Yahudi yerleşimciler Kisan köyü camisine İsrail bayrağı astı

 İsrail güçleri dün Nablus yakınlarında protesto gösterisi düzenleyen Filistinli gençlere gaz bombalarıyla müdahale etti. (DPA)
İsrail güçleri dün Nablus yakınlarında protesto gösterisi düzenleyen Filistinli gençlere gaz bombalarıyla müdahale etti. (DPA)
TT

Yahudi yerleşimciler Kisan köyü camisine İsrail bayrağı astı

 İsrail güçleri dün Nablus yakınlarında protesto gösterisi düzenleyen Filistinli gençlere gaz bombalarıyla müdahale etti. (DPA)
İsrail güçleri dün Nablus yakınlarında protesto gösterisi düzenleyen Filistinli gençlere gaz bombalarıyla müdahale etti. (DPA)

İsrail askerlerinin, işgal altındaki Batı Şeria'da, yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri karşıtı protesto eylemlerine müdahalesinde, bir kısmı plastik mermiyle olmak üzere onlarca Filistinli yaralandı.  
İsrail güvenlik güçleri dün (Cuma) El-Halil kentindeki cebel Şerif bölgesinde bir düğün törenini basarak, davetlilere sert bir şekilde davrandı ve üst araması yaptı. İsrail güçleri ayrıca, El-Halil kenti Yatta beldesinde, bölgedeki tehcir politikalarının ele alınacağı bir etkinliğe katılmak isteyen yerli ve yabancı aktivistleri engelledi.  
El-Halil'deki ‘ayrımcı duvar ve yasa dışı yerleşim karşıtı’ ulusal komitenin koordinatörü Ratıb el-Cebbur, Saint Eve Katolik İnsan Hakları Merkezi gönüllülerinin Musafir beldesindeki yerleşim karşıtı eylemlere destek vermek amacıyla bölgeye geldiklerini ancak geçişlerinin, İsrail askerleri tarafından engellendiğini aktardı. Cebbur, Musafir ve Yatta beldesi halkının Ayn Beyda bölgesinde cuma namazının ardından, bölgedeki yasa dışı yerleşim yerlerini birbirine bağlayan yeni yolla ilgili bir protesto gösterisi düzenlediğini bildirdi. Söz konusu yol inşa edilirken, Filistinlilere ait binlerce dönüm toprağın gasp edildiğini söyleyen Cebbur, ‘’Bu yolun inşası asla meşru değildir, Dais, Ebu Zuhre, Muhamire ve diğer ailelere ait olan binlerce dönüm toprağı gasp ettiler’’ dedi.  

Filistin Kızılayı: İsrail askerlerinin yaraladığı 131 kişiye müdahale edildi
Filistin Kızılayı, ekiplerinin Batı Şeria’nın çeşitli bölgelerinde İsrail askerlerinin müdahalesi sonucu yaralanan 131 kişiye müdahale ettiğini duyurdu. Beyt Decin, Beyta, Karyut, Burin ve Kefr Kadum beldelerinde toplanan Filistinliler, Yahudi yerleşim birimleri karşıtı eylemler düzenledi. İsrail askerleri Filistinlilere, kauçuk kaplı mermi ve gaz bombalarıyla müdahale etti. Filistin Kızılayı'ndan yapılan açıklamada, 9 kişinin kauçuk kaplı mermiyle, 4 kişinin darp ve düşme sonucu, bir sağlık görevlisinin ise gaz bombasının yüzüne isabet etmesi sonucu yaralandığı, ayrıca onlarca kişinin göz yaşartıcı gaz bombalarından etkilendiği belirtildi. Filistinliler, Ayrım Duvarı ve yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri inşasına karşı her hafta cuma günü protestolar düzenliyor. 
Dün yapılan protestolara Yahudi yerleşimciler de saldırdı. Yerleşimciler Kalkiliye'nin doğusunda Uzbet Tabib köyü yakınlarında Filistinlilerin araçlarını taşladı. Yerel kaynaklar, Yahudi yerleşimcilerin Nablus-Kalkiliye yolundan geçen Filistinlilerin araçlarına taş attığını ve maddi zarara sebebiyet verdiğini aktardı. Beytüllahim’in doğusundaki Kisan köyüne güvenlik güçlerinin koruması altında giren Yahudi yerleşimciler, köyün camisine İsrail bayrağı astı. Filistinlilerin direnerek yerleşimcilerin camiye girmesine izin vermemesi üzerine, yerleşimciler caminin üzerine çıkıp İsrail bayrağı astı. Kisan köyü bir süredir güvenlik güçlerinin koruması altında yerleşimciler tarafından taciz ediliyor. İsrail askerleri Kisanlıların tarımsal faaliyetlerini engelliyor, bazen sürülerini sulamalarına izin vermiyor. Ayrıca köylülere ait yüzlerce dönüm toprağa el konulmuş durumda, bunun daha da artmasından endişe ediliyor.  

