Avrupa Birliği enerji krizi nedeniyle ‘zor bir kışa’ hazırlanıyor

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen. (EPA)
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen. (EPA)
TT

Avrupa Birliği enerji krizi nedeniyle ‘zor bir kışa’ hazırlanıyor

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen. (EPA)
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen. (EPA)

Brüksel'de bir araya gelen Avrupa Birliği (AB) liderleri, gaz sevkiyatını kesmeye başlayan Rusya'ya olan enerji bağımlılıklarını azaltma çabalarını artırma sözü vererek ‘sert bir kış’ konusunda uyarıda bulundu.
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB hükümet başkanlarının enerji dosyasına odaklandıkları toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Herkesin yeni aksamalara hazır olmasını sağlamak için tüm ulusal acil durum planlarını gözden geçirdik. Sektör ve 27 üye ülke ile enerji talebini azaltmak için bir acil durum planı üzerinde çalışıyoruz. Bu plan temmuz ayında sunulacak.”
Rus enerji şirketi Gazprom'un, özellikle Rusya'ya yüksek oranda bağımlı olan Almanya'daki sevkiyatlarını önemli ölçüde azaltmasıyla birlikte önümüzdeki kış aylarında gaz kıtlığı riski daha belirgin hale geldi.
Diğer yandan Belçika Başbakanı Alexander De Croo da yaptığı açıklamada “Çok çalkantılı zamanlar geçireceğiz ve bu kış çok zor olabilir” diyerek Ukrayna'daki savaşa ve Rusya'nın silah olarak kullandığı enerji fiyatlarına değindi.
Avrupalıları birleşmeye çağıran De Croo, Avrupa’ya karşı ekonomik savaşın etkisinin güçlü bir şekilde hissedildiğini belirterek, Almanya’nın sorunlarla karşılaşması halinde Avrupa'nın geri kalanı üzerinde büyük bir etkisi olacağı konusunda uyarıda bulundu.
Avrupa Komisyonu ve 27 Avrupa ülkesi dün yapılan zirvenin sonunda, ulusal enerji politikalarında ‘daha ​​yakın koordinasyon’ için harekete geçmeye hazırlanıyor. Bu, enerji tedariki ve depolaması ile ilgili.
Von der Leyen, 18 Mayıs'ta sunulan 300 milyar euroluk Avrupa stratejisine atıfta bulundu. Bu strateji üç sütuna dayandığına dikkat çeken Leyen, bunların enerji tasarrufu, yenilenebilir enerji kaynaklarının geliştirilmesi ve gaz ve petrol tedarikçilerinin çeşitlendirilmesi olduğunu ifade etti.
Avrupa Komisyonu ayrıca enerji ithalatına uygulanan gümrük vergilerine geçici kısıtlamalar getirmenin fizibilitesini incelemeye de çağırdı.
Fransa, fiyatlarını çarpıcı biçimde artan gaz fiyatlarına göre belirleyen Avrupa elektrik piyasasında reform talebinde bulundu. İtalya, toptan gaz fiyatlarını düşürmek için müdahale istiyor.
Ancak özellikle Hollanda ve Almanya piyasa mekanizmalarını koruma yanlısı.
Leyen, alternatif modellerin, özellikle elektrik ücretlerinin gaz ücretlerinden ayrılmasını kapsayabileceğini belirterek ‘piyasanın işleyişi dahil olmak üzere farklı modeller üzerinde çalıştığını’ doğradı.
Von der Leyen yazdan sonra, ekim ayında yapılacak bir sonraki Avrupa Konseyi'nde tartışılmak üzere ‘çoklu seçenekler’ önerme sözü verdi.



Sudan, dünyadaki en büyük yerinden edilme sayısını kaydetti

Batı ve güney Sudan'da, Kuzey Darfur ve Güney Kordofan'da kıtlık yayılıyor (AP)
Batı ve güney Sudan'da, Kuzey Darfur ve Güney Kordofan'da kıtlık yayılıyor (AP)
TT

Sudan, dünyadaki en büyük yerinden edilme sayısını kaydetti

Batı ve güney Sudan'da, Kuzey Darfur ve Güney Kordofan'da kıtlık yayılıyor (AP)
Batı ve güney Sudan'da, Kuzey Darfur ve Güney Kordofan'da kıtlık yayılıyor (AP)

UNICEF'in Ortadoğu ve Kuzey Afrika şubesi dün yaptığı açıklamada, Sudan'ın dünyadaki en büyük iç göç dalgasına sahne olduğunu ve 18 eyalette yaklaşık 9,5 milyon insanın yerinden edildiğini belirtti.

Örgüt açıklamasında, yaklaşık üç yıl önce başlayan ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmanın yol açtığı savaş, salgın hastalıklar ve kıtlık nedeniyle çocukların insani bir felaketten muzdarip olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler'e göre Nisan 2023'te başlayan çatışma, ülke içinde ve dışında 12,5 milyondan fazla insanı yerinden etti; bunların 4 milyonu komşu ülkelere sınır geçmek zorunda kaldı. UNICEF, Sudan'daki duruma çözüm bulmak için daha fazla medya desteğine ve fonlamaya ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Öte yandan, AB'nin dış politika şefi Kaja Kallas dün, AB'nin HDK ve ordunun unsurlarını hedef alan yeni yaptırımları onayladığını duyurdu. Kallas, "Bu önlemler tek başına savaşı sona erdirmeyecek, ancak sorumlular için maliyeti artıracaktır" ifadelerini kullandı.


