Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi ve BM Yemen Temsilcisi Grundberg bir araya geldi

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, bugün Husilerin Taiz sınır kapılarını açmayı reddetmesini görüşmek üzere bugün BM Yemen Özel Temsilcisi ile bir araya geldi

Reşad el-Alimi pazar günü Kahire'de Ahmed Ebu Gayt ile görüştü. (Saba)
Reşad el-Alimi pazar günü Kahire'de Ahmed Ebu Gayt ile görüştü. (Saba)
TT

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Alimi ve BM Yemen Temsilcisi Grundberg bir araya geldi

Reşad el-Alimi pazar günü Kahire'de Ahmed Ebu Gayt ile görüştü. (Saba)
Reşad el-Alimi pazar günü Kahire'de Ahmed Ebu Gayt ile görüştü. (Saba)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ve Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg, Husilerin Taiz’e ve diğer bölgeleri giriş-çıkış yollarını açmayı reddetmesini görüşmek üzere Riyad’da bir araya geldi.
Şarku’l Avsat’a konuşan yerel kaynaklar, Yemen hükümetinin Başkanlık Konseyi üyelerine Husilerin BM’nin geçtiğimiz Nisan ayında ilan ettiği ateşkes şartları çerçevesinde açılması gereken karayolları için olumsuz yanıt verdikleri ve kuşatmayı kaldırmayı reddettikleri konusunda bilgilendirdiğini aktardı.
Husiler, Ürdün'ün başkenti Amman'da yapılan istişarelerde BM Özel Temsilcisi’nin iki tarafa da sunulan ve Husiler tarafından Taiz'deki 3 karayolunun yanı sıra ed-Dali ve İb illeri arasındaki bir yolun daha açılmasını içeren öneriyi reddetmişti.
Kimliklerinin gizli kalmasını isteyen kaynaklar, hükümetin konuyla ilgili olarak Yemen Başkanlık Konseyi’ne bilgi verdiğini ve Husilerin olumsuz karşılığına ilişkin görüşünü açıkladığını belirterek bugün BM Özel Temsilcisi ile Başkanlık Konseyi Başkanı arasında Riyad'da konunun ele alındığını belirttiler.
Öte yandan Yemen ordusu, Husi milislerin çeşitli cephelerde BM tarafından ilan edilen ateşkese yönelik saha ihlallerini sürdürdüğünü bildirdi.
Ordudan yapılan açıklamada güçleri siyasi ve askeri liderliklerin direktiflerinin uygulanması kapsamında ateşkese uyarken İran destekli Husi milisleri, Perşembe ve Cuma günleri Hudeyde, Taiz, ed-Dali, Hacca, el-Cevf ve Ma’rib cephelerinde BM ateşkesini 115 kez ihlal ettikleri belirtildi.
Açıklamaya göre Husiler, Hudeyde'nin güneyindeki Hays cephesinde 41, Taiz cephesinde 37, Taiz'in batısında el-Bare cephesinde 28, güneyinde, batısında ve kuzeyinde toplam 18, Ma'rib'in batısında ve Hacca’da toplam 16 ve geriye kalanları da el-Cevf ve ed-Dali cephelerinde olmak üzere 115 ihlalde bulundular.
Hükümete bağlı güçlerin, Husi milis gruplarının Ma'rib'in kuzeybatısındaki askeri bölgelere sızma girişimini engellediği ve onları geri çekilmeye zorladığı belirtilen açıklamada, Husilerin ordu mevzilerine top, çeşitli mermiler ve silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) ateş etmek başka ihlallere de imza attıkları ve bu saldırıların sonucunda ordunun iki personelinin ölümüne ve yedi personelin yaralanmasına neden oldukları kaydedildi.
Yemen ordusu, Husi milisleri, başta Ma’rib'in batısındaki ve Taiz’deki bazı cepheler olmak üzere çeşitli cephelere keşif amaçlı İHA’lar göndermekle, tahkimatlar oluşturmakla, askeri güçler takviye etmekle ve tanklar dahil olmak üzere savaş teçhizatı getirmekle suçladı.
Yemen Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Abdu Mecali, Cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında, darbeci Husileri 23 gün içinde bin 700'den fazla saha ihlali yapmakla suçladı.
Öte yandan Arap Parlamentosu Başkanı Adil Abdurrahman el-Usumi, Husi milislerinin 6 yıldır uzlaşmaya yanaşmaması ve BM ekibinin herhangi bir müdahalede bulunmasını reddetmesi nedeniyle Hudeyde’nin kuzeyindeki Ras İsa Limanı açıklarında demirli kalmaya devam eden 1.14 milyon varil petrol taşıyan Safer petrol tankerinde sızma olması ya da tankerin batması veya patlaması gibi bir felaketin yaşanabileceğine dair bir kez daha uyardı.
Usumi, dün yaptığı açıklamada, bu durumun Yemen Cumhuriyeti'ni aşarak Kızıldeniz'e kıyısı olan tüm ülkelerde güvenlik ve çevre güvenliği için ciddi bir tehdit oluşturan en büyük çevresel, insani ve ekonomik felaketin ortaya çıkması riski taşıdığını söyledi.
Arap Parlamentosu Başkanı, Husi milislerine bu durumu daha fazla manipüle etmemesi, bir baskı ve siyasi şantaj malzemesi olarak kullanmayı bırakması, tankeri rehine olarak görmemesi ve BM ekibinin tankere binmesine, teknik durumunu değerlendirmesine ve tankeri boşaltmasına izin vermesi için daha fazla baskı yapmak üzere derhal uluslararası eyleme geçilmesi gerektiğini, çünkü meselenin uluslararası seyrüsefer güvenliği için gerçek bir tehdit haline geldiğini vurguladı.
Usumi ayrıca BM’yi petrol sızıntısını önlemek ve tankeri güvenli bir yere nakletmek yahut Yemen halkının yararına kullanmak için bir an önce gerekli önlemleri almaya çağırdı.