Mescid-i Aksa’da 50 bin Müslüman Cuma namazı kıldı
Kudüs Mescid-i Aksa’da 50 binin üzerinde Müslüman Cuma namazını eda etti. Kaynaklar, İsrail askerlerinin bölgede yoğun güvenlik önlemleri aldığını, Mescid-i Aksa kapılarında oluşturduğu kontrol noktalarında kimlik kontrolü yaptıklarını ve çok sayıda kişinin Harem-i Şerif’e girmesine izin vermediğini aktardı. Mescid-i Aksa’daki sabah namazında da binlerce kişi hazır oldu. Filistiniler arasında Mescid-i Aksa’nın korunması için bir seferberlik başlatılmış durumda.  
Mescid-i Aksa’nın yönetiminden sorumlu Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, İsrail otoritesinin, Mescid-i Aksa’nın altında ve çevresinde kazı çalışmaları yaptığını ve bu çalışmaların kutsal mabede zarar verebileceği uyarısında bulunmuştu. Vakıflar İdaresi’nden yapılan yazılı açıklamada, "İsrail Tarihi Eserler Kurumu ve yerleşimci Elad örgütü, bir süredir Mescid-i Aksa çevresinde gizli ve şüpheli kazılar yapıyor. Özellikle Mescid-i Aksa’nın bitişiğinde güney ve batı yönlerinde, Burak Duvarı ve Emevi Sarayları alanlarında kazı faaliyetleri yürütüyorlar. Kutsal mabedin güney surlarının bitişiğindeki duvar kenarına toprak ve molozların atıldığı ve oyukların açıldığı gözlendi. Yapılan kazıları gizlemek amacıyla geçiş koridorlarını boşaltıyorlar’’ denilmişti. Açıklamada ayrıca, Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki vakıfların hukuki olarak Ürdün’e bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunduğu hatırlatılmış ve Ürdün Kralı 2. Abdullah’tan, Mescid-i Aksa'daki bu tehlikeli durumu durdurmak için doğrudan müdahale etmesi istenmişti. 



Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
TT

Dibeybe, Katar Başbakanı ve İtalya Dışişleri Bakanı'nın huzurunda Misrata Serbest Ticaret Bölgesi'ni genişletmek için uluslararası ortaklık anlaşması imzaladı

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)
Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, 18 Ocak'ta Misrata'da yaptıkları toplantı öncesinde (Dibeybe'nin ofisi)

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani ve İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’nın genişletilmesi, konteyner terminallerinin işletilmesi, geliştirilmesi ve yeni yatırımlar yapılmasına yönelik bir ortaklık anlaşması imzaladı.

Dün akşam başkent Trablus’un 200 kilometre doğusunda bulunan Misrata’da gerçekleştirilen imza töreni öncesinde Dibeybe, Tajani’nin başkanlık ettiği İtalyan heyetiyle bir araya geldi. Görüşmede, iki ülke arasındaki iş birliğinin özellikle ekonomi ve hizmet alanlarında geliştirilmesi ele alındı. Ayrıca Akdeniz bölgesinde ortak bir meydan okuma olarak öne çıkan düzensiz göç dosyası da gündeme geldi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, dün Misrata'da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani’yi karşıladı. (Dibeybe'nin ofisi)

Dibeybe, imza törenine katılmak üzere Misrata Serbest Ticaret Bölgesi Limanı’na gelen Katar Başbakanı’nı karşılayanlar arasında yer aldı. Dibeybe, Libya ile Katar arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekti.

Dibeybe, Katar Başbakanı ile yaptığı resmi görüşmede iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin güçlendirilmesi, yatırım ortaklıklarının geliştirilmesi ve ortak çıkarlara hizmet edecek adımların ele alındığını, ayrıca karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyaların görüşüldüğünü belirtti.

