Tenis klasiği Wimbledon tartışmaların gölgesinde başlıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Tenis klasiği Wimbledon tartışmaların gölgesinde başlıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avustralya Açık, Fransa Açık (Roland Garros) ve ABD Açık ile tenis sezonunun en önemli dört turnuvasından biri olan Wimbledon, bu yıl 27 Haziran-10 Temmuz tarihlerinde organize edilecek.
İngiltere'nin başkenti Londra'daki All England Lawn Tenis Kulübü, ilk kez 1877 yılında düzenlenen Wimbledon'ın maçlarına 135. kez ev sahipliği yapacak.
İki haftalık programın ortasındaki pazar günü maç oynanmaması geleneği, merkez kortun 100. yıl dönümünün kutlanacağı 2022'de terk edilecek. Böylece maç oynanan gün sayısı 13'ten 14'e yükselecek.
1877'den bu yana her yıl temmuz ayında düzenlenen iki haftalık turnuvada, ortadaki pazar günü "Middle Sunday" olarak anılıyor ve o gün karşılaşma yapılmıyordu. Kural, yağmurun maç programını sıkıştırması yüzünden sadece 1991, 1997, 2004 ve 2016'da esnetilmişti.
2022 Wimbledon'ın toplam para ödülü, 40,35 milyon sterlinle organizasyon tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Toplam para ödülü, 2021'e kıyasla yüzde 11,1, yeni tip koronavirüs salgını öncesindeki 2019'a kıyasla ise yüzde 5,4 oranında yükseldi.
Buna göre organizasyonun tekler şampiyonları 2 milyon sterlin para ödülü kazanacak. Tek kadınlar ve tek erkekler şampiyonlarına 2019'da 2,35 milyon, geçen yıl ise 1,7 milyon sterlin ödül verilmişti.

Rus ve Belaruslu sporculara yasak
Rusya'nın Ukrayna'ya Belarus destekli gerçekleştirdiği askeri müdahale nedeniyle iki ülkenin sporcularının, 2022'nin üçüncü grand slam turnuvası Wimbledon'a katılmasına izin verilmemesi, tartışmalara yol açtı.
Profesyonel Tenisçiler Birliği (ATP) ve Kadınlar Tenis Birliği (WTA) dışında Rafael Nadal, Novak Djokovic, Andy Murray gibi isimler de kararı eleştirdi. Devamında ATP ve WTA, 2022 Wimbledon'da sporculara sıralama puanı verilmeyeceğini açıkladı.
Erkekler dünya 1 numarası Daniil Medvedev ve kadınlar klasmanının 6. basamağındaki Aryna Sabalenka başta olmak üzere birçok seribaşı tenisçi bu yüzden turnuvada mücadele edemeyecek.
Erkeklerde Andrey Rublev (dünya 8 numarası), Karen Khachanov (22), kadınlarda ise Daria Kasatkina (13), Victoria Azarenka (20), Veronika Kudermetova (22) ve Ekaterina Alexandrova (28) da karardan etkilenecek.

Nadal 3'te 3 yapmayı deneyecek
Kariyerinde ilk kez sezonun ilk iki büyük turnuvasını (Avustralya Açık, Fransa Açık) kazanan Nadal, sol ayağındaki sakatlığa rağmen Wimbledon'da mücadele edecek.
36 yaşındaki Nadal, Wimbledon'da 2010'dan beri ilk, toplamda 3. kez zafere ulaşıp kendisine ait en fazla grand slam şampiyonluğu kazanan erkek tenisçi rekorunu 23'e çıkarmaya çalışacak.
İspanyol raket, bu sezon 3'te 3 yapması halinde gözünü ABD Açık'a dikecek ve aynı yıl içinde 4 grand slam turnuvasını da kazanan 3. erkek tenisçi olmak için uğraşacak.
Erkeklerde bunu başaran ilk isim 1938'de ABD'li Don Budge oldu. Avustralyalı Rod Laver da 1962 ve 1969'da tüm grand slam turnuvalarını kazandı. "Takvim yılı grand slam"i yapmayı başaran kadın tenisçiler listesi ise ABD'li Maureen Connolly (1953), Avustralyalı Margaret Court (1970) ve
Alman Steffi Graf'dan (1988) oluşuyor.
Kuraya göre Nadal'ın (2 numaralı seribaşı) final yolundaki muhtemel rakipleri, 4. turda 2017 finalisti Marin Cilic (14), çeyrek finalde Felix Auger-Aliassime (6) veya Taylor Fritz (11), yarı finalde ise Stefanos Tsitsipas (4) ya da 2021 finalisti Matteo Berrettini olacak.
Son 3 organizasyon da dahil Wimbledon'ı 6 kez kazanan Novak Djokovic'in (1) başı çektiği ana tablonun diğer yarısında ise Casper Ruud (3), Carlos Alcaraz (5), Hubert Hurkacz (7), Jannik Sinner (10) ve Denis Shapovalov (13) bulunuyor.

