Sudanlılar askeri yönetime karşı 30 Haziran’da ‘milyonluk gösteriye’ hazırlanıyor

Cumartesi günü başkent Hartum’da askeri yönetim karşıtı gösteriden bir kare. (AP)
Cumartesi günü başkent Hartum’da askeri yönetim karşıtı gösteriden bir kare. (AP)
TT

Sudanlılar askeri yönetime karşı 30 Haziran’da ‘milyonluk gösteriye’ hazırlanıyor

Cumartesi günü başkent Hartum’da askeri yönetim karşıtı gösteriden bir kare. (AP)
Cumartesi günü başkent Hartum’da askeri yönetim karşıtı gösteriden bir kare. (AP)

Sudan’da ordunun yönetime el koymasına itiraz eden sivil güçler 30 Haziran’da ‘milyonluk bir gösteri’ düzenlemek için hazırlıklarını sürdürüyor. Sudan’daki siyasi güçler ve sivil toplum kuruluşları, 30 Haziran’daki devasa gösterilerin, ülkedeki güç dengesini sivillerin lehine değiştirmesini umuyor.  
İktidardaki askeri yönetimin 30 Haziran’da başkent Hartum’da sıkı güvenlik tedbirlerine başvuracağı değerlendiriliyor.  
Sivil muhalif koalisyon Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri (ÖDBG) başta olmak üzere, direniş komiteleri, meslek örgütleri, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları, ordunun ülkedeki iktidarını sonlandırmak için 30 Haziran’daki ‘milyonluk gösteriye’ iştirak edeceklerini duyurdu.  
30 Haziran’da başkent Hartum’un dört bir yanından hareket edecek olan göstericilerin, barışçıl eylem çerçevesinde Başkanlık Sarayı’na yürümesi planlanıyor. Ülke genelinde farklı şehirlerde de halk sokaklara inerek ‘darbeci yönetimi’ protesto edecek. Sudan Sendikalar Birliği, ‘iktidarın sivillere devredilmesi mücadelesi’ ile dayanışma amacıyla, tüm sendika üyelerinin yarından itibaren ‘sivil direniş’ çerçevesinde genel greve gideceğini duyurdu. Aktivistler sosyal medyada ‘milyonluk yürüyüşle’ ilgili binlerce paylaşım yaptı. Sosyal medyada yaygınlaşan paylaşımlarda, ‘ordunun iktidarı sivillere devrederek kışlalarına dönmesi’ talep edildi. Bazı aktivistler de 25 Ekim’de ordunun iktidarı ele geçirmesinin ardından öldürülen göstericilerin intikamının alınması çağrısında bulundu.  
Özgürlük ve Değişim Güçleri liderlerinden Vecdi Salih, ‘’Askeri darbenin sonlandırılması için sokaklara itimat ediyoruz. 30 Haziran halkımızın direnişinin dönüm noktalarından biri olacaktır. Çünkü yönetimin askerlerle paylaşılamayacağını ve iktidarın zorla ele geçirilmesinin kabul edilmeyeceğini göstereceğiz. Halkımızın fedakarlıklarının heba olacağı hiçbir müzakereye yanaşmayacağız. Ordunun iktidarını sonlandırmak için aramızdaki anlaşmazlıkları bir kenara bırakıp birlikte hareket etmeliyiz.’’ diye konuştu.  
Hartum’daki halk direniş komiteleri de ‘milyonluk gösteriye’ katılım çağrısı yaparak, sivil toplumun askeri yönetime karşı tek bir cephede yer almasının zorunlu olduğunu vurguladı. Direniş komiteleri, Hartum’un merkezi ile Üm Derman ve Bahri bölgelerinde toplanacak göstericilerin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na yürüyeceğini kaydetti. Göstericilerin slogan olarak, ‘’Müzakerelere hayır! Ordunun iktidarı meşru değildir, orduyla anlaşmaya hayır’ sözlerini sarf edeceği belirtildi. Sudan’da askeri darbe karşıtı gösterilerde şu ana kadar en az 100 kişi yaşamını yitirdi binlerce kişi gerçek mermiyle yaralandı. İktidardaki askeri yönetim bu ayın başında olağanüstü hali kaldırdığını ve siyasi tutukluları serbest bırakacağını açıklasa da sivil muhalefet, askeri yönetimin sözünde durmadığını öne sürüyor. 30 Haziran 2019’da gerçekleştirilen devasa gösteriler, Askeri Geçiş Konseyi’ne, sivillerle müzakereye gitmesi için büyük bir baskı oluşturmuştu. 



Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı, İsrail'in hava saldırılarını kınayarak, bu saldırıların ülkede istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları baltalamayı amaçladığını söyledi

 Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)
Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi bölgesinde bulunan Bednayel köyünde, İsrail hava saldırılarının ardından ağır hasar gören bina (AFP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail'in dün gece karadan ve denizden Sayda (Sidon) bölgesini ve Bekaa Vadisi'ndeki kasabaları hedef alan saldırılarını şiddetle kınayarak, "Bu saldırıların devam etmesi, Lübnan'ın başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dost ülkelerle istikrarı sağlamak ve İsrail'in Lübnan'a yönelik düşmanlıklarını durdurmak için yürüttüğü diplomatik çabaları ve girişimleri engellemeyi amaçlayan açık bir saldırganlık eylemidir" dedi.

Ulusal Haber Ajansı, Avn'un şu sözlerini aktardı: "Bu baskınlar, Lübnan'ın egemenliğinin yeni bir ihlalini ve uluslararası yükümlülüklerin açık bir şekilde çiğnenmesini temsil ediyor ve uluslararası toplumun iradesine, özellikle de Birleşmiş Milletler'in 1701 sayılı Kararına tam uyulmasını ve tüm hükümlerinin uygulanmasını öngören kararlarına karşı bir saygısızlığı yansıtıyor."

Bölgede istikrarı destekleyen ülkelere, "Lübnan'ın egemenliğini, güvenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak ve bölgeyi daha fazla gerilim ve gerginlikten kurtarmak için saldırıları derhal durdurma ve uluslararası kararlara saygı gösterilmesi yönündeki sorumluluklarını üstlenmeleri" çağrısını yineledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail ordusunun Lübnan'ın doğusundaki Hizbullah komuta merkezlerini hedef aldığını söylediği baskınlarda en az 6 kişi öldü ve 25 kişi de yaralandı.


"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
TT

"Barış Konseyi"... Trump'ın vaatlerinin yeni bir sınavı

 Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)
Barış Konseyi Konferansı Katılımcıları- 19 Şubat 2026 (AFP)

Washington, önceki gün Barış Konseyi'nin resmi açılışına tanık oldu. Bu hamleyi ABD Başkanı Donald Trump, kendisini bir barış başkanı olarak tanıtarak ve mesajını öncelikle Amerikan kamuoyuna yönelterek siyasi söyleminin merkezine yerleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri artık dış politika dosyalarının iç mücadelenin bir parçası haline geldiği ve her diplomatik hamlenin seçmenler önünde Amerikan rolünün imajının yeni bir sınavı olduğu bir seçim yılına giriyor.

İran ile gerginliğin artmasıyla birlikte bölgedeki büyük askeri yığılma göz önüne alındığında şu soru gündeme geliyor: "İran'a önümüzdeki iki hafta içinde askeri bir saldırı düzenlenmesi durumunda Gazze ile ilgili müzakere edilen iyimser planlar nasıl gerçekçi olabilir?"

Öte yandan, "Gazze Şeridi Yönetimi Ulusal Komitesi"nin geçen akşam Geçici Polis Gücü'nde iş başvurularının alınmaya başlanacağını duyurmasının hemen ardından, Gazze'deki gençler başvurularını yapmak için yarışa girdiler.


Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
TT

Mladenov'un ofisi ile Filistin Yönetimi arasında iletişim ve koordinasyon için bir irtibat bürosu kurulması

Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)
Birleşmiş Milletler Barış Konseyi'nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, Davos Forumu'nda yaptığı konuşmada, (AP)

Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi için hazırlanan Amerikan barış planının uygulanması kapsamında, ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir irtibat bürosu kurulduğunu duyurdu.

Mladenov'un ofisinden dün yapılan açıklamada, "Filistin Yönetimi ile irtibat bürosunun kurulmasını memnuniyetle karşılıyoruz" denilerek, bu adımın iki taraf arasında resmi ve organize bir iletişim ve koordinasyon kanalı sağlayacağı, yazışmaların açık bir kurumsal mekanizma aracılığıyla alınıp iletilmesini güvence altına alacağı belirtildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre açıklamada Mladenov'un "(Barış Konseyi) ile Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi arasındaki irtibat görevlisi sıfatıyla, Gazze Şeridi'ndeki geçiş yönetimi, yeniden yapılanma ve kalkınmanın çeşitli yönlerinin (dürüstlük ve etkinlik içinde) uygulanmasını sağladığı" ifade edildi.

Yapılan açıklamada, Filistin Yönetimi irtibat bürosunun, ABD Başkanı Donald Trump tarafından açıklanan 20 maddelik barış planını, Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı 2025 tarihli kararına uygun olarak uygulamak ve Gazze halkı ile bölge halkı için daha istikrarlı bir gelecek inşa etmeye katkıda bulunmak amacıyla, Filistin Yönetimi irtibat bürosuyla birlikte çalışma konusundaki istekliliği ifade edildi.

Filistin Yönetimi Başkan Yardımcısı Hüseyin eş-Şeyh ise yaptığı kısa açıklamada, duyuruyu memnuniyetle karşılayarak şunları söyledi: "Filistin Yönetimi'ne bağlı bir irtibat bürosunun kurulması duyurusunu memnuniyetle karşılıyoruz. Bu büro, Başkan Trump'ın planını ve Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını uygulamak için (Barış Konseyi) temsilcisinin ofisi ile Filistin Yönetimi arasında resmi bir koordinasyon ve iletişim kanalı sağlayacaktır."

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirmeye yönelik planının ikinci aşamasının uygulanması bağlamında gerçekleşiyor. Kasım 2025'te BM Güvenlik Konseyi tarafından 2803 sayılı kararla onaylanan plan, yönetimi ve yeniden yapılanmayı denetlemek üzere geçici bir organ olarak "Barış Konseyi"nin kurulmasını ve geçici bir uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılmasını destekliyor.

Bulgar bir diplomat ve 2015-2020 yılları arasında Ortadoğu barış sürecinde BM özel temsilcisi olarak görev yapmış olan Mladenov, 2015 sonbaharından beri devam eden kırılgan ateşkes ortamında, yaygın yıkımın ardından yeniden yapılanmada büyük zorluklarla karşı karşıya olan Gazze'de "Barış Konseyi" ile Gazze Ulusal Yönetim Komitesi arasında koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

İrtibat ofisinin kurulması, Ramallah'taki Filistin Yönetimi ile Gazze'de yeni mekanizmalar arasındaki koordinasyonu artırmak için pratik bir adım olarak görülürken, kapsamlı silahsızlanma ve İsrail güçlerinin çekilmesi gibi planın bazı hükümlerinin uygulanması, Filistinli grupların tutumlarına ve sahadaki gelişmelere bağlı kalmaktadır.