Tenis klasiği Wimbledon tartışmaların gölgesinde başlıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Tenis klasiği Wimbledon tartışmaların gölgesinde başlıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avustralya Açık, Fransa Açık (Roland Garros) ve ABD Açık ile tenis sezonunun en önemli dört turnuvasından biri olan Wimbledon, bu yıl 27 Haziran-10 Temmuz tarihlerinde organize edilecek.
İngiltere'nin başkenti Londra'daki All England Lawn Tenis Kulübü, ilk kez 1877 yılında düzenlenen Wimbledon'ın maçlarına 135. kez ev sahipliği yapacak.
İki haftalık programın ortasındaki pazar günü maç oynanmaması geleneği, merkez kortun 100. yıl dönümünün kutlanacağı 2022'de terk edilecek. Böylece maç oynanan gün sayısı 13'ten 14'e yükselecek.
1877'den bu yana her yıl temmuz ayında düzenlenen iki haftalık turnuvada, ortadaki pazar günü "Middle Sunday" olarak anılıyor ve o gün karşılaşma yapılmıyordu. Kural, yağmurun maç programını sıkıştırması yüzünden sadece 1991, 1997, 2004 ve 2016'da esnetilmişti.
2022 Wimbledon'ın toplam para ödülü, 40,35 milyon sterlinle organizasyon tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Toplam para ödülü, 2021'e kıyasla yüzde 11,1, yeni tip koronavirüs salgını öncesindeki 2019'a kıyasla ise yüzde 5,4 oranında yükseldi.
Buna göre organizasyonun tekler şampiyonları 2 milyon sterlin para ödülü kazanacak. Tek kadınlar ve tek erkekler şampiyonlarına 2019'da 2,35 milyon, geçen yıl ise 1,7 milyon sterlin ödül verilmişti.

Rus ve Belaruslu sporculara yasak
Rusya'nın Ukrayna'ya Belarus destekli gerçekleştirdiği askeri müdahale nedeniyle iki ülkenin sporcularının, 2022'nin üçüncü grand slam turnuvası Wimbledon'a katılmasına izin verilmemesi, tartışmalara yol açtı.
Profesyonel Tenisçiler Birliği (ATP) ve Kadınlar Tenis Birliği (WTA) dışında Rafael Nadal, Novak Djokovic, Andy Murray gibi isimler de kararı eleştirdi. Devamında ATP ve WTA, 2022 Wimbledon'da sporculara sıralama puanı verilmeyeceğini açıkladı.
Erkekler dünya 1 numarası Daniil Medvedev ve kadınlar klasmanının 6. basamağındaki Aryna Sabalenka başta olmak üzere birçok seribaşı tenisçi bu yüzden turnuvada mücadele edemeyecek.
Erkeklerde Andrey Rublev (dünya 8 numarası), Karen Khachanov (22), kadınlarda ise Daria Kasatkina (13), Victoria Azarenka (20), Veronika Kudermetova (22) ve Ekaterina Alexandrova (28) da karardan etkilenecek.