Serena bir yıl sonra korta dönüyor
Serena Williams, sol bacağından sakatlanarak sahayı terk etmek zorunda kaldığı 2021 Wimbledon'ın ilk turundan bu yana ilk tekler karşılaşmasına çıkmaya hazırlanıyor.
2017 Avustralya Açık zaferinden sonra oynadığı 4 grand slam finalini de kaybeden ABD'li tenisçinin, kadınlar dünya sıralamasında 1204. basamağa kadar gerilemesinin ardından göstereceği performans merakla bekleniyor.
40 yaşındaki Williams, Wimbledon'da 8. kez zafere ulaşırsa 24 şampiyonlukla "tarihin en fazla grand slam turnuvası kazanan tenisçisi" unvanının sahibi Margaret Court'u yakalayacak.
Erkekler ve kadınlarda tarihin en fazla grand slam şampiyonluğu bulunan tenisçiler listesinin zirvesinde Court'u, Serena Williams (23), Steffi Graf (22) ve Nadal (22) izliyor.

Swiatek 35 maçtır kaybetmiyor
Geçen yılın şampiyonu Ashleigh Barty'nin tenisi bırakmasının ardından kadınlar dünya sıralamasında zirveye çıkan Iga Swiatek, bu sezon gösterdiği performansla bir numaralı şampiyonluk adayı.
21 yaşındaki Swiatek, yarı final oynadığı sezonun ilk grand slam turnuvası Avustralya Açık sonrası çıktığı 37 karşılaşmada tek yenilgi yaşadı. Son 35 maçını kazanan Swiatek, bu süreçte Roland Garros dahil 6 şampiyonluk elde etti.
Turnuvaya özel davetle katılan Serena Williams, Swiatek (1 numaralı seribaşı) ile ana tablonun aynı yarısına düştü. İlk maçını dünya 113 numarası Harmony Tan ile oynayacak Williams'ın sonraki turlarda karşılaşabileceği rakipleri arasında Paula Badosa (4), 2021 finalisti Karolina Pliskova (6), Jessica Pegula (8), 2017 şampiyonu Garbine Muguruza (9), Coco Gauff (11), 2019 şampiyonu Simona Halep (16), 2011 ve 2014 şampiyonu Petra Kvitova (25) da yer alıyor.
Ana tablonun diğer bölümünde ise Anett Kontaveit (2), Ons Jabeur (3), Maria Sakkari (5), Danielle Collins (7), Emma Raducanu (10), Jelena Ostapenko (12), Belinda Bencic (14), 2018 şampiyonu Angelique Kerber (15) dikkati çekiyor.

Zverev ve Fernandez katılamayacak
Fransa Açık yarı finalinde sağ ayak bileğinden sakatlanan erkekler dünya 2 numarası Alexander Zverev ve sağ ayağında stres kırığı bulunan kadınlar klasmanının 16 numarası Leylah Fernandez, turnuvada yer almayacak.