Trump, İran'a yönelik olarak savaş gemilerini kullanmak zorunda kalmayacağını umuyor

Trump, eşi Melania hakkındaki bir belgeselin gösterimi sırasında konuşuyor (AP)
Trump, eşi Melania hakkındaki bir belgeselin gösterimi sırasında konuşuyor (AP)
TT

Trump, İran'a yönelik olarak savaş gemilerini kullanmak zorunda kalmayacağını umuyor

Trump, eşi Melania hakkındaki bir belgeselin gösterimi sırasında konuşuyor (AP)
Trump, eşi Melania hakkındaki bir belgeselin gösterimi sırasında konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, İran'a karşı askeri harekatın önlenebileceği umudunu dile getirirken, Tahran ile olası bir nükleer anlaşma konusunda daha fazla görüşme yapma olasılığını dışlamadığını belirtti.

Trump, eşi Melania hakkındaki bir belgeselin galasında gazetecilere yaptığı açıklamada, "İlk dönemimde orduyu güçlendirdim ve şimdi İran denen yere doğru giden bir grup savaş gemimiz var ve umarım onları kullanmak zorunda kalmayız" dedi.

Tahran ile görüşme olasılığına ilişkin olarak ise "Bunu daha önce de yaptım ve yapmayı planlıyorum. Evet, şu anda İran'a doğru seyreden çok sayıda çok büyük ve çok güçlü gemimiz var ve bunları kullanmak zorunda kalmasak harika olurdu" ifadelerini kullandı.


İranlı reformist lider Mir-Hüseyin Musevi siyasi değişim istedi

Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.
Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.
TT

İranlı reformist lider Mir-Hüseyin Musevi siyasi değişim istedi

Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.
Reformcu medya kuruluşları tarafından yayınlanan yeni bir fotoğrafta Mir-Hüseyin Musevi ve eşi Zehra Rahneverd görülüyor.

2011'den beri ev hapsinde bulunan İranlı reformcu lider Mir Hüseyin Musevi, İslam Cumhuriyeti'ndeki mevcut yetkililere iktidardan çekilmeleri çağrısında bulunarak, son protestoların yaygın bir şekilde bastırılmasını "büyük bir suç" ve İran tarihinin "kara bir sayfası" olarak nitelendirdi. Musevi, kapsamlı bir anayasa referandumu yoluyla ve herhangi bir yabancı müdahale olmaksızın siyasi değişim talep etti.

Musevi, resmi internet sitesinde yayınladığı sert açıklamada, “İran milletinin uzun tarihine karanlık bir sayfa daha eklendi” diyerek, “yaşananların boyutları her geçen gün daha da korkunç hale geliyor” ve yaşananları “halkımıza karşı bir ihanet ve büyük bir suç” olarak nitelendirdi. “Evler yas içinde, sokaklar yas içinde, şehirler ve köyler yas içinde” diyen Musevi, yaşananların “on yıllarca, hatta yüzyıllarca hatırlanacak bir felaket” olduğunu ifade etti.

Musevi, İranlı yetkililere hitaben, “İnsanlar bu rejimi istemediklerini ve yalanlarınıza inanmadıklarını hangi dilde söyleyecekler? Yeter artık. Oyun bitti” dedi. Rejimi politikalarıyla “yabancı müdahaleye zemin hazırlamakla” suçlayan Musevi, sözlerine şöyle devam etti: “Siz halka sadık olanları ezerken ve insan haklarını savunmak için en ufak bir doğru sözü bile engellerken, yabancı müdahaleye kırmızı halı seriyordunuz.”

Mousevi, yetkililerin "ülkenin krizlerinin hiçbirine çözüm bulamadığını" vurgulayarak, "halkın talepleri karşılanana kadar tekrar protesto etmekten başka seçeneği olmadığını" belirtti. "8 ve 9 Ocak trajedisini tekrarlayamazsınız," diyen Musevi, "ordu ve güvenlik güçlerinin er ya da geç, belki de daha da erken, baskı yükünü taşımaya devam etmeyi reddedeceğini" öngördü.

Musevi, silahlı ve güvenlik güçlerine “silahlarını bırakmaları” ve “iktidardan çekilmeleri” çağrısında bulunarak şunları söyledi: “Silahlarınızı bırakın ve iktidardan çekilin ki, milletin kendisi bu ülkeyi özgürlüğe ve refaha doğru yönlendirebilsin.”

Krizden çıkış yolu konusunda Musevi, üç ilkeye dayalı olarak tüm siyasi yönelimleri kapsayan geniş bir ulusal cephe oluşturarak anayasa konusunda referandum yapılmasını önerdi: yabancı güçlerin müdahale etmemesi, iç baskının reddedilmesi ve barışçıl demokratik geçiş. Kalıcı barış ve güvenliğin sağlanmasının ve ülkenin iktidardaki baskının kötülüklerinden kurtarılmasının ancak halkın iradesiyle ve herhangi bir yabancı müdahale olmaksızın mümkün olabileceğini vurguladı.

Musevi, açıklamasını "özgür ve müreffeh bir İran" için dua ederek sonlandırdı ve "özellikle yükselen yeni nesli için İran'ın şan ve esenliği" umudunu dile getirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Musevi, Humeyni'nin ölümünden sonra Yüksek Lider olan Ali Hamaney'in başkanlığı döneminde 1981'den 1989'a kadar başbakanlık yaptı.

Musevi, aday olduğu 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yaşanan protesto hareketinde önemli bir rol oynadı. Daha sonra eşi Zehra Rahneverd ile birlikte ev hapsine alındı; bu karar, yaygın insan hakları eleştirilerine konu olmaya devam ediyor.

İnsan hakları örgütleri, bu protestolar sırasında binlerce kişinin öldürüldüğünü doğruladı, ancak toplam sayının on binlerce kişiye ulaşmış olabileceği ihtimalini de göz ardı etmiyorlar.