Nadal 3'te 3 yapmayı deneyecek
Kariyerinde ilk kez sezonun ilk iki büyük turnuvasını (Avustralya Açık, Fransa Açık) kazanan Nadal, sol ayağındaki sakatlığa rağmen Wimbledon'da mücadele edecek.
36 yaşındaki Nadal, Wimbledon'da 2010'dan beri ilk, toplamda 3. kez zafere ulaşıp kendisine ait en fazla grand slam şampiyonluğu kazanan erkek tenisçi rekorunu 23'e çıkarmaya çalışacak.
İspanyol raket, bu sezon 3'te 3 yapması halinde gözünü ABD Açık'a dikecek ve aynı yıl içinde 4 grand slam turnuvasını da kazanan 3. erkek tenisçi olmak için uğraşacak.
Erkeklerde bunu başaran ilk isim 1938'de ABD'li Don Budge oldu. Avustralyalı Rod Laver da 1962 ve 1969'da tüm grand slam turnuvalarını kazandı. "Takvim yılı grand slam"i yapmayı başaran kadın tenisçiler listesi ise ABD'li Maureen Connolly (1953), Avustralyalı Margaret Court (1970) ve
Alman Steffi Graf'dan (1988) oluşuyor.
Kuraya göre Nadal'ın (2 numaralı seribaşı) final yolundaki muhtemel rakipleri, 4. turda 2017 finalisti Marin Cilic (14), çeyrek finalde Felix Auger-Aliassime (6) veya Taylor Fritz (11), yarı finalde ise Stefanos Tsitsipas (4) ya da 2021 finalisti Matteo Berrettini olacak.
Son 3 organizasyon da dahil Wimbledon'ı 6 kez kazanan Novak Djokovic'in (1) başı çektiği ana tablonun diğer yarısında ise Casper Ruud (3), Carlos Alcaraz (5), Hubert Hurkacz (7), Jannik Sinner (10) ve Denis Shapovalov (13) bulunuyor.

Serena bir yıl sonra korta dönüyor
Serena Williams, sol bacağından sakatlanarak sahayı terk etmek zorunda kaldığı 2021 Wimbledon'ın ilk turundan bu yana ilk tekler karşılaşmasına çıkmaya hazırlanıyor.
2017 Avustralya Açık zaferinden sonra oynadığı 4 grand slam finalini de kaybeden ABD'li tenisçinin, kadınlar dünya sıralamasında 1204. basamağa kadar gerilemesinin ardından göstereceği performans merakla bekleniyor.
40 yaşındaki Williams, Wimbledon'da 8. kez zafere ulaşırsa 24 şampiyonlukla "tarihin en fazla grand slam turnuvası kazanan tenisçisi" unvanının sahibi Margaret Court'u yakalayacak.
Erkekler ve kadınlarda tarihin en fazla grand slam şampiyonluğu bulunan tenisçiler listesinin zirvesinde Court'u, Serena Williams (23), Steffi Graf (22) ve Nadal (22) izliyor.

Swiatek 35 maçtır kaybetmiyor
Geçen yılın şampiyonu Ashleigh Barty'nin tenisi bırakmasının ardından kadınlar dünya sıralamasında zirveye çıkan Iga Swiatek, bu sezon gösterdiği performansla bir numaralı şampiyonluk adayı.
21 yaşındaki Swiatek, yarı final oynadığı sezonun ilk grand slam turnuvası Avustralya Açık sonrası çıktığı 37 karşılaşmada tek yenilgi yaşadı. Son 35 maçını kazanan Swiatek, bu süreçte Roland Garros dahil 6 şampiyonluk elde etti.
Turnuvaya özel davetle katılan Serena Williams, Swiatek (1 numaralı seribaşı) ile ana tablonun aynı yarısına düştü. İlk maçını dünya 113 numarası Harmony Tan ile oynayacak Williams'ın sonraki turlarda karşılaşabileceği rakipleri arasında Paula Badosa (4), 2021 finalisti Karolina Pliskova (6), Jessica Pegula (8), 2017 şampiyonu Garbine Muguruza (9), Coco Gauff (11), 2019 şampiyonu Simona Halep (16), 2011 ve 2014 şampiyonu Petra Kvitova (25) da yer alıyor.
Ana tablonun diğer bölümünde ise Anett Kontaveit (2), Ons Jabeur (3), Maria Sakkari (5), Danielle Collins (7), Emma Raducanu (10), Jelena Ostapenko (12), Belinda Bencic (14), 2018 şampiyonu Angelique Kerber (15) dikkati çekiyor.

Zverev ve Fernandez katılamayacak
Fransa Açık yarı finalinde sağ ayak bileğinden sakatlanan erkekler dünya 2 numarası Alexander Zverev ve sağ ayağında stres kırığı bulunan kadınlar klasmanının 16 numarası Leylah Fernandez, turnuvada yer almayacak.

