Tenis klasiği Wimbledon tartışmaların gölgesinde başlıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Tenis klasiği Wimbledon tartışmaların gölgesinde başlıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avustralya Açık, Fransa Açık (Roland Garros) ve ABD Açık ile tenis sezonunun en önemli dört turnuvasından biri olan Wimbledon, bu yıl 27 Haziran-10 Temmuz tarihlerinde organize edilecek.
İngiltere'nin başkenti Londra'daki All England Lawn Tenis Kulübü, ilk kez 1877 yılında düzenlenen Wimbledon'ın maçlarına 135. kez ev sahipliği yapacak.
İki haftalık programın ortasındaki pazar günü maç oynanmaması geleneği, merkez kortun 100. yıl dönümünün kutlanacağı 2022'de terk edilecek. Böylece maç oynanan gün sayısı 13'ten 14'e yükselecek.
1877'den bu yana her yıl temmuz ayında düzenlenen iki haftalık turnuvada, ortadaki pazar günü "Middle Sunday" olarak anılıyor ve o gün karşılaşma yapılmıyordu. Kural, yağmurun maç programını sıkıştırması yüzünden sadece 1991, 1997, 2004 ve 2016'da esnetilmişti.
2022 Wimbledon'ın toplam para ödülü, 40,35 milyon sterlinle organizasyon tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Toplam para ödülü, 2021'e kıyasla yüzde 11,1, yeni tip koronavirüs salgını öncesindeki 2019'a kıyasla ise yüzde 5,4 oranında yükseldi.
Buna göre organizasyonun tekler şampiyonları 2 milyon sterlin para ödülü kazanacak. Tek kadınlar ve tek erkekler şampiyonlarına 2019'da 2,35 milyon, geçen yıl ise 1,7 milyon sterlin ödül verilmişti.

Rus ve Belaruslu sporculara yasak
Rusya'nın Ukrayna'ya Belarus destekli gerçekleştirdiği askeri müdahale nedeniyle iki ülkenin sporcularının, 2022'nin üçüncü grand slam turnuvası Wimbledon'a katılmasına izin verilmemesi, tartışmalara yol açtı.
Profesyonel Tenisçiler Birliği (ATP) ve Kadınlar Tenis Birliği (WTA) dışında Rafael Nadal, Novak Djokovic, Andy Murray gibi isimler de kararı eleştirdi. Devamında ATP ve WTA, 2022 Wimbledon'da sporculara sıralama puanı verilmeyeceğini açıkladı.
Erkekler dünya 1 numarası Daniil Medvedev ve kadınlar klasmanının 6. basamağındaki Aryna Sabalenka başta olmak üzere birçok seribaşı tenisçi bu yüzden turnuvada mücadele edemeyecek.
Erkeklerde Andrey Rublev (dünya 8 numarası), Karen Khachanov (22), kadınlarda ise Daria Kasatkina (13), Victoria Azarenka (20), Veronika Kudermetova (22) ve Ekaterina Alexandrova (28) da karardan etkilenecek.

Nadal 3'te 3 yapmayı deneyecek
Kariyerinde ilk kez sezonun ilk iki büyük turnuvasını (Avustralya Açık, Fransa Açık) kazanan Nadal, sol ayağındaki sakatlığa rağmen Wimbledon'da mücadele edecek.
36 yaşındaki Nadal, Wimbledon'da 2010'dan beri ilk, toplamda 3. kez zafere ulaşıp kendisine ait en fazla grand slam şampiyonluğu kazanan erkek tenisçi rekorunu 23'e çıkarmaya çalışacak.
İspanyol raket, bu sezon 3'te 3 yapması halinde gözünü ABD Açık'a dikecek ve aynı yıl içinde 4 grand slam turnuvasını da kazanan 3. erkek tenisçi olmak için uğraşacak.
Erkeklerde bunu başaran ilk isim 1938'de ABD'li Don Budge oldu. Avustralyalı Rod Laver da 1962 ve 1969'da tüm grand slam turnuvalarını kazandı. "Takvim yılı grand slam"i yapmayı başaran kadın tenisçiler listesi ise ABD'li Maureen Connolly (1953), Avustralyalı Margaret Court (1970) ve
Alman Steffi Graf'dan (1988) oluşuyor.
Kuraya göre Nadal'ın (2 numaralı seribaşı) final yolundaki muhtemel rakipleri, 4. turda 2017 finalisti Marin Cilic (14), çeyrek finalde Felix Auger-Aliassime (6) veya Taylor Fritz (11), yarı finalde ise Stefanos Tsitsipas (4) ya da 2021 finalisti Matteo Berrettini olacak.
Son 3 organizasyon da dahil Wimbledon'ı 6 kez kazanan Novak Djokovic'in (1) başı çektiği ana tablonun diğer yarısında ise Casper Ruud (3), Carlos Alcaraz (5), Hubert Hurkacz (7), Jannik Sinner (10) ve Denis Shapovalov (13) bulunuyor.

Serena bir yıl sonra korta dönüyor
Serena Williams, sol bacağından sakatlanarak sahayı terk etmek zorunda kaldığı 2021 Wimbledon'ın ilk turundan bu yana ilk tekler karşılaşmasına çıkmaya hazırlanıyor.
2017 Avustralya Açık zaferinden sonra oynadığı 4 grand slam finalini de kaybeden ABD'li tenisçinin, kadınlar dünya sıralamasında 1204. basamağa kadar gerilemesinin ardından göstereceği performans merakla bekleniyor.
40 yaşındaki Williams, Wimbledon'da 8. kez zafere ulaşırsa 24 şampiyonlukla "tarihin en fazla grand slam turnuvası kazanan tenisçisi" unvanının sahibi Margaret Court'u yakalayacak.
Erkekler ve kadınlarda tarihin en fazla grand slam şampiyonluğu bulunan tenisçiler listesinin zirvesinde Court'u, Serena Williams (23), Steffi Graf (22) ve Nadal (22) izliyor.

