Arap dünyasından Nahda Barajı ihtilafında Mısır ve Sudan’a destek

Addis Ababa, Mısır ve Sudan’ı Nil’in sularını artırmaya yönelik bir projeye katkıda bulunmaya çağırdı.

Mısır Tarım Bakanı, ACSAD toplantısına başkanlık ederken (Mısır Hükümeti)
Mısır Tarım Bakanı, ACSAD toplantısına başkanlık ederken (Mısır Hükümeti)
TT

Arap dünyasından Nahda Barajı ihtilafında Mısır ve Sudan’a destek

Mısır Tarım Bakanı, ACSAD toplantısına başkanlık ederken (Mısır Hükümeti)
Mısır Tarım Bakanı, ACSAD toplantısına başkanlık ederken (Mısır Hükümeti)

Arap dünyasından Mısır ve Sudan’a, Nil suyu ihtilafında yeni bir destek geldi.
Etiyopya’nın Nil üzerinde inşa ettiği Nahda (Hedasi) Barajı sebebiyle ortaya çıkan uluslararası ihtilaf Arap ülkelerinin tarım bakanları tarafından ele alındı. Bakanlar yaptıkları ortak açıklamada “sınır aşan nehirlerin sularının adil dağılımına engel olabilecek tüm dev baraj projelerine karşı olduklarını” vurguladılar.
Etiyopya 2011’den bu yana, Mavi Nil (Nil Nehri’nin ana kolu) üzerinde Sudan sınırına yakın bir noktada, dev bir baraj inşa ediyor. Barajın inşasının yüzde 88’i tamamlandı ve 2023 yılı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.
Kahire ve Hartum, bu barajın su kaynaklarını azaltacağından endişe ediyor. İki ülke de Addis Ababa’nın Afrika’daki en büyük elektrik enerjisi kaynağı olmasını umduğu barajın doldurulmasını ve işletilmesini düzenleyen yasal olarak bağlayıcı bir anlaşma imzalanmasını talep ediyor.
Arap ülkelerinin tarım bakanları, Mısır Tarım Bakanı es-Seyyid el-Kayser başkanlığında 22-23 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Arap Kurak Bölgeler ve Kıraç Araziler Araştırma Merkezi (ACSAD) 36’ncı Genel Kurulu’nun çalışmalarının sonunda, dev baraj projelerinin sınır aşan nehirlerin sularının adil dağılımına engel olmasını karşı olduklarını açıkladı. Böyle durumları, çölleşme, arazi nötralizasyonu, kuraklığa uyum ve gıda üretimi ile mücadele programlarına yönelik bir tehdit olarak değerlendirdiler.
Mısır Bakanlar Kurulu’nun yaptığı yazılı açıklamaya göre, Bakanlar, su kullanımının verimliliğini artırmak için yerel ve bölgesel tüm potansiyel imkanları seferber etme sözü verdiler. Açıklamada Arap ülkelerinin özellikle de sulama sektöründe ve iklim değişikliğinin etkilerine uyum adımlarını artıracak şekilde optimum arazi kullanımlarına yönlendirme konusunda anlaştığı belirtildi.
Bakanlar ayrıca, Arap kurumların su toplama alanındaki uzmanlığından yararlanırken, yağmur suyu yönetimini geliştirmek, hasat için uygun teknikleri yaymak ve bu alanda ortak Arap iş birliğini teşvik etmek için çalışmak üzere anlaşmaya vardılar.

Etiyopya’dan Yeşil Ayak İzi Girişimi
Etiyopya’nın Yeşil Ayak İzi Girişimi’nin Teknik Komite Başkan Yardımcısı Getachew Zizau, Mısır ve Sudan’a su kaynaklarının kalitesini ve sürdürülebilirliğini artırmak üzere kritik önem taşıyan bu girişim için gerekli tüm desteği sağlama çağırısında bulundu.
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed 2019 yılında, çevre koruma, iklim değişikliği ve artan yağış oranlarını artırma programı kapsamında 2024 yılına kadar 20 milyar ağaç dikilmesi için Yeşil Ayak İzi girişimini başlattı.
Şarku’l Avsat’ın Etiyopya resmi haber ajansı ENA’dan aktardığı habere göre, Getachew Zizau programın su kaynaklarının gelişimi ve sürdürülebilirliği ile büyük bir ilişkisi olduğunu zira fidelerin toprak ve su sağlığının korunması, sürdürülebilir su temini ayrıca suyun tortullardan ve barajların selden korunması için gerekli olduğunu açıkladı.
Su uzmanına göre, Etiyopya komşu ülkelere su sağladığı için bu ilgili tüm organların ortak çabasını gerektiriyor. Uzmanlar, Nil Nehri Havzası’nın üst kısmının korunması çağrısında bulunuyor.
Zizau, Sudan ve Mısır’ın Nil Nehri’nden yararlananlar arasında yer alması göz önüne alındığında, Nil’i ve kollarını koruma görevinin bölgedeki tüm ülkelerin sorumluluğu olduğunu açıkladı. Ayrıca “Genel olarak tüm komşu ülkeler, özel olarak ise Mısır ve Sudan'ın, Etiyopya’daki Yeşil Ayak İzi programını ve havza geliştirme programlarını desteklemeye katkıda bulunması gerektiğini” sözlerine ekledi.
Zizau, Nil Havzası ülkelerinin, Etiyopya’nın su kaynaklarını koruma ve sürdürmeye yönelik fikir, bilgi veya finansman çabalarını aktif olarak desteklemeleri gerektiğini belirtti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.