Wimbledon'ı diğerlerinden ayıranlar
En eski tenis turnuvası özelliğini taşıyan Wimbledon, ilk defa 9 Temmuz 1877 tarihinde yalnızca erkeklerden oluşan Britanyalı 22 tenisçinin katılımıyla düzenlendi.
23 Temmuz 1868'de kroket (krikete benzer bir açık hava oyunu) oynanması için kurulan, 1877'de ise "All England Lawn Tenis ve Kroket Kulübü" adını alan tesislerdeki ilk turnuvayı, Spencer Gore kazandı. 1884 yılında tek kadınlar ve çift erkekler kategorileri de turnuvaya eklenirken, çift kadınlar ve karışık çiftler ise 1913 yılında organizasyona dahil edildi.
Tenisin en prestijli organizasyonları arasında yer alan Wimbledon Turnuvası, kendine özgü kurallarıyla ayrı bir yere sahip. 1909'dan beri "koyu yeşil" ve "mor"un resmi renkler kabul edildiği turnuvada, yönetmelik gereği kortların arkasındaki fonun ''koyu yeşil'' olma zorunluluğu var. Yazılı olmasa da tenisçilerin "beyaz giyinme zorunluluğu", korta giriş ve çıkış protokolü gibi birtakım kurallar da bulunuyor. Kurallar, yalnızca 2012 Londra Olimpiyat Oyunları'nda uygulanmadı.
Wimbledon, çim kortta oynanan tek grand slam turnuvası olma özelliğini de taşıyor. Çim yüzeyde top, sert ve toprak korttan daha yüksek bir hıza kavuşuyor. Topların yerden fazla yükselmediği çim kort, hızlı servisleri ve güçlü vuruşları olan oyunculara avantaj sağlıyor.
Maç sırasında yağmur yağması halinde merkez kort dışındaki sahaların üzeri brandayla kapanıyor ve karşılaşmalara yağmur molası veriliyor. 2009'dan beri açılır-kapanır çatıya sahip merkez korttan sonra 2019'da da 1 numaralı kort, kapanabilir tavan sistemine kavuştu.

Wimbledon'ın rekorları
Tek erkeklerde İsviçreli Roger Federer'in 8, tek kadınlarda ise ABD'li Martina Navratilova'nın 9 şampiyonlukla rekoru elinde tuttuğu Wimbledon Tenis Turnuvası'na ait bazı istatistikler şöyle:
Teklerde en fazla kazananlar

Erkekler:
Roger Federer (İsviçre) - 8 kez
*William Renshaw (Büyük Britanya) - 7
Pete Sampras (ABD) - 7
Novak Djokovic (Sırbistan) - 6

Kadınlar:
Martina Navratilova (ABD) - 9
*Helen Wills Moody (ABD) - 8
Steffi Graf (Almanya) - 7
Serena Williams (ABD) - 7
*Dorothea Lambert Chambers (İngiltere) - 7

Üst üste en fazla kazananlar
Erkekler:

*William Renshaw (Büyük Britanya) - 6 kez
Björn Borg (İsveç) - 5
Roger Federer (İsviçre) - 5
Kadınlar:
Martina Navratilova (ABD) - 6
*Suzanne Lenglen (Fransa) - 5

Son 10 yılın kazananları
Erkekler:

2011 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2012 - Roger Federer (İsviçre)
2013 - Andy Murray (Büyük Britanya)
2014 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2015 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2016 - Andy Murray (Büyük Britanya)
2017 - Roger Federer (İsviçre)
2018 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2019 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2021 - Novak Djokovic (Sırbistan)

Kadınlar:
2011 - Petra Kvitova (Çekya)
2012 - Serena Williams (ABD)
2013 - Marion Bartoli (Fransa)
2014 - Petra Kvitova (Çekya)
2015 - Serena Williams (ABD)
2016 - Serena Williams (ABD)
2017 - Garbine Muguruza (İspanya)
2018 - Angelique Kerber (Almanya)
2019 - Simona Halep (Romanya)
2021 - Ashleigh Barty (Avustralya)

