirmek için bir siyasi koordinasyon platformu niteliği taşıyacağı ifade edildi.

Ekonomik tedbirler
İkinci konunun Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı savaş nedeniyle enerji ve gıda fiyatlarındaki enflasyon olduğunu ifade eden Michel, "Bankacılık Birliği" ve "Sermaye Piyasası Birliği" kurmanın öncelikleri arasında olduğunu dile getirdi.
Michel, Hırvatistan'ın 1 ocak 2023 itibarıyla avro bölgesine dahil olma kararının da liderler tarafından kabul edildiğini duyurdu.
Von der Leyen de enflasyon karşısında zirvede tüm üye ülkelerin milli acil durum planlarını gözden geçirdiklerini, "ortak Avrupa acil durum talep azaltma planı" üzerinde çalıştıklarını aktardı.
Temel sorunun fosil yakıtlara, özellikle Rusya'dan alınan fosil yakıtlara bağımlılık olduğunun altını çizen von der Leyen, 150 milyar metreküplük (geçen sene Rusya'dan alınan miktar) gazı başka kaynaklarla değiştirmek için farklı seçenekleri değerlendirdiklerini söyledi.
Von der Leyen, Azerbaycan, Norveç, Mısır, İsrail, Cezayir gibi ülkelerin AB'ye gaz akışlarını artırmaya başladıklarını, AB'nin çok önemli bir müşteri olduğunu anladıklarını dile getirdi.
AB Komisyonu Başkanı, Rus petrolünü sene sonuna kadar yüzde 90 oranında azaltma hedefini anımsattı.



Pentagon, Kuzey Kore'yi caydırmada "sınırlı bir rol" bekliyor

Pentagon binası (AP)
Pentagon binası (AP)
TT

Pentagon, Kuzey Kore'yi caydırmada "sınırlı bir rol" bekliyor

Pentagon binası (AP)
Pentagon binası (AP)

ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) dün yayınladığı politika belgesi, bakanlığın Kuzey Kore'yi caydırmada "daha sınırlı" bir rol oynamasını ve sorumluluğun büyük bir kısmını Güney Kore'ye devretmesini beklediğini gösteriyor. Bu, Seul'de endişelere yol açabilecek bir adım.

Güney Kore, Kuzey Kore'den gelebilecek herhangi bir askeri tehdide karşı ortak savunmanın parçası olarak yaklaşık 28 bin 500 ABD askerine ev sahipliği yapıyor ve Seul bu yıl savunma bütçesini yüzde 7,5 artırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Pentagon politikasını yönlendiren bir belge olan Ulusal Savunma Stratejisi, "Güney Kore, ABD'nin hayati ancak daha sınırlı desteğiyle Kuzey Kore'yi caydırma konusunda birincil sorumluluğu üstlenebilecek kapasitededir" ifadesini içermekte.


Meloni, Trump'ı Ukrayna savaşını sona erdirmesi halinde Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceğine söz verdi

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
TT

Meloni, Trump'ı Ukrayna savaşını sona erdirmesi halinde Nobel Barış Ödülü'ne aday göstereceğine söz verdi

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Roma'da düzenlediği basın toplantısında (EPA)

İtalyan Başbakanı Giorgia Meloni, dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmeden önce Ukrayna'daki savaşı sona erdirmesini umduğunu belirtti.

 Meloni, ödülü alamadığı için hayal kırıklığını gizlemeyen Trump ile dostane ilişkiler sürdürüyor.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşmesinin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Umarım bir gün Donald Trump'a Nobel Barış Ödülü'nü verebiliriz" dedi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre sözlerine şöyle devam etti: "Eğer Ukrayna için adil ve kalıcı bir barışın sağlanmasında fark yaratırsa, biz de Donald Trump'ı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterebiliriz."

Trump, pazartesi günü yayınlanan Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store'ye yazdığı mektupta, ödülü almamış olmanın kendisini artık "sadece barış için çalışmak" zorunda hissetmediği anlamına geldiğini belirtti.

Trump perşembe günü, başlangıçta Gazze'deki ateşkesi ve Filistin topraklarının yeniden inşasını denetlemek amacıyla kurulan, ancak o zamandan beri çeşitli çatışmaları çözmeyi amaçlayan bir mekanizmaya dönüşen "Barış Konseyi"nin kurulduğunu duyurdu.

İtalya'yı Konseye katılmaya davet etti, ancak Meloni, Trump'ı "anayasal sorunlar" konusunda bilgilendirdiğini söyledi.

Medya haberlerine göre, İtalyan yasaları, yalnızca yabancı bir lider tarafından yönetilen kuruluşa üye olmaya izin vermiyor.

Meloni, Trump'tan konseyi "sadece İtalya'nın değil, diğer Avrupa ülkelerinin ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde" yeniden yapılandırmasını istediğini söyledi.


Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump yönetimi, Küba'yı petrol ithalatından mahrum bırakmak için abluka uygulamayı değerlendiriyor

 ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

Politico, kaynaklara dayandırdığı dünkü haberinde, Trump yönetiminin Küba'yı hayati önem taşıyan petrol ithalatından mahrum bırakmak için deniz ablukası uygulamayı değerlendirdiğini bildirdi.

Web sitesi, yönetimin Küba'da rejim değişikliği için Karayip ülkesine petrol ithalatına tamamen ambargo uygulanması da dahil olmak üzere çeşitli seçenekleri değerlendirdiğini belirtti.

Politico, plana aşina üç kaynağa atıfta bulunarak, yönetim içindeki Küba hükümeti eleştirmenlerinin Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun desteğiyle bu gerilimi tırmandırmayı amaçladığını bildirdi.

Kaynaklar, Trump yönetiminin henüz bu konuda bir karar vermediğini, ancak bunun Trump'a Küba'yı komünist yönetimine son vermeye zorlamak için sunulan bir dizi seçenek arasında olabileceğini belirtti.

Küba'ya petrol ithalatına tam ambargo uygulanması insani bir krize yol açacak ve bu da bazı yönetim yetkililerinin buna karşı çıkmasına neden olacak bir olasılık.

Ancak bu tartışmalar, Trump yönetimi içindeki bazı kişilerin, düşman olarak gördükleri Latin Amerika liderlerini izole etmeyi ne ölçüde düşündüklerini ortaya koyuyor.

Şarku’l Avsat’ın Politico n aktardığına göre plan hakkında bilgi sahibi olan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir kaynak, “Enerji, rejimi devirmek için en güçlü silahımızdır” ifadelerini kullandı.

Kaynak ayrıca, 1959 Küba Devrimi'nden beri ülkeyi yöneten komünist hükümetin devrilmesinin, ABD yönetimi açısından “2026'da kesinleşmiş bir durum” olduğunu da belirtti.