Swiatek 35 maçtır kaybetmiyor
Geçen yılın şampiyonu Ashleigh Barty'nin tenisi bırakmasının ardından kadınlar dünya sıralamasında zirveye çıkan Iga Swiatek, bu sezon gösterdiği performansla bir numaralı şampiyonluk adayı.
21 yaşındaki Swiatek, yarı final oynadığı sezonun ilk grand slam turnuvası Avustralya Açık sonrası çıktığı 37 karşılaşmada tek yenilgi yaşadı. Son 35 maçını kazanan Swiatek, bu süreçte Roland Garros dahil 6 şampiyonluk elde etti.
Turnuvaya özel davetle katılan Serena Williams, Swiatek (1 numaralı seribaşı) ile ana tablonun aynı yarısına düştü. İlk maçını dünya 113 numarası Harmony Tan ile oynayacak Williams'ın sonraki turlarda karşılaşabileceği rakipleri arasında Paula Badosa (4), 2021 finalisti Karolina Pliskova (6), Jessica Pegula (8), 2017 şampiyonu Garbine Muguruza (9), Coco Gauff (11), 2019 şampiyonu Simona Halep (16), 2011 ve 2014 şampiyonu Petra Kvitova (25) da yer alıyor.
Ana tablonun diğer bölümünde ise Anett Kontaveit (2), Ons Jabeur (3), Maria Sakkari (5), Danielle Collins (7), Emma Raducanu (10), Jelena Ostapenko (12), Belinda Bencic (14), 2018 şampiyonu Angelique Kerber (15) dikkati çekiyor.

Zverev ve Fernandez katılamayacak
Fransa Açık yarı finalinde sağ ayak bileğinden sakatlanan erkekler dünya 2 numarası Alexander Zverev ve sağ ayağında stres kırığı bulunan kadınlar klasmanının 16 numarası Leylah Fernandez, turnuvada yer almayacak.

Wimbledon'ı diğerlerinden ayıranlar
En eski tenis turnuvası özelliğini taşıyan Wimbledon, ilk defa 9 Temmuz 1877 tarihinde yalnızca erkeklerden oluşan Britanyalı 22 tenisçinin katılımıyla düzenlendi.
23 Temmuz 1868'de kroket (krikete benzer bir açık hava oyunu) oynanması için kurulan, 1877'de ise "All England Lawn Tenis ve Kroket Kulübü" adını alan tesislerdeki ilk turnuvayı, Spencer Gore kazandı. 1884 yılında tek kadınlar ve çift erkekler kategorileri de turnuvaya eklenirken, çift kadınlar ve karışık çiftler ise 1913 yılında organizasyona dahil edildi.
Tenisin en prestijli organizasyonları arasında yer alan Wimbledon Turnuvası, kendine özgü kurallarıyla ayrı bir yere sahip. 1909'dan beri "koyu yeşil" ve "mor"un resmi renkler kabul edildiği turnuvada, yönetmelik gereği kortların arkasındaki fonun ''koyu yeşil'' olma zorunluluğu var. Yazılı olmasa da tenisçilerin "beyaz giyinme zorunluluğu", korta giriş ve çıkış protokolü gibi birtakım kurallar da bulunuyor. Kurallar, yalnızca 2012 Londra Olimpiyat Oyunları'nda uygulanmadı.
Wimbledon, çim kortta oynanan tek grand slam turnuvası olma özelliğini de taşıyor. Çim yüzeyde top, sert ve toprak korttan daha yüksek bir hıza kavuşuyor. Topların yerden fazla yükselmediği çim kort, hızlı servisleri ve güçlü vuruşları olan oyunculara avantaj sağlıyor.
Maç sırasında yağmur yağması halinde merkez kort dışındaki sahaların üzeri brandayla kapanıyor ve karşılaşmalara yağmur molası veriliyor. 2009'dan beri açılır-kapanır çatıya sahip merkez korttan sonra 2019'da da 1 numaralı kort, kapanabilir tavan sistemine kavuştu.

Wimbledon'ın rekorları
Tek erkeklerde İsviçreli Roger Federer'in 8, tek kadınlarda ise ABD'li Martina Navratilova'nın 9 şampiyonlukla rekoru elinde tuttuğu Wimbledon Tenis Turnuvası'na ait bazı istatistikler şöyle:
Teklerde en fazla kazananlar

Erkekler:
Roger Federer (İsviçre) - 8 kez
*William Renshaw (Büyük Britanya) - 7
Pete Sampras (ABD) - 7
Novak Djokovic (Sırbistan) - 6

Kadınlar:
Martina Navratilova (ABD) - 9
*Helen Wills Moody (ABD) - 8
Steffi Graf (Almanya) - 7
Serena Williams (ABD) - 7
*Dorothea Lambert Chambers (İngiltere) - 7

Üst üste en fazla kazananlar
Erkekler:

*William Renshaw (Büyük Britanya) - 6 kez
Björn Borg (İsveç) - 5
Roger Federer (İsviçre) - 5
Kadınlar:
Martina Navratilova (ABD) - 6
*Suzanne Lenglen (Fransa) - 5

Son 10 yılın kazananları
Erkekler:

2011 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2012 - Roger Federer (İsviçre)
2013 - Andy Murray (Büyük Britanya)
2014 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2015 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2016 - Andy Murray (Büyük Britanya)
2017 - Roger Federer (İsviçre)
2018 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2019 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2021 - Novak Djokovic (Sırbistan)

Kadınlar:
2011 - Petra Kvitova (Çekya)
2012 - Serena Williams (ABD)
2013 - Marion Bartoli (Fransa)
2014 - Petra Kvitova (Çekya)
2015 - Serena Williams (ABD)
2016 - Serena Williams (ABD)
2017 - Garbine Muguruza (İspanya)
2018 - Angelique Kerber (Almanya)
2019 - Simona Halep (Romanya)
2021 - Ashleigh Barty (Avustralya)

En genç kazanan
Erkekler:
Boris Becker (Almanya) (1985) - 17 yaşında
Kadınlar: Lottie Dod (Büyük Britanya) (1887) - 15

En düşük sıradan kazanan
Erkekler:
Goran Ivanisevic (Hırvatistan) (2001) - Dünya 125'incisiyken
Kadınlar: Venus Williams (ABD) (2007) - Dünya 31'incisiyken
 



Muhammed Salah, Trabzonspor formasıyla ilk maçına çıktı

Trabzonspor oyuncusu Muhammed Salah, Süper Lig'de takımının Kasımpaşa ile oynadığı maçın ardından (Reuters)
Trabzonspor oyuncusu Muhammed Salah, Süper Lig'de takımının Kasımpaşa ile oynadığı maçın ardından (Reuters)
TT

Muhammed Salah, Trabzonspor formasıyla ilk maçına çıktı

Trabzonspor oyuncusu Muhammed Salah, Süper Lig'de takımının Kasımpaşa ile oynadığı maçın ardından (Reuters)
Trabzonspor oyuncusu Muhammed Salah, Süper Lig'de takımının Kasımpaşa ile oynadığı maçın ardından (Reuters)

Mısırlı yıldız Muhammed Salah, yeni takımı Trabzonspor formasıyla ilk maçına bugün (cumartesi) çıktı. Salah, bordo-mavili ekibin Süper Ligi'nin ilk haftasında Kasımpaşa ile karşılaştığı mücadelede forma giydi.

Karşılaşmaya yedek kulübesinde başlayan Salah, skorun 1-1 olduğu 57. dakikada Metehan Mimaroğlu'nun yerine oyuna dahil oldu.

Trabzonspor, ilk yarıyı 43. dakikada Noah Saviolo'nun attığı golle 1-0 önde tamamladı. Kasımpaşa ise 56. dakikada Polonyalı futbolcu Adrian Benedyczak'ın penaltıdan kaydettiği golle beraberliği yakaladı.

scdvfgb
Muhammed Salah, İstanbul'da Kasımpaşa ile Trabzonspor arasında oynanan Süper Lig maçında (AP)

Salah, oyuna girdikten kısa süre sonra rakip kalede tehlike yarattı. Mısırlı yıldız, 66. dakikada önemli bir fırsattan yararlanamadı. Dört dakika sonra kullandığı serbest vuruşta ise deneyimli savunmacı Stefan Savic'in kafa vuruşu Kasımpaşa kalecisi Andreas Gianniotis tarafından güçlükle uzaklaştırıldı.

Trabzonspor, Salah'ın Avrupa futbolundaki altıncı kulübü oldu. Mısırlı oyuncu daha önce İsviçre'nin Basel, İngiltere'nin Chelsea ve Liverpool ile İtalya'nın Fiorentina ve Roma takımlarında forma giymişti.

Mısırlı yıldız, Liverpool ile 30 Haziran'da sona eren sözleşmesinin ardından Trabzonspor'a transfer oldu. Salah İngiliz kulübündeki 9 yıl top koşturdu.


Kan görmek istemeyenlere: Yastık Savaşı Şampiyonası

Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)
Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)
TT

Kan görmek istemeyenlere: Yastık Savaşı Şampiyonası

Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)
Bu yastıklar yatmak için değil, dövüşmek için tasarlandı (PFC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Sıradışı sporlar serimizin bu bölümünde Yastık Savaşı Şampiyonası'nı inceliyoruz.

Çocukken neredeyse hepimiz yastığı kapıp kardeşimize veya arkadaşımıza saldırmışızdır. Ancak bazıları bu işi çocukluk anısı olarak bırakmadı.

Yastık savaşı, bugün profesyonel sporcuların şampiyonluk kemeri için mücadele ettiği, hakemlerin puan verdiği ve televizyonlardan yayımlanan bir dövüş sporuna dönüşmüş durumda.

Pillow Fight Championship, kısaca PFC, kulağa bir şaka gibi gelse de ringe çıkıldığında işin rengi değişiyor. Sporcular özel olarak tasarlanmış yastıkları ellerine alıyor, 90 saniyelik raundlarda rakiplerinin kafasına ve vücuduna tüm güçleriyle vuruyor, darbelerden kaçıyor ve puan toplamaya çalışıyor.

Üstelik organizasyonun profesyonel kadrosunda eski UFC dövüşçüleri, ABD'deki üniversite sporlarının en üst seviyesinde yarışmış atletler ve farklı dövüş disiplinlerinden gelen sporcular bulunuyor.

Fikrin ortaya çıkışı da epey sıradışı. Pillow Fight Championship konsepti Kovid-19 pandemisi sırasında Paul Williams tarafından geliştirildi. Steve Williams başlangıçta fikre sıcak bakmasa da geleneksel dövüş sporlarında artan rekabet, karma dövüş sanatları pazarındaki yoğunluk ve sponsorluk sorunları onu ikna etti.