En genç kazanan
Erkekler:
Boris Becker (Almanya) (1985) - 17 yaşında
Kadınlar: Lottie Dod (Büyük Britanya) (1887) - 15

En düşük sıradan kazanan
Erkekler:
Goran Ivanisevic (Hırvatistan) (2001) - Dünya 125'incisiyken
Kadınlar: Venus Williams (ABD) (2007) - Dünya 31'incisiyken
 



Venus Williams'ın tenise dönüşü, istediği gibi olmadı

Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
TT

Venus Williams'ın tenise dönüşü, istediği gibi olmadı

Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)
Avustralya Açık'ta Venus Williams, tekler maçına çıkan en yaşlı kadın oldu (AFP)

Venus Williams, Avustralya Açık'ta korta çıkarak tarihe geçti ancak Sırbistan adına yarışan Olga Danilovic'in son 6 oyunu üst üste kazanarak üç setlik heyecan dolu maçta zafere ulaşmasıyla galibiyete erişemedi.

45 yaşındaki Williams, ana tabloya özel davetle katılarak tekler turnuvasında yarışan en yaşlı kadın oldu. 5 yıl sonra ilk defa Melbourne'e dönen 7 kez Grand Slam şampiyonu, maça iyi başladı ve tie-break’te attığı muhteşem bir forehand winner’la seyircileri coşturdu.

Danilovic ikinci seti kazanarak maçı eşitledi ancak son sette 4-0 öne geçen Williams, zafere ve 2021 Wimbledon'dan bu yana ilk Grand Slam tekler maçını kazanmaya doğru ilerliyor gibiydi.

Ancak çok güçlü bir cevap veren 24 yaşındaki Danilovic, Williams'ın ikinci tura yükselmesini engelleyerek 6-7 (5), 6-3, 6-4'lük skorla galip geldi. Avustralya Açık'ta ilk kez 17 yaşındayken, 1998'de oynayan Williams, korttan ayrılırken ayakta alkışlandı. Williams aynı zamanda Ekaterina Alexandrova'yla çiftler turnuvasında da yarışacak.

cdfvgthyu
Venus Williams, John Cain Arena'dan ayrılırken alkışları kabul ediyor (AFP)

Williams, "Harika bir maçtı, harika bir andı" dedi.

Seyircinin enerjisi inanılmazdı. Bu beni çok motive etti. Rakibim de harika oynadı. Ayrıca biraz da şanslıydı. Bu sporun doğasında var. Bazen böyle işliyor. Ama inanılmaz bir an oldu.

Williams, turnuvaya özel davetle katıldığında tarihe geçeceğinin farkında değildi. 5 kez Wimbledon şampiyonu, tenise geçen yaz geri dönmüş ve hem teklerde hem de çiftlerde ABD Açık'a katılmıştı; burada Leylah Fernandez'le birlikte eylülde çeyrek finale ulaşmıştı.

Williams, aralık ayında Andrea Preti'yle evlendi ancak 2021'den beri ilk kez Avustralya'ya yapacağı seyahate hazırlanırken önceki "üç ay boyunca aralıksız antrenman yaptığını" söylemişti.

Amerikalı tenisçi, Melbourne'de 2003 ve 2007'de iki kez tekler finaline ulaşmış ve her ikisinde de kız kardeşi Serena Williams'a kaybetmişti. Ancak aynı zamanda çiftlerde 4 kez şampiyon oldu.

Williams ayrıca tenis oynamayı sürdüreceğinin ve bu yıl daha düzenli bir programla müsabakalara çıkacağının sinyalini verdi.

Williams, "Birçok açıdan işleri yeniden öğrenmek zorundayım, anlatabiliyor muyum?" dedi.