Wimbledon'ı diğerlerinden ayıranlar
En eski tenis turnuvası özelliğini taşıyan Wimbledon, ilk defa 9 Temmuz 1877 tarihinde yalnızca erkeklerden oluşan Britanyalı 22 tenisçinin katılımıyla düzenlendi.
23 Temmuz 1868'de kroket (krikete benzer bir açık hava oyunu) oynanması için kurulan, 1877'de ise "All England Lawn Tenis ve Kroket Kulübü" adını alan tesislerdeki ilk turnuvayı, Spencer Gore kazandı. 1884 yılında tek kadınlar ve çift erkekler kategorileri de turnuvaya eklenirken, çift kadınlar ve karışık çiftler ise 1913 yılında organizasyona dahil edildi.
Tenisin en prestijli organizasyonları arasında yer alan Wimbledon Turnuvası, kendine özgü kurallarıyla ayrı bir yere sahip. 1909'dan beri "koyu yeşil" ve "mor"un resmi renkler kabul edildiği turnuvada, yönetmelik gereği kortların arkasındaki fonun ''koyu yeşil'' olma zorunluluğu var. Yazılı olmasa da tenisçilerin "beyaz giyinme zorunluluğu", korta giriş ve çıkış protokolü gibi birtakım kurallar da bulunuyor. Kurallar, yalnızca 2012 Londra Olimpiyat Oyunları'nda uygulanmadı.
Wimbledon, çim kortta oynanan tek grand slam turnuvası olma özelliğini de taşıyor. Çim yüzeyde top, sert ve toprak korttan daha yüksek bir hıza kavuşuyor. Topların yerden fazla yükselmediği çim kort, hızlı servisleri ve güçlü vuruşları olan oyunculara avantaj sağlıyor.
Maç sırasında yağmur yağması halinde merkez kort dışındaki sahaların üzeri brandayla kapanıyor ve karşılaşmalara yağmur molası veriliyor. 2009'dan beri açılır-kapanır çatıya sahip merkez korttan sonra 2019'da da 1 numaralı kort, kapanabilir tavan sistemine kavuştu.

Wimbledon'ın rekorları
Tek erkeklerde İsviçreli Roger Federer'in 8, tek kadınlarda ise ABD'li Martina Navratilova'nın 9 şampiyonlukla rekoru elinde tuttuğu Wimbledon Tenis Turnuvası'na ait bazı istatistikler şöyle:
Teklerde en fazla kazananlar

Erkekler:
Roger Federer (İsviçre) - 8 kez
*William Renshaw (Büyük Britanya) - 7
Pete Sampras (ABD) - 7
Novak Djokovic (Sırbistan) - 6

Kadınlar:
Martina Navratilova (ABD) - 9
*Helen Wills Moody (ABD) - 8
Steffi Graf (Almanya) - 7
Serena Williams (ABD) - 7
*Dorothea Lambert Chambers (İngiltere) - 7

Üst üste en fazla kazananlar
Erkekler:

*William Renshaw (Büyük Britanya) - 6 kez
Björn Borg (İsveç) - 5
Roger Federer (İsviçre) - 5
Kadınlar:
Martina Navratilova (ABD) - 6
*Suzanne Lenglen (Fransa) - 5

Son 10 yılın kazananları
Erkekler:

2011 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2012 - Roger Federer (İsviçre)
2013 - Andy Murray (Büyük Britanya)
2014 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2015 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2016 - Andy Murray (Büyük Britanya)
2017 - Roger Federer (İsviçre)
2018 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2019 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2021 - Novak Djokovic (Sırbistan)

Kadınlar:
2011 - Petra Kvitova (Çekya)
2012 - Serena Williams (ABD)
2013 - Marion Bartoli (Fransa)
2014 - Petra Kvitova (Çekya)
2015 - Serena Williams (ABD)
2016 - Serena Williams (ABD)
2017 - Garbine Muguruza (İspanya)
2018 - Angelique Kerber (Almanya)
2019 - Simona Halep (Romanya)
2021 - Ashleigh Barty (Avustralya)

En genç kazanan
Erkekler:
Boris Becker (Almanya) (1985) - 17 yaşında
Kadınlar: Lottie Dod (Büyük Britanya) (1887) - 15

