Tenis klasiği Wimbledon tartışmaların gölgesinde başlıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Tenis klasiği Wimbledon tartışmaların gölgesinde başlıyor

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Avustralya Açık, Fransa Açık (Roland Garros) ve ABD Açık ile tenis sezonunun en önemli dört turnuvasından biri olan Wimbledon, bu yıl 27 Haziran-10 Temmuz tarihlerinde organize edilecek.
İngiltere'nin başkenti Londra'daki All England Lawn Tenis Kulübü, ilk kez 1877 yılında düzenlenen Wimbledon'ın maçlarına 135. kez ev sahipliği yapacak.
İki haftalık programın ortasındaki pazar günü maç oynanmaması geleneği, merkez kortun 100. yıl dönümünün kutlanacağı 2022'de terk edilecek. Böylece maç oynanan gün sayısı 13'ten 14'e yükselecek.
1877'den bu yana her yıl temmuz ayında düzenlenen iki haftalık turnuvada, ortadaki pazar günü "Middle Sunday" olarak anılıyor ve o gün karşılaşma yapılmıyordu. Kural, yağmurun maç programını sıkıştırması yüzünden sadece 1991, 1997, 2004 ve 2016'da esnetilmişti.
2022 Wimbledon'ın toplam para ödülü, 40,35 milyon sterlinle organizasyon tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Toplam para ödülü, 2021'e kıyasla yüzde 11,1, yeni tip koronavirüs salgını öncesindeki 2019'a kıyasla ise yüzde 5,4 oranında yükseldi.
Buna göre organizasyonun tekler şampiyonları 2 milyon sterlin para ödülü kazanacak. Tek kadınlar ve tek erkekler şampiyonlarına 2019'da 2,35 milyon, geçen yıl ise 1,7 milyon sterlin ödül verilmişti.

Rus ve Belaruslu sporculara yasak
Rusya'nın Ukrayna'ya Belarus destekli gerçekleştirdiği askeri müdahale nedeniyle iki ülkenin sporcularının, 2022'nin üçüncü grand slam turnuvası Wimbledon'a katılmasına izin verilmemesi, tartışmalara yol açtı.
Profesyonel Tenisçiler Birliği (ATP) ve Kadınlar Tenis Birliği (WTA) dışında Rafael Nadal, Novak Djokovic, Andy Murray gibi isimler de kararı eleştirdi. Devamında ATP ve WTA, 2022 Wimbledon'da sporculara sıralama puanı verilmeyeceğini açıkladı.
Erkekler dünya 1 numarası Daniil Medvedev ve kadınlar klasmanının 6. basamağındaki Aryna Sabalenka başta olmak üzere birçok seribaşı tenisçi bu yüzden turnuvada mücadele edemeyecek.
Erkeklerde Andrey Rublev (dünya 8 numarası), Karen Khachanov (22), kadınlarda ise Daria Kasatkina (13), Victoria Azarenka (20), Veronika Kudermetova (22) ve Ekaterina Alexandrova (28) da karardan etkilenecek.

Nadal 3'te 3 yapmayı deneyecek
Kariyerinde ilk kez sezonun ilk iki büyük turnuvasını (Avustralya Açık, Fransa Açık) kazanan Nadal, sol ayağındaki sakatlığa rağmen Wimbledon'da mücadele edecek.
36 yaşındaki Nadal, Wimbledon'da 2010'dan beri ilk, toplamda 3. kez zafere ulaşıp kendisine ait en fazla grand slam şampiyonluğu kazanan erkek tenisçi rekorunu 23'e çıkarmaya çalışacak.
İspanyol raket, bu sezon 3'te 3 yapması halinde gözünü ABD Açık'a dikecek ve aynı yıl içinde 4 grand slam turnuvasını da kazanan 3. erkek tenisçi olmak için uğraşacak.
Erkeklerde bunu başaran ilk isim 1938'de ABD'li Don Budge oldu. Avustralyalı Rod Laver da 1962 ve 1969'da tüm grand slam turnuvalarını kazandı. "Takvim yılı grand slam"i yapmayı başaran kadın tenisçiler listesi ise ABD'li Maureen Connolly (1953), Avustralyalı Margaret Court (1970) ve
Alman Steffi Graf'dan (1988) oluşuyor.
Kuraya göre Nadal'ın (2 numaralı seribaşı) final yolundaki muhtemel rakipleri, 4. turda 2017 finalisti Marin Cilic (14), çeyrek finalde Felix Auger-Aliassime (6) veya Taylor Fritz (11), yarı finalde ise Stefanos Tsitsipas (4) ya da 2021 finalisti Matteo Berrettini olacak.
Son 3 organizasyon da dahil Wimbledon'ı 6 kez kazanan Novak Djokovic'in (1) başı çektiği ana tablonun diğer yarısında ise Casper Ruud (3), Carlos Alcaraz (5), Hubert Hurkacz (7), Jannik Sinner (10) ve Denis Shapovalov (13) bulunuyor.

Serena bir yıl sonra korta dönüyor
Serena Williams, sol bacağından sakatlanarak sahayı terk etmek zorunda kaldığı 2021 Wimbledon'ın ilk turundan bu yana ilk tekler karşılaşmasına çıkmaya hazırlanıyor.
2017 Avustralya Açık zaferinden sonra oynadığı 4 grand slam finalini de kaybeden ABD'li tenisçinin, kadınlar dünya sıralamasında 1204. basamağa kadar gerilemesinin ardından göstereceği performans merakla bekleniyor.
40 yaşındaki Williams, Wimbledon'da 8. kez zafere ulaşırsa 24 şampiyonlukla "tarihin en fazla grand slam turnuvası kazanan tenisçisi" unvanının sahibi Margaret Court'u yakalayacak.
Erkekler ve kadınlarda tarihin en fazla grand slam şampiyonluğu bulunan tenisçiler listesinin zirvesinde Court'u, Serena Williams (23), Steffi Graf (22) ve Nadal (22) izliyor.