Dibeybe’nin ofisi, Katar’ın Libya halkına verdiği destekten duyulan memnuniyeti dile getirerek, iki ülke arasındaki kardeşçe ilişkilerin altyapı, enerji ve hizmet sektörü alanlarında somut program ve projelere dönüştürülmesinin önemini vurguladı.

Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)Misrata'da Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yapılan toplantı sırasında Katar heyeti (Dibeybe’nin ofisi)

Dibeybe ile Katar Başbakanı arasında yapılan görüşmede, petrol sektöründeki iş birliği olanaklarının yanı sıra ulaştırma projeleri de ele alındı. Bu alanlardaki iş birliğinin, hizmetlerin verimliliğinin artırılmasına, altyapının hazırlık seviyesinin iyileştirilmesine ve ulusal ekonominin desteklenmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.

Görüşmenin sonunda taraflar, önümüzdeki dönemde koordinasyonun sürdürülmesi ve ortak iş birliği kanallarının güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı. Açıklamada, bu sürecin istikrar ve kalkınmayı destekleyeceği ve iki kardeş halkın çıkarlarına hizmet edeceği ifade edildi.

Öte yandan Dibeybe, hastaneden taburcu olmasının ardından dün sabah gerçekleştirdiği ilk toplantıda Roma ve Avrupa Birliği’nden (AB), düzensiz göçle mücadelede UBH’ye doğrudan ve açık destek verilmesini talep etti. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Dibeybe, Libya’nın bu konuda hem güvenlik hem de insani açıdan ağır yükler taşıdığını belirtti.

Dibeybe’nin ofisinden yapılan açıklamada, Libya’nın düzensiz göç için bir yerleşim ülkesi ya da göçmenler için kalıcı bir durak olmayı reddettiği vurgulandı. Açıklamada, krizin çözümü için temel bir yol olarak sınır dışı ve geri dönüş planının desteklenmesi gerektiği, bunun sorumlulukların adil şekilde paylaşılmasını sağlayacağı ve Libya kentleri üzerindeki baskıyı azaltacağı kaydedildi.

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani için dün Misrata'da düzenlenen karşılama töreninden (Dibeybe’nin ofisi)

Ekonomik iş birliği kapsamında Dibeybe, devam eden stratejik ortaklıklara ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi. Dibeybe, Misrata kentinde serbest ticaret bölgesi liman terminalinin geliştirilmesi ve genişletilmesine yönelik, toplam 2,7 milyar dolara ulaşan yatırımla bir anlaşmanın imzalandığını belirtti. Anlaşmaya Katarlı, İtalyan ve İsviçreli şirketlerin katıldığını kaydeden Dibeybe, İtalyan MSC şirketinin de projede yer aldığını ifade etti. Proje kapsamında limanın yıllık kapasitesinin 4 milyon konteynıra çıkarılmasının hedeflendiği, yıllık yaklaşık 500 milyon dolar işletme geliri öngörüldüğü ve 8 bin 400’ü doğrudan olmak üzere toplam 62 bin kişilik istihdam sağlanmasının beklendiği aktarıldı.

Dibeybe dün sabah X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu projenin hayata geçirildiğini duyurdu. Açıklamasında projenin, Libya’nın bölgedeki en büyük limanlar arasında kapasite ve ölçek açısından konumunu güçlendirmekle kalmayacağını, aynı zamanda entegre bir uluslararası ortaklık çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanına dayandığını vurguladı.

Dibeybe, söz konusu projenin açık geliştirme ve işletme düzenlemeleri çerçevesinde doğrudan yabancı yatırım finansmanlarıyla hayata geçirildiğini, böylece devlet bütçesine ilave yük getirmeden uygulanmasının güvence altına alındığını söyledi.

Dibeybe, İtalyan heyetiyle yaptığı görüşmelerde enerji sektöründeki mevcut iş birliğini de ele aldı. Bu kapsamda, İtalyan enerji şirketi ENI’nın, Libya Ulusal Petrol Kurumu (NOC), BP ve Libya Yatırım Ajansı ortaklığıyla, Sirte Körfezi’nin derin sularında ilk keşif kuyusunun sondaj çalışmalarına iki gün önce başladığını açıklamasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Görüşmenin sonunda taraflar, istikrar ve kalkınmaya hizmet edecek şekilde Libya-İtalya ortaklığının güçlendirilmesi ve koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı. Açıklamada, düzensiz göç başta olmak üzere ortak zorlukların ele alınmasına katkı sağlanacağı kaydedildi.