Bugünkü çabamdan gerçekten gurur duyuyorum çünkü her maçta daha iyi oynuyorum ve ulaşmak istediğim yerlere geliyorum. Şu anda sadece ilerlemeyi sürdürmem, kendim üzerinde çalışmam ve hatalarımı kontrol etmem gerekiyor. Bunlar da daha fazla maç oynayarak kazanılan şeyler, ayakları tam olarak doğru pozisyona getirmek, doğru vuruşları seçmek, tüm bunları hâlâ öğreniyorum. Biraz tuhaf ama bu kadar iyi oynamak, kendimi bu konuma getirmek ve çok yaklaşmak son derece heyecan verici.

dfgthy
Venus Williams, Olga Danilovic'i tebrik ediyor (AP)

Bundan sonra beni neyin beklediğini düşüneceğim. Burada çiftler maçım var, bu yüzden şu anda ona odaklıyım.

Williams ikinci turda Coco Gauff'la karşılaşabilirdi ancak Williams'ın 1998'de Avustralya Açık ana tablosuna ilk kez katıldığı zaman henüz doğmamış olan Danilovic, son derece etkileyici bir geri dönüşe imza attı.

Danilovic, korttaki röportajında, "Bunlar çok nadir şeyler ve Venus Williams'a karşı oynamak benim için hafife alınacak bir şey değil" dedi.

4-0 gerideyken kendi kendime, 'Sadece oyna, her şeyi ortaya koy ve puan puan ilerle' dedim. Bu maçı kazanmayı başardığım için çok mutluyum ama böyle bir efsaneye karşı oynamak büyük bir zevkti.

Independent Türkçe


Buz üstünde 150 km: Skeleton hakkında her şey

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
TT

Buz üstünde 150 km: Skeleton hakkında her şey

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)
2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları, skeleton için yeni bir dönüm noktası olacak (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta kış sporlarının en sıradışı ve en yüksek adrenalinli branşlarından biri olan skeletonu inceliyoruz.

Skeleton'da yarışmacı, küçük ve aerodinamik bir kızakla yüzü öne bakacak şekilde buz pistinde kayıyor. Sporcunun başı, pist yüzeyine neredeyse değecek kadar yakın duruyor ve her şey saliselerle ölçülüyor.

Dışarıdan bakıldığında son derece basit gibi görünen bu disiplin, aslında büyük teknik beceri ve cesaret gerektiriyor. Yarışçı başlangıçta kısa bir koşuyla kızağını hızlandırıyor, ardından kızak üzerine atlıyor ve vücudunu tamamen aerodinamik bir pozisyona sokuyor.

Skeleton pistleri genellikle bobsled ve diğer kızak branşlarıyla aynı parkurları kullanıyor. Bu pistler, buzla kaplı beton kanallardan oluşuyor ve virajları, eğimleri ve düz bölümleri çok hassas ölçülerle tasarlanıyor. Sporcu pistte ilerlerken bütün yönlendirmeyi yalnızca vücut ağırlığıyla yapıyor.

Kızaklarda herhangi bir direksiyon, fren ya da mekanik kontrol sistemi bulunmuyor. Bu yüzden en küçük omuz, diz ya da ayak hareketi bile kızakta yön değişimine yol açıyor. Yarışçılar bu kontrolle virajlardan geçerken saatte 130 ila 150 kilometreye ulaşan hızlara çıkıyor.

Bu sporun kökeni 19. yüzyılın sonlarına, İsviçre'nin ünlü kış kasabası St. Moritz'e dayanıyor. 1885'de burada açılan Cresta Run adlı doğal buz pisti, yüzüstü kayma fikrinin doğduğu yer kabul ediliyor.

Başlangıçta bu etkinlik daha çok cesaret meraklılarının eğlencesi olarak görülüyordu. Ancak zamanla düzenli yarışlar organize edilmeye başlandı ve spor kurumsal bir kimlik kazandı.

"Skeletal" yani iskelet kelimesinden türeyen "skeleton" adıysa 1892'de ortaya çıkan yeni metal kızak tasarımlarından geliyor. Bu kızakların ince ve iskelet benzeri yapısı, spora kalıcı ismini kazandırdı.