Hedef, dövüş sporlarının heyecanını koruyan ancak kan ve ağır şiddet görüntülerinden uzak, ailelerin de izleyebileceği yeni bir format yaratmaktı.

İlk PFC etkinliği Ağustos 2021'de düzenlendi. İlk büyük şampiyona ise Ocak 2022'de ABD'nin Florida eyaletinde gerçekleştirildi.

16 erkek ve 8 kadın sporcunun katıldığı turnuvada yaklaşık 900 gram ağırlığındaki özel yastıklar kullanıldı. Kadınlarda Istela Nunes, erkeklerde ise Hauley Tillman ilk şampiyonlar olarak tarihe geçti.

Tillman'ın finalde eski UFC dövüşçüsü Marcus Brimage'ı yenmesi, PFC'nin profesyonel dövüş dünyasıyla bağını da ortaya koydu.

Peki bir yastıkla nasıl profesyonel dövüş yapılabilir?

Öncelikle kullanılan ekipman, evde yatağımızın üzerinde duran yastıklardan son derece farklı. PFC yastıkları, daha güçlü vuruşlar yapabilmek için özel tutacaklara ve kayışlara sahip.

İçlerinde şeklini koruyan özel köpük bulunuyor, dış yüzeylerinde ise dayanıklı malzemeler kullanılıyor. İlk dönemlerde 1,6 kilogramlık kuş tüyü yastıklar denenmiş ancak sporcular iki dakikalık üç raundu tamamlamakta zorlanınca daha hafif bir tasarıma geçilmiş. Yaklaşık 100 farklı numunenin denenmesinin ardından 900 gramlık yastık üzerinde karar kılınmış ve raund süresi de 90 saniyeye indirilmiş.

Kurallar da en az ekipman kadar ilginç.

Sporcular yastığı tam güçle savurabiliyor ancak rakibe vücudun herhangi bir bölümüyle vurmak, rakibi itmek veya rakibin yastığını tutmak yasak. İki elle yapılan baş üstü vuruşlarına izin verilmiyor. Dövüşçüler birbirlerine fazla yaklaşamıyor ve üç saniyeden uzun süre hareketsiz kalamıyor.

Puan sistemi ise gösterişli hareketleri ödüllendiriyor. Rakibin kafasına yapılan bir vuruş 1 puan. Tam 360 derecelik dönüşün ardından gelen kafa vuruşu 3 puan. Rakibi yere düşürmek ise 5 puan değerinde. Rakibin bacağına vurup dengesini bozmak da 1 puan getiriyor.

Yani sadece sert vurmak yetmiyor. Ayakta kalmak, doğru zamanda saldırmak, rakibin hamlesinden kaçmak ve mümkün olduğunca gösterişli hareketler yapmak gerekiyor.

Bu gösteri unsuru PFC'nin en belirgin özelliklerinden biri. Akrobatik hareketler, dönüşler, havadan yapılan vuruşlar ve rakibin arka arkaya gelen saldırılarından ustaca kaçışlar seyircinin de işin içine çekilmesini sağlıyor.

Zaten organizasyonun kendisi de PFC'yi yalnızca bir dövüş müsabakası değil, spor eğlencesi olarak konumlandırıyor.

PFC'nin televizyon macerası da bu noktada önem kazanıyor. Organizasyon, ESPN8: The Ocho gibi sıradışı sporları ekranlara taşıyan platformlarda kendisine yer buldu.

The Ocho, kurmaca bir televizyon kanalı olarak ortaya çıkan ve sonradan gerçek hayatta alışılmadık sporları yayımlayan bir marka haline geldi. The Ocho, taş sektirmeden kaygan merdivenleri tırmanmaya kadar birbirinden tuhaf yarışmaların arasında yastık dövüşüne de yer verdi.

Yayınlarda eski karma dövüş sanatları yıldızlarının da ringe çıkması, bu tuhaf sporun ciddiyetini bir başka seviyeye taşıdı.

Eski UFC ve Bellator dövüşçüleri Hector Lombard ve Cheick Kongo'nun karşılaşması, yastıkların gerçekten de deneyimli dövüşçülerin elinde ne kadar farklı bir ekipmana dönüşebildiğini gösterdi.

Elbette çoğu kişinin aklında aynı soru var: Yastık dövüşü gerçekten bir spor mu?

Bunun cevabı biraz da spora nasıl baktığınıza bağlı. Rekabet var, fiziksel hazırlık var, kurallar var, hakemler var, puanlama sistemi var, şampiyonluk kemerleri ve profesyonel sporculardan oluşan bir kadro var. Üstelik sporcuların ellerindeki yastıklar da sıradan yastıklar değil.

Ama PFC'nin asıl başarısı belki de burada yatıyor. Yastık savaşı gibi herkesin tanıdığı, çocuklukla özdeşleşmiş bir aktiviteyi alıp profesyonel sporun bütün unsurlarıyla yeniden paketliyor. Sonuçta ortaya hem absürt hem de şaşırtıcı derecede atletik bir gösteri çıkıyor.

Çünkü bazen yeni bir spor icat etmek için yeni bir hareket bulmanıza gerek yok. Çocukken yaptığınız bir şeyi biraz daha ciddi yapmanız, bir ring kurmanız, üç hakem çağırmanız ve elinize 900 gramlık bir yastık vermeniz yeterli.

Kaynaklar: PFC, Patch


Futbol yıldızlarının estetik operasyonları... Yeni yüzlerin ardındaki zorbalık ve reklam hikâyeleri

Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).
Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).
TT

Futbol yıldızlarının estetik operasyonları... Yeni yüzlerin ardındaki zorbalık ve reklam hikâyeleri

Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).
Brezilyalı futbol yıldızı Vinicius Junior’ın estetik operasyon sonrası Facebook hesabından paylaştığı fotoğraf (solda), Amerikalı oyuncu ve sunucu Terry Crews ile birlikte (sağda).