En düşük sıradan kazanan
Erkekler:
Goran Ivanisevic (Hırvatistan) (2001) - Dünya 125'incisiyken
Kadınlar: Venus Williams (ABD) (2007) - Dünya 31'incisiyken
 



Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
TT

Gökyüzünde takım oyunu: Paraşüt formasyonu ve wingsuit şampiyonaları

Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)
Wingsuit uçuşunda sporcular, yarışmanın hız kategorisinde saatte 200 kilometreyi aşabilen yatay hızlara ulaşabiliyor. Özel rekor denemelerindeyse bu değer çok daha yukarı çıkabiliyor (Red Bull)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta rotamızı hava sporlarına çevirip Dünya Kanopi Formasyonu ve Wingsuit Uçuşu Şampiyonaları'nı inceliyoruz.

Paraşütçülerin gökyüzünde birbirlerinin paraşütlerine tutunarak oluşturduğu şekiller, ilk bakışta havada sergilenen tehlikeli bir gösteriyi andırabilir.

Oysa bu hareketlerin arkasında sıkı bir takım çalışması, hassas zamanlama ve ileri düzey paraşüt kontrolü var. Gökyüzünde hızla ilerleyen sporcuların birbirleriyle kurduğu bağlantılar, saniyeler içinde tamamlanması gereken bir yarışın parçası.

Hava sporlarının bir başka dalında ise sporcular, kolları ve bacakları arasındaki özel kumaş yüzeyler sayesinde düşüşlerini kontrollü bir süzülüşe dönüştürüyor. 

Paraşüt formasyonu ve wingsuit uçuşu, insanın gökyüzündeki hareket kabiliyetini farklı biçimlerde sınayan iki ayrı disiplin.

Her iki sporun en iyi isimleri, 8-14 Ekim'de ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Lake Elsinore kentinde düzenlenen 22. FAI Dünya Paraşüt Formasyonu Şampiyonası ve 6. FAI Dünya Wingsuit Uçuşu Şampiyonası'nda bir araya geliyor. 

Şampiyonaların son günü olan 14 Ekim, Uluslararası Hava Sporları Günü kutlamalarına da denk geliyor. FAI'nin resmi programı, iki disiplinde toplam 5 yarışma kategorisi bulunduğunu gösteriyor.

Paraşütler birbirine nasıl bağlanıyor?

İngilizcede Canopy Formation adı verilen paraşüt formasyonu, geçmişte Canopy Relative Work veya kısaca CRW olarak da biliniyordu. 

Bu disiplinde sporcular, uçaktan atladıktan hemen sonra paraşütlerini açıyor ve havada birbirlerine yaklaşarak paraşütleriyle bağlantı kuruyor. 

Sporun 1980'lerde gelişmeye başladığını belirten Dünya Hava Sporları Federasyonu (FAI), zamanla bu becerilerin resmi yarışma disiplinine dönüştüğünü aktarıyor. 

Formasyon oluşturmanın temelinde, sporcuların birbirlerinin paraşüt iplerine veya bağlantı noktalarına tutunarak kontrollü bir düzen kurması yatıyor. 

Örneğin dikey bir dizilimde bir paraşütçü, ayaklarıyla altındaki sporcunun paraşütünün üst bölümüne tutunabiliyor. Böylece paraşütler üst üste sıralanarak gökyüzünde hareket eden bir kule görünümü ortaya çıkıyor.

Ancak formasyonu kurmak tek başına yeterli değil. Sporcuların bağlantıları doğru sırayla oluşturması, hareketlerini takım arkadaşlarının hızına göre ayarlaması ve dizilimi bozmadan manevra yapması gerekiyor. 

Hatalı bir hareket, hem takımın puan kaybetmesine hem de tehlikeli bir duruma yol açabiliyor.

Zamana karşı yarış

Paraşüt formasyonunda üç temel yarışma türü var: İkili sıralı formasyon, dörtlü sıralı formasyon ve dörtlü rotasyon.

İkili sıralı formasyonda iki sporcu, önceden belirlenen şekilleri bir dakika içinde tamamlamaya çalışıyor. Dörtlü sıralı formasyonda ise 4 kişilik ekipler, önceden belirlenen formasyon dizisini 2 dakika içinde mümkün olduğunca çok kez doğru biçimde tamamlayarak puan topluyor.