Swiatek 35 maçtır kaybetmiyor
Geçen yılın şampiyonu Ashleigh Barty'nin tenisi bırakmasının ardından kadınlar dünya sıralamasında zirveye çıkan Iga Swiatek, bu sezon gösterdiği performansla bir numaralı şampiyonluk adayı.
21 yaşındaki Swiatek, yarı final oynadığı sezonun ilk grand slam turnuvası Avustralya Açık sonrası çıktığı 37 karşılaşmada tek yenilgi yaşadı. Son 35 maçını kazanan Swiatek, bu süreçte Roland Garros dahil 6 şampiyonluk elde etti.
Turnuvaya özel davetle katılan Serena Williams, Swiatek (1 numaralı seribaşı) ile ana tablonun aynı yarısına düştü. İlk maçını dünya 113 numarası Harmony Tan ile oynayacak Williams'ın sonraki turlarda karşılaşabileceği rakipleri arasında Paula Badosa (4), 2021 finalisti Karolina Pliskova (6), Jessica Pegula (8), 2017 şampiyonu Garbine Muguruza (9), Coco Gauff (11), 2019 şampiyonu Simona Halep (16), 2011 ve 2014 şampiyonu Petra Kvitova (25) da yer alıyor.
Ana tablonun diğer bölümünde ise Anett Kontaveit (2), Ons Jabeur (3), Maria Sakkari (5), Danielle Collins (7), Emma Raducanu (10), Jelena Ostapenko (12), Belinda Bencic (14), 2018 şampiyonu Angelique Kerber (15) dikkati çekiyor.

Zverev ve Fernandez katılamayacak
Fransa Açık yarı finalinde sağ ayak bileğinden sakatlanan erkekler dünya 2 numarası Alexander Zverev ve sağ ayağında stres kırığı bulunan kadınlar klasmanının 16 numarası Leylah Fernandez, turnuvada yer almayacak.

Wimbledon'ı diğerlerinden ayıranlar
En eski tenis turnuvası özelliğini taşıyan Wimbledon, ilk defa 9 Temmuz 1877 tarihinde yalnızca erkeklerden oluşan Britanyalı 22 tenisçinin katılımıyla düzenlendi.
23 Temmuz 1868'de kroket (krikete benzer bir açık hava oyunu) oynanması için kurulan, 1877'de ise "All England Lawn Tenis ve Kroket Kulübü" adını alan tesislerdeki ilk turnuvayı, Spencer Gore kazandı. 1884 yılında tek kadınlar ve çift erkekler kategorileri de turnuvaya eklenirken, çift kadınlar ve karışık çiftler ise 1913 yılında organizasyona dahil edildi.
Tenisin en prestijli organizasyonları arasında yer alan Wimbledon Turnuvası, kendine özgü kurallarıyla ayrı bir yere sahip. 1909'dan beri "koyu yeşil" ve "mor"un resmi renkler kabul edildiği turnuvada, yönetmelik gereği kortların arkasındaki fonun ''koyu yeşil'' olma zorunluluğu var. Yazılı olmasa da tenisçilerin "beyaz giyinme zorunluluğu", korta giriş ve çıkış protokolü gibi birtakım kurallar da bulunuyor. Kurallar, yalnızca 2012 Londra Olimpiyat Oyunları'nda uygulanmadı.
Wimbledon, çim kortta oynanan tek grand slam turnuvası olma özelliğini de taşıyor. Çim yüzeyde top, sert ve toprak korttan daha yüksek bir hıza kavuşuyor. Topların yerden fazla yükselmediği çim kort, hızlı servisleri ve güçlü vuruşları olan oyunculara avantaj sağlıyor.
Maç sırasında yağmur yağması halinde merkez kort dışındaki sahaların üzeri brandayla kapanıyor ve karşılaşmalara yağmur molası veriliyor. 2009'dan beri açılır-kapanır çatıya sahip merkez korttan sonra 2019'da da 1 numaralı kort, kapanabilir tavan sistemine kavuştu.

Wimbledon'ın rekorları
Tek erkeklerde İsviçreli Roger Federer'in 8, tek kadınlarda ise ABD'li Martina Navratilova'nın 9 şampiyonlukla rekoru elinde tuttuğu Wimbledon Tenis Turnuvası'na ait bazı istatistikler şöyle:
Teklerde en fazla kazananlar

Erkekler:
Roger Federer (İsviçre) - 8 kez
*William Renshaw (Büyük Britanya) - 7
Pete Sampras (ABD) - 7
Novak Djokovic (Sırbistan) - 6

Kadınlar:
Martina Navratilova (ABD) - 9
*Helen Wills Moody (ABD) - 8
Steffi Graf (Almanya) - 7
Serena Williams (ABD) - 7
*Dorothea Lambert Chambers (İngiltere) - 7

Üst üste en fazla kazananlar
Erkekler:

*William Renshaw (Büyük Britanya) - 6 kez
Björn Borg (İsveç) - 5
Roger Federer (İsviçre) - 5
Kadınlar:
Martina Navratilova (ABD) - 6
*Suzanne Lenglen (Fransa) - 5

Son 10 yılın kazananları
Erkekler:

2011 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2012 - Roger Federer (İsviçre)
2013 - Andy Murray (Büyük Britanya)
2014 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2015 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2016 - Andy Murray (Büyük Britanya)
2017 - Roger Federer (İsviçre)
2018 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2019 - Novak Djokovic (Sırbistan)
2021 - Novak Djokovic (Sırbistan)

Kadınlar:
2011 - Petra Kvitova (Çekya)
2012 - Serena Williams (ABD)
2013 - Marion Bartoli (Fransa)
2014 - Petra Kvitova (Çekya)
2015 - Serena Williams (ABD)
2016 - Serena Williams (ABD)
2017 - Garbine Muguruza (İspanya)
2018 - Angelique Kerber (Almanya)
2019 - Simona Halep (Romanya)
2021 - Ashleigh Barty (Avustralya)

En genç kazanan
Erkekler:
Boris Becker (Almanya) (1985) - 17 yaşında
Kadınlar: Lottie Dod (Büyük Britanya) (1887) - 15

En düşük sıradan kazanan
Erkekler:
Goran Ivanisevic (Hırvatistan) (2001) - Dünya 125'incisiyken
Kadınlar: Venus Williams (ABD) (2007) - Dünya 31'incisiyken
 



Canelo Alvarez yeniden şampiyon

Canelo Alvarez (sağda), Christian Mbilli'yi yendiği maçta (AP)
Canelo Alvarez (sağda), Christian Mbilli'yi yendiği maçta (AP)
TT

Canelo Alvarez yeniden şampiyon

Canelo Alvarez (sağda), Christian Mbilli'yi yendiği maçta (AP)
Canelo Alvarez (sağda), Christian Mbilli'yi yendiği maçta (AP)

Terence Crawford'a yenilip 13 ay ringlerden uzak kalan Canelo Alvarez, cumartesi günü Christian Mbilli karşısında kritik bir galibiyet alarak geri döndü.

Alvarez, puanla üstünlük sağladığı maçta Mbilli'yi mağlup ederek WBC süper ortasıklet kemerini Kamerunlu boksörün elinden aldı. Hakemler maçı 115-112, 116-111 ve 117-110'luk skorlarla Alvarez lehine puanladı.

Bu skorlara, 8. rauntta Mbilli'nin hakemin müsamaha gösteremeyeceği kadar çok sayıda bel altı vuruş yapması nedeniyle aldığı bir puanlık ceza da dahil. Ancak bu ceza olmasaydı da Canelo maçı rahat bir şekilde kazanmış olacaktı.

Meksikalı ikon, son dönemdeki performanslarına kıyasla çok daha hareketliydi. Maça iyi başlayan Alvarez, yüksek tempolu dövüş tarzıyla tanınan ve daha önce hiç mağlubiyet yaşamamış Mbilli'nin yumruk sayısına zaman zaman karşılık vermeyi başardı.

31 yaşındaki Mbilli, cumartesi günkü karşılaşmada zaman zaman temposunu düşürdü. 36 yaşındaki Canelo ise bu anları iyi değerlendirdi. Dört farklı sıklette dünya şampiyonluğu bulunan Alvarez, vuruş çeşitliliğini konuşturarak maçın başlarında sert sağ kroşeler, ilerleyen rauntlarda ise aparkatlar isabet ettirdi.

Geçen yıl Crawford'a karşı aldığı mağlubiyetle tartışmasız şampiyon unvanını kaybeden Canelo, süper ortasıklet şampiyonluk kemerini geri kazandığı maçın ardından duygusal göründü.

Crawford, Canelo'yu puanla mağlup ederek tüm büyük kemerleri kazanmış, ardından aralık ayında bokstan emekli olmuştu. Amerikalı boksörün emekliliğiyle birlikte Mbilli'nin elinde bulunan geçici WBC kemeri, şampiyonluk kemerine dönüştürülmüştü.

Ancak Kamerunlu boksörün resmi şampiyon unvanını korumak için çıktığı ilk maç hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Canelo, son haftalarda ölümcül saldırılara maruz kalan Riyad'da hanesine yeniden galibiyet yazdırdı.

Yerel yetkililere göre Yemen merkezli Husiler, Suudi Arabistan'ın bu şehrine çok sayıda saldırı düzenlemiş, bu saldırılar sonucunda yüzlerce kişi yaralanmış ve 20'den fazla kişi hayatını kaybetmişti.

shju
Canelo yeniden dünya şampiyonu (Reuters)

Yine de cumartesi günü ANB Arena'da gerçekleşen boks etkinliğinde, zaferinin ardından Canelo şunları söyledi:

[Duygularımı] tarif etmek çok zor. Bu inanılmaz bir şey. Profesyonel kariyerimdeki 21 yılın ardından, bu sanki ilk şampiyonluğum gibi hissettiriyor. İlk şampiyonluğumu 16 yıl önce kazanmıştım, şimdi ise yeniden kazandım. Çok gururluyum, ekibimle gurur duyuyorum. Beni bugünkü şampiyon yapan onlar. Hayır, [beni şaşırtan bir şey olmadı]. Güçlü bir dövüşçü olduğunu biliyordum, çok fazla yumruk atmadı çünkü bana karşı yumruk atmak zordur. Kusursuz dövüştüm.