Modern futbol sahaları artık yalnızca fiziksel ve taktik rekabetin yaşandığı alanlar olmaktan çıkarak,   yıldız imajı ile reklamcılığın kesiştiği küresel vitrinlere dönüştü. Bu dünyada sosyal medya platformlarının algoritmaları ile ulusötesi şirketlerin beklentileri de belirleyici hale geldi.

Günümüz futbol yıldızının artık yalnızca ayaklarıyla büyüleyici olması yetmiyor; yüzünün de modern dijital güzellik standartlarının dayattığı kusursuz uyuma sahip olması bekleniyor. Pasların ve gülümsemelerin izlenme sayılarıyla ölçüldüğü bir çağda, bir futbolcunun yeşil sahadan ayrılıp estetik cerrahın neşteri veya estetik doktorunun iğneleri altına girmesi şaşırtıcı değil. Oyuncular kimi zaman “daha çekici” yüz hatlarına kavuşmak, kimi zaman da ekranların ardındaki zorbalık ve aşağılık duygusundan kaçmak için bu yola başvuruyor.

Giderek yaygınlaşan bu olgu, futbolcunun psikolojisindeki derin dönüşümü de ortaya koyuyor. Oyuncu artık aynada yalnızca bir sporcu görmüyor; kendisini düzenli bakıma ihtiyaç duyan hareketli bir marka olarak görüyor.

Saç ekiminden çene şekillendirmeye, burun estetiğinden diş beyazlatmaya kadar birçok işlem, Madrid, Rio de Janeiro ve Londra'daki lüks klinikleri oyuncuların yaz tatillerindeki başlıca duraklardan biri haline getirdi. Bunun arkasında bol paranın beslediği kusursuzluk arayışı ve lüks saat ile haute couture kampanyalarında bakımlı yüzleri tercih eden büyük reklam makineleri bulunuyor.

Vinicius Junior: Zorbalık çeneyi şekillendirmeye dönüştüğünde

Real Madrid'in Brezilyalı yıldızı Vinicius Junior, Brezilya Milli Takımı'nın 2026 ABD, Meksika ve Kanada Dünya Kupası'ndan elenmesinin hemen ardından, temmuz ayında tamamen farklı yüz hatlarıyla ortaya çıkınca spor kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. 26 yaşındaki hızlı kanat oyuncusu, tatilini memleketinde geçirirken Brezilya'nın Goiânia kentindeki ünlü Dr. Alessandro Alarcão'nun kliniğini ziyaret etti.

trhyj67kı8
Brezilya Milli Takımı oyuncusu ve Real Madrid’in yıldızı Vinicius Junior, ameliyat öncesinde (Reuters)

Oyuncu, “yüz ve çene harmonizasyonu” olarak bilinen cerrahi olmayan bir işlem geçirdi. Doktor, çene hattını belirginleştirmek ve çeneyi öne çıkarmak amacıyla dolgu maddeleri ile biyostimülatörlerden yararlanarak daha keskin ve orantılı bir görünüm oluşturdu.

İşlemin perde arkası ise sıradan değildi. Madrid ekibinin yıldızı için kliniğin güvenlik önlemleri artırıldı ve mutlak gizliliğin sağlanması amacıyla kliniğin kapıları halka kapatıldı.

Gizlilik çabalarına rağmen fotoğraf ve videolar değişimi gözler önüne serdi ve işlemin psikolojik nedenleri konusunda tartışma başlattı.

cdfgthy
Real Madrid’in Brezilyalı yıldızı Vinicius Junior’ın ameliyat sonrası fotoğrafı (Facebook hesabı)

Raporlar, bu karar ile oyuncunun sosyal medya platformlarında ve son Dünya Kupası sırasında doğal yüz hatları üzerinden maruz kaldığı ağır alay ve zorbalık kampanyaları arasında bağlantı kurdu. Vinicius'un eski takım arkadaşlarından bazılarının da geçmiş röportajlarında görünüşüyle alay ettiği belirtiliyordu.

Vinicius, sahalardaki ırkçılık ve zorbalıkla mücadele etmekle yetinmek yerine, alaycı yorumların takibinden kurtulmak ve küresel sponsorlar karşısındaki imajını geliştirmek amacıyla yüz hatlarını yeniden şekillendirmeyi tercih etti.

Neymar: Microneedling ve yaşlanma belirtilerine karşı erken önlem

Brezilyalı yıldız Neymar da vatandaşlarının dış görünüşe yönelik takıntısını sürdürüyor ancak daha çok cilt sağlığına ve erken kırışıklıklarla mücadeleye odaklanıyor.

Neymar'ın kendisine düzenli olarak eşlik eden özel bir dermatoloğu bulunuyor. Yıldız futbolcunun, gelişmiş “cilt yeniden yapılandırma” uygulamalarının yanı sıra kolajen ve biyostimülatör enjeksiyonlarından (Radiesse) yararlandığı belirtiliyor. Bu işlemlerle çene hattının belirginleştirilmesi ve yüzün her gün çekilen reklam fotoğraflarına uygun, daha gergin ve yuvarlak bir görünüme kavuşturulması hedefleniyor.

cdfvgh
Neymar (Al Hilal Kulübü)

Neymar açısından yüz, büyük bir ticari imparatorluğun vitrini niteliğinde. Genç ve temiz bir cilde sahip olmak, küresel moda ve kozmetik şirketleriyle yaptığı sponsorluk anlaşmalarını koruyabilmesi açısından hayati önem taşıyor.