Her iki kategoride de takımın performansı, iniş sonrasında hakemlere sunulan video kayıtları üzerinden değerlendiriliyor.

Dörtlü rotasyonda amaç, paraşütçülerin oluşturduğu dikey dizilimi sürekli hareket halinde tutmak. 4 kişilik ekip başlangıç formasyonunu kurduktan sonra en üstteki sporcu bağlantıyı bırakıp dizilimin altına geçiyor. 

Ardından sıradaki sporcu aynı hareketi tekrarlıyor. Her başarılı rotasyon takıma puan kazandırıyor. Bu kategoride ekiplerin başlangıç formasyonunu kurmak için 30 saniyesi, puan toplamak için de 90 saniyesi bulunuyor.

Bu nedenle paraşüt formasyonu yalnızca cesaretle ilgili değil. Sporcuların birbirlerinin hareketlerini okuyabilmesi, doğru anda bağlantı kurması ve formasyonun devamını önceden planlaması gerekiyor. Gökyüzünde birkaç saniye süren bir hareketin arkasında uzun bir eğitim ve tekrar süreci bulunuyor.

Bir kıyafet insanı nasıl süzülür hale getiriyor?

Wingsuit uçuşu, paraşüt formasyonundan farklı bir beceriye dayanıyor. İngilizcede "kanat kıyafeti" anlamına gelen wingsuit, kollarla gövde ve bacaklar arasında gerilen özel kumaş yüzeylerden oluşuyor. 

Bu yüzeyler hava akımıyla dolarak vücudun havayla temas eden alanını artırıyor ve kaldırma kuvveti oluşturuyor.

Böylece sporcu, geleneksel paraşüt atlayışındaki gibi büyük ölçüde dikey düşmek yerine ileri doğru hareket ederek daha yavaş irtifa kaybediyor. Bu, bir uçağın yaptığı gibi yukarı doğru uçmak anlamına gelmiyor; kontrollü bir süzülüşten söz ediliyor. 

Uygun koşullarda deneyimli bir wingsuit sporcusu, dikey yönde 1 metre alçalırken yatayda yaklaşık 3 metre ilerleyebiliyor. Bu oran, uçuş tekniğine ve koşullara göre değişebiliyor.

Wingsuit uçuşunun kökleri 20. yüzyılın başlarına uzanıyor. Avusturya doğumlu terzi Franz Reichelt, 1912'de kendi tasarladığı paraşüt benzeri bir kıyafetle Eyfel Kulesi'nden atlayarak insanın süzülmesini sağlayacak bir tasarımı denedi. 

Deneme başarısız oldu. Sonraki yıllarda farklı kumaş ve kanat tasarımları geliştirildi ancak ilk örneklerin kontrol edilmesi son derece zordu.

1990'larda Fransız paraşütçü Patrick de Gayardon'un geliştirdiği tasarımlar daha kontrollü uçuşun önünü açtı. 1999'da Fin Jari Kuosma'yla Hırvat tasarımcı Robert Pečnik'in ticari wingsuit modellerini piyasaya sürmesi ve eğitmenlik programlarının gelişmesiyle spor daha geniş bir çevreye yayıldı.

Hız, mesafe ve akrobasi

Wingsuit yarışmalarında iki ana kategori bulunuyor: Performans uçuşu ve akrobatik uçuş. 

FAI, performans kategorisinde sporcuların havada kalma süresini, yatayda katettikleri mesafe ve hızlarını ayrı ayrı ölçüyor. GPS kayıtlarıyla yapılan bu ölçümler bir araya getirilerek genel performans değerlendiriliyor.

Süre kategorisinde belirlenen irtifa aralığında daha uzun süre kalmak, mesafe kategorisinde daha fazla yatay mesafe katetmek, hız kategorisinde ise mümkün olan en yüksek ortalama yatay hıza ulaşmak hedefleniyor. 