Skeleton ilk kez 1928 Kış Olimpiyatları'nda olimpik programa girdi. Ardından 1948'de tekrar sahneye çıktı ancak uzun yıllar boyunca olimpiyatlardan uzak kaldı.

Modern dönemle birlikte 2002 Salt Lake City Kış Olimpiyatları'nda resmen geri döndü. O tarihten bu yana hem erkekler hem de kadınlar kategorisinde olimpik bir spor olarak varlığını sürdürüyor.

2026 Milano-Cortina Kış Olimpiyatları'nda ise skeleton sporuna yeni bir soluk gelecek. Bu oyunlarda programa ilk kez karışık takım yarışı eklenecek. Bir erkek ve bir kadın sporcunun toplam zamanının sonucu belirleyeceği bu format, spora yeni bir heyecan katacak.

Skeleton kızakları dışarıdan basit görünse de her santimetresi hassas mühendislikle tasarlanıyor. Kızak, çelik bir şasi, karbon fiber gövde ve iki özel metal bıçaktan oluşuyor.

Bu bıçaklar "runner" adı verilen kayıcı yüzeyleri oluşturuyor ve buzla doğrudan temas ediyor. Runner'ların keskinliği, eğimi ve ayarı, sporcunun pistteki performansını doğrudan etkiliyor.

Kızakta herhangi bir fren sistemi bulunmuyor. Sporcu yarış bittikten sonra yavaşlamak için ayaklarını buz yüzeyine sürterek duruyor. Bu da yarışın ne kadar katıksız bir fiziksel mücadele olduğunu gösteriyor.

Sporcular yarış sırasında tam koruma sağlayan kasklar, dayanıklı eldivenler ve özel yarış tulumları kullanıyor. Bu ekipmanlar hem güvenliği artırıyor hem de aerodinamik performansı iyileştiriyor.

Bir skeleton pistinin uzunluğu genellikle 1200'le 1650 metre arasında değişiyor. Pist boyunca 15 ila 20 arasında keskin viraj bulunuyor ve bazı virajlarda sporcu neredeyse 5G'ye varan merkezkaç kuvvetlerine maruz kalıyor.

Buz yüzeyi her yarıştan önce özel ekipler tarafından yeniden hazırlanıyor. Pistin sıcaklığı, nem oranı ve buzun sertliği yarış hızlarını doğrudan etkiliyor.

Yarışçılar pisti önceden defalarca yürüyerek inceliyorlar. Viraj açılarını, giriş noktalarını ve en ideal çizgiyi ezberlemek, yarışın belki de en kritik bölümünü oluşturuyor.

Skeleton yarışları tamamen zamana karşı yapılıyor. Sporcular teker teker piste çıkıyor ve her inişte en iyi süreyi elde etmeye çalışıyor.

Olimpiyat formatında genellikle 4 ayrı iniş yapılıyor. Bu 4 turun toplam süresi, nihai sıralamayı belirliyor. En küçük hata bile madalya şansını saniyeler içinde yok edebiliyor.

Başlangıç bölümü yarışın en kritik anı. Sporcu yaklaşık 30 metrelik bir alanda kızağını koşarak itiyor ve hız kazandırıyor.

Bu ilk birkaç saniyede kazanılan momentum, pistin geri kalanında elde edilecek hızı büyük ölçüde belirliyor. Zayıf bir başlangıç, kusursuz bir sürüşle bile telafi edilemiyor.

Skeleton dünya çapında Uluslararası Bobsled ve Kızak Federasyonu (IBSF) tarafından yönetiliyor. Dünya kupaları, kıta şampiyonaları ve dünya şampiyonaları bu kurumun çatısı altında düzenleniyor.

Her sezon farklı ülkelerde yapılan yarışlar, sporcuların dünya sıralamasını şekillendiriyor.

