Togg, otomobilden önce 'dijital bir ürünü' hizmete sunacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Togg, otomobilden önce 'dijital bir ürünü' hizmete sunacak

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Togg Üst Yöneticisi (CEO) Gürcan Karakaş, başından beri bir otomobilden daha fazlasını yapmak üzere yola çıktıklarını ifade ettiklerini ve Togg'u, ana faaliyet alanı mobilite olan bir teknoloji şirketi olarak konumladıklarını belirterek, "Bu konuda bilgi vermek için henüz erken ama ilk akıllı cihazımız C segmenti SUV'u pazara sunmadan önce mobil olarak hizmet verecek bir dijital ürün için çalıştığımızın ipucunu verebilirim" dedi.
Karakaş, Togg'un Gemlik tesislerindeki son gelişmeler ve "akıllı cihaz" olarak nitelendirdiği otomobilin üretim sürecine ilişkin Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin sorularını yanıtladı.
Gemlik tesislerinin seri üretime hazır hale gelmesiyle ilk seri üretim aracın da bu yılın son çeyreğinde banttan ineceğini bildiren Karakaş, "Ardından pazara çıkmak için gerekli teknik şartların yerine getirilmesi (homologasyon) süreci başlayacak. Bu sürecin tamamlanmasının ardından 2023'ün ilk çeyreği sonunda da yollara çıkarmayı planlıyoruz" dedi.

"208 robot, deneme üretimi için hazır hale gelmeye başladı"
Gemlik tesisindeki çalışmaların planlanan şekilde devam ettiğini aktaran Karakaş, "Gemlik tesislerimizde gövde binamızdaki 208 robot, hücre bazında parçalı denemelerin ardından deneme üretimi için hazır hale gelmeye başladı. C-SUV gövdesinde ilk boyasız denemelerin yapıldığı Avrupa'nın en temizi olan boyahanemizde kimyasal dolum aşamasına geçildi. Montaj tesisinde ise ekipman kurulumunun ardından devreye alma çalışmaları başladı. Tesislerimiz bu yılın son çeyreğinde seri üretime hazır olacak" ifadelerini kullandı.

"1.000 adet hızlı şarj istasyonunu 81 ilimizde 600'ün üzerinde noktada hizmete sunacağız"
Şarj istasyonları konusuna da değinen Karakaş, "Togg akıllı ve hızlı şarj altyapısı için çalışmalarımıza başladık. İlk araçlarımız yola çıkmadan önce 2 bin soketi olan 1.000 adet hızlı şarj istasyonunu 81 ilimizde 600'ün üzerinde noktada hizmete sunmuş olacağız" dedi.
Gürcan Karakaş, otomobilden önce başka bir teknolojik ürünü piyasaya sürecekleri şeklindeki iddialara ilişkin, "Başından beri bir otomobilden daha fazlasını yapmak üzere yola çıktığımızı ifade ettik ve Togg'u ana faaliyet alanı mobilite olan bir teknoloji şirketi olarak konumladık. Bu konuda bilgi vermek için henüz erken ama ilk akıllı cihazımız C segmenti SUV'u pazara sunmadan önce mobil olarak hizmet verecek bir dijital ürün için çalıştığımızın ipucunu verebilirim" ifadelerini kullandı.

"4 yıl içinde unutamadığım birden çok anım var"
Togg'un kuruluşunun 4. yılında unutamadığı bazı anılarını da aktaran Karakaş, şunları kaydetti:
"Hedefimize giden yolda geride bıraktığımız her gün bizim için aynı derecede unutulmaz ve kıymetliydi. Elbette birden çok anım var. Bunlar arasında 27 Aralık 2019'da Bilişim Vadisi'nde gerçekleştirdiğimiz 'Yeni Lige Yolculuk' etkinliğimizi, şu sıralar deneme üretimine hazırlandığımız Gemlik tesislerimizin 18 Temmuz 2020'de gerçekleştirdiğimiz inşaata başlama törenini, 29 Ekim 2021'de aracımızı ilk kez İstanbul Park pistinde kullanmamızı sayabilirim. Ayrıca, bu yılın başında, dünyanın en büyük tüketici elektroniği etkinliği CES'e katılıp dünyada ses getirmemizi, blokzinciri teknolojisini mobilite alanında dünyada ilk kez kullanan marka olarak Ava Labs'la iş birliği anlaşması yapmamızı, Mart 2022'de İsveç'te başarıyla gerçekleştirdiğimiz kış testimizi ve kısa süre önce start-up ekosistemimizi genişletmek amacıyla tamamladığımız ve 850'yi aşkın girişimcinin başvurduğu mobilite hızlandırma programımızı sayabilirim."



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.