Böylece yalnızca hızlı uçmak değil, hava akımını kullanarak verimli bir süzülüş gerçekleştirmek de önem kazanıyor.

Akrobatik uçuşta ise iki kişilik ekiplerin performansları, kendilerine eşlik eden bir kamera pilotunun çektiği görüntüler üzerinden hakemler tarafından değerlendiriliyor.

Takımlar belirli hareketleri tamamlamanın yanı sıra dönüşler, taklalar, birbirlerine yaklaşma ve kontrollü bağlantılar gibi manevralarda da becerilerini gösteriyor. Hareketlerin düzgünlüğü, yaratıcılık ve ekip üyelerinin birbirleriyle uyumu puanlamada rol oynuyor.

Wingsuit uçuşunda mesafe ve hız rekorları dikkat çekse de bu rakamlar tek başına başarıyı açıklamıyor. Hava koşullarının, uçuş rotasının ve irtifanın doğru değerlendirilmesi gerekiyor.

Sporcular uçuş öncesinde rüzgarı, araziyi, atlayış yüksekliğini ve paraşütün hangi noktada açılacağını planlıyor. Wingsuit kıyafeti, güvenli iniş için yeterli yavaşlamayı sağlayamadığından sporcular yere ulaşmadan önce ayrıca paraşüt açmak zorunda.

Gökyüzünde iki farklı mücadele

Paraşüt formasyonuyla wingsuit uçuşu, dışarıdan benzer görünse de farklı beceriler üzerine kurulu. İlkinde başarı, sporcuların birbirleriyle doğru bağlantıları kurmasına ve takım halinde hareket etmesine bağlı.

İkincisinde ise vücut pozisyonu, hava akımını kullanma, hız ve mesafe kontrolü ön plana çıkıyor.

İki disiplinde de hata payı sınırlı. Paraşüt formasyonunda sporcuların birbirine çok yakın hareket etmesi, wingsuit uçuşunda ise yüksek hızlarda araziye ve diğer sporculara göre konum belirlenmesi ciddi dikkat gerektiriyor.

Bu nedenle her iki dal da ileri düzey eğitim, planlama ve güvenlik prosedürlerine dayanıyor.

Lake Elsinore'deki dünya şampiyonaları, hava sporlarının yalnızca yükseklikten atlamakla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Bir tarafta açılmış paraşütlerle havada kurulan ve saniyeler içinde değişen geometrik şekiller, diğer tarafta kumaş kanatlarla gerçekleştirilen kontrollü uçuşlar var. İkisinin ortak noktası ise gökyüzünde hareket etmenin, cesaretin ötesinde teknik bilgi ve kusursuz zamanlama gerektirmesi.

Kaynaklar: FAI, Red Bull, USPA


TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
TT

TFF resmen açıklad: Montella dönemi sona erdi

İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Türkiye Milli Takımı’nın başındaki görevinden alındı (Reuters)

Türkiye Futbol Federasyonu, UEFA Uluslar Ligi’nde alınan üst üste mağlubiyetlerin ardından İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella ile yollarını ayırdı. Son dönemde taraftarların ve yerel medyanın Montella’ya yönelik tepkilerinin artması da ayrılık kararında etkili oldu.

Türkiye Futbol Federasyonu, cuma günü X platformundan yaptığı açıklamada, “Teknik direktörümüzle yola devam etmeme kararı alınmıştır” ifadelerini kullandı.

Eski milli futbolcu Montella, Eylül 2023’te göreve getirilmişti. İtalyan teknik adam, Türkiye’yi Avrupa’nın önde gelen milli takımlarıyla birlikte UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesine taşıyarak önemli başarılara imza atmıştı.

Türkiye, 2024 yılında Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale yükselerek tarihinin en önemli başarılarından birine imza atmış.  Çeyrek finalde Hollanda’ya 2-1 mağlup olarak turnuvaya veda etmişti.

Ancak son aylarda sonuçlar kötüleşmeye devam etti. Türkiye, bu yaz ABD’de düzenlenen Dünya Kupası’nda beklentilerin altında bir performans sergileyerek üç maçta yalnızca bir galibiyet alabildi ve grubunu son sırada tamamladı.