Gazze sakinleri, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin trajik gerçekliklerini değiştirebileceğinden şüphe duyuyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
TT

Gazze sakinleri, Trump liderliğindeki Barış Konseyi’nin trajik gerçekliklerini değiştirebileceğinden şüphe duyuyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir aşevinden sıcak yemek almak için bekleyen Filistinliler (AP)

Gazze’nin bir mahallesinde çaresiz durumdaki Filistinliler, iki yıl süren savaşın yıkıma uğrattığı bölgede soğukla mücadele edebilmek için elleriyle bir çöp sahasını karıştırarak yakacak arıyor. Han Yunus kentindeki el-Mevasi bölgesinde ortaya çıkan bu manzara, dünya liderlerinin Davos’ta çizdiği tabloyla keskin bir tezat oluşturuyor.

ABD Başkanı Donald Trump Davos’ta, Gazze Şeridi’ni denetleyecek bir Barış Konseyi’nin kurulduğunu duyurdu.

Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) konuşan Trump, ABD arabuluculuğunda geçtiğimiz ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana Gazze Şeridi’ne ‘rekor düzeylerde’ insani yardım girişine izin verildiğini açıkladı. Trump’ın damadı Jared Kushner ile Özel Temsilci Steve Witkoff da yıkıma uğramış bölgenin kalkınma potansiyeline dikkat çekti.

Ancak Gazze Şeridi’nde, ateşkesin başlamasının üzerinden aylar geçmesine rağmen yüz binlerce Filistinli hâlâ yerinden edilmiş durumda. Birçoğu, savaşta hasar görmüş binalarda ya da çadırlarda yaşamını sürdürüyor ve geceleri düşen hava sıcaklıklarına karşı korunmakta zorlanıyor.

Ateşkese rağmen bölgede ölümcül saldırılar da devam ediyor. Şifa Hastanesi Müdürü Muhammed Ebu Silmiyye’nin açıklamasına göre, İsrail tankları perşembe günü Gazze kentinin doğusunda dört Filistinliyi hedef aldı. Cenazelerin hastaneye getirildiği belirtildi. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre İsrail ordusu olaya ilişkin henüz açıklama yapmadı.

Gazze’de bazı kişiler, Trump’ın başkanlığını yaptığı Barış Konseyi’nin yaşam koşullarını değiştirip değiştiremeyeceği konusunda şüphelerini dile getirdi. Han Yunus’tan göç etmek zorunda kalan Rami Galban, “Bu konseyde İsrailliler var. Vatandaşlar olarak bu durumu nasıl anlamamız gerektiğini bilmiyorum. Bize acı çektirenler İsraillilerdi” dedi. Fethi Ebu Sultan ise “Başka bir seçeneğimiz yok. İçinde bulunduğumuz durum trajik” ifadelerini kullandı.

İsrail saldırılarının ardından oluşan yıkımın ve Han Yunus'taki çöp yığınının ortasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar görünüyor. (AP)İsrail saldırılarının ardından oluşan yıkımın ve Han Yunus'taki çöp yığınının ortasında, yerinden edilmiş Filistinlilere barınak sağlayan çadırlar görünüyor. (AP)

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’ye insani yardımların önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. Ancak bölge sakinleri, yakıt ve odun temininin hâlâ yetersiz olduğunu söylüyor. Fiyatların yüksek olması nedeniyle yakacak bulmanın zorlaştığı, odun arayışının ise tehlikeli olduğu ifade ediliyor. Hastane yetkililerine göre, İsrail güçleri odun toplamaya çalıştıkları sırada 13 yaşındaki iki çocuğu öldürdü.

Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stephane Dujarric, yerinden edilmiş kişilerin kaldığı kampları yöneten BM ortaklarının, kapasite ve finansmanla ilgili kısıtlamalar nedeniyle Gazze genelindeki 970 kamp alanının yalnızca yüzde 40’ına destek sağlayabildiğini açıkladı. Dujarric, buna rağmen BM ortaklarının çadır, yatak, uyku tulumu, battaniye, kışlık giysi, mutfak malzemeleri ve güneş enerjili lambaların dağıtımını sürdürdüğünü kaydetti.

Eşi ve altı çocuğuyla birlikte bir çadırda yaşayan Sena Salah için ateş yakmak, yemek pişirebilmek ve ısınabilmek amacıyla her gün yerine getirilmesi gereken bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Ailesinin, kendilerini sıcak tutacak yeterli giysisi dahi neredeyse bulunmuyor. Salah, odun ya da gaz satın alacak maddi imkânlarının olmadığını, plastik yakmanın tehlikelerinin farkında olduklarını ancak başka seçeneklerinin bulunmadığını söyledi. Aile bireyleri ateşi canlı tutmak için plastik ve kâğıt atarken, “Hayat son derece zor” diyen Salah, “Bir bardak çay bile içemiyoruz” ifadesini kullandı. Salah, “İşte bu bizim hayatımız. Şiddetli soğuk nedeniyle geceleri uyuyamıyoruz” diye konuştu.

Aziz Akl da odun fiyatlarının çok yüksek olduğunu belirtti. Ailesinin herhangi bir gelirinin bulunmadığını söyleyen Akl, odun için istenen 7 ya da 8 şekeli (yaklaşık 2,5 dolar) karşılayamadıklarını ifade etti. “Evim artık yok, çocuklarım da yaralandı” dedi.

Diğer yandan üç Filistinli gazetecinin öldürülmesi, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdi. Gazze’deki sağlık yetkilileri, perşembe günü onlarca kişinin, bir gün önce İsrail saldırısında araçları hedef alınarak öldürülen üç Filistinli gazetecinin cenaze törenine katıldığını açıkladı. Hayatını kaybeden gazetecilerden birinin AFP ile çalıştığı belirtildi.

İsrail ordusu, söz konusu saldırının, birlikleri için tehdit oluşturduğunu belirttiği bir insansız hava aracını (İHA) kullanan şüphelilerin tespit edilmesinin ardından düzenlendiğini açıkladı. Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı ise ekim ayında başlayan ateşkesten bu yana İsrail ateşi sonucu Gazze Şeridi’nde 470’ten fazla kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Bakanlığa göre, İsrail’in kontrolündeki bölgelerle Gazze Şeridi’nin büyük bölümünü ayıran ateşkes hattı yakınlarında en az 77 kişi İsrail ateşiyle öldürüldü.

Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentindeki bir pazarda tavuklara bakan Filistinli bir kadın (AP)Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentindeki bir pazarda tavuklara bakan Filistinli bir kadın (AP)

Gazze Şeridi’ndeki yeni teknokrat hükümetin başkanı Ali Şaas, önümüzdeki hafta Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı’nın her iki yönden yeniden açılacağını duyurdu. Sınır kapısının yeniden açılması, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin tedavi için Mısır’a geçişini veya akrabalarını ziyaret etmelerini kolaylaştıracak.

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ABD’nin fonlar üzerindeki yasağı kaldırması durumunda, Gazze Şeridi’nde insani amaçlarla kullanılmak üzere Barış Konseyi’ne 1 milyar dolar göndermek istediğini bildirdi. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Moskova’da bir araya gelen Putin, “Filistin devletinin kurulması ve etkin bir şekilde işlemesi, Ortadoğu’daki çatışmaya nihai çözüm getirebilecek tek yol” dedi.


Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
TT

Mısır: İkinci aşamanın gerekliliklerinin tamamlanması, Gazze'nin erken toparlanması ve yeniden inşası için önemli bir adımdır

Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta yiyecek almak için bekliyor (AP)

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamada, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin, BM Ortadoğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Nikolay Mladenov ile telefon görüşmesi yaparak, ABD Başkanı Donald Trump'ın planının ikinci aşamasının gerekliliklerini ele aldığı ve Kahire'nin, Filistin Yönetimi'nin bölgedeki sorumluluklarını yerine getirmek üzere geri dönmesine hazırlık amacıyla, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi'nin misyonuna tam destek verdiğini vurguladığı belirtildi.

Mısır bakanı, ikinci aşamanın gerekliliklerinin yerine getirilmesinin tamamlanmasının, Gazze Şeridi'nde erken toparlanma sürecinin ve yeniden yapılanma sürecinin başlatılması için kilit bir başlangıç ​​noktası olduğunu da ifade etti.

Açıklamaya göre iki taraf, Başkan Trump'ın barış planının ikinci aşamasının kalan gerekliliklerinin uygulanması ve atılacak sonraki adımlar konusunda görüştü. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu gereklilikler arasında uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması, Refah sınır kapısının her iki yönde de açılması ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi yer alıyor. Bu adımlar, Gazze'de istikrarın pekiştirilmesine ve hayatın normale dönmesi için koşulların yaratılmasına katkıda bulunacaktır.


İlham Ahmed: Ateşkesin sağlanması, Suriye hükümetiyle yapılan anlaşmanın uygulanmasının temel taşıdır

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
TT

İlham Ahmed: Ateşkesin sağlanması, Suriye hükümetiyle yapılan anlaşmanın uygulanmasının temel taşıdır

Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)
Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke kenti yakınlarında iki Suriye askeri (EPA)

Kürtlerin liderliğindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi'nin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed, dün yaptığı açıklamada, ateşkesin sağlanması ve askeri operasyonların sona erdirilmesinin, 18 Ocak'ta Suriye hükümetiyle imzalanan anlaşmanın uygulanmasının temel taşları olduğunu söyledi.

İlham Ahmed X'te yaptığı bir paylaşımda, son günlerde bölgedeki birçok köy ve kasabadan kitlesel göç yaşandığını belirterek, "herkes güvenli bir dönüşü bekliyor" ifadelerini kullandı.

Ahmed şöyle devam etti: "Sivil yaşam ciddi şekilde zarar gördü ve eğitim beyaz bir kış boyunca durdu, ancak biz bu savaşı sona erdirmek için çalışmaya ve girişimlerde bulunmaya devam ediyoruz ve teşekkürü hak eden ulusal ve uluslararası çabalar var."

Suriye televizyonu dün, Savunma Bakanlığı'ndan yapılan bir açıklamaya atıfta bulunarak, Rakka vilayetindeki gerginliği azaltmayı ve kontrol noktalarını istikrara kavuşturmayı amaçlayan uluslararası destekli bir anlaşmaya varıldığını bildirdi.