İsrail’de hükümete destek azaldı

Netanyahu, parlamentonun feshedilmesine karar verilen Knesset oturumuna katıldı. (DPA)
Netanyahu, parlamentonun feshedilmesine karar verilen Knesset oturumuna katıldı. (DPA)
TT

İsrail’de hükümete destek azaldı

Netanyahu, parlamentonun feshedilmesine karar verilen Knesset oturumuna katıldı. (DPA)
Netanyahu, parlamentonun feshedilmesine karar verilen Knesset oturumuna katıldı. (DPA)

İsrail’deki son kamuoyu yoklamaları, siyasi krizin patlak vermesinin ardından hükümete desteğin azaldığını ve Knesset'i feshetme yönünde kamuoyu görüşünün arttığını ortaya koydu. Aynı zamanda Binyamin Netanyahu liderliğindeki muhalefet partilerinin iki sandalye kaybettiği, Naftali Bennett ve Yair Lapid liderliğindeki hükümet koalisyonunun iki sandalye kazandığı, böylece ikisinin de 57 sandalyede kaldığı gözler önüne serildi. Yoklamalara göre Arap Ortak Listesi 6 sandalye ile konumunu koruyor. Bu sonuçlar bir seçim savaşına işaret ediyor.
Söz konusu anketin sonuçları, Naftali Bennett ve alternatif Başbakan ve Dışişleri Bakanı Yair Lapid'in Knesset'in feshedildiğini açıklamasının dört gün ardından, dün Maariv gazetesinde yayınladı. Ankete göre Bennett’ın Yamina Partisi’nin 7 sandalyeden 4'e gerilerken koalisyon bloğundaki en büyük parti olmaya devam eden Lapid liderliğindeki Yeş Atid partisi dört sandalye daha kazanarak 21 sandalyeye ulaştı. Savunma Bakanı Benny Gantz liderliğindeki Kahol Lavan Partisi’nin 8 sandalyeli konumunu, Ulaştırma ve Haberleşme Bakanı Merav Michaeli başkanlığındaki İşçi Partisi’nin ise 7 sandalye ile gücünü koruduğu görülüyor. Ankette, Maliye Bakanı Avigdor Liberman'ın lideri olduğu Evimiz İsrail partisinin 7 sandalyeden 5 sandalyeye, Sağlık Bakanı Nitzan Horowitz’in sol görüşlü Meretz Partisi’nin 6 sandalyeden 4’e gerilediği, ayrıca Adalet Bakanı Gideon Saar liderliğindeki Yeni Umut Partisi ve Mansur Abbas liderliğindeki Birleşik Arap Listesi’nin 4’er sandalye ile gücünü koruduğu kaydedildi.
Muhalif kanatta önde gelen parti Likud’un 34 sandalyeye yükseldiği, Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir liderliğindeki Dini Siyonizm Bloğu’nun 6 sandalyeden 9’a ulaştığı, Doğu Ortodoks Yahudi Partisi Şas 9 sandalyeden 7’ye gerilerken Birleşik Tevrat Yahudiliği (BTY) partisinin ise 7 sandalyedeki gücünü koruduğu görüldü.
Söz konusu sonuçlar koalisyon partileri için cesaret verici olarak görülse de Başbakan Bennett, parti liderliğindeki bazı yakın isimlere bir süreliğine siyasi hayattan emekli olmayı ciddi ciddi düşündüğünü öyledi. Kaynakların bildirdiğine göre başbakanlık deneyiminin başarısızlığından sorumlu olduğunu belirten Bennett şu ifadeleri kullandı:
“Yıl içerisinde önemli sonuçlar ve büyük kazanımlar elde ettik. Ancak partim ani dağılmalara ve ilgilenemediğim çatışmalara tanık olduğu için bu kazanımları koruyamadım.”
Ankette ayrıca katılımcılara vereceği oydan ne kadar emin olduğu soruldu. Bu kapsamda sağın destekçilerinin verecekleri oydan emin oldukları, merkez ve sol seçmenlerinden daha fazla değiştirmeyecekleri anlaşıldı. En tutarlı seçmenin yüzde 73 ile BTY, Şas ve Likud partileri destekçileri olduğu görüldü. Ancak Yamina, Yisrael Beitenu, İşçi Partisi ve Yeni Umut Partisi’ne destek verenlerin tereddütte oldukları ortaya çıktı. Zira yalnızca yüzde 38’i mevcut koalisyondaki partilere oy vereceklerinden emin olduklarını aktardı. Arap partilerinin Knesset'teki destekçilerinin yalnızca yüzde 50'si ise Ortak Liste veya Birleşik Liste'ye oy vereceklerinden emin olduklarını bildirdi.
Ankete göre İsrail'de seçimlere katılacaklarını belirtenlerin yaklaşık yüzde 14'ü kararsız olduğunu, hangi partiye oy vereceklerine henüz karar vermediklerini belirtti. Bu, kamuoyu yoklamalarının şu an gerçek durumu sunmadığı, seçimlerin tamamen farklı sonuçlar doğurabileceği anlamına geliyor.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.