Son yıllarda Büyük Britanya, Almanya, Kanada ve ABD gibi ülkeler skeleton'da büyük başarılar elde ediyor. Pist tecrübesi ve teknik altyapı, bu sporda belirleyici rol oynuyor.

Skeleton'u diğer kış sporlarından ayıran en önemli özellik, sporcuyla pist arasındaki mesafenin neredeyse sıfıra inmesi. Yarışçı buzla kelimenin tam anlamıyla burun buruna kayıyor.

En ufak bir hata, yanlış bir ağırlık transferi ya da milisaniyelik gecikme, saniyelerle ölçülen büyük kayıplara yol açıyor. Bu da skeleton'u gerçek bir sinir, denge ve cesaret sınavına dönüştürüyor.

İzleyenler için birkaç dakikalık bir iniş gibi görünen şey, aslında yıllar süren antrenmanların ve büyük bir teknik disiplinin ürünü oluyor.

Skeleton, basit bir kızak sporu değil. Hızın, cesaretin ve buz üzerindeki ustalığın en saf hali.

Kaynaklar: ESPN, Olympics, IBSF


Conor McGregor, UFC'ye geri mi dönüyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Conor McGregor, UFC'ye geri mi dönüyor?

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Paramount+, UFC'yle yeni yayın anlaşmasının tanıtımında Conor McGregor'ı kullandı ve bu da İrlandalı dövüşçünün olası bir dönüşüne işaret ediyor.

37 yaşındaki McGregor, eski rakibi Dustin Poirier'e karşı üst üste ikinci yenilgisinde bacağının kırıldığı Temmuz 2021'den bu yana dövüşmedi.

Ancak uzun zamandır kafese geri dönmeyi düşünüyor ve yaz aylarında UFC'nin büyük ilgi gören Beyaz Saray etkinliğinde dövüşme arzusunu dile getiriyor.

Ekimde kabul ettiği, üç kez doping testine girmemesi nedeniyle aldığı 18 aylık geriye dönük ceza, bu arayışını engellemeyecek gibi görünüyor. McGregor, 20 Mart'tan itibaren tekrar UFC'de mücadele edebilecek.

"Notorious" (Kötü Şöhretli) lakaplı dövüşçü şimdiyse New York'taki Times Meydanı'nda yer alan reklam panolarında UFC'nin Paramount+'la yaptığı yeni ortaklığın tanıtımında ön planda. Bu ortaklık sonucunda Dana White'ın organizasyonu, izleme başına ödeme modelinden vazgeçip tam erişimli abonelik modeline geçiyor.

McGregor, sosyal medya hesabından reklam panosunun fotoğrafını paylaşıp, "UFC'yi yeniden harika yapmak benim için büyük bir onur olacak! Sadece @paramountplus'ta" diye yazdı.

Eski iki sıklet UFC şampiyonu McGregor, Haziran 2024'te Octagon'a geri dönmeyi planlıyordu ancak ayak parmağının kırılması nedeniyle Michael Chandler'la planlanan dövüşten iki hafta kala çekilmişti.

İrlandalı dövüşçü daha önce, Chandler'la uzun zamandır beklenen son karşılaşmanın Beyaz Saray kartı için "kesinleşmiş bir anlaşma" olduğunu iddia etmişti ancak UFC tarafından henüz hiçbir şey doğrulanmadı.

Son zamanlarda McGregor siyasete de karıştı ancak bu ay İrlanda Cumhurbaşkanı olma isteğinden vazgeçti. Ülkenin uygunluk kriterlerinin "çok kısıtlayıcı" olduğunu söyledi.

McGregor, son yıllarda çok sayıda yasal sorunla da mücadele ediyor. Kasımdaki bir hukuk davasında jüri, 2018'de kendisine tecavüz suçlamasında bulunan kadın lehine karar verdi. McGregor saldırı suçundan sorumlu bulundu ve karara karşı yaptığı itiraz temmuzda reddedilse de kendisi hakkındaki tüm iddiaları inkar ediyor.

Independent Türkçe