Cristiano Ronaldo: Kusursuzluk takıntısı ve insanın “markaya” dönüşmesi

Portekizli Cristiano Ronaldo, futbolcunun kusursuz bir pazarlama ürününe dönüştürülmesi fikrinin en önemli temsilcilerinden biri.

2003 yılında Manchester United'a ilk adım attığı dönemlere dönüldüğünde, genç ve zayıf futbolcunun dişlerinde düzensizlik ve cildinde belirgin sorunlar görülüyordu.

cdfgthyj
Cristiano Ronaldo, 23 Haziran 2026'da Houston Stadyumu'nda oynanan 2026 Dünya Kupası Portekiz-Özbekistan futbol maçında (AFP)

Ancak şöhret ve servetin artmasıyla Ronaldo yıllar içinde bir dizi estetik işlem geçirdi. Bunlar arasında diş teli tedavisi, kapsamlı diş beyazlatma, göz çevresi ve alındaki kırışıklıkları gizlemek amacıyla botoks uygulamaları ve yüz kemiklerini belirginleştirmek ile burun hattını şekillendirmek için küçük çaplı dolgu işlemleri yer aldı.

Ronaldo için bu süreç yalnızca görünüşe ilişkin bir kompleksi gidermekten ibaret değildi; aynı zamanda “CR7” markasına yapılan akıllı bir yatırımdı. İç giyim, parfüm ve kol saati anlaşmalarından yüz milyonlarca gelir elde eden bu marka, yaşlanmayı reddeden, kusursuz ve ikonik bir yüz gerektiriyordu.

Wayne Rooney: Genç yaşta kellikle mücadele için saç ektirdiğini açıklama cesareti

İngiliz futbolunun altın çocuğu Wayne Rooney, 2011 yılında sessizliği bozarak yalnızca 25 yaşındayken Londra'daki lüks kliniklerden birinde saç ekimi yaptırdığını X hesabından açıkça duyurdu.

Rooney o dönemde cesur ve esprili bir ifadeyle, genç yaşta kel kalacağını ve bu nedenle neden saç ektirmemesi gerektiğini sordu.

Rooney, saç çizgisinin hızla gerilemesi nedeniyle kendisini “yaşlı adam” olarak nitelendiren İngiliz taraftarların ve magazin basınının sürekli alaylarına maruz kalıyordu.

sdfrgt
İngiliz futbolunun altın çocuğu Wayne Rooney (Vikipedi)

Bu adım yalnızca görünüşünü değiştirmek ve kameraların karşısında özgüvenini artırmakla kalmadı; aynı zamanda bir nesil futbolcunun ve sıradan erkeğin saç ekimine utanmadan ve toplumsal damgalanma korkusu yaşamadan yönelmesinin de önünü açtı.

Gareth Bale: “Yarasa kulağından” kurtularak huzur arayışı

Galli yıldız ve eski Real Madrid oyuncusu Gareth Bale, uzun yıllar boyunca belirgin kulakları nedeniyle yapılan alaycı yorumların baskısı altında yaşadı.

Bale, Tottenham'daki ilk dönemlerinde, olumsuz taraftar yorumlarından ve maç yönetmenlerinin kameralarından kaçınmak için saçlarını özellikle uzatıyor ve kulaklarının yanlarını örtecek şekilde şekillendiriyordu.

dfrgthyu
Gareth Bale (AFP)

2012 yılında, Real Madrid'e rekor transferinin öncesinde Galli yıldız kesin bir karar alarak kulaklarını geriye yatırmak amacıyla estetik kulak ameliyatı, yani otoplasti, geçirdi.

Bu basit estetik işlem futbolcunun yüz görünümünü tamamen değiştirdi. Psikolojik durumuna olumlu yansıdığı da açıkça görüldü. Bale kısa süre içinde uzun saç modellerini bıraktı ve basın toplantıları ile reklam kampanyalarında daha önce görülmemiş bir özgüvenle boy göstermeye başladı.

Zlatan Ibrahimovic: “Sultan” imajını korumak için gizli dokunuşlar

İsveçli eski yıldız Zlatan Ibrahimovic, güçlü kişiliği ve kendine özgü kibriyle güzellik standartlarına boyun eğmeyi reddeden bir isim olarak tanınsa da güvenilir tıbbi ve basın kaynaklarında, Avrupa'da futbol oynadığı dönemde gizli bir burun estetiği operasyonu geçirdiğine ilişkin bilgiler yer aldı.

cdfrg
Ibrahimović'in yeteneği her zaman vardı (Getty)

Karikatüristlerin ve rakiplerinin sık sık malzeme olarak kullandığı büyük ve keskin burun yapısına sahip olan Zlatan'ın, burnunun ucunu küçülttüğü ve burun kemerinde çok küçük bir değişiklik yaptığı öne sürüldü. Böylece kimliğini korurken yüz hatlarında daha iyi bir uyum sağladı.

İşlemin, “sultan” olarak tanımlanan saha imajını koruma ve görsel açıdan kusursuz bir görünümün, en sert ve güçlü karakterli futbolcular için bile artık bir gereklilik haline geldiğini gösterme amacı taşıdığı değerlendirildi.

Ronaldinho: Reklam şirketlerini memnun etmek için ikonik gülümsemesini değiştirdi

Brezilyalı futbol sihirbazı Ronaldinho'nun adı uzun yıllar boyunca geniş gülümsemesi ve belirgin dişleriyle özdeşleşti. Bu özellikler onun sahalardaki görsel kimliğinin önemli bir parçasını oluşturuyordu.

Ancak 2013 yılında Barcelona'nın eski yıldızı, memleketinde diş eti ve dişlerine yönelik kapsamlı bir operasyon geçirme kararı aldı.

İşlem kapsamında diş etleri yeniden şekillendirildi, ön dişlerin konumu düzeltildi ve porselen veneerler uygulandı.

fgthy
Brezilyalı sihirbaz Ronaldinho (Vikipedi)

Operasyon yalnızca lüks arayışından kaynaklanmıyordu. Büyük sponsorların ve reklam şirketlerinin dolaylı baskısının da etkili olduğu, şirketlerin Ronaldinho'nun önceki görünümünü bazı lüks pazarlama kampanyaları açısından bir engel olarak gördüğü belirtildi. Operasyonun ardından Ronaldinho, daha önce kapısını çalmayan ürünlerin reklamlarında da daha cazip bir yüz haline geldi.

Sergio Ramos: Kırık burundan yüzün yeniden şekillendirilmesine

İspanyol veteran savunmacı Sergio Ramos, görünümündeki kapsamlı değişimin canlı örneklerinden biri. Süreç, 2007 yılında Real Madrid formasıyla oynadığı bir maçta burnunun ciddi şekilde kırılmasıyla başladı. Yaralanma, solunum yolunun düzeltilmesi için cerrahi müdahaleyi gerektirdi.

fgthy
Eski İspanyol yıldız Sergio Ramos (Reuters)

Ancak Ramos bu ameliyattan yararlanarak burnunu küçülttü ve şeklini önemli ölçüde değiştirdi. Yaş ilerledikçe modern estetik uygulamalara daha fazla yönelen İspanyol yıldızın, kırışıklıkları gidermek ve çene hattını şekillendirmek amacıyla düzenli olarak botoks ve dolgu yaptırdığı, ayrıca dişlerini beyazlattığı ve sakal ekimi gerçekleştirdiği belirtildi.

Keskin yüz hatlarına sahip bir “savaşçıdan” bir “moda ikonuna” dönüşen bu değişim, Ramos'a küresel modaevleri ve markalarla büyük anlaşmalar getirdi.

Héctor Herrera: “Toplumsal uyum” ve profesyonel yaşam için kapsamlı değişim

Meksika Milli Takımı'nın eski oyuncusu ve eski Atletico Madrid futbolcusu Héctor Herrera, spor dünyasındaki estetik müdahalelerin en açık örneklerinden birini oluşturuyor.

Herrera, 2018 yılında Dünya Kupası'nın sona ermesinin ardından yaptığı resmi açıklamayla aynı dönemde iki estetik operasyon geçirdiğini duyurdu: burun estetiği (rinoplasti) ve kulak estetiği (otoplasti).

sdfrgthy
Meksikalı milli futbolcu Hector Herrera (Wikipedia)

Herrera, yıllarca belirgin kulakları ve burun yapısıyla ilgili internet üzerinden ağır ve acımasız zorbalığa maruz kalmıştı.

Oyuncu daha sonraki açıklamalarında, kararının psikolojik açıdan rahatlama sağlamak ve kendisini eksik hissetmeden toplumla ve basınla iletişim kurup uyum sağlamasını kolaylaştırmak olduğunu belirtti. Herrera ayrıca Avrupa'da bir futbolcunun sahip olduğu imajın kişisel ayrıntıların en küçük noktalarına kadar özen gösterilmesini gerektirdiğini vurguladı.

Dani Alves: Barcelona'daki büyük adım öncesinde “yarasa kulağından” kurtuldu

Barcelona'da kupalarla dolu tarihini yazmadan önce Brezilyalı sağ bek Dani Alves'in kulakları belirgin şekilde dışarı doğru uzanıyordu. Bu durum, Sevilla'daki ilk dönemlerinde alay konusu olmasına yol açıyordu.

scdfgthy
Tecrübeli Brezilyalı defans oyuncusu Dani Alves (DPA)

Alves, 2008 yazında Barcelona'ya gerçekleştirdiği tarihi transferle aynı dönemde kulaklarını geriye yatırmak ve kafatasının şekliyle daha uyumlu hale getirmek amacıyla otoplasti operasyonu geçirdi.

Neşeli kişiliğiyle tanınan Alves bu işlemi gizlemedi. Operasyonu, Camp Nou'da dünya kameralarının önünde daha fazla özgüven kazanmak ve Barcelona'nın altın jenerasyonunun en şık ve modern oyuncularından biri olarak imajını oluşturmaya başlamak için gerekli bir adım olarak değerlendirdi.

Estetiği reddeden yıldızlar: Yara izlerini kimliğe dönüştürmek

Buna karşılık bazı yıldızlar, “yaralarını” kimliklerinin, dayanıklılıklarının ve geçmişlerine bağlılıklarının sembolü olarak korumayı tercih etti. Bu oyuncular, sert yüz hatlarını veya kazalardan kalan izlerini izleyicilerin gönlünü kazanmanın önünde bir engel olarak görmedi. Aksine, benzer ve pürüzsüz yüzlerin çoğaldığı dünyada bu izleri kendilerini diğerlerinden ayıran birer marka haline getirdiler.

Franck Ribéry: Çocukluk onurunu korumak için estetik cerrahiyi kesin biçimde reddetti

Fransız futbolunun efsane ismi Franck Ribéry, görünüşü ne kadar ağır olursa olsun doğal yüz hatlarına sahip çıkmanın ve psikolojik dayanıklılığın dünyadaki en belirgin örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Ribéry, henüz 2 yaşındayken geçirdiği korkunç bir trafik kazası sonucunda yüzünün sağ tarafında belirgin ve derin yara izleri oluşmasına rağmen, Bayern Münih ve Fransa Milli Takımı ile geçirdiği parlak kariyeri boyunca bu izleri gizlemek için herhangi bir estetik ameliyat geçirmeyi reddetti.

scdvfg
Franck Ribéry (EPA)

Reklam şirketlerinin görünüşünü değiştirmesi karşılığında kendisine milyonlar teklif ettiği dönemde Ribéry'nin tavrı netti. Ona göre bu yara izleri kişiliğini oluşturmuş, hayatta ve sahada mücadele etmesi için güç vermişti ve kimliğinin bir parçasıydı.

Ribéry bu tutumuyla doğuştan gelen veya kazalar nedeniyle oluşan fiziksel farklılıklarla yaşayanlara ilham veren küresel bir simgeye dönüştü. Böylece saf yeteneğin kupa kürsülerine hükmetmek için kusursuz bir yüze ihtiyaç duymadığını gösterdi.

Carlos Tevez: “Apache”nin kimliğini şekillendiren yanık izleri

Arjantinli veteran yıldız Carlos Tevez'in “Apache” lakabıyla da anılan kariyerinde boynuna ve göğsüne kazınmış acı verici bir geçmiş bulunuyor. Tevez, henüz bebekken sıcak su nedeniyle meydana gelen korkunç bir yanık kazası geçirdi ve vücudunda ciddi üçüncü derece yanık izleri kaldı.

Manchester United, Manchester City ve Juventus formalarıyla uzun yıllar profesyonel futbol oynayan ve kazanılabilecek hemen hemen tüm büyük kupaları kaldıran Tevez, reklam ve medya dünyasının derisini düzeltmeye yönelik ameliyat çağrılarına rağmen bu izlerden vazgeçmedi.

sdfrgthy
Arjantinli tecrübeli yıldız Carlos Tevez (AP)

Tevez için bu yaralar, Buenos Aires'in yoksul mahallelerinden çıkıp verdiği mücadeleyi hatırlatan günlük birer simgeydi. Onları estetik cerrahın neşteriyle ortadan kaldırmayı, geçmişine ve hayat hikâyesine ihanet eden bir lüks olarak görüyordu. Parlak dergilerin yapay bir modeli yerine insanların kendisini “gerçek bir savaşçı” olarak hatırlamasını tercih etti.

Joleon Lescott: Premier Lig sahalarında bir imzaya dönüşen alın yarası

Eski İngiliz milli futbolcu Joleon Lescott, Premier Lig'deki uzun kariyeri boyunca saç çizgisini ve yüzünün üst bölümündeki doğal görünümünü değiştiren büyük ve belirgin bir alın yarasıyla sahalarda yer aldı.

Bu yara, Lescott henüz 5 yaşındayken geçirdiği bir trafik kazasından kalmıştı. Bir aracın çarpması ve kendisini birkaç metre sürüklemesi sonucu aylarca yoğun bakımda kalan Lescott, hayatını kurtarmak için geçirdiği ameliyatların ardından kalıcı bir iz taşıdı.

cdfvg
Eski İspanyol ve İngiliz milli takım defans oyuncusu Joleon Lescott (Wikipedia)

Manchester City'deki parlak döneminde büyük bir servet kazanmasına rağmen Lescott, alın bölgesini düzeltmek veya yara izini gizlemek için saç ektirmek amacıyla lüks estetik kliniklerine gitmeyi hiç düşünmedi. Bu izi, kendisine yeni bir hayatın yazıldığının kanıtı olarak gördü. Keskin yüz hatları da ona savunmada rakip forvetlerin çekindiği bir sertlik ve heybet kazandırdı; acı verici bir izi güç ve cesaret kaynağına dönüştürdü.

Angel Di Maria: “Makarna” lakabına rağmen estetik yarışını reddetti

Arjantinli efsane kanat oyuncusu Angel Di Maria, modern futbol dünyasında reklam şirketlerinin dayattığı katı yakışıklılık standartlarına meydan okuyan en önemli yıldızlardan biri.

Real Madrid, Paris Saint-Germain, Juventus ve Arjantin Milli Takımı ile geçen başarılı kariyeri boyunca Di Maria, tribünleri aşarak medyaya kadar uzanan ağır alay ve zorbalık kampanyalarının hedefi oldu. Bu kampanyalar özellikle belirgin kulaklarına ve son derece zayıf fiziğine odaklanıyordu. Oyuncuya bu nedenle “Makarna” anlamına gelen “El Fideo” lakabı takılmıştı.

scdfrgt
Arjantinli oyuncu Angel Di Maria, Paris Saint-Germain formasıyla (AFP)

Di Maria, büyük servetine ve Avrupa'nın en seçkin yüz şekillendirme ve kulak estetiği kliniklerine gidebilecek maddi imkânlara sahip olmasına rağmen doğal yüz hatlarına müdahale etmeyi kesin biçimde reddetti.

Arjantinli yıldız için bu özellikler düzeltilmesi gereken kusurlar değildi. Aksine, Rosario'da babasına kömür toplama işinde yardım eden yoksul çocuğa bağlılığının bir simgesiydi.

Di Maria, küresel sponsorlara ve taraftarlara gerçek “sportif yakışıklılığın” estetik kliniklerinin kapısından değil, futbol sahasında yapıldığını gösterdi. Ona göre gerçek değer; kritik asistler, Dünya Kupası ve Copa America finallerindeki tarihi goller ve sahadaki başarılarla ölçülüyordu.