Milli takım, son haftalarda UEFA Uluslar Ligi’nde çıktığı tüm maçları kaybetti. Bu karşılaşmalar arasında Fransa ve Belçika’ya karşı alınan mağlubiyetlerin yanı sıra İtalya karşısında yaşanan iki yenilgi de yer aldı. Kendi sahasında oynadığı iki maçı da kaybeden Türkiye, hayal kırıklığı yaratan kampanyada puan alamadı. Takım, bazı karşılaşmalarda rakibine karşılık vermekte zorlanan ve saha içinde uyum sorunu yaşayan bir görüntü ortaya koydu.

Bazı gözlemciler, Hakan Çalhanoğlu (Inter), Arda Güler (Real Madrid) ve Kenan Yıldız’ın (Juventus) önderliğindeki mevcut kadroyu, 2000’li yılların ilk dönemindeki jenerasyondan bu yana Türkiye’nin yetiştirdiği en umut verici nesillerden biri olarak değerlendiriyor.

Montella’nın, takımın UEFA Uluslar Ligi’nin en üst seviyesinde rekabet edebilmesi için aşması gereken engellere ilişkin açıklamaları ise eleştirileri dindirmeye yetmedi. İtalyan teknik adam, İtalya’ya 3-1 kaybedilen ikinci maçın ardından yaptığı açıklamada, “Birlikte mücadele eden bir takımımız var. Birliğimiz mümkün olan en iyi şekilde devam ediyor” demişti.

Türkiye, Uluslar Ligi’ndeki son iki maçında sahasında Belçika’yı ağırlayacak ve ardından Fransa’ya konuk olacak.

Montella, teknik direktörlük kariyerinde İtalya’da Fiorentina, Sampdoria ve Milan’ın yanı sıra İspanya’da Sevilla’yı da çalıştırdı.

İtalyan teknik adam, 2021-2023 yılları arasında iki sezon boyunca Adana Demirspor’un başında görev yaptı ve takımı Süper Lig’de dördüncü sıraya taşıdı. Montella, Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevden alınmasının ardından Türkiye Milli Takımı’nın başına getirilmişti.


Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
TT

Al Nassr kazandı, Ronaldo 1000 gol hedefine bir adım daha yaklaştı

Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)
Ronaldo gol sevincini yaşarken (Fotoğraf: Abdülaziz en-Numan)

Cristiano Ronaldo’nun liderliğindeki Al Nassr, millî maç arasının ardından sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Suudi Arabistan Pro Ligi’nin sekizinci haftasında Al Diriyah’ı Al-Awwal Park’ta konuk eden Al Nassr, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrıldı.

Bu sonuçla puanını 19’a yükselten Al Nassr, maç fazlasıyla  lider olan Al Qadsiah ile aynı puana ulaşarak ikinci sıradaki yerini korudu. Al Diriyah ise 11 puanda kalarak dokuzuncu sırada yer aldı.

Al Nassr’ın gollerini 23. dakikada takım kaptanı Cristiano Ronaldo, 35. dakikada Samu Costa ve 77. dakikada Kingsley Coman kaydetti.

Ronaldo, bu golle profesyonel kariyerindeki gol sayısını 980’e çıkardı ve 1000 gol barajına ulaşmasına yalnızca 20 gol kaldı.

Portekizli yıldızın kariyerindeki 980’inci golü, Portekiz Millî Takımı Teknik Direktörü Roberto Martínez ile yaşadığı gerilimin ardından geldi. İkili arasındaki anlaşmazlık, Ronaldo’nun son millî maç arasında millî takım kampından ayrılmasıyla sonuçlanmıştı.

Bu gelişmenin ardından Al Nassr taraftarları, Portekizli yıldızın dönüşünü görkemli bir gösteriyle kutladı. Tribünlerde Ronaldo için dev bir pankart açılırken binlerce taraftar da oyuncunun fotoğraflarını ve özel sloganlarını taşıdı. Ronaldo, karşılaşmanın bitiminde taraftarlarını selamlayarak onların coşkusuna ortak oldu.