Bu arada Dibeybe, dün Misrata kentinde Birleşik Krallık’ın Libya Büyükelçisi Martin Reynolds’u kabul etti. Reynolds, ülkesinin selamlarını ileterek UBH Başbakanı’na sağlık ve esenlik dileklerini sundu.

Görüşmede, Libya ile Birleşik Krallık arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve karşılıklı ilgi alanına giren çeşitli dosyalarda eş güdümün artırılması ele alındı.


Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
TT

Güney Yemenliler yaklaşan diyalogun sonuçlarına uymayı kabul etti

Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)
Riyad'da güneyli liderler arasında yürütülen diyalogun Yemen tarihinde yeni bir sayfa açması bekleniyor (Reuters)

Yemen'de yeni bir siyasi gelişme olarak, Suudi Arabistan'ın himayesinde, güneyli liderlerin ve önde gelen isimlerin geniş katılımıyla dün Riyad'da ‘Güney Danışma Toplantısı’ düzenlendi. Bu toplantı, diyalogu temel seçenek olarak benimseyen ortak bir vizyonun oluşturulmasının teyit edilmesi üzerine, ‘Güney Diyalog Konferansı’na hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Bu vizyon, şiddetten ve iç kutuplaşmadan uzak olup, güneydeki tüm bileşenlerin haklarını garanti altına alıyor.

Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Abdurrahman el-Mehrami tarafından okunan nihai bildiride, yaklaşan Güney Diyalog Konferansı'nın, güney halkının dış müdahale ya da tek taraflı temsil olmaksızın siyasi geleceğini belirleme hakkına saygı göstererek, güney meselesine adil ve sürdürülebilir bir çözüm getirmeyi amaçladığını vurguladı. Mehrami, Suudi Arabistan'ın kapsamlı siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğine dikkati çekti.

Bildiride ayrıca güney güçlerine yaklaşan diyaloga sorumlu bir şekilde katılmaları çağrısı yapılırken, halk protestolarını kişisel çıkarlar için kullanmamaları konusunda uyarıda bulunuldu. Suudi Arabistan'ın desteğinin, siyasi süreci yeniden düzenlemek ve güneyde, Yemen'de ve bölgede güvenlik ve istikrarı korumak için tarihi bir fırsat sunduğu vurgulandı. Şarku’l Avsatın aldığı bilgiye göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bölünmeleri ve kaosu daha da şiddetlendiren müdahaleleri eleştirildi.


Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
TT

Suriye: Ateşkes, SDG entegrasyonunun önünü açıyor

Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)
Yol kenarında sıralanarak, Rakka’daki Tabka ilçesine giren Suriye güvenlik güçlerine el sallayan Suriyeliler (EPA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün akşam düzenlediği basın toplantısında, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye hükümeti arasında entegrasyon ve ateşkes konusunda bir anlaşma imzalandığını duyurdu. Şara, SDG ile ilgili tüm sorunların çözüleceğini vurguladı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve SDG lideri Mazlum Abdi'nin imzalarını taşıyordu. Suriye’nin resmi haber ajansları, Şara'nın “SDG ile ilgili çözülmemiş tüm sorunlar çözülecek” dediğini aktardı.

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yayınlanan belge, ateşkes anlaşmasının tüm SDG savaşçılarının Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesiyle birlikte uygulanacağını gösterdi.

Şarku’l Avsat’ın belgeden aktardığına göre ‘Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas noktalarında kapsamlı ve acil bir ateşkesin sağlanması ve bunun yanında yeniden konuşlandırma için bir ön adım olarak tüm SDG askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi’ öngörülüyor.

Öte yandan ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşma ve ateşkesin ‘eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı tercih etmesiyle birlikte önemli bir dönüm noktası’ olduğu değerlendirmesinde bulundu. Barrack, ‘Birleşik Suriye için yeniden diyalog ve iş birliğinin önünü açtığını’ söylediği bu anlaşmayı imzalamak için her iki tarafın da ‘yapıcı’ çabalarda bulunmasını övdü.