Independent Türkçe


Kylian Mbappe ve Lamine Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
TT

Kylian Mbappe ve Lamine Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)
Lamine Yamal, İspanya'nın 2026 Dünya Kupası zaferine katkıda bulundu (AP)

Barcelona’nın yıldızı Lamine Yamal ile Real Madrid’in yıldızı Kylian Mbappe, İspanya La Liga’nın en dikkat çeken iki futbolcusu olarak pazartesi günü düzenlenen Ballon d’Or (Altın Top) ödül töreninde adaylar arasında yer aldı. Ancak iki yıldız da gecenin sonunda büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

El Clasico’da karşı karşıya gelmelerinden 24 saat bile geçmeden Londra’da düzenlenen ödül törenine katılan iki futbolcu, Bayern Münih ve İngiltere Milli Takımı’nın golcüsü Harry Kane’in prestijli ödülü kazanmasına tanıklık etti. Söz konusu karşılaşmada Real Madrid’in Barcelona’yı Camp Nou’da 2-1 mağlup ettiği maçta takımının iki golünü de Mbappe kaydetmişti. Mbappe, son Dünya Kupası’nda Altın Ayakkabı ödülünü kazanmış ve turnuva tarihinin en golcü oyuncusu olmuştu. Lamine Yamal ise İspanya Milli Takımı ile dünya şampiyonluğu yaşamıştı.

Şarku’l Avsat’ın ESPN’den aktardığı habere göre iki futbolcunun geçen sezon ortaya koyduğu olağanüstü bireysel performans, Ballon d’Or’u kazanmaları için yeterli olmadı. İşte iki yıldızın ödüle ulaşamamasının nedenleri ve gelecek yıllarda bu başarıyı elde etme ihtimalleri...

Kylian Mbappe

Mbappe, Ballon d’Or yarışında 2018’de dördüncü, 2023’te üçüncü, bu yıl ise ikinci sırada yer aldı. Ancak zirveye ulaşmak Fransız yıldız için hâlâ mümkün olmadı. Lionel Messi ve Cristiano Ronaldo’nun ardından dünya futbolunun en büyük yıldızı olması beklenen Mbappe, ödülü kazanmak için bir yıl daha beklemek zorunda kalacak.

Ancak şu soruyu sormak gerekiyor: 2026 yılı, Mbappe’nin Ballon d’Or’u kazanması için gerçekten uygun bir yıl mıydı?

Real Madrid geçen sezon hiçbir kupa kazanamadı. İspanyol ekibi, La Liga’yı üst üste ikinci kez Barcelona’nın arkasında tamamladı.

2024 yılında transfer olduğu Real Madrid ile henüz önemli bir kupa kazanamayan Mbappe, Dünya Kupası’nda da hayal kırıklığı yaşadı. Şampiyonluğun en güçlü adaylarından biri olarak gösterilen Fransa Milli Takımı, yarı final mücadelesinde İspanya’ya elendi.

hyuj
Kylian Mbappe, Ballon d’Or yarışını ikinci sırada tamamladı (AFP)

Mbappe bu yıl hiçbir kupa kazanamadı. Bu tablo, Ballon d’Or yarışındaki şansını güçlendirmekten oldukça uzak. Fransız yıldızın gol istatistikleri ise son derece etkileyiciydi. La Liga’da 25, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 15, en önemlisi de Dünya Kupası’nda 10 gol kaydetti. Böylece Dünya Kupası tarihinin en golcü oyuncusu unvanını elde etti.

Ancak Mbappe’nin de birçok kez dile getirdiği gibi, Kupa kazanmaktan daha önemli hiçbir şey yok.

Yamal gibi olağanüstü bir yeteneğe sahip olan ve dünya çapında bir yıldız olarak kabul edilen Mbappe’nin, Ballon d’Or’u kazanabilmek için formasını giydiği takımların da başarı elde etmesine ihtiyacı var. Bu ödül için ikna edici bir aday olabilmesinin yolu, takım başarılarından geçiyor.

Mbappe, ödülü kazanamaması nedeniyle büyük hayal kırıklığı yaşayacak. Zira Fransız yıldız, son haftalarda ilk kez Ballon d’Or’u kazanma konusunda iyi bir şansa sahip olduğunu açıkça dile getirmişti. Ödül töreninden önce yaptığı açıklamada, "Bence bu benim için harika bir fırsat. İyi bir yıl geçirdim" demişti.

Fransa Milli Takımı'nın kaptanı, Fransız RTF radyosuna verdiği röportajda ödülün her futbolcunun hedefleri arasında bulunduğunu belirterek kazananın belirlenmesinde hangi kriterlerin öne çıkması gerektiğine ilişkin görüşlerini de paylaşmıştı.

ergthy
Mbappe, son İspanya El Clasico'sunda Real Madrid'i Barcelona karşısında zafere taşıdı (Reuters).

Mbappe, "Bu bireysel bir ödül ve bence bu yönü her şeyin önünde tutulmalı. Elbette diğer futbolcuları da göz ardı etmemek gerekiyor. Ancak olağanüstü bir bireysel performans sergilemek ve taraftarları heyecanlandırmak, böyle bir ödülde insanların takdir ettiği unsurlar" ifadelerini kullanmıştı.

Mbappe, Ballon d’Or’u kazanmak için doğrudan ve alışılmadık bir kampanya yürüttü. Bu yaklaşım, Messi’den alışık olmadığımız, zaman zaman Ronaldo tarafından sergilenen bir tutumdu. Hatta Barcelona ve Yamal da Mbappe’nin ödülü kazanmak için yürüttüğü kampanyaya karşılık vermek zorunda kaldı. Yamal, prestijli ödüle yönelik bu girişime karşı koymak amacıyla nadiren verdiği röportajlardan birkaçını gerçekleştirdi.

Harry Kane, pazartesi akşamı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sessizce çok çalışın, başarılarınızın ses getirmesine izin verin" ifadelerini kullandı. Bu sözler, Mbappe’nin gelecekte dikkate almak isteyebileceği bir tavsiye niteliğindeydi.

Mbappe için henüz geç değil. Fransız yıldız 27, Kane 33 yaşında. Henüz 19 yaşındaki Yamal’ın ise önünde uzun bir kariyer bulunuyor.

Mbappe’nin Ballon d’Or’u kazanabilmesi için Real Madrid’in yeniden eski ihtişamına kavuşması gerekiyor.

Real Madrid bu sezon La Liga şampiyonluğunu kazanırsa, hatta daha iyisi UEFA Şampiyonlar Ligi kupasını müzesine götürürse ve Mbappe takımın en iyi oyuncusu ve golcüsü olarak öne çıkarsa, Fransız yıldızın 2027’de ödülü kazanma şansı oldukça yüksek olacak. Üstelik gelecek yaz büyük bir uluslararası turnuvanın düzenlenmeyecek olması, kulüp başarılarının ön plana çıkmasını sağlayabilir.

Lamine Yamal

Barcelona’nın genç yıldızı Lamine Yamal, üst üste ikinci yıl Ballon d’Or ödül töreninde podyuma çıktı. Henüz ergenlik çağında olan bir futbolcu için bu son derece etkileyici bir başarı. Buna rağmen futbol dünyasının en büyük bireysel ödülünü henüz kazanamamış olması büyük bir hayal kırıklığı yarattı.

Yamal, 12 ay önce Paris Saint-Germain’in yıldızı Ousmane Dembele’nin ardından ikinci sırada yer almıştı. O dönemde oyuncunun babası, bu sonucu bir insana verilebilecek "en büyük manevi zarar" olarak nitelendirmişti.

Geçen sezon Barcelona formasıyla istatistiklerini daha da geliştiren Yamal, tüm kulvarlarda çıktığı 45 maçta 24 gol ve 18 asistlik performans sergiledi. Bu nedenle Ballon d’Or’u kazanan tarihin en genç futbolcusu olabileceği yönündeki beklentiler güçlenmişti.

Bu rekor hâlihazırda Brezilyalı eski futbolcu Ronaldo Nazario’ya ait. Ronaldo, 1997 yılında ödülü kazandığında 21 yaşında ve 92 günlüktü.

Yamal’ın golleri ve asistleri de karşılıksız kalmadı. Genç yıldız, Barcelona’nın üst üste ikinci kez La Liga şampiyonluğuna ulaşmasında önemli rol oynadı. Ayrıca 2025-2026 sezonunda Mbappe’yi geride bırakarak La Liga’da yılın en iyi oyuncusu ödülünü kazandı. Bunun yanı sıra Dünya Kupası’nı kazanan İspanya Milli Takımı’nın da bir parçasıydı.

Peki bütün bunlara rağmen Yamal neden Ballon d’Or’u kazanamadı?

Yamal, yakın arkadaşları ve ailesinden oluşan küçük bir grupla özel uçakla Londra’ya gitti. Dünyanın en iyi futbolcusu seçilmeyi umut ediyordu. Ancak Dünya Kupası’nda belirleyici ve unutulmaz bir ana imza atamaması, sonunda genç yıldızın aleyhine işledi.

Hamstring sakatlığını atlattıktan sonra İspanya’nın Yeşil Burun Adaları ile oynadığı ilk maçta yedek olarak sahaya çıkan Yamal, Suudi Arabistan karşısındaki ikinci karşılaşmada ise ilk 11’de görev yaptı.

Yamal, turnuvanın geri kalanında başka bir gol atamadı ve asist yapamadı. Bununla birlikte Fransa ile oynanan yarı finalde İspanya’nın ilk golünü getiren penaltının kazanılmasında etkili oldu.

fghyj
Harry Kane’in istatistikleri, Bayern Münih ve İngiltere Milli Takımı'ndaki büyük etkisini ortaya koyuyor (Reuters)

Yamal’ın Dünya Kupası’nda başarısız olduğunu söylemek gerçeği kesinlikle yansıtmıyor. Genç futbolcu, turnuvada 63 kez rakiplerini çalımlamaya çalıştı. Bu, maç başına 90 dakikada 9,22 çalım girişimine karşılık geliyor ve turnuvadaki bütün oyunculardan daha yüksek bir rakamı ifade ediyor. Başarı oranı ise yüzde 42,9 oldu.

Bu istatistikte ilk 10'a giren futbolcular arasında yalnızca Messi ve Jude Bellingham, çalım başarı oranında Yamal’ı geride bıraktı.

Yamal, rakip futbolcuları üzerine çekerek takım arkadaşları için boş alanlar ve fırsatlar oluşturdu. Bununla birlikte alışılmış parlak performansının zirvesinde olmadığı da bir gerçekti.

Arjantin ile oynanan finalde oldukça hareketli bir performans sergileyen genç yıldız, hem kendisi hem de takım arkadaşları için fırsatlar yarattı. Ancak maçın kaderini belirleyecek o kritik anı yakalayamadı.

İspanya’nın galibiyet golünü Ferran Torres yerine Yamal kaydetmiş olsaydı, Londra’daki ödül töreninde Harry Kane ve Kylian Mbappe’yi geride bırakması mümkün olabilirdi.

Yamal’ın Ballon d’Or’u kazanmasının yalnızca zaman meselesi olduğu düşünülüyor. Ancak Ronaldo’nun rekorunu kırma fırsatı giderek daralıyor. Genç futbolcu gelecek yıl 20 yaşına girecek.

Yamal, 2027’de yeniden ödülün güçlü adayları arasında yer almasını sağlayacak bir performans sergiliyor. Bu sezon şu ana kadar çıktığı 13 maçta 10 gol ve 10 asist kaydetti.

Ancak Yamal’ın yeteneği yalnızca istatistiklerden ibaret değil. Genç futbolcu, dünya futbolunun en keyif veren oyuncularından biri olarak kabul ediliyor. Teknik becerileriyle 90 bin kişilik bir stadı kendisine hayran bırakabilecek kapasiteye sahip.

Gelecek yaz büyük bir uluslararası turnuvanın düzenlenmeyecek olması nedeniyle Yamal’ın Ballon d’Or şansı büyük ölçüde Barcelona’nın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki başarısına ve genç yıldızın kritik maçlarda sergileyeceği etkileyici performansa bağlı olacak.

fgthy
Lamine Yamal, Ballon d’Or yarışını üçüncü sırada tamamladı (Reuters)

Harry Kane’in ödülü kazanmasının ardından Yamal, aynı performansı sürdürmesi hâlinde bir gün Ballon d’Or’u kazanacağını söyledi.

Katalan futbolcu, Instagram hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

"Bu gerçekleşecek. Güzel şeyler zaman alır. İnşa ettiğim yola güveniyorum. Acele etmeden, büyük bir umutla ve bir gün benim de sıramın geleceğini bilmenin verdiği huzurla yoluma devam ediyorum."

Yamal, Ballon d’Or ödül töreninden önce yaptığı açıklamalarda Harry Kane’in bu prestijli ödülü hak etmediğini ima etmişti.

Genç yıldız, geçen eylül ayında Movistar kanalına verdiği röportajda, "Bence ödül, 80 gol atan futbolcuya değil, dünyanın en iyi oyuncusuna verilmeli. Bu kadar gol atan bir futbolcu sezonun en golcü oyuncusu ödülünü kazanabilir" dedi.

Yamal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada ölçüt tamamen farklı. Ödül, taraftarlara keyif veren ve diğer oyunculardan açıkça ayrılan futbolcuya verilmeli. Açıkçası dünyanın en iyi oyuncularının Mbappe ve ben olduğumuzu düşünüyorum. Futbolu takip eden herkes bunu biliyor."

Genç futbolcu, sözlerini ödülü kazananları tebrik ederek ve önceliğinin Barcelona’nın galibiyetler elde etmesine yardımcı olmak olduğunu vurgulayarak tamamladı.


Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
TT

Ballon d’Or kazanan en iyi İngiliz futbolcu kim?

Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)
Harry Kane, 2026 yılında dünyanın en iyi futbolcusu seçilerek Altın Top (Ballon d’Or) ödülünü kazandı (AP)

İngiliz futbolu, Ballon d’Or ödülünü kazanan yıldızlar bakımından zengin bir geçmişe sahip değil. Buna rağmen ödüle uzanan beş isim, başarılarıyla hafızalara kazındı.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı ve en önemli sembollerinden biri olan Harry Kane, Bayern Münih formasıyla geçirdiği olağanüstü sezonun ardından 25 yıl aradan sonra futbolun en prestijli bireysel ödülünü kazanan ilk İngiliz futbolcu oldu. Böylece bu başarıya ulaşan beşinci İngiliz oyuncu olarak tarihe geçti.

Kane’den önce ödülü kazanan son İngiliz futbolcu, 2001 yılında Michael Owen olmuştu. Owen, Kevin Keegan’ın 22 yıl önce üst üste iki kez kazandığı ödülün ardından Ballon d’Or’a uzanan ilk İngiliz yıldızdı.

İngiltere ile Dünya Kupası’nı kazanan Bobby Charlton da 1966 yılında ödülün sahibi olmuştu. Charlton’dan on yıl önce, 1956’da ise Avrupa’da Yılın Futbolcusu adıyla verilen ilk Ballon d’Or ödülünü Stanley Matthews kazanmıştı.

Zaman içinde kapsamı giderek genişleyen ödül, bugün dünya çapında büyük ilgi gören bir organizasyona dönüştü.

BBC’den Alex Bysouth’un haberinde de belirtildiği üzere Ballon d’Or, ilk yıllarında küresel bir nitelik taşımıyordu. Ödül, 1995’e kadar yalnızca Avrupalı futbolculara verilirken 2007’de dünya genelindeki tüm kulüplerde oynayan futbolculara açıldı.

Peki, bu prestijli ödülü kazanan beş İngiliz futbolcudan hangisi gelmiş geçmiş en iyi İngiliz Ballon d’Or sahibi olarak öne çıkıyor?

İşte beş futbolcunun kariyerleri ve başarıları:

1. Kevin Keegan (Hamburg, 1978 ve 1979)

Kevin Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek İngiliz futbolcu. Keegan, 1977 yılında Liverpool’un Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nı ve İngiltere Birinci Ligi şampiyonluğunu kazanmasına 20 golle katkı sağladı. Liverpool o sezon üç kupa kazanma fırsatını yakalamış olsa da İngiltere Federasyon Kupası finalinde Manchester United’a mağlup oldu.

Keegan, aynı yıl Ballon d’Or oylamasını Borussia Mönchengladbach’ın Danimarkalı yıldızı Allan Simonsen’in ardından ikinci sırada tamamladı.

Ödülün açıklanacağı dönemde Keegan, Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nın son şampiyonu Hamburg’a transfer olmuştu. Alman kulübüne geçişi, kendisi açısından oldukça kazançlı bir anlaşmaydı.

cfvgthy
Kevin Keegan (EPA)

Ancak yeni takımıyla ilk maçları istediği gibi gitmedi. Hamburg, UEFA Süper Kupası’nda Keegan’ın eski takımı Liverpool karşısında ağır bir yenilgi aldı. İngiltere’den Almanya’ya geçiş yapan yıldız futbolcu, Bundesliga’ya da istediği başlangıcı yapamadı. Kış arasındaki bir hazırlık maçında rakibine vurması nedeniyle sekiz hafta men cezası alması, işlerini daha da zorlaştırdı.

Keegan kısa sürede yeni takımına uyum sağladı ancak ilk sezonu olağanüstü geçmedi. Asıl çıkışını bir sonraki sezon yaptı. Hamburg’u kulüp tarihindeki ilk Bundesliga şampiyonluğuna taşıyan Keegan, İngiltere Milli Takımı formasıyla da etkileyici performanslar sergiledi.

Başarısı, Ballon d’Or oylaması açısından da doğru zamana denk geldi. Bir yıl önce ödülü kazanmayı hak ettiği yönündeki düşüncenin seçmenlerin aklında kalmış olması da bunda etkili olmuş olabilir. Keegan, 26 seçmenin 22’sinin oy pusulasında yer aldı ve dokuzunda ilk sıraya yazıldı. Böylece Barcelona’nın Avusturyalı yıldızı Hans Krankl’ı geride bıraktı.

Hücum futboluna dayalı esnek oyun anlayışıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finaline doğru ilerleyen Hamburg’un en önemli isimlerinden biri olan Keegan, 25 Aralık 1979’da açıklanan sonuçlarla üst üste ikinci kez Avrupa’da Yılın Futbolcusu seçildi. Bu kez 26 seçmenden 18’i onu ilk sıraya yerleştirdi.

Keegan, Ballon d’Or’u iki kez kazanan tek Britanyalı futbolcu olmayı sürdürüyor. O döneme kadar bu başarıya yalnızca Johan Cruyff üst üste iki yılda ulaşmıştı. Bu yönüyle Keegan, İngiliz futbol tarihinin en başarılı Ballon d’Or kazananı olarak öne çıkıyor.

2. Bobby Charlton (Manchester United, 1966)

1995’ten önce, ödülün Avrupa dışındaki futbolculara açılmadığı dönemde kazanan isimler hakkında zaman zaman tartışmalar yaşanıyor. Benzer şekilde, 2007’den önce Ballon d’Or’un henüz küresel bir ödüle dönüşmemiş olması da bazı futbolcuların değerlendirme dışında kalmış olabileceği düşüncesini doğuruyor.

Örneğin bazı futbolseverler, 1986 yılında ödülü kazanan Igor Belanov yerine Diego Maradona’nın bu onura layık olduğunu savunabilir.

gthy
Bobby Charlton (AP)

Ancak bundan 20 yıl önce, 1966’da Bobby Charlton’ın ödülü kazanmayı hak ettiğine ilişkin ciddi bir tartışma yoktu. Manchester United’ın yıldız futbolcusu, İngiltere Milli Takımı’nı tarihindeki tek Dünya Kupası şampiyonluğuna taşıyan kadronun en önemli isimlerinden biriydi.

1958’deki Münih uçak kazasından sağ kurtulan Charlton, Manchester United formasıyla yükselişini sürdürdü. Takımıyla 1963’te İngiltere Federasyon Kupası’nı, iki yıl sonra da lig şampiyonluğunu kazandı.

1966 yılına gelindiğinde 28 yaşında olan Charlton, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini yaşıyordu. Orta sahada görev yapmasına rağmen Dünya Kupası öncesindeki sezonda İngiltere Birinci Ligi’nde 16 gol kaydetmişti.

Charlton, Manchester United’ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı finale yükselmesinde önemli rol oynamakla kalmadı. İngiltere Milli Takımı Teknik Direktörü Alf Ramsey de ülkesinde düzenlenen ilk Dünya Kupası için kurduğu kadronun merkezine onu yerleştirdi.

Finalde Batı Almanya’nın yıldızı Franz Beckenbauer ile karşı karşıya gelen Charlton, uzatmalara giden mücadelede İngiltere’nin 4-2’lik zaferine katkıda bulundu.

1966 Ballon d’Or sıralamasında Benfica’nın Portekizli yıldızı Eusébio ikinci, Bayern Münih forması giyen Beckenbauer ise üçüncü oldu.

3. Harry Kane (Bayern Münih, 2026)

Harry Kane, futbol tarihinin en etkileyici bireysel sezonlarından birini geride bıraktı. Bu performans, bazılarına göre onu listenin daha üst sıralarına taşımayı gerektirebilir. Ancak önünde yer alan futbolcuların da olağanüstü başarılara imza attığı unutulmamalı.

2025-2026 sezonunun başlangıcından bu yaz düzenlenen Dünya Kupası’nın sonuna kadar uzanan ve bu yılki Ballon d’Or değerlendirmesinde esas alınan döneme bakıldığında Kane, Avrupa’nın beş büyük liginde kulüp ve milli takım düzeyinde en fazla gol atan futbolcu oldu. Bu düzeyde bir performans, Lionel Messi’nin 2011-2012 sezonundaki olağanüstü başarısından bu yana görülmemişti.

İngiltere Milli Takımı’nın kaptanı, Bayern Münih formasıyla tüm kulvarlarda çıktığı 51 maçta 61 gol kaydetti. Alman ekibiyle lig ve kupa şampiyonluklarını kazanan Kane, Bundesliga’da 100 gol barajına en hızlı ulaşan futbolcu unvanını da elde etti.

Kane, İngiltere Milli Takımı adına da 12 gol attı. Bu gollerin yarısı, İngiltere’nin Dünya Kupası’nda yarı finale yükseldiği süreçte geldi.

Bazıları, Kane’in her sezon şampiyonluğun en güçlü adayı olarak gösterilen Bayern Münih gibi bir takımda oynamasının başarısını kolaylaştırdığını ileri sürebilir.

Ancak bu görüşe karşı en güçlü yanıt, 33 yaşındaki futbolcunun santrfor pozisyonuna getirdiği yeni yorum. Pas yeteneği ve topu saklama becerisi sayesinde Kane, yalnızca gol atan bir oyuncu olmaktan çıkarak oyunu yönlendirebilen eksiksiz bir hücum futbolcusuna dönüştü.

Leyton Orient ve Millwall’da kiralık olarak forma giydiği ilk yıllardan bu yana büyük gelişim gösteren Kane, İngiltere tarihinin en büyük futbolcularından biri haline geldi.

Tottenham formasıyla Premier Lig’de her sezon etkileyici performanslar sergileyen İngiliz yıldız, golcülüğünün yanına zamanla asist yapma ve takım arkadaşlarına pozisyon hazırlama becerisini de ekledi.

Münih’te, özellikle geçen sezon, performansını bambaşka bir seviyeye taşıdı.

4. Stanley Matthews (Blackpool, 1956)

Sir Stanley Matthews, Ballon d’Or’u kazanan ilk futbolcu olmasının yanı sıra ödülü kazandığı sırada en ileri yaştaki oyuncuydu. O dönemde ödül, 16 ülkeden temsilcilerin oylarıyla belirleniyordu.

Jüri üyelerinden 12’si Blackpool’un kanat oyuncusunu kendi listesine aldı. Bunların altısı Matthews’u ilk sıraya yerleştirdi. Böylece ilk Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde Real Madrid ve Stade de Reims formalarıyla karşılaşan Alfredo Di Stéfano ile Raymond Kopa’yı geride bıraktı. Bu sonuç bile Matthews’un futbol dünyasında ne kadar büyük saygı gördüğünü ortaya koyuyordu.

Matthews, ödülü kazandığında 42. yaş gününe yalnızca iki ay kalmıştı. O sezon Blackpool’u İngiltere Birinci Ligi’nde Manchester United’ın ardından ikinciliğe taşıdı.

Bununla birlikte seçmenlerin, Matthews’un üç yıl önce İngiltere Federasyon Kupası finalinde sergilediği performanstan da etkilenmiş olması muhtemel. Blackpool, Bolton Wanderers’ı 4-3 mağlup ederek kupayı kazanmıştı. Matthews’un öne çıkan performansı nedeniyle karşılaşma, futbol tarihine “Matthews Finali” adıyla geçti ve sinemalarda da gösterildi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında dünyaya gelen Matthews, ödülü kazandıktan sonra da dokuz yıl boyunca futbol oynamayı sürdürdü. 50 yaşında futbolu bıraktı. Uzun kariyeri önemli bir başarı olsa da yıllar boyunca sergilediği üstün performansın gölgede bırakılmaması gerekiyor.

Matthews dünya çapında ün kazandı ve döneminin yıldızları tarafından yaratıcılığı ve futbol zekâsı nedeniyle övgüyle anıldı. O yıllarda bir futbolcunun büyüklüğü yalnızca bireysel istatistiklerle ölçülmüyordu. Matthews da gol atmaktan çok pozisyon hazırlayan, takım arkadaşlarını oyuna dahil eden bir futbolcuydu.

Yenilikçi oyun tarzı sayesinde “çalım sihirbazı” olarak anılan Matthews, fiziksel hazırlığına da büyük önem veriyordu. Esneme ve nefes egzersizleri yapıyor, ilave antrenmanlara katılıyor ve oruç tutmayı, alkolden uzak durmayı da içeren sıkı bir beslenme programı uyguluyordu.

5. Michael Owen (Liverpool, 2001)

Michael Owen’ın, Ballon d’Or’u kazandığını öğrendiğinde kendisini arayan Liverpool Teknik Direktörü Gérard Houllier’ye ödülün ne olduğunu bilmediğini söylemesine şaşırmamak gerek. Henüz 22 yaşında olan futbolcu, ödül töreni öncesinde geçmişte bu onuru kazanan isimlerin listesini inceleyerek kendisini hazırlamıştı.

O dönemde hamstring sakatlıkları nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşayan Owen, buna rağmen olağanüstü bir patlayıcı güce ve dinamizme sahipti. Müthiş hızı, üst düzey tekniği ve pozisyonları gole çevirme becerisiyle dikkat çekiyordu.

Henüz ergenlik çağındayken etkili bir golcü olduğunu kanıtlayan Owen, 2001 yılına gelindiğinde dünya futbolunun en çok talep gören genç oyuncularından biri haline gelmişti.

hyju
Michael Owen (EPA)

Ballon d’Or’u kazandığı 2001 yılı, Owen için unutulmaz başarılarla doluydu. Liverpool’un üç kupa kazanmasına katkıda bulunan İngiliz yıldız, önce penaltı atışları sonucunda İngiltere Lig Kupası şampiyonluğu yaşadı.

Ardından İngiltere Federasyon Kupası finalinde Arsenal ile karşılaşan Liverpool, Owen’ın son bölümde attığı iki golle geriden gelerek maçı kazandı ve